11 Temmuz 2014 Cuma

Ah Şu KALBİM - Susan Elizabeth Philips / SEP Aşkınaaaa



The Chicago Stars serisi minik afacanı büyüdü, takımın en tatlı serserisine aşık oldu. 
Tanrımmmmm SEP SEP SEP ölürüm senin satırlarına SEPPPPPP :)

Susan Elizabeth Philip ve kitapları hakkındaki sevgimi şu yazım ile aktarmıştım sizlere tıktık
Yetmedi, kesmedi SEP ve Rachel Gibson esintili bir aşk hikayesi de aktarmıştım sizlere tıktık
SEP sevince haliyle Rachel da okunuyor, onu da pek sevmiş size kendisini, kitaplarını bolca bahsetmiştim bir kere tıktık 

Eeee gün tadını çıkara çıkara seri devamı okuma günü :)

Okuyan Kızlar Kulübü üyelerini o kadar taciz ettim ki yaz başında SEP ilk kitaplarını aldılar, tam okumaya vakit buldular derkennnn yeni bir kitap haberi ile sarsıldılar. Okumalıyız hep birlikte spoiler dibine vurmalıyız diye diye bu güne geldik.

Okuyan Kızlar Kulübü kitap incelemesi konuğu "Susan Elizabeth Philip".
wooooow :) AH ŞU KALBİM demeye ne dersiniz?


Ah Şu Kalbim - Susan Elizabeth Philips

Molly Somerville, Tavşan Daphne çocuk kitapları serisinin yaratıcısı olarak kariyerinden memnundur ama hayatının geri kalanı o kadar da iyi değildir. Kendisine miras kalan on beş milyon doları bağışlamadan önce bile başına bela açma eğiliminde biri olarak tanınmaktadır. Bir de ablasının sahibi olduğu Amerikan futbol takımının yıldız oyuncusu Kevin Tucker'dan uzun zamandır hoşlanmaktadır. Çapkın, çekilmez ve inanılmaz yakışıklı olan Kevin ise onun adını bile bilmemektedir. 
Bir gece Kevin, Molly'nin pek de mükemmel sayılmayan hayatına dalıp onu altüst eder. Ne yazık ki bu Ferrari süren, kanişlerden nefret eden, kalın kafalı sporcu aslında Molly'nin tahmin ettiği kadar boş biri değildir ve genç kadın çok geçmeden kendini Wind Lake isimli bir yerde bulur. Sevimli kulübeler ve eski tarz, sıcacık bir pansiyonun bulunduğu bu kasabada Molly ve Kevin, hayattaki en önemli derslerden birini öğrenecektir… 


Ah Şu Kalbim - Yorum

"Aşkta İlk Çeyrek" kitabında 14 yaşlarında yalnız, kitap kurdu Molly büyümüş kendi kanatlarıyla uçmak istemiş genç bir kadındır. Güzeller güzeli, melek kalpli ablası onu hayatının tam ortasına yerleştirse de o hep kendini 2. hatta 3. planda hissetmiş. Okulda da işler umduğu gibi gitmemiş fazla zeki fazla disiplinli olunca insanlar bir adım geride durmuş ya da o insanlardan geriye itmiş arada çılgın patlamalarla yıllar geçmiş. Bizim akıllı uslu arada zır deli kızımız ablasının sahip olduğu The Chicago Stars'ın en fırlama erkeğine gönlünü kaptırmış.
"Sensiz Olmaz" kitabında tanıyıp hastası olduğumuz Kevin sempatik, dürüst iyi bir sporcu. Kız arkadaş seçimi ise dillere desten. Az öz konuşsun kafa ütülemesin cinsinden yabancı uyruklu  mankenlerle takılmakta :) Oğlumuz azıcık asi olunca alıyor cezayı sürülüyor şehir dışına.

Ne kadara da tanıdık değil mi? :) Ceza alıp aşka düşüp hayatın tokadını yemek bu serinin olmazsa olmazı. Ahh Dan tıpkı sen değil mi :)

Bir karşılaşma çokça atışma beklenmedik anlar ve sonrası... işte kitap da burada başlıyor... Ya Sonra hikayelerinin yazarı Sep döktürüyor.

Spoiler dibine vurmadan nasıl anlatılır ki? Offff okuma şevkiniz kırılmasın diye kendimi yiyorum şurada iyi mi :(

Çok Sevdiklerim: Molly çocuk kitabı yazarı ama onları yazmak yerine yaşıyor. Ya da yaşadıklarını yazıyor. Sevimli tavşan Daphne'nin acı tatlı duygularını okumak enfesti.

Olmazsa olmazlar: SEP duygularda yaş sınırının olmadığını üstüne basa basa vurguluyor. İkinci çiftimizin hikayesi de okunmaya değerdi. Kadınların kilo takıntısı, kendilerini acımasızca yargılayışlarına karşıııııı erkeklerin saf şehveti :) Erkek/kadın gözünden anlatımlar iyi oluyor.

Bende bıraktığı etki:  Mutluluk, acı, kayboluş ama sonra hayata tutunuş. Molly'in yalnızlık duygusunu iliklerime kadar hissettim, taa serinin ilk kitabından beri bu kız ne olacak diyordum. SEP hayranlarının da baskısı ile Molly'nin de hikayesini okudum.

Yine çok güzeldi yine yine enfesti ah be SEP seri bitti bitiyor ne yapacağız biz?

Tarih84

24 Haziran 2014 Salı

Evernight Akademisi Serisi / Sonsuz Gece - Claudia Grey (Bol Spoiler İçerir!!!)


Okuyan Kızlar Kulübü kitap incelemeleri devam ediyor. Pegasus Yayınları'ndan çıkan Evernight Akademisi serisinin ilk kitabı Sonsuz Gece sizlerle. Claudia Gray şaşırtıcı bir yazar, ters köşeleri tükenmeyen sessiz derinden ilerleyip soğuk duş aldıran bir isim. Klişedir, yine bir vampir, ay daha ne olabilir ... tüm sözleri yedim!

Çevirmen Sevinç Seyla Tezcan'ın önerisi ile başladık seriye. Dediği kadar var, bu gerçekten de farklı bir seri!

 Bu sebeple ilk defa spoiler boğarak bir yorum yapmak istedim. Bu yorumda tutamayacağım kendimi.

Uyardım değil mi? :)


Evernight Akademisi - Sonsuz Gece - Claudia Gray 


Bianca'nın hayatı hiç de istediği gibi değildir. Gotik ve ürpertici Evernight Akademisi'nin öğrencileri güzel, zeki, hatta neredeyse yırtıcıdır ama Bianca onlardan biri olmadığının farkındadır. Yakışıklı ve gizemli Lucas'la tanıştığında ise genç adam ona dikkatli olması gerektiğini söyler: Bianca kalbini ona kaptırmamalıdır. Bu uyarıya rağmen aralarındaki güçlü çekime karşı koyamayan genç kız, Lucas'la birlikte olabilmek için her riski göze almaya hazırdır. Onları ayırmak ve Bianca'ya inandığı her şeyi sorgulatmak için fırsat kollayan karanlık güçler, bu aşka engel olabilecek midir?


Evernight Akademisi Serisi / Sonsuz Gece - YORUM 
(SPOİLER İÇERİR)

Bianca: soluk tenli, dalgalı kızıl saçlı, güzelliğinin farkında olmayan şaşkın bir ergen.  Ailenin tek çocuğu, özeli, kıymetlisi onun iyiliği için hiç de iyi hissetmediği bir akademiye bir nevi kapatılmış birisi. Arkadaş yok, sosyal hayat yok, AŞK da yok ay çekilmez bu hayat isyannnn diyerek kuytulara sığınma derdinde atıyor kendini ormana... akademiden kaçma girişimi karşısına dalyan gibi Lucas'ı çıkarıyor.  Ammanınnnn kıvılcımlar ve havada aşkkkk kokusu varrr :)

(Ah bir kurt adam olaydı uluyup arka fon efekti olaydı ah ah ahh )

Lucas: boylu poslu kaslı gözü kara enfes bir erkek ve ergen. Ailesinin zoruyla yıllar önce atalarının kovulduğu akademiye gelir. Gizemler peşinde, asabiyet halinde kızımızla çarpışır. Ahh haaaa aşk aşk aşk

Orman kokusunun tenin harmanına bulanmasıymış, bembeyaz tene vurulmakmış, yutkunmakta zorlanıp hızlı kalp atış falan filan işte :)))

(Bu yorumun gidişi gidiş değil)

Akademiye giriş zenginler, fakirler ve ezikler diye ayrılış başlar.

***

ŞİMDİ BİRAZ DURALIM EK BİLGİ SUNALIM:

Kitabı okumaya başlarken sıfır beklenti içerisindeydim. Tam bir Harry Potter fanatiğiyim. Daha ilk bölümden kendimi HOGWARTS da hissettim. Karanlıklar Akademisini hep Harry Potter filmlerindeki gibi düşleyerek okudum. Kuleler, karanlık orman ve bin türlü sırrın gizlenişi.. ne kadar da benziyor değil mi? İşte bu noktadan sonra film izler gibi ilerledim kitapta. İş o kadar ileriye gitti ki akademi izin günlerinde gidilen kasaba bile aynı geldi nerede sihir dükkanı şekerci diyerek satırlar ilerledi. Tabi konu bambaşkaydı, atmosfer benim için aynıydı. Neyse kitabımızın konusuna geri dönelim.

***

Lucas kızımızı zorlu ormandan kurtarır ama okul hayatına adım attığında görmezden gelir. Kızımız pek üzülür bir yanda okulun ilk günü gördüğü eziklerin yanına mı gitsin oda arkadaşları zengin şımarık bol kaprisli kızların yanında mı kalsın bilemez. Uzun bir süre ikilemde kalır ve dersler başlar yanına dalyan gibi bir çocuk oturur offff BALTHAZAR gel çocuuuum sen sahneye baş köşeye Allahhh diyesim var tutmayın beniiii :) Karakterli karakterim benim:)

( Serinin Son Kitabı BALTHAZAR!!!! )

Balthazar ile ders çalışmalar Raquel'le başlayan dostluk, okul kaçamak partiler derken zaman ilerler. Lucas ve Bianca'nın yolları kesişir. Ve bir okul balosu gecesi dananın kuyruğu kopar. Anlamsız pek çok şey anlam bulur, taşlar oturur mu yerinden mi oynar okuyana göre yorumlar da değişir.

İlk tutku ilk gerçeği gün yüzüne çıkarır. Bir öpücüğün ilerlediği noktada sır perdesi açılır.
(Ağladım ben ama hem de çok nasıl canım acıdı nasıl nasıl nasıl offf )

Kitap aslında giriş yazısı ile başlar okuyunca şunu düşünürüz vampirler var, onları destekleyenler var düşmanlar var. Değişime uğrayanlar da var. Kim ısırdı kime ne oldu muamma işte şimdi cevapları bulma vakti.

Okul balosu sonrası kitabın ikinci perdesi açılır gerçekler ve bu gerçeklerle başa çıkmayı öğreniriz. Peki ne kadar hazırız?

Kitapta en sevdiğim olay seçenekler sunulması. Her seçtiğin yolda ardında sevdiklerin ve birçok kırık kalp kalır önünde ise türlü engel. Yine de yaşamaya değer.

Klişe bir konu klişelerden çok uzak, yaratıcı bir anlatım!

Kitabı okuduğunuzda: Harika bir tarih dersi anlatımına şahit olacaksınız. Arkadaşlığın zırt pırt yanında olmak değil zor anında ensende bitmek olduğunu göreceksiniz. Bazı seslerin gerçeğin habercisi olduğunu hissedecek, hislerimize daha fazla kulak vermemiz gerektiğini anlayacaksınız. Aşık olmak isteyeceksiniz. Bir şey uğrunda mücadelenin kıymetini bileceksiniz. 

Esas oğlanın vampir, kızın saf olduğu bir dönemi kapamış her anın ters köşelerle dolu bir dünyaya adım atacaksınız.

Elif Şafak'ın dediği gibi: ''Hayatın alt üst oldu diye üzülme. Nereden biliyorsun altının üstünden iyi olmadığını.'' 

Karmakarışık ve bir o kadar düzenli manyak bir alemden çıkamayan yorumu da burada sonlandırmalı.

Balthazar isminin anlamı: İsa'ya hediye edilmiş üç bilge adamdan biridir. Yaaaa bu kitapta her bir karakter düşünülerek yazılmış diyor ve artık susuyorum.

 Doğru düzgün bir yorum yapamadım farkındayım vallahi yazmaya bir başlarsam nasıl duracağım onu da bilememekteyim. 

Bu yorumda son cümlem: Gidin-alın-okuyun.



23 Haziran 2014 Pazartesi

OKK Kitap İncelemeleri: Evernight Akademisi Serisi / Sonsuz Gece - Claudia Grey (Tanıtım - Çekiliş)

Merhabalar, 
Okuyan Kızlar Kulübü olarak bu kez Pegasus Yayınları'ndan çıkan Evernight Akademisi / Sonsuz Gece - Claudia Grey kitabını inceleyeceğiz. Kitap vampir temalı, fantastik Evernight serisinin ilk kitabı. Bu seferki kitabın çevirmeninin önerisiyle yapacağımız bir inceleme olacak. 

Konuyu açarsak İzmir Kitap Fuarı'nda çevirmen Sevinç Seyla Tezcan'la uzun uzun ve de çok keyifli bir sohbet fırsatı bulduk. O sırada bize çevirdiği bir çok fantastik ve young adult seri içerisinde kendisi için çok farklı bir yere sahip bir kitaptan ve incelenmeyi hak ettiğinden bahsetti! Evernight Akademisi!
En iyisi biz susalım, kendisi anlatsın size!
Size minik bir sır versem, aramızda kalır mı? Ben aslında vampir romanlarını pek sevmem. Evet! Hayatımın büyük kısmını vampir romanı çevirmeye adamış bir çevirmen olarak tarihi bir itiraf oldu ama oldu bir kere. Bu itirafı, bu sevgisizliğime rağmen, Evernight serisini çevirirken gerçekten keyif almış olmamın ne büyük bir şey olduğunun altını çizmek için –büyük bir risk alarak- yaptım. Şaka bir yana, Evernight gizemli havası, ‘mükemmel’ vampir ırkını temsil etsin diye zorlanmamış ‘gerçek’ kahramanları, şahsen bana çok çekici gelen esas oğlanı, şahsen çok sevdiğim esas kızı (Tanrı birbirlerine bağışlasın ), sürükleyici olay akışı, içimde vampirlere karşı sempati filizleri yeşerten farklı kurgusu ve heyecanıyla, benim “okuyun, çok keyif alacaksınız,” diyebileceğim bir seri. Hatta işi daha da ileri götürüp “ilk iki kitabı çevirdim, üçüncü gelince ‘çevirmenin mutlu günleri’ dönemlerimden birini yaşayacağım” diyebilirim. O kadar yani! Umarım sizler de keyifle okur, benim kadar güzel vakit geçirirsiniz. 

Sevgiler. 

Sevinç S. Tezcan


Böyle içten bir öneriden sonra biz de değer verdiğimiz çevirmenimizin önerisiyle bir incelemeye başlamış bulunuyoruz!

Yorumlarımız yarın sizlerle olacak.
Seri Sıralaması, Yazar Bilgisi, Alıntılar gibi bilgiler gün boyu Okuyan Kızlar Kulübü Facebook Sayfası'nda! Çekiliş için de bekleriz!

15 Haziran 2014 Pazar

Aqua Florya 1. Uçurtma Festivali: Çocuklarla Çocuk Olmak

Hafta sonu İstanbul gürültüsünden kurtulmak, biraz nefes almak isteyenler metropol yaşamında nereye gitmeli sorusu ile karşı karşıya kaldı. Yağmur sezonunu şaşırmış yaza dolu dolu bir giriş yapmıştı :( Yaz ayında kışın etkilerini psikolojik olarak da hissedince ne yapmalı sorusuna takılı kaldık. Aqua Florya Uçurtma Şenliği haberi dikkat çekiciydi. Florya sahilinde sakin, nezih bir bölge Aqua Florya. Bir AVM olabilir ama ben bir YAŞAM ALANI olarak görüyorum doğrusu. Çok deli ve boş gezen kalabalıklardan uzak, ihtiyaçlara cevap niteliğinde alışveriş mağazaları, birçok markanın yer alışı, enfes restoranlar, doyumsuz bir deniz manzarası, yürüyüş/spor alanları...
Tamam tamammmm ne yapabilirim seviyorum :))
Ya yağmur yağarsa ya çok sıcak olursa oflaya puflaya bir yandan da festival merakı ile gittim Florya'ya. İlk girişte sessizlik hakimdi, alışverişe gelmiş bir kitle. Sahile çıktığım an çocukların coşkusu ile karşılaştım. Bir yanımda anfi tiyatro hazırlığı diğer yanımda küçük çocukların uçurtma alma telaşı. Çim alana girdiğimde Aqua Florya Uçurtma Şenliği hediyeleri ve uçurtma stantlarını gördüm. Hem uçurtmayı hediye et hem eğlence tertiple hem de ödüller ver.  Bravo doğrusu :)
Ben de dayanamayıp uçurtmamı aldım, deniz kokusunu çekerek biraz uçurmayı denedim. Ben bu işi hiiiç beceremedim. Festival alanında gölgede soluklanıp gözlerimi kapattım, kendimi bir an Çeşme sahillerinde zannettim :) Sakin, huzurlu bir mekan olunca hayallere dalıp gittim işte. 
Gün bu kadarla biter mi festivale gelmişim ben aaa eğlenmeli :)
Önce çocuklar için kısa bir uçurtma workshop katıldım. Birkaç tüyo aldık canımmm :) Daha sonra uçurtma uçurma denemeleri başladı. Saatler ilerleyince yoruluyor insan amfi tiyatroda Köstebekgiller oyununu izledim. Tam bir komediydi. 
Kötü Kraliçeye soruyorlar nasılsınız efendim kadının cevabı KÖTÜYÜM oluyor şak şakçıları da ohh ne kötü ne kötü diyor hey yarabbimmm koptum vallahi :)

Şimdiiii gün iyi hoş da uçurtma uçurmak yordu diyerek çekildiğim için kaçırdığım ödülleri sayacağım sizlere :(

     - En uzun süre uçurtma uçuran kişi yetişkine büyük bisiklet.
(Ahhh bunu BEN kazanmalıydım ah ah ahhh)

     - En uzun süre uçurtma uçuran çocuğa küçük bisiklet.
(süper fikir!)

     - En küçük yarışmacıya peluş oyuncak.
(kazanmam imkansızmış)

     - En güzel tasarımlı uçurtmaya iPod.
(şu an en çok istediğim şey)

Güzel bir yemek üzerine Grade grubunun müzikleri derken günü tamamladık. 
İlk fırsatta yeniden gitmek istediğim favori yaşam alanlarımdan biri olsun Aqua Florya! :)

Yeniliklerden haberdar olmak için Aqua Florya'yı sosyal ağlardan takip etmekte fayda var:





Keyifli günler dilerimmm :)

Tarih84

12 Haziran 2014 Perşembe

2014 Dünya Kupası başlıyor...


2014 Dünya Kupası başlıyor...

Adamım Ronaldo'dan alıntı ile başlayalım:
“Özel hayatım hakkında konuşmaktan hoşlanmam ve
ona dikkat çekmeyi sevmem ama hiçbir şeyi de saklamam.
Bırakın insanlar çok istiyorlarsa dedikodu yapsınlar. Eğer
kendi hikayelerini satmak isteyen insanlar varsa bu kendilerine
kalmış. Beni ilgilendirmez.”

Tarih84

10 Haziran 2014 Salı

Kralların Yolu - Brandon Sanderson


Kralların Yolu epik fantastik türünde bir eser. Kötülerin hakimiyetine karşı iyilerin zorlu yolunu anlatmakta. Fırtınaışığı Arşivi bizlere yepyeni bir dünya kuruyor, ana karakterin duyguları ile görev bilincinin kesiştiği noktada zaman ilerliyor. Hayatını ortaya koy, geriye bakma, her anını son nefesin gibi yaşa. 

Bu dünyada ana karakterler sadece kral ya da prenses değiller. Kölelerin de derin bir geçmişi var, korkuları var, umuda tutunmuş çaresizlikleri var. Ahhh Kalak / Kaladin ahhh.

Krallık ünvanı alınsa da asil duruşu, himayendekileri azlediş cesareti ve iyilik için ızdıraba karşı direnen karakterler de var.

Kadınlar ve seçimler. Görevler ile hissedilenler var. Arkadaşlıkvar, seçtiğin tarafa çelişkiler var :(

10 ciltlik bir dünyada çok çook şey var. Akıcı bir anlatım, okuyucuya kattığı iyiliğe ışık amacı ve daha nicesi. Özellikle Kitap Tutkusunun okurken çokça eğlendiği iletişim araçları da var :) Evvettt ne demiştik tür epik fantastik bildiğini unut yeni bir dünyaya aç gözlerini :))




Kitabı daha iyi değerlendirebilmek için sizi tanıtım yazısı da eklemek isterim:

KRALLARIN YOLU 

Son Issızlık'tan önceki günlerin özlemini çekiyorum.



Elçiler'in bizi terk etmesinden ve Parlayan Şövalyeler'in bize karşı dönmesinden önceki çağın. Dünyada hâlâ büyünün ve insanoğlunun kalbinde de onurun olduğu zamanın...

Dünyayı ele geçirdik ve sonra da onu kaybettik. Görünüşe göre insan ruhu için hiçbir şey zaferin kendisinden daha zorlu değil.
Yoksa o zafer, en başından beri bir aldatmacadan başka bir şey değil miydi? Onlar ne kadar zorlu savaşırsa, direnişimizin de o kadar güçlendiğini mi fark etti düşmanlarımız? Belki de ısı ve çekicin sadece daha kaliteli kılıçları mümkün kıldığını gördüler. Ama çeliği yeteri kadar uzun bir süre boyunca bırakırsan, eninde sonunda paslanıp gider.
İzlediğimiz dört kişi var. Birincisi hekim, tıbbı bir kenara bırakıp içinde bulunduğumuz dönemin en vahşi savaşında bir asker olmaya zorlanmış. İkincisi öldürürken ağlayan bir katil, bir suikastçı. Üçüncüsü yalancı; bir hırsızın kalbi üstüne bir âlimin cübbesini giymiş genç bir kadın. Sonuncusu ise bir yüceprens, yani savaş açlığı tükenirken gözleri geçmişe açılmış olan bir savaş beyi.
Dünya değişebilir. Dalgabağlama ve Kırıkkullanma geri dönebilir; antik çağların büyüleri tekrar bizim olabilir. Bu dört kişi bunun anahtarı. Bir tanesi bizi kurtarabilir. Ve bir tanesi de bizi yok edecek.

***
Benim için farklı bir deneyim oldu. Devam etmeyi istiyorum. Belki bir noktadan sonra beni aşacak ama bu arşivlik bir seri kitaplığımda bulunmalı diyorum. Belki bir gün benden daha çok sevecek biri için aydınlanma olur.

***
Akılçelen Kitaplar'a çok teşekkür ederiz.



9 Haziran 2014 Pazartesi

Yeni Başlayanlar İçin Epik Fantastik Bir Kitabı Okuma Teknikleri


Okuyan Kızlar Kulübü 32. Blog Tur konuğu Fırtınaışığı Arşivi ile Brandon Sanderson.

Akılçelen Kitaplar yayınladıkları kıymetli eserlerle aklımızı çeldi doğrusu :) Özellikle Kitap Tutkusu ve Kütüphanemden Kitap Manzaraları çığlığı bastı. Malum fantastik ötesi okur zevkleri beni her daim şoklara sokmuştur :) Fantastik seven ama epik fantastik için kısa bir yutkunma molası veren canım kızlarımız Fightiingg ise okuruz öğreniriz dedi :) Peki ya ben? Amanınnnn ben ne edemmmm modunda yakındım durdum :) Fantastik sevmem, arada orta seviye okurum diyordum. Aslında sevmem derken bazı türlerini sevebileceğimi de fark ediyordum. Konusu bir parça bizim bildiğimiz dünya ile bağlantılı severmişim şimdi şimdi anlıyordum. 

İşte blog turumuzun özel yazı konusu da buradan çıktı. Fantastik alemin türleri ve yeni başlayacaklar için epik fantastik türü ile karşılaşma anları.


Fantastik kategorisi de pek çeşitli. Son yılların gözdesi erotizm barındıran fantastik kitaplar. Gölge varlıklar ve Alacakaranlık serisi her birimizin gözdesi. Alacakaranlık aşina olduğum bir konu ısırmak mı seksi kanımızın emilmesi mi bilinmezliği çekici geldi. Karanlık Kalp orta seviye bir seri. Aklı karışık bir kız dünya ile paralel büyülü dünya arası gelgitler. Harry Potter ölürümmmm canım benim. Yine bir parça dünya ve ölümlü dünyalıların göremediği öteki dünya. Bela offf bu ara millet uçtu gitti. Beni en şaşırtan Gölge Varlıklardı birden çok türü akılda tutup mantıksızlık içinde mantık zinciri kurdum, üstüne bir de okuma zevki / bağımlılığı yaşadım :)

Buraya kadar dünya ile bağlantılı kaldık değil mi? En azından ana karakterin bir tanesi dünyalı idi. İşte şimdi bildiklerimizi unutturacak içtiğimiz suya bile yeni ad verecek dünya ötesi bir dünyaya hazır mıyız? Seksi kaslı harika erkekler yerine zayıf bir köleye ahhh canımmm diyebiliriz. Ben bilmem kocam bilir mantığındaki kızları unutup görev bilincinde tüm duyguları kenara koymuş karakterlerle karşılaşacağız.

Kötülüğün yükseldiği, elinde pek de bir şey kalmamış iyilerin inançlı mücadelesi bilinenlerin ötesi bir zeminde bizlere anlatılacak.

Epik Fantastik kısaca: Bildiğin dünyayı unutup yeni bir dünyada yaşam lisanı öğrenmek gibi. Bir bakmışsın kanatların var bir bakmışsın yaratık bir bakmışsın ışınlanan bir sincapsın  ayyy gülmeyin bu dünyadan her şeyi beklerim ben :) Eğer yazar akıcılıktan uzak ve bol ayrıntıcı ise işiniz çok zor. 

Epik Fantastik nedir iyi bir anlatım için TIKTIK

Epik Fantastik Dünya: Anlatım bilinmezler ve yeni bilgiler üzerine inşaa olunca bol bol harita, sözlük bilgisi ve karakter tanımlaması şeklinde ilerler. Tur kitabımızın içerik materyali üzerinden epik türün materyal örneklerini inceleyelim TIKTIK

 Yeni Başlayanlar İçin Epik Fantastik Bir Kitabı Okuma Teknikleri

Kitap arkasını da okusanız, bir gönüllü arkadaşınız size ana temayı da anlatsa nafile. Yeniler her zaman aklı karışık ve unutkan olacaklar. Bunun tek çözümü kişinin kendi yol haritasını çizmesi.
Fantastik ister çok okuyun ister kıyısından geçmemiş olun eğer yol epik fantastiğe çıktı ise kağıdı kalemi ayracı hazırlayın.

Ben öncelikle kitabı okumadan konusuna ve ana temasına baktım.  Kitap kapağından, iç materyaline kadar inceledim. Çizimler bana ne anlatabilir iyice baktım. Ve boş bir zemini aklımda tutmam gerekli konu başlıklarına böldüm. Siz de bu yoldan ilerleyebilirsiniz. Mesela akılda tutmakta neleri zorlanıyorum. Farklı bir dil ise karakter isimlerini karıştırabilirim. Coğrafi mekan, ana materyal örneğin kılıç ve anlamı not ederim. Başlangıçta giyim kuşam, konuşmadaki seviyeler (arkadaşça mı ast üst ilişkisi mi), ana karakterler hangi tarafın kontrolünde, yemek içmek, alışkanlık, kalıp cümle (fırtına yutsun seni)...

Her bölümde notlarımı kontrol ederim. Birkaç bölüm sonrası daha az not tutacak daha az dönüp bakacaksınız.

En önemlisi de yazar notudur. Bu tarz eserlerin % 90 yazar illa kendi felsefesini anlatır. Yazar anlatmamışsa çevirmen bizler için aydınlatıcı olay örgüsü sunacaktır. İşte bu az öz anlatım bizim tutunacak dalımız olur.

İlk 40 sayfada şunları not aldım. Asaleti düşmüş bir kral, kılıçların anlamı, karakteri güçlü çeken bir köle, ölüm ve yeniden diriliş, ruhun acısı, beden ızdırabı, cehennem işkenceleri ...

Ben epik fantastik türünden de zevk alabileceğimi fark ettim. Yazarın akıcı satırları, yavaş yavaş konuya girişi, güçlü tanımlar, ters köşe karakterler sevdim doğrusu.