24 Ağustos 2016 Çarşamba

Efsane Kasaba Maine


Efsanelerin doğduğu ve efsaneleşmiş yazarların yaşamayı seçtiği bu esrarengiz kasabaya hoş geldiniz :) İnsanların doğaya karşı yenik düştüğü tek yer adeta!. Doğanın tüm güzelliklerinin içinde yutulup kalmış bir yaşamda Maine'in zorlu şartlarına ayak uydurabilenlerin yaşadığı 
serin-nemli-gizemli bir kasaba hayatı.


Maine nasıl bilirsiniz efendim? diye sorsalar: İyiii iyi biliriz Alacakaranlık neslindeniz cannımmm şıp diye çözeriz dev gibi ormanların çıkmaz yollarını :) deriz :)

Bir liman düşünün kalabalık şehirlerle bağlantısı zayıf, ardında güçlü karlı dağlar, yılın her mevsimi yağışlı, güneş ışınlarının yeşil yeşil süzüldüğü bir yer. Limana demirleyen gemiler hayatı canlandırsa da ana geçim kaynakları balıkçılık, orman ürünleri ve hayvan yetiştiriciliği. Genç nüfuz az, emekli nüfusu çok. Maine yaşamında şaşırtacak en büyük şey şehre/kasabaya yeni gelen kokoş bir kızdan başkası olamaz tabi :) Maine gibi zorlu yaşamla mücadele eden yerleşim yerlerinde rutinler önemli. Tek tip yaşam tek tip giyim tek tip hobi...

Main'in doğal yaşamı, ormanlarla kaplı, coğrafyaya doğanın hakim olduğu bölgelerde güvenlik ihlalleri de çok. Bu ihlaller küçük çaplı hırsızlık türünden de değil. Bir katil rahatlıkla ceset gömebilir, bir sıradışı varlık asırlarca yaşayabilir hatta azıcık güneş olsa uyuşturucu imparatorluğu bile kurulabilir. O derece kendi kanunlarını yazabileceğin kadar uçsuz bucaksız bir coğrafya.

Çok aykırı örnekler vermiş olabilirim ama burası yaşamın belki de açıkları! Her bölgenin yaşayanları olduğu gibi bir de o bölgeyi yaşatanlar olmaktadır. İşte zaten bu doğa harikası kendi halindeki kasabayı efsaneleştiren de yaşatanlar efendim :)



Bir kasaba nasıl ünlenir? Harika sebze - meyve, muhteşem kumsal, safari, kış turizmi, peynir, şarap?
Pek çok şey sıralayabiliriz. İtalya'nın şarapları, Fransa'nın peyniri ve eşsiz kumları... Peki Maine?

Dünyaca ünlü yazarlar ve dünyanın zihnini zenginleştiren güçteki harika yapıtları desek?

İki komşu yazarın seçimi Maine : Stephen King ve Tess Gerritsen!

İki yazarın ortak özelliği polisiye türünde eserler vermeleri. İki yazar da yazım sürecinde zihinlerini dış dünyanın karmaşasından arındırmak istemekte. Ve kendi bulundukları noktadan beslenip ortak bir dil yaratıp tüm dünyaya hitap edebilmek adına çalışmaktalar. Issız sokaklar, uçsuz bucaksız doğa, gizem, sis, karanlık ormanlar... onların zihinlerindeki karakterleri güçlendiren ögeler. İşte belki de adını sevdiği yazar sayesinde duyup turistik gezilere katılıp yaşatan ya da orada geçen hikayelere dair farkındalık kazanan yaşatanlara farklı bir bakış. Maine denildiğinde yaşayan ünlüler, fantastik kitaplarda sevilen karakterlerin doğa içinde karıştığı yer olarak efsaneleşmekte.


İhtiyaç kitabına ilk başladığımızda vereceğimiz tepki aaaa tıpkı Alacakaranlık gibi demek oluyor. Ama burada ana olayımız Vampirler değil elbette :) Doğanın insan üzerindeki hükmeden mücadeleci halini avantaja dönüştürüp zihinlerde kurulan yazıyla beslenen harika karakterleri de usta kalemler hikâyeler içine yerleştirip biz okurlara sunuyor. Efsanelerin yaşadığı efsanelerin ayak izlerini hayali olsa da takip ettiğimiz bir kasaba da haliyle efsane ötesi oluyor :)

İhtiyaç kitabı sayesinde bir kez daha Maine coğrafyasında kaybolmak için bir heves dalıyoruz romana :) Ay bu kitap da film olsun ne olur. Zara fazla matrak :) Zara canım benim çok tatlı! :) Efsane kasabada geçen efsanelerle örülü kurguya sahip bir romanla başbaşa Maine üzerine bir iki laf edelim istedik :)



23 Ağustos 2016 Salı

OKK 48. Blog Turu: Carrie Jones - İHTİYAÇ




Herkese merhaba!

OKK'nın 48. blog turunun konuğu Go Kitap'tan çıkan Carrie Jones'un İhtiyaç romanı!

Kitabımızı Tanıyalım:

Herkesin korkuları vardır...

On altı yaşındaki Zara White, çok sevdiği üvey babasının ani ölümünün ardından annesi tarafından apar topar babannesinin yanına gönderilir. Annesi her ne kadar bunu onun iyiliği için yaptığını söylese de burası Zara için pek de güvenli bir yer değildir çünkü burada çocuk hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmaktadır. Tuhaf bir adamın gittiği her yerde onu izlediğini düşünen Zara çok geçmeden bu şüphesinden haklı olduğunu anlar. Üstelik bu adam arkasında altın rengi bir toz bırakmaktadır. Bu esrarengiz kasabada neler olup bittiğini anlamak için kolları sıvayan Zara çok geçmeden aslında hiç kimsenin ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaktır.



Tur Takvimimiz

23.08.2016
Duyuru - Takvim - Çekiliş
Facebook çekiliş için tık tık!!

24.08.2016
Pudra Tozu - Efsane Kasaba Maine
Fighting!! - Seri Bilgisi

25.08.2016
Kitap Tutkusu - Fantastik Dünyanın Üvey Evlatları: Periler
Kütüphanemden Kitap Manzaraları - Korku Biriktirmek

26.08.2016
Yorumlar
Pudra Tozu
Kitap Tutkusu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting!!


Katkılarından dolayı Go Kitap'a teşekkür ederiz.


21 Ağustos 2016 Pazar

Derin Bir Nefes


Derin bir nefes alıp geldim bloğuma. Çok özlediğim, beni rahatlatan, kendi köşeme :) Uzun zamandır yazmak istiyorum, anlatmak e tabi anlattıkça da rahatlamak. Hayat zordu, kelimelerin anlamını büyüdükçe öğrendik. Ama bu aralar hayat daha mı zor? Çirkin şeyler oldu, olmaktaydı şimdi gözümüzün içine sokula sokula olmaya devam etmekte. Acılara da dayanıklı olduk, yaralar kapanmasa da tuz basmayı oyun mu eyledik? Mazoşistçe bir evrilme sanki bizimkisi.

Anlatmaya başlasak blog yazı kapasitesinde sözcüklere yer yetmez, boş vermeye yürek elvermez.

Olanı olduğu gibi kabul de edemiyoruz. Yazarken bile yazdığımız ana noktadan kopuyoruz.

O halde denerinnn bir nefes alalım ve olanı olmuş şimdi ne yapmalıya odaklanalım.

Acının dili, dini, sınırı yok. Buraya ne Antep ne de Suriye yazmanın da faydası. Bizlerin doğumundan öncesinde devam eden Afrika'daki açlıktan da bahsetmenin.

O halde yapacağımız tek şek ŞÜKRETMEK!

Şükür deyip geçeceğiz.

Rabbim sen en iyisini bilirsin. Rab- Allah- Tanrı- Karma- Enerji....

Sevgiyle kalın...


4 Haziran 2016 Cumartesi

2 Aşk Arasında - Terri Osburn "İki aşktan biri gerçekten imkânsızsa seçim yapma şansımız var mıdır?"


Okuyan Kızlar Blog Tur süreçlerimizi ne çok özlediğimi bir kez daha anımsadım :) Dışarıda yağmur kokusu evde kahve buğusu eşliğinde blog başına geçip sizlere düşüncelerimizi aktarmak harika :)

2 / İki Aşk Arasında "iki" kelimesini yazıyla mı sayıyla mı yazmalı diye arada kaldığım bir kitap iken kitabın ana karakterleri sebebiyle sevdim mi sevmedim mi yine bir ikileme düşüren durum yarattı. Devam etmeli mi etmemeli mi? ... :) Bu ikilem fenaaa :)

Bir seri başlangıcı olması sebebiyle normalde bir süre beklerim, tavsiye edip etmeme konusunda ikinci kitabın bende uyandırdığı hisse göre bloga yazı girerdim. Turumuz sebebiyle olası bir haksız durum yaratmamak için önce kitaba dair kısa kısa düşüncelerimi yazıp kitap konusuna değinmek isterim.

Kitap ana teması Anchor Adası, ada sakinleri, adanın doğal imkanlarıyla orada yaşayanların katkıları sonucu bambaşka bir dünyanın kapılarının açılması, yeni gelenler gidip de dönenler olmazsa olmaz klişeler etrafında şekillenen bir hikâye. Yazarın kalemi sağlamsa, seri denklemi merak uyandırıcı ise tadından yenmeyecek de bir okuma süreci oluşturan bu türü pek bir severim. Bu seriyi sevdim mi sevmedim mi sanırım 2. kitap çıkınca anlayacağım. Evet devam kitabını da okuyacağım :) Sid'in başına gelecekleri delicesine bekliyorum yanii!


Nemesis Kitap'ın son zamanlarda kapak tasarımları değişti. Kapağı ilk gördüğümde çok sevememiştim ama elime alınca hoşuma gittiğini fark ettim. Tabi ki değişim kaçınılmaz ama Nemesis biz senden o sevdiğimiz sahil temalı güzel kapakları göremeyeceksek kimden göreceğiz? Romantik kitap okumak istediğimde ilk başvurduğum adresimsin ne olur sahil temasına geri dön. Bu işte iyisin :)

Terri Osburn'un kalemi akıcı, hikâyesinde samimiyet var. Sımsıcak bir tını aradığımızda başvuracağımız bir isim olacağının habercisi bu kitap! Yepyeni bir seri Anchor Adası'nın ilk kitabı da 2 Aşk Arasında. Karakterimiz Beth hayatı boyunca insanları memnun ederek kendi iç sesini bastırmış birisi. Çalıştığı şirketin yıldız çocuğuyla da çok düşünmeden ailesinin memnun olacağı düşüncesiyle nişanlanıyor. Tabi yıldız çocuğun da ailesi kızımızı illa sevmeli zira kabul görmeme düşüncesi kızımızın baş kabusu. Deniz tutan bir kız atlıyor feribota müstakbel aileye kendini kabul ettirmeye giderken deniz korkusu depreşiyor ve feribotta çok seksi bir erkekle tanışıyor. Eee kitap bu işler ile arap saçı olacak ya bu seksi çocuk da yıldız çocuğun kardeşi çıkmıyor mu offf... Beth adaya ayak basmasıyla gelişen olaylarda onunla birlikte adada yürüyor yeni yerler keşfedip serinin ana karakterleri ile tanışıyoruz. Güzel bir aile, sıkı dostlar, balık kokan hijyen nedir bilmeyen çapkınlar ıyyyy egzotik objeler atölyesi, ağlayan bebekler, kocaman köpekler ahhaaa süprizzzz spor salonları ve daha nicesiii :)

Anchor adasını sevdim, Tom'un kurduğu vefalı aileyi çok sevdim ama ana karakterleri sevmedim! Bir kitabı okurken ilk defa ana karakterleri sevmesem de seriyi ve diğer her şeyi sevmenin yeteceğini de keşfetmiş oldum. Kitapların yalnız ana hikâye örgüsü olmadığı daha fazlası olduğunu da bu kitapla belgeledim :) Evet evet yanlış duymadınız illa düşünce kitaplarında değil bu kural romantik kitaplarda da geçerli olabiliyor işte.

Yazarın devam kitaplarını okuyunca bazı düşüncelerim oturacaktır. Yazarın kalemi akıcı ama havada kalan şeyler de olmuyor değil. Beth'in büyük anne-babası hakkında açıklamaları daha derin olabilirdi. Lucas daha sert tepkiler vermeli Joe daha ağır olmalı, bazı olaylar belki de yumruk yumruğa çok sert noktalanmalıydı. Bilemiyorum, keşke hiç kardeş olayı olmasaydı. Okurdan okura bakış açısı değişebilir tabi. O sebepledir ki ben ana karakterli görmezden gelmeyi seçip serinin devam kitaplarını merakla bekliyorum. Ana karakteri geç ada hikâyesine odaklan derim okurlara. 

Spoiler olmasın diye de bu kadar kıvranılmaz ki tamam sustum. Diyeceğim şu bir serinin tanıtımı gibi düşünüp keyifle okuyun Beth&Joe görmezden gelin diğer karakterleri sevin. Çünküüü seri devam kitapları çok çok merak edilesi :)  Sid seni okumayı çok istiyorum şekercim :)

"İki aşktan biri gerçekten imkânsızsa seçim yapma şansımız var mıdır?"



2 Haziran 2016 Perşembe

Bir Ada Hikâyesinde Aşka Düşmenin 5 Klişe Yolu


"Ah, ada sahillerinde bekliyorum. Her zaman yollarını gözlüyorum. Seni senden güzelim istiyorum. Beni şad et Şadiye başım için..." Hamiyet Yüceses  tıklayınız


Ahhhhh nerede o miss gibi leylaklar diye girer ben rakı siz uzo der yanına cacıkiii mezeleri döşer bu yazıyı da başlamadan sonlandırmış olabiliriz :) Ada temalı film-müzik,hikâye seviyorum aaa dostlar :)

"2 Aşk Arasında" Okuyan Kızlar Kulübü'nün yeni tur kitabı. Ada hikâyelerine bayılan bir ekip olarak seçimimizden pek bir mutluyuz. Ne yapsak, kitap içinden neleri ön plana çıkarsak derken aklıma ada hikâyelerinin klişe aşk karşılaşmaları geldi. 

1) Ada çocuğu olmak ve adaya çakılı kalmak diye bir konu var önce bu konuda netleşelim ki ilk klişemizin açılışını yapalım efendim. 

Ada çocuğu doğduğu topraklardan daha güzel bir yer düşleyemez. Ada onun ruhu ada onun huzurudur. Adalı olmayan herkes potansiyel şüphelidir. Bir olay olduğunda en doğruyu yalnız adalı bilir. Adanın zehirli otu olsa onu bile bitki bilimi için bir mucize sayar laf söz ettirmez :) 

Adaya çakılı kalan ise şehrin parlak ışıklarında vadedileni isteyen kişidir. Eğer adadan kendi ışığını yakalamak için çıkmadıysa bir ömür mız mız lanet olarak herkesi huzursuz edecek baş kahraman olur. Çıkıp deneyimlemiş ise illa hayatın anlamını geri dönüp ada toprağını öptüğünde bulur.

Ada çocuğu ile adaya çakılan dediğimiz zıt kutuplar hikâyelerin baş klişeleridir. Ahhh onların aşkı yüksek gerilim, çığ, deprem, yangın gibidir! O la laaa...

Ada çocuğu kız ise narin, yardım sever, sanatçı ya da aşçı kimliklerine sahiptir. Adaya çakılı kalan tip ya ışığı yakalamak uğruna kızın kalbini kırıp defolup şehre gitmiştir ya da huzuru doğduğu toprakta aramak için gelen yorgun savaşçı kokoşların değil eli hamurluların kıymetini anlayacak günü beklemektedir.

Her iki türlü de önce kavga sonra çokça yanlış anlama e tabi sonrasında tutku evlilik ve bebek denkleminde bir araya gelmek kaçınılmazdır.

Adalı tamirci, denizci, bar sahibi bir erkek ise mutlaka kalbinde aşk acısı vardır. Zengin güzel kız okumak için gitmiş onu hak etmeyen bir adam tarafından kalbi kırılarak dönmüş en sonunda kollarında huzuru bulmuştur. O la laaa haydi bir daha diyelim mi? :)

İlk maddemizin ortak özelliği şikayet eden ettiği yere döner döndüğü yerde ettiğinin bin misli eden özünde bir melek olan aşık olacağı kişi ile kavuşur. Atışmaları okumak pek heyecanlıdır. Offf niye inat ediyorsunuz ki ilk görüşte tutuldunuz evlenin dimi yooo illa yerimizden zıplatacak türlü olay yaşamadan olmaz. cık cık cık

Çıkarılacak ders: Aşk peşinden koşmadığında karşına çıkan mucizedir. Paris'e gider aşkı bulmak için sokak sokak gezersin de Eminönü'nde kahve alırken tanışır dünya evine girersin :)

2) Bir köpeğin pati izin de aşk :)



Ada hikâyelerinde köpek şehir hikayelerinde kedi makbuldür. Şehrin sıkışmışlığında iki göz odada kediyi anca yer bulan insan adaların geniş düzlüklerinde tonla köpek besleyebilir.

Köpekler hep iridir ve bu iri cüsseli korkutucu yaratıklar sahiplerine yakışacak ilk güzel / yakışıklı / bekar misafirin üstüne şapsalca atlar. Önce korku, korku üzerinden sahibiyle tanışma derken köpeğin şapşallığına istinaden tatlı flört evrelerinden sonra hayde bre evlilik dansına hobbaa şeklinde baş göz itinayla olunur :)

Çıkarılacak ders:  Köpekleri sevin ya da seviyormuş gibi sabretmeyi öğrenin! Ağır, hantal, salyalı, şapşaliko köpeğin muhteşem sahibi-sahibesini görünce keşke demeyin! :)

3) Kaybolmak 

İşte bu en sevdiğim klişe. Araba kullanıyorum ve yanlış yola saptım Alla'ımmm ben neredeyim diye bir olay değil ki bu ada dört tarafı suyla kaplı yüzerek gelmediysen bile bile geldin ey ana karakter akıllan :) Ana karakter illa karaya adım atar atmaz kaybolur. Aklında türlü düşünce vardır. Kız ise narin narip hobidik hopidik gezer keşfeder elbette kaybolur korkar izbe bir yere girdiğini sanıp şahane bir erkeğin dünyasına adım atar. Aman da aman havada aşk kokusu der susarım :)

Erkek ise eser gürler seksi seksi lanet okur ve hoppidik melek gibi bir kız iç çamaşırı mankenlerini aratmayan bir afetle karşılaşır. Kıza illa bağırır kız melaike gibi gülümser zehir zemberek laf sokar mutlaka bir şey ikram eder. Adam tutkusuyla yanar en sonunda hoppidik mutlu sonnn :)

Çıkarılacak ders: Çok düşünmeyin kaybolun. Bir adaya geldiyseniz elbette oraya dair bilginiz olmalı eften püften ay ne olu bilmiyordum zırvalarını çok dillendirmeyin anı yaşayın gerisi ya nasip ya da yazarın insafı :) Unutma kader en bilinmez sahneleri yaşatan baş yazardır!



4) Sosyete Otoritedir! Geçilmez! Ana Graliçeler İş Başında

Her adanın bir konseyi, her konseyin bir destekleyeni, her destekleyenin de bir güç savaşı vardır! İster sosyete ister itibarlı bir anne en tehlikeli aktördür!

Ada entrikasına düşmeyen aşık hatırlamam. Ya Ana Graliçe ekibi ya da yeni kokoş sürtük ahalisi illa bir olay çıkarmalıdır. Aşıklar bu zorlu mücadelede duygularına sarılıp yaşanan trajedilere savaş açmalıdır.

Oğlan/ kız anası Graliçemiz illa benim sözüm dinlenecek diyorsa tüm ada ahalisinin açıklarını listeler ve tehditle sevimli çifti dışlar, eziyet çektirir. Gerçek hayatta bilinmez ama adada tek doğru samimiyettir, hak yerini bulur ada sükunete kavuşur. Ohh beeee :)

Çıkarılacak ders: Her ne olursa olsun kendin ol. Hamurunda entrika yoksa sonradan oyuna oyunla karşılık verirsen tek yıpranan sen olursun. Kaldırım taşları pırlantayla rekabet edemez! Taş bir gün dağılır parçalanır kazanan pırlanta olur. 

5) Aşkın Yaşı Yoktur! o la laaa :)


Ada sakinleri çok renklidir. Kimi asi bir ihtiyar diye nitelendirilir uzak durulur kimi kapı kapı dedikodu yapan kokonanın teki diye sempati beslenir. Kim bilebilir ki asi ihtiyar dedikoducu kokonaya aşık ondan başka kimseyi istemediği için huysuzdur. O dedikoducu kapı kapı herkese istediği cümleleri sarf ederken asıl gönlündeki ihtiyara dair bir parça kimden geleceği bilmediği bilginin peşindedir. Küçücük adada köşe bucak aşk acısı çekmeyi de becerir :) Bir bakmışsın taksici adanın en zengini bir bakmışsın huysuz yaşlı kadın adanın tüm ihtiyarlarının gönlünü kırmış bir cadı. 
Şhirler insanları sınıflar uzaklaştırıken adanın küçük samimi yapısı pek çok kıvılcımı çaktıracak yakınlığa zemin hazırlar. Bir hikâyede asıl bomba aşk sürprizinin kimden geleceği de belli olmaz.

Çıkarılacak ders: Küçük bir kara parçasında büyük dünyalar kuran insanlar için hayat son nefese kadar renk renktir. Bir kara yasa bürünüp tükenmek yerine her güne şükredip tazelenmeyi seçerler. Renkleri sevin, farklı kişiliklerin ardındakini merak edin ve nefes aldıkça mucizelerin geleceğine inancınızı asla kaybetmeyin! 

Güzel bir ada hikayesine davetlisiniz efendim :)


Uzun bir aradan sonra blog başına geçince özlediğim pek çok ada temalı kitap sahnesi de akla düşünce azıcık tamam tamam çokça saçmalamış da olabilirim. Okurdan affola :)


1 Haziran 2016 Çarşamba

OKK 47. Blog Turu: 2 Aşk Arasında - Terri Osburn


Herkese merhaba!
Okuyan Kızlar Kulübü’nün 47. Blog Tur konuğu Nemesis Yayınları’nın Türk okurlarına tanıştırdığı Terri Osburn’dan 2 Aşk Arasında romanı :) 

İki / 2 yazı mı sayı mı nasıl yazsam çelişkide kaldım doğrusu :) Kitapta ana karakterimiz de sağ olsun pek git gelli, eğlenceli...


Kitabımızı Tanıyalım:

Beth Chandler, tüm hayatını başkalarını memnun etmek için çalışarak geçirmiştir. Avukat olan Beth'in hukuk fakültesine gitme sebebi büyükannesini ve büyükbabasını memnun etmek istemesidir. Nişanlı bir kadın olmasının sebebi ise işkolik erkek arkadaşının evlenme teklifine evet demesidir; üstelik bu teklife sadece onu memnun etmek için evet demiştir.

Nişanlısı Lucas, onu ailesiyle tanıştırmak için Anchor Adası'na götürmek istediğinde de, denizden aşırı derecede korkmasına rağmen gitmeyi kabul eder. Çünkü Beth için en önemli şey budur; başkalarını memnun etmek… Deniz fobisine rağmen nişanlısının ailesiyle tanışmak için onları adaya götürecek feribota biner ama bu yolculuğun sebep olacağı şeylere hazırlıklı değildir. Planladığı bu yolculuk planlamadığı bir aşkı getirdiğinde, Beth için iki aşk arasında kalması ve seçim yapması kaçınılmaz olur. Peki ya bu iki aşktan biri gerçekten imkânsızsa, seçim yapma şansı var mıdır?

Tur Takvimimiz
01.06.2016
Duyuru – Takvim – Çekiliş
Facebook çekiliş için tık tık!!
Instagram çekilişi için tık tık!!

Not: Her iki sosyal medya hesabından ayrı ayrı 1’er kitap hediye. Şansınızı arttırmak için her iki hesaptan da çekilişe katılmanız önerilir. :)

02.06.2016
Pudra Tozu – Bir Ada Hikâyesinde Aşka Düşmenin 5 Klişe Yolu
Kitap Tutkusu – Anchor Island Seri Bilgisi
Kütüphanemden Kitap Manzaraları - Adada Geçen Okunası Aşk Kitapları
Fighting!! – Outer Banks Adalarını Ziyarete Hazır mısınız?

03.06.2015
Yorumlar
Pudra Tozu
Kitap Tutkusu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting!!

Katkılarından dolayı Nemesis Yayınları’na teşekkür ederiz. 


10 Mart 2016 Perşembe

Hayatta kalmak için her şeyi göze alır mıydınız? "Eskort - Sierra Winter"


 Hayatta kalmak için her şeyi göze alır mıydınız?



Babanızı tanımıyorsunuz. Anneniz sizi başka bir adam için bırakıp gidiyor. Teyze dediğiniz kendini unutmuş bir yarı akıllı kadının insafına kaldınız. Harry Potter gibi bir odacıkta yarı aç hatta çoğa zaman aç yaşıyorsunuz. Buz gibi suda yıkandığınız için şükrediyorsunuz ya su da olmasaydı değil mi? Berbat bir hayat yaşarken şikayet etmek yerine kitaplara sığınıyorsunuz. Okursanız her ne yaşanırsa yaşansın geçmişi affedip geleceğinize tutunacaksınız. Evvettt peki tek tutunduğunuz dal elinizden alınıp başınızdaki damdan atılırsanız?


Amber soğuk bir kış günü hiçbir şey düşünemeyecek bir halde kalakalır. Aklına tesadüfen karşılaştığı gizemli kadın gelir. SİYAH İNCİ'nin gizemini çözmek ve ayakta kalmak için bilinmeyen bir teklifi kabul edecektir. 

Kitap tanıtım yazısı yazmaya ya da daha fazla ayrıntı vermeye gerek bile duymuyorum. Kitapta her ne olursa olsun bu ana duygu durumunun nasıl kaleme alınıp nasıl bir hikâyede satır satır ilerleyeceğinize siz karar verin derim. Kitap adı ESKORT ! E seçim sizin! Ben şiddetle tavsiye ediyorum o da ayrı hani :)

Allah herkese seçim yapabilme lüksü bahşetsin. Hayat gerçekten de zor.

Kitabı kazanmak için Okuyan Kızlar Kulübü çekilişimize davetlisiniz TIKTIK