12 Ağustos 2014 Salı

Alışveriş Çılgınlığına Ceo Bakışı - Milyonluk Kirli Sır



Milyonluk Kirli Sır kitabını okurken muhteşem, muzip CEO karakterimizin klasik hamleleri güldürdü beni. 

Zengin adam hükmedici, masum kız ürkek ise vay o hikayenin haline :) 

Erkek karakter kızımızı illa ki baştan tırnağa yeniler, kız dünya güzeli de olsa bu ritüel değişmez. Saçımızı hangi kuaföre kestirsek diye 40 yıl düşündüğümüz şu dünyada kızsal mevzularla alakası olmayan CEO, kızımızın en özel kişisel bakımını yapacak kişiye kadar en temel bilgilere sahiptir. Kızın bedenine resmen meydan okur, hele ki işin için bir de anlaşma durumları varsa of of offf kız yandı gitti :) 

Bu kadarla elbet kalmaz, saç baş ve daha özel mevzuların derinliğine utana sıkıla tartışıp kuzu kuzu her aşamadan geçen kız şekillenmeye hazır ak pak bir hamur gibi CEOnun eline düşer.
Adamlar genelde enerji patlaması içindedir, fantezi dünyaları çok çeşitli, sınır tanımazdır :)
İlk düşünce kızın gür dalgalı saçlarının yatağa yayıldığı haliyle kızın nasıl görüneceğidir. İpekliler mutlaka çok yakışacaktır, bu yatak mevzularında topuklu ayakkabılar çıkarılmasa da olur. 

İşte listemiz hazır bile :) Seksi topuklular, ipekli iç çamaşırlar ve gay bir kuaför elinden dalgalı bir fön.


Makyaj malzemeleri ve parfüm mü dediniz ammannn canım o iş kolay. 
Kız kesin en temel en basit seçimleri yapmıştır. Yasemin çiçeği ya tenine işlemiştir ya da teninde çiçekler açmış gibi gün ışığı sinmiştir. Ay diyorum size CEO dünyasında kızlar her nedense en temel halde istenir. Arada aşk varsa o koku hissedilir :) Erkekler mi kesin temiz ten ve sabun kokuyordur, kız zaten aşık olmaya dünden razıdır :)

Kıza o kadar saf-temiz vurgusu yapılır ki bir parlatıcı yeterlidir. Allık pudra bahsi geçmez amaaaa günümüz aşk kitaplarda illa bunları da alacak bir yetkili CEO ajandasında listededir :)


Kızımız son teknolojiyi hak ediyordur, adam bilgisayarından telefonuna ne varsa yeniler. Ahhaa bir de olmazsa olmazı emir verir. 1 numarada ben kayıtlıyım ve her aradığımda telefona cevap vermeni isterim der.
Kızımıza en derin dekolte en seksi kıyafetler seçilir. Adam öyle etkilenir ki kesin alışveriş anında yakınlaşma ya da parti öncesi kısa kaçamak yaşanır. Bu noktadan sonra adam alışveriş listesine benimleyken seksi, benim yanımda katıldığın yerlerde hanım hanımcık olacaksın der. Üç beş takım da buradan eklenir :)

Bitti mi hayırrrrr en harika safirleri hak eder al bir gerdanlık, ilişki yıllık zaman dilimine bağlı ise son model arabayı da hak eder al bir araba :) Ahh tabi kızın güvenliği her şeyden önce gelir kız arabası olsa da şoförle limuzinlerde gezer kesin! ah ah ahhh

Bu liste uzar gider adam önce seksi istekler dizer, kıskançlıkla mütevazileri de ekler. 

Herkese bir CEO lazım :)

MİLYONLUK KİRLİ SIR şiddetle tavsiye!


11 Ağustos 2014 Pazartesi

OKK 33.Blog Turu Milyonluk Kirli Sır//C.L. Parker Tanıtım Ve Çekiliş


Okuyan Kızlar Kulübü 33. blog tur konuğu Novella Yayınları’ndan çıkan C. L. Parker’ın kaleminden "Milyonluk Kirli Sır". 

Okurken elimizden bırakamadık, ateşler içinde kavrulduk :) 

Ahhh "Noah Crawford" sen nasıl bir karaktersin öyle? 



Dikkat Dikkat Bu Tur Yakar! :)


Milyonluk Kirli Sır 

Birbirimize meydan okuyor, sonra da hissettiğimiz sahiplenici duygulardan zevk alıyorduk. Bu,ikimizin de keyif aldığı suçluluk verici bir hazdı. Derken, hiçlikten bir aşk ortaya çıktı…

Genç ve güzel Lanie, ölümcül hastalığa yakalanan annesinin tedavisini karşılayacak parayı bulabilmek için kendini iki yıllığına yakışıklı ve zengin işadamı Noah'ya satar. Aşka inancını kaybetmiş, kadınlara güvenini yitirmiş genç adam başlangıçta Lanie'yle yalnızca cinsel ihtiyaçlarını karşılamak için birlikte olsa da, yaşadıkları tutkulu deneyimlerden sonra zamanla ona bağlandığını fark eder. Lanie ise çoktan Noah'ya karşı büyüyen bir arzu duymaya başlamıştır bile.

Fakat bu anlaşmalı birlikteliğin, cinsel çekimden çok daha fazlası olduğunu birbirlerine itiraf edebilmelerine engel olan bazı sırlar vardır…



Takvimimiz^^

11.08.2014
Tanıtım-Çekiliş
Çekiliş: Fighting!!

12.08.2014
Pudra Tozu-Alışveriş Çılgınlığına Ceo Bakışı.
Pudra Tozu- Hayattaki Seçimler ve Kader.
Kitap Tutkusu-Yurt dışında Kitabın Popülerliği.
Kütüphanemden Kitap Manzaraları- Anlaşmalı İlişkiler & Evlilikler ve Bu Konuda Yazılmış Kitaplar.
Fighting!!-Ön okuma ve Kitaba Genel Bakış.
13..08.2014

Katkılarından dolayı Novella Yayınları'na çok teşekkürler :)


5 Ağustos 2014 Salı

Aşka Düşünce " Aşk kaybettiğinde değil,ondan vazgeçtiğinde biter..."


"Aşk kaybettiğinde değil, ondan vazgeçtiğinde biter..."

Marie Force efsanesi geri döndü. Okuyan Kızlar Kulübü blog tur konuğu sevgili sempatik yazarımız Marie, Bir Aşk Çarpıntısı kitabıyla (tıktık) kalbimizden vurmuştu. Gansett Adası sakinlerine aşkla bağlandık, her kitapta daha ne olabilir araştırıp kendimize eziyet ettik. Delicesine beklerken bir kitabı zaman hiç de çabuk geçmiyor doğrusu:( Günler geçti serimizin ikinci erkeğiyle tanışma vakti! 

Burada aşklar çok ateşli! :)

Bir Aşk Çarpıntısı - Marie Force

Joe kendini bildi bileli Janey’e âşıktır fakat genç kadın bundan bihaberdir. 

Hep böyle olur zaten, yazık Joe'e sana ah yavrucumm ahh :)

Nişanlı olan ve ilişkisinin mükemmel bir seyirde  yol aldığını zanneden Janey evlilik hazırlıkları devam ederken nişanlısının kendisini aldattığına şahit olur. 

O adamdan hayır gelmeyeceğini on küsür yılda öğrenemedi bir gecede aydı yazık kızım yazık!

Bu sarsıcı olayı  atlatmak için birkaç günlüğüne ağabeyi olarak gördüğü Joe’nun yanında kalmanın iyi olacağını düşünür. 

Tabi tabi biz de yedik, olayı mı atlatacak olay adama mı atlayacak meçhul :) 
Ben bilmem okuyan bilir :)))

Genç adamın önünde  artık iki yol vardır. Bu fırsatı değerlendirerek, beraber olmalarının getireceği güzellikleri Janey’e kanıtlamayı mı yoksa ondan uzak durmayı mı tercih edecektir?

Ahhh bir harika erkek daha gider işte ah ahhh... neyse ki kızı sevdim yoksa çok söylenecektim. Böyle adam bunca yıl bekletilir mi cık cık cık


Bu kız ne saçmalıyor demeyin vallahi çok kızdım, azıcık söylenip rahatladım oh misss :)

Serinin ilk kitabı Bir Aşk Çarpıntısı'nı okurken Joe ve Janey karakterlerini tanıma imkanımız oldu. Joe uzaktan Janey'i sevmekte, onu içi titreyerek koruyup kollamaktaydı. Janey ise kendini bildi bileli birlikte olduğu erkek arkadaşı ile uzaktan bir ilişki yürütmeye çalışan, azla yetinen mükemmel bir kız portresi çizmekteydi. Ada sakinleri bile kızın yalnızlığına yazık yavrummm şeklinde bakmaktaydı.  O sebeple tanıtım yazısında yok ağabeyi gibi gördüğüymüş, yok saygıyla uzakta duruyormuş cümlelerine aldanıp aile dram havasında bir kitap beklemeyin! Bildiğin bu çift birbirlerini uzaktan uzaktan kendilerine bile itiraf edemeden hoşlanmaktaymış. Büyük sırra vakıf olduk olay kalmadı da demeyiniz bu ada başka ada :) Burada laf çok :)

Büyük bir trajediye şahit olan kızımız konuşamaz, düşünemez hale gelir. Yol kenarına çektiği arabasında hissiz kalır. Tek bir an tek bir isim gelir aklına JOE! Joe'yi arar ve yardım ister. Joe sevdiği kızın üzüldüğüne mi yansın yoksa beş para etmez olduğunu düşündüğü hergelenin geri dönülmez şekilde işleri berbat edip kendisine fırsat yarattığına mı sevinsin bilemez :)

Beklenen düğün hazırlıkları, ada sakinlerinin rutinindeki aksiyonları, düğün için gelen süper seksi bekarlar ve daha nice olay arasında bu iki masum kalplerinin sesini duyma telaşında düşe kalka ilerlemeye çalışacaktır. Tabi düşülen yer sık sık yatak olunca yumuşak zeminde zorlu kararlar alma sıkıntısı çekilmektedir. :)

Romantizmin doruklarda yaşandığı, aile bağlarıyla sarmalandığı, arkadaşlıkların gücünün sınandığı eğlenceli seksi bir hikaye sizlerle.

Şiddetle tavsiye!


11 Temmuz 2014 Cuma

Ah Şu KALBİM - Susan Elizabeth Philips / SEP Aşkınaaaa



The Chicago Stars serisi minik afacanı büyüdü, takımın en tatlı serserisine aşık oldu. 
Tanrımmmmm SEP SEP SEP ölürüm senin satırlarına SEPPPPPP :)

Susan Elizabeth Philip ve kitapları hakkındaki sevgimi şu yazım ile aktarmıştım sizlere tıktık
Yetmedi, kesmedi SEP ve Rachel Gibson esintili bir aşk hikayesi de aktarmıştım sizlere tıktık
SEP sevince haliyle Rachel da okunuyor, onu da pek sevmiş size kendisini, kitaplarını bolca bahsetmiştim bir kere tıktık 

Eeee gün tadını çıkara çıkara seri devamı okuma günü :)

Okuyan Kızlar Kulübü üyelerini o kadar taciz ettim ki yaz başında SEP ilk kitaplarını aldılar, tam okumaya vakit buldular derkennnn yeni bir kitap haberi ile sarsıldılar. Okumalıyız hep birlikte spoiler dibine vurmalıyız diye diye bu güne geldik.

Okuyan Kızlar Kulübü kitap incelemesi konuğu "Susan Elizabeth Philip".
wooooow :) AH ŞU KALBİM demeye ne dersiniz?


Ah Şu Kalbim - Susan Elizabeth Philips

Molly Somerville, Tavşan Daphne çocuk kitapları serisinin yaratıcısı olarak kariyerinden memnundur ama hayatının geri kalanı o kadar da iyi değildir. Kendisine miras kalan on beş milyon doları bağışlamadan önce bile başına bela açma eğiliminde biri olarak tanınmaktadır. Bir de ablasının sahibi olduğu Amerikan futbol takımının yıldız oyuncusu Kevin Tucker'dan uzun zamandır hoşlanmaktadır. Çapkın, çekilmez ve inanılmaz yakışıklı olan Kevin ise onun adını bile bilmemektedir. 
Bir gece Kevin, Molly'nin pek de mükemmel sayılmayan hayatına dalıp onu altüst eder. Ne yazık ki bu Ferrari süren, kanişlerden nefret eden, kalın kafalı sporcu aslında Molly'nin tahmin ettiği kadar boş biri değildir ve genç kadın çok geçmeden kendini Wind Lake isimli bir yerde bulur. Sevimli kulübeler ve eski tarz, sıcacık bir pansiyonun bulunduğu bu kasabada Molly ve Kevin, hayattaki en önemli derslerden birini öğrenecektir… 


Ah Şu Kalbim - Yorum

"Aşkta İlk Çeyrek" kitabında 14 yaşlarında yalnız, kitap kurdu Molly büyümüş kendi kanatlarıyla uçmak istemiş genç bir kadındır. Güzeller güzeli, melek kalpli ablası onu hayatının tam ortasına yerleştirse de o hep kendini 2. hatta 3. planda hissetmiş. Okulda da işler umduğu gibi gitmemiş fazla zeki fazla disiplinli olunca insanlar bir adım geride durmuş ya da o insanlardan geriye itmiş arada çılgın patlamalarla yıllar geçmiş. Bizim akıllı uslu arada zır deli kızımız ablasının sahip olduğu The Chicago Stars'ın en fırlama erkeğine gönlünü kaptırmış.
"Sensiz Olmaz" kitabında tanıyıp hastası olduğumuz Kevin sempatik, dürüst iyi bir sporcu. Kız arkadaş seçimi ise dillere desten. Az öz konuşsun kafa ütülemesin cinsinden yabancı uyruklu  mankenlerle takılmakta :) Oğlumuz azıcık asi olunca alıyor cezayı sürülüyor şehir dışına.

Ne kadara da tanıdık değil mi? :) Ceza alıp aşka düşüp hayatın tokadını yemek bu serinin olmazsa olmazı. Ahh Dan tıpkı sen değil mi :)

Bir karşılaşma çokça atışma beklenmedik anlar ve sonrası... işte kitap da burada başlıyor... Ya Sonra hikayelerinin yazarı Sep döktürüyor.

Spoiler dibine vurmadan nasıl anlatılır ki? Offff okuma şevkiniz kırılmasın diye kendimi yiyorum şurada iyi mi :(

Çok Sevdiklerim: Molly çocuk kitabı yazarı ama onları yazmak yerine yaşıyor. Ya da yaşadıklarını yazıyor. Sevimli tavşan Daphne'nin acı tatlı duygularını okumak enfesti.

Olmazsa olmazlar: SEP duygularda yaş sınırının olmadığını üstüne basa basa vurguluyor. İkinci çiftimizin hikayesi de okunmaya değerdi. Kadınların kilo takıntısı, kendilerini acımasızca yargılayışlarına karşıııııı erkeklerin saf şehveti :) Erkek/kadın gözünden anlatımlar iyi oluyor.

Bende bıraktığı etki:  Mutluluk, acı, kayboluş ama sonra hayata tutunuş. Molly'in yalnızlık duygusunu iliklerime kadar hissettim, taa serinin ilk kitabından beri bu kız ne olacak diyordum. SEP hayranlarının da baskısı ile Molly'nin de hikayesini okudum.

Yine çok güzeldi yine yine enfesti ah be SEP seri bitti bitiyor ne yapacağız biz?

Tarih84

24 Haziran 2014 Salı

Evernight Akademisi Serisi / Sonsuz Gece - Claudia Grey (Bol Spoiler İçerir!!!)


Okuyan Kızlar Kulübü kitap incelemeleri devam ediyor. Pegasus Yayınları'ndan çıkan Evernight Akademisi serisinin ilk kitabı Sonsuz Gece sizlerle. Claudia Gray şaşırtıcı bir yazar, ters köşeleri tükenmeyen sessiz derinden ilerleyip soğuk duş aldıran bir isim. Klişedir, yine bir vampir, ay daha ne olabilir ... tüm sözleri yedim!

Çevirmen Sevinç Seyla Tezcan'ın önerisi ile başladık seriye. Dediği kadar var, bu gerçekten de farklı bir seri!

 Bu sebeple ilk defa spoiler boğarak bir yorum yapmak istedim. Bu yorumda tutamayacağım kendimi.

Uyardım değil mi? :)


Evernight Akademisi - Sonsuz Gece - Claudia Gray 


Bianca'nın hayatı hiç de istediği gibi değildir. Gotik ve ürpertici Evernight Akademisi'nin öğrencileri güzel, zeki, hatta neredeyse yırtıcıdır ama Bianca onlardan biri olmadığının farkındadır. Yakışıklı ve gizemli Lucas'la tanıştığında ise genç adam ona dikkatli olması gerektiğini söyler: Bianca kalbini ona kaptırmamalıdır. Bu uyarıya rağmen aralarındaki güçlü çekime karşı koyamayan genç kız, Lucas'la birlikte olabilmek için her riski göze almaya hazırdır. Onları ayırmak ve Bianca'ya inandığı her şeyi sorgulatmak için fırsat kollayan karanlık güçler, bu aşka engel olabilecek midir?


Evernight Akademisi Serisi / Sonsuz Gece - YORUM 
(SPOİLER İÇERİR)

Bianca: soluk tenli, dalgalı kızıl saçlı, güzelliğinin farkında olmayan şaşkın bir ergen.  Ailenin tek çocuğu, özeli, kıymetlisi onun iyiliği için hiç de iyi hissetmediği bir akademiye bir nevi kapatılmış birisi. Arkadaş yok, sosyal hayat yok, AŞK da yok ay çekilmez bu hayat isyannnn diyerek kuytulara sığınma derdinde atıyor kendini ormana... akademiden kaçma girişimi karşısına dalyan gibi Lucas'ı çıkarıyor.  Ammanınnnn kıvılcımlar ve havada aşkkkk kokusu varrr :)

(Ah bir kurt adam olaydı uluyup arka fon efekti olaydı ah ah ahh )

Lucas: boylu poslu kaslı gözü kara enfes bir erkek ve ergen. Ailesinin zoruyla yıllar önce atalarının kovulduğu akademiye gelir. Gizemler peşinde, asabiyet halinde kızımızla çarpışır. Ahh haaaa aşk aşk aşk

Orman kokusunun tenin harmanına bulanmasıymış, bembeyaz tene vurulmakmış, yutkunmakta zorlanıp hızlı kalp atış falan filan işte :)))

(Bu yorumun gidişi gidiş değil)

Akademiye giriş zenginler, fakirler ve ezikler diye ayrılış başlar.

***

ŞİMDİ BİRAZ DURALIM EK BİLGİ SUNALIM:

Kitabı okumaya başlarken sıfır beklenti içerisindeydim. Tam bir Harry Potter fanatiğiyim. Daha ilk bölümden kendimi HOGWARTS da hissettim. Karanlıklar Akademisini hep Harry Potter filmlerindeki gibi düşleyerek okudum. Kuleler, karanlık orman ve bin türlü sırrın gizlenişi.. ne kadar da benziyor değil mi? İşte bu noktadan sonra film izler gibi ilerledim kitapta. İş o kadar ileriye gitti ki akademi izin günlerinde gidilen kasaba bile aynı geldi nerede sihir dükkanı şekerci diyerek satırlar ilerledi. Tabi konu bambaşkaydı, atmosfer benim için aynıydı. Neyse kitabımızın konusuna geri dönelim.

***

Lucas kızımızı zorlu ormandan kurtarır ama okul hayatına adım attığında görmezden gelir. Kızımız pek üzülür bir yanda okulun ilk günü gördüğü eziklerin yanına mı gitsin oda arkadaşları zengin şımarık bol kaprisli kızların yanında mı kalsın bilemez. Uzun bir süre ikilemde kalır ve dersler başlar yanına dalyan gibi bir çocuk oturur offff BALTHAZAR gel çocuuuum sen sahneye baş köşeye Allahhh diyesim var tutmayın beniiii :) Karakterli karakterim benim:)

( Serinin Son Kitabı BALTHAZAR!!!! )

Balthazar ile ders çalışmalar Raquel'le başlayan dostluk, okul kaçamak partiler derken zaman ilerler. Lucas ve Bianca'nın yolları kesişir. Ve bir okul balosu gecesi dananın kuyruğu kopar. Anlamsız pek çok şey anlam bulur, taşlar oturur mu yerinden mi oynar okuyana göre yorumlar da değişir.

İlk tutku ilk gerçeği gün yüzüne çıkarır. Bir öpücüğün ilerlediği noktada sır perdesi açılır.
(Ağladım ben ama hem de çok nasıl canım acıdı nasıl nasıl nasıl offf )

Kitap aslında giriş yazısı ile başlar okuyunca şunu düşünürüz vampirler var, onları destekleyenler var düşmanlar var. Değişime uğrayanlar da var. Kim ısırdı kime ne oldu muamma işte şimdi cevapları bulma vakti.

Okul balosu sonrası kitabın ikinci perdesi açılır gerçekler ve bu gerçeklerle başa çıkmayı öğreniriz. Peki ne kadar hazırız?

Kitapta en sevdiğim olay seçenekler sunulması. Her seçtiğin yolda ardında sevdiklerin ve birçok kırık kalp kalır önünde ise türlü engel. Yine de yaşamaya değer.

Klişe bir konu klişelerden çok uzak, yaratıcı bir anlatım!

Kitabı okuduğunuzda: Harika bir tarih dersi anlatımına şahit olacaksınız. Arkadaşlığın zırt pırt yanında olmak değil zor anında ensende bitmek olduğunu göreceksiniz. Bazı seslerin gerçeğin habercisi olduğunu hissedecek, hislerimize daha fazla kulak vermemiz gerektiğini anlayacaksınız. Aşık olmak isteyeceksiniz. Bir şey uğrunda mücadelenin kıymetini bileceksiniz. 

Esas oğlanın vampir, kızın saf olduğu bir dönemi kapamış her anın ters köşelerle dolu bir dünyaya adım atacaksınız.

Elif Şafak'ın dediği gibi: ''Hayatın alt üst oldu diye üzülme. Nereden biliyorsun altının üstünden iyi olmadığını.'' 

Karmakarışık ve bir o kadar düzenli manyak bir alemden çıkamayan yorumu da burada sonlandırmalı.

Balthazar isminin anlamı: İsa'ya hediye edilmiş üç bilge adamdan biridir. Yaaaa bu kitapta her bir karakter düşünülerek yazılmış diyor ve artık susuyorum.

 Doğru düzgün bir yorum yapamadım farkındayım vallahi yazmaya bir başlarsam nasıl duracağım onu da bilememekteyim. 

Bu yorumda son cümlem: Gidin-alın-okuyun.



23 Haziran 2014 Pazartesi

OKK Kitap İncelemeleri: Evernight Akademisi Serisi / Sonsuz Gece - Claudia Grey (Tanıtım - Çekiliş)

Merhabalar, 
Okuyan Kızlar Kulübü olarak bu kez Pegasus Yayınları'ndan çıkan Evernight Akademisi / Sonsuz Gece - Claudia Grey kitabını inceleyeceğiz. Kitap vampir temalı, fantastik Evernight serisinin ilk kitabı. Bu seferki kitabın çevirmeninin önerisiyle yapacağımız bir inceleme olacak. 

Konuyu açarsak İzmir Kitap Fuarı'nda çevirmen Sevinç Seyla Tezcan'la uzun uzun ve de çok keyifli bir sohbet fırsatı bulduk. O sırada bize çevirdiği bir çok fantastik ve young adult seri içerisinde kendisi için çok farklı bir yere sahip bir kitaptan ve incelenmeyi hak ettiğinden bahsetti! Evernight Akademisi!
En iyisi biz susalım, kendisi anlatsın size!
Size minik bir sır versem, aramızda kalır mı? Ben aslında vampir romanlarını pek sevmem. Evet! Hayatımın büyük kısmını vampir romanı çevirmeye adamış bir çevirmen olarak tarihi bir itiraf oldu ama oldu bir kere. Bu itirafı, bu sevgisizliğime rağmen, Evernight serisini çevirirken gerçekten keyif almış olmamın ne büyük bir şey olduğunun altını çizmek için –büyük bir risk alarak- yaptım. Şaka bir yana, Evernight gizemli havası, ‘mükemmel’ vampir ırkını temsil etsin diye zorlanmamış ‘gerçek’ kahramanları, şahsen bana çok çekici gelen esas oğlanı, şahsen çok sevdiğim esas kızı (Tanrı birbirlerine bağışlasın ), sürükleyici olay akışı, içimde vampirlere karşı sempati filizleri yeşerten farklı kurgusu ve heyecanıyla, benim “okuyun, çok keyif alacaksınız,” diyebileceğim bir seri. Hatta işi daha da ileri götürüp “ilk iki kitabı çevirdim, üçüncü gelince ‘çevirmenin mutlu günleri’ dönemlerimden birini yaşayacağım” diyebilirim. O kadar yani! Umarım sizler de keyifle okur, benim kadar güzel vakit geçirirsiniz. 

Sevgiler. 

Sevinç S. Tezcan


Böyle içten bir öneriden sonra biz de değer verdiğimiz çevirmenimizin önerisiyle bir incelemeye başlamış bulunuyoruz!

Yorumlarımız yarın sizlerle olacak.
Seri Sıralaması, Yazar Bilgisi, Alıntılar gibi bilgiler gün boyu Okuyan Kızlar Kulübü Facebook Sayfası'nda! Çekiliş için de bekleriz!

15 Haziran 2014 Pazar

Aqua Florya 1. Uçurtma Festivali: Çocuklarla Çocuk Olmak

Hafta sonu İstanbul gürültüsünden kurtulmak, biraz nefes almak isteyenler metropol yaşamında nereye gitmeli sorusu ile karşı karşıya kaldı. Yağmur sezonunu şaşırmış yaza dolu dolu bir giriş yapmıştı :( Yaz ayında kışın etkilerini psikolojik olarak da hissedince ne yapmalı sorusuna takılı kaldık. Aqua Florya Uçurtma Şenliği haberi dikkat çekiciydi. Florya sahilinde sakin, nezih bir bölge Aqua Florya. Bir AVM olabilir ama ben bir YAŞAM ALANI olarak görüyorum doğrusu. Çok deli ve boş gezen kalabalıklardan uzak, ihtiyaçlara cevap niteliğinde alışveriş mağazaları, birçok markanın yer alışı, enfes restoranlar, doyumsuz bir deniz manzarası, yürüyüş/spor alanları...
Tamam tamammmm ne yapabilirim seviyorum :))
Ya yağmur yağarsa ya çok sıcak olursa oflaya puflaya bir yandan da festival merakı ile gittim Florya'ya. İlk girişte sessizlik hakimdi, alışverişe gelmiş bir kitle. Sahile çıktığım an çocukların coşkusu ile karşılaştım. Bir yanımda anfi tiyatro hazırlığı diğer yanımda küçük çocukların uçurtma alma telaşı. Çim alana girdiğimde Aqua Florya Uçurtma Şenliği hediyeleri ve uçurtma stantlarını gördüm. Hem uçurtmayı hediye et hem eğlence tertiple hem de ödüller ver.  Bravo doğrusu :)
Ben de dayanamayıp uçurtmamı aldım, deniz kokusunu çekerek biraz uçurmayı denedim. Ben bu işi hiiiç beceremedim. Festival alanında gölgede soluklanıp gözlerimi kapattım, kendimi bir an Çeşme sahillerinde zannettim :) Sakin, huzurlu bir mekan olunca hayallere dalıp gittim işte. 
Gün bu kadarla biter mi festivale gelmişim ben aaa eğlenmeli :)
Önce çocuklar için kısa bir uçurtma workshop katıldım. Birkaç tüyo aldık canımmm :) Daha sonra uçurtma uçurma denemeleri başladı. Saatler ilerleyince yoruluyor insan amfi tiyatroda Köstebekgiller oyununu izledim. Tam bir komediydi. 
Kötü Kraliçeye soruyorlar nasılsınız efendim kadının cevabı KÖTÜYÜM oluyor şak şakçıları da ohh ne kötü ne kötü diyor hey yarabbimmm koptum vallahi :)

Şimdiiii gün iyi hoş da uçurtma uçurmak yordu diyerek çekildiğim için kaçırdığım ödülleri sayacağım sizlere :(

     - En uzun süre uçurtma uçuran kişi yetişkine büyük bisiklet.
(Ahhh bunu BEN kazanmalıydım ah ah ahhh)

     - En uzun süre uçurtma uçuran çocuğa küçük bisiklet.
(süper fikir!)

     - En küçük yarışmacıya peluş oyuncak.
(kazanmam imkansızmış)

     - En güzel tasarımlı uçurtmaya iPod.
(şu an en çok istediğim şey)

Güzel bir yemek üzerine Grade grubunun müzikleri derken günü tamamladık. 
İlk fırsatta yeniden gitmek istediğim favori yaşam alanlarımdan biri olsun Aqua Florya! :)

Yeniliklerden haberdar olmak için Aqua Florya'yı sosyal ağlardan takip etmekte fayda var:





Keyifli günler dilerimmm :)

Tarih84