29 Kasım 2014 Cumartesi

Bir Tur Böyle Geçti - Monica McCarty "41. Blog Tur" :)


Okuyan Kızlar Kulübü üyelerini buram buran yakan Monica McCarty turumuz sona erdi. Koridor Yayınevi'yle aylarca süren görüşmelerimizde kitap ha çıktı ha çıkacak derken İhanet okundu, arşivlerde yerini aldı. Kitabın isminden kapağına her süreçte fikrimiz alındı, incelikli davranışları için çok teşekkür ederiz. Proje turumuz için kız kıza uzun bir araştırma sonucu neler yapmalı, sizlere neler sunmalı planladık. İşte bu kısım ayrı bir keyifti :) Nette saatlerce skype takılmalar, telefonlar, yemek randevuları... Söke Un lezzet danışmanlarından alınan bilgiler, un karışımlarıyla yapılan denemeler. Kaç paket un telef oldu hatırlayamıyorum :)


Yukarıda gördüğünüz özenli sofraları kurabilmek için çok çalıştık. Ekmek malzemelerimiz Söke Un tarafından bizlere gönderildi. Masa örtüsü yerine çuval kullanmak istedik. Fighting bloğu sahibeleri canımız ikizlerimizin abisi taa Erzincan'da araştırdı bize çuvalları buldu :) Peki bu kadar mı hayırrrr.. Sunum görsel materyalleri için tahta servisler, bakır kaseler ve daha pek çok detay araştırdık, seçtik. Tarihi bilgiler ışığında her birimiz ayrı bir sofra kültürünü sizlere sergilemek istedik. Kimimizde süt ürünleri ön plandaydı kimimizde baharat.

Ah bu arada tatlı telaşımız da vardı. Kitap Tutkusu blog sahibesi canımızzzzı nişanladık :) Güldük, ağladık, oynadık :) Günün gecesinde sevgili blogdaşım Kütüphanemden Kitap Manzaraları bende kaldı. Gelecek projelerin fikir görüşmelerini yaptık :)

Benim görevim adanın kışa hazırlığıydı. Baharatların kullanım yerleri, kurutulmuş sebzelerin kullanılma sebepleri, peynir tüketimi ve ekmek seçimlerinden bahsettim TIKTIK 


Hazır ekmek karışımları hayat kurtarıyor doğrusu. Un çeşitleri dışında karışım paketlerini de kullandık. Benim soframa en uygun seçim Akdeniz Un Karışımıydı. Kurtulmuş sebze parçacıklı, baharatlı ekmek nefisti. Yanına Alaşehir Ekmeği karışımını da deneyip ekledim tabi. Etler az pişmiş, peynir otlu, taze baharat, kuru sebze derken sofram kuruldu.

Söke Un çalışanlarına ve Koridor Yayınevi'ne desteklerinden ötürü teşekkür ederim :)

Dilek Yetkiner'e ayrıca teşekkür etmek isterim. Fikrin ortaya atıldığı günden beri yanımızda yer aldı, gerek sitesi gerek kendisi bize yardımcı oldu :)

Veee bir tur da böyle geçti, darısı diğer projelere diyoruz :)

Ahh ilerleyen günlerde Klan Soframıza dair yeni sürprizler olabilir! :)

Bizi takip edin...


İhanet - Monica McCarty "Uğruna savaştığı adaletin pençesinde kalmak mı, yoksa onu alev alev saran tutkuya esir olmak mı?


 "Uğruna savaştığı adaletin pençesinde kalmak mı, yoksa onu alev alev saran tutkuya esir olmak mı?"

İskoç Muhafız Alayı serisinin en iyi ikinci kitabı bence İHANET. İki Ateş Arasında kitabı sonrası bayıla bayıla okuduğum ikinci kahraman Lachan oldu doğrusu. 

Monica McCarty benim çok sevdiğim bir yazar. Asi kitabıyla tanıdım kendisini. Yazarın araştırmacı yönü, gerçeğe sadık kurgusu, satırları tutkuyla ateşlemesi beni çok çook etkiliyor doğrusu. Karakterli karakterlerin, asiliklerini haklı sebeplere bağlayan kadınların müthiş hikayeleri bizlerle oluyor.

İskoç Muhafız Alayı ise tarihte var olan bir gerçek. 10 muhteşem erkek! Ve Monica sayesinde onların ateşli hikayeleri :) İki Ateş Arasında, Tutsak, Gazap ve şimdiii İhanet. Seri devam ettikçe eriyeceğimiz garanti. 

Seri sıralaması ve detaylı  seri bilgisi için TIKTIK

İhanet aslında serinin kilit kitabı. İskoç - İngiliz taht mücadelesinde yasalar üzerinden derin bir kurnazlık yapılır. Usule uygun usulsüz bir taç seramonisi vardır. İlk kitapta fettan bir kadınla tanışırız. İşini bilen, kendi ihtirası için eşini ve çocuğunu ardında bırakan bir dişi. İki Ateş Arasında kitabının son sahnesine dikkat edersek Tor'un küçük eşi kucağında yeni doğan kızı ile eşine bakar, derin bir iç çeker ben Bella gibi asla kızımı kocamı terk edemem der! Peki bu o kadar kolay mıdır? Bella eşi ve kızını nasıl terk etmiştir? Basit bir tutku - güç oyunu mudur oynadığı? Ardında yatan tarihi sırlar nelerdir? Düğüm İhanet kitabında çözülüyor.


Bella küçük yaşta serpilmiş, erken evlendirilmiş, kocasının takıntılarıyla baş etmeye çalışan güzel bir kadındır. Yıllarca erkeklerin odağı olmuş bunalmış birisidir. Bir kızı hem aileden hem eşten gelen köklü bir unvan zinciri arasında sıkışmış bir hayata sahiptir. O da bu hayatta yatak odası dışında önemli bir adım atmayı arzular, o da kızının kendi çektiklerini çekmemesini ister, aslında o da her kadın gibi basit istekleri olan bir fanidir.

Eşinin kızı üzerinde planları, kan yoluyla geçen taç giydirme hakkı, iki ülke arasındaki savaşın insanları kırıp dökmesi ve pek çok sebep onu Bruce'a taç giydirmeye uzanan yola sürükleyecektir.

Bruce çıktığı kanlı yolda en güvendiği 10 adama özel görevler verir. Paralı asker, güvenilmez Yılan - Lachan'ın sahneye çıkma vaktidir. Fettan bir kadının acı hatıralarını üzerinden atamamış, borçlar sebebiyle para için oradan oraya sürüklenip başkalarının savaşlarının celladı olmuş bu dev adam zorlu bir görevdedir. Kanını ateşlemeyi başaran bir kadını koruyacak, Bruce getirecek, savaşın yönünü çizecektir.

Ahh tabi Lachan aşık olmama sözünü tutmaya çabalayacak, Bella da erkeklerin saf şehvetine boyun eğmemek için yemin edecektir. Sözler ve yeminler tutku yanında erir :)

Müthiş bir hikaye, Muhafız Alayı Serisinin en güzel maceralarından birisi :)

NOT: Kitaplar seri diye göz korkmasın bağımsız da okuyabilirsiniz.

Mutlu günler, keyifli okumalara dilerim...





26 Kasım 2014 Çarşamba

Klan Liderleriyle Geleneksel İskoç Sofrasına Oturuyoruz!


Okuyan Kızlar Kulübü proje turunun en keyifli anları :) İç geçirerek okuduğumuz, savaşçı ruhuna adandığımız Klan Liderleri Sofrasına oturuyoruz. Dönemin imkanlarıyla kendi imkanlarımızı karşılaştırdık, geçmişe en yakın neler yapabiliriz dedik, koyduk önümüze notları ve mutfağa geçtik. Aklımızda Liderler :) elimizde tarifler başladık hazırlıklara. İstedik ki bu güzel süreçte sizler de bizimle beraber liderler sofrasından bir yudum tadın.


Geleneksel İskoç beslenme kültüründe etin ve peynirin büyük önemi vardı. Tarımdan çok hayvancılık ve avcılıkla ilgilenen klanlar kışın genellikle et tüketirler. Etlerini uzun süre korumak için ya kurutur ya da mağaralarda dinlendirirler. 


 Yaz aylarında doğanın verdikleriyle denizin sunduklarını tüketip diğer erzakları kışa hazırlamayı tercih ederler. Sebzeleri kurutmak, ete tat vermek adına baharatlar toplamak başlıca işlerdendir.


Kuru domates, biberiye ve pek çok tohum kışlık hazırlık ürünleriydi.


 Peynir de genellikle çiğ süt tüketen İskoçların özellikle kış aylarında tüketebilmek üzere seçtikleri bir yoldu. Peynirin hava şartlarında bozulmaması için seçilen yol baharat eklenerek hazırlamaktan geçmekteydi.


Ve yemeklerin olmazsa olmazı, ana besin tüketim maddesi EKMEK! mevsimlere göre değişmekteydi. Adanın nemli havası buğday üretmeye müsait değildi. Beyaz un özel günlerde tüketilen, ticari değişim yoluyla alınan bir üründü. Akdeniz ekmeği özelliği taşıyan farklı bakliyatlardan elde edilen unları baharatlar ve kurutulmuş sebzelerle karıştırarak yapılan ekmekler sık tüketilmekteydi. Ekmeklerin uzun vadede korunması ve damak tadının alıştığı lezzete kavuşması için de farklı mayalandırma usulleri uygulanırdı. 

Soframızın sponsoru Söke Un'un lezzet danışmanlarından fikir alarak soframızda Akdeniz, Trabzon, Alaşehir ekmek karışımlarını kullandık. Sizlere hem döneme en yakın görseli sunmak hem de o eski damak tatlarına bir adım yakınlaştırmak istedik. Tariflerimi blog turumuzun son gününe saklıyorum :) Mayalama aşamasından pişirme tüyolarına kadar anlatacağım :)


Fotoğraf çekiminde her daim yanımda olan, zevkli sunumlara imza atmamda fikirlerini esirgemeyen, görsel çekiminde bizzat yardımcı olan arkadaşım Men's Fashion by Kemal Köse'ye teşekkür ederim.



Monica McCarty Gözünden Adım Adım "Skye Adası"


Sisli dağlar, aşılmaz kaleler, zorlu savaşlar, efsane erkekler, mücadeleye değer aşklar ve bir tarihin izinde İskoç masalları... Monica McCarty gözünden tarihin tutkuyla harmanlandığı yer Skye Adası'na hoş geldiniz.

Bulutların arasından, kayalıklı bir sahilin dik yamaçlarında arzı endam eden bir adadır Skye. Sert İskoç coğrafyasının savaşçı ruhunun ateşinin yükseldiği Dunvegan Kalesi bu gizemli adanın baş tacıdır. Adanın batı tarafı Duirnish etrafından girilir, kuzeye doğru ilerlenir. Önce göle ulaşılır sonra da kaleye geçilir. Bu sert coğrafya taşından toprağına her daim savaşa hazır gibidir. Zor iklim, puslu vadiler, ulaşılmaz dağlar, dik yamaçlar, karşı konulmaz adamlar ve savaş nidaları...

Dunvegan savunma amaçlı yapılmış bir kaledir. Geçit vermez, ulaşılmaz bir  görüntü yükselir. Kale yüksek bir kayanın üzerine inşa edilmiş Edinburg ve Stirling gibi bir yapıya sahiptir. Yalnız su üzerinden ve deniz kapısından giriş vardır. Her kale gibi kendi sırlarını ve gizli geçiş yollarını korumaktadır. Yüzlerce yıl çözülemeyen bir bilmece gibidir.

İskoç - İngiltere savaşının çözüm anahtarı Tor bu adanın lideridir. Tor'un büyük dedesi vakti zamanında MacRaild adlı Danimarkalı bir şövalyenin kızı ile evlenilip adayı elde etmiştir. 


Ada sert iklimi ve kayalık yapısı sebebiyle kısıtlı sayıda geçim kaynağına sahiptir. Adanın çevresindeki diğer adacıklara botlar yardımıyla geçiş yapılır ve eksik ne varsa tamamlanır.  Ada Klan lideri Tor güçlü bir savaşçıdır. Tor'un savaşçı özelliklerinden ders almak isteyen cesur konuklar da sık sık uğrar. Adanın eski kale yıkıntıları arasında özel eğitimler sağlanır. Skye Adası'nın fiziki yapısı bir savaşçıya aradığı her imkanı sağlar. Dağ yürüyüşü, kaya tırmanışı, derin sularda dalgalarla savaş, mağaralar, avcılık... Beden yorgun düştüğünde kaplıcalarda dinlenme... Zorlu eğitimler sonrası et - süt - peynir - ekmek- şarapla güçlenme... Güzel kadınlar, şömine karşısında kuzu postları üzerinde dinlenilen uzunnn çetrefilli, zamanlar :) Monica McCarty arzulanan ne varsa en iyisini yazmaya aday. Güç, tutku, savaş ve dahası bu seride :)

Ada şartları insanları bir arada yaşamaya itmekte, kışın hayvancılık yazın balıkçılık yapmaya yöneltmekte. Klan kültüründe paylaşım öncelikli, herkes lider için, lider herkes için mücadelede. Tarım zayıf, avcılık kuvvetli bir geçim kaynağı. Kadınların tarla ve ev işlerine kendini adadığı, erkeklerin her an savaşa hazır olabilmek için savaştığı bir dünya burası.

Güç savaşlarında dengeler yerinden oynamakta, entrikanın yönü tutkuya çevrildiğinde taş taş üstünde kalmamakta.

Adım adım gerçeğe dayalı bir anlatımın tutkulu satırlarla buluştuğu bir maceranın merkezi Skye Adası görülmeye, ada hikayeleri okunmaya değerdir.

Okuyan Kızlar Kulübü an be an sizlere detaylar sunmaya devam edecek, bizleri takip etmeyi unutmayın :)


25 Kasım 2014 Salı

Okuyan Kızlar Kulübü 41. Blog Turu: Monica McCarty - İHANET / Tanıtım - Çekiliş


Sevgili Okurlarımız;
Okuyan Kızlar Kulübü’nün 41. blog turunun konuğu Koridor Yayınları’ndan çıkan, Monica McCarty kaleminden İhanet romanı! Bu kez bir proje turuyla karşınızdayız. Highland Guard serisinin 4. kitabı İhanet ile Syke Adası'na konuk oluyoruz! Hem adayı hem de kitabın geçtiği dönemi tanımaya çalışacağız. Klan liderleriyle birlikte geleneksel İskoç sofrasına oturacağız. Size değişik sürprizlerimiz var, proje turumuzu takip etmek için bizden ayrılmayın.

 -Kitabımızı Tanıyalım- 
Uğruna savaştığı adaletin pençesinde kalmak mı, yoksa onu alev alev saran tutkuya esir olmak mı?  Muhafızlar arasında soğukkanlılığı ve gizli görevlerdeki ustalığından dolayı "Yılan" lakabı ile anılan Lachan MacRuairi güvenilmesi zor biridir. Sadakatini yıllar önce yitirmiş, kayıtsızlığı ise acı bir ihanetle mühürlenmiştir. Ancak Lachan, Bella MacDuff'ı kaçırıp onu kralın taç giyme törenine ulaştırmakla görevlendirildiğinde her şey değişir. Kibirli görünümüyle kontes, onun yeniden aşık olmama yeminini tehlikeye atacaktır. 
Tutkulu ve fedakar bir kadın olan Bella, tacı Bruce'a giydirerek hem İngiltere kralına hem de kocasına meydan okuyunca bunun bedelini ağır bir şekilde öder. Kızını ondan uzaklaştırırlar, artık kısıtlanmış olan özgürlüğü de elinden alınmıştır. Barbarca mahkum edildiğinde çocuğunu geri almak için tüm varlığını ortaya koyar, ne var ki bu, çelik bakışlı acımasız savaşçıya ruhunu açmak anlamına gelecektir. 

Tur Takvimimiz 

24 Kasım 2014

 Duyuru – Takvim – Çekiliş 

Çekiliş için tık tık!! 

10 tane İhanet – Monica McCarty kitabı hediye ediyoruz, kaçırmayın!! 

25 Kasım 2014 

Pudra Tozu – Skye Adasına Dair 
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Serinin Dayandığı Tarihi Gerçeklik: İngiliz - İskoç Savaşı

 26 Kasım 2014 

Klan Liderleriyle Geleneksel İskoç Sofrasına Oturuyoruz! 
Sakız Enginar sitesinin sahibesi, Lezzet Danışmanı Dilek Yetkiner konuğumuz :)

27 Kasım 2014 

Kitap Tutkusu – Yazar ve Seri Bilgisi 
Fighting!! – Önokuma ve Alıntılar 

28 Kasım 2014 

 Yorumlar 

 Pudra Tozu
 Kitap Tutkusu 
 Kütüphanemden Kitap Manzaraları 
 Fighting!!

 29 Kasım 2014

 Bir Tur Böyle Geçti 

Katkılarından dolayı Koridor Yayınları ve Söke Un’a teşekkür ederiz.



19 Kasım 2014 Çarşamba

Mrs. Cupcake: Şeker mi şeker bir mekan :) #cupcake


Yazın fark ettiğim, tanıtmak için vaktidir dediğim bir mekan keşfi ile daha karşınızdayım. Bu sefer tatlı mı tatlı, rengarenk bir mekandan merhaba diyorum sizlere :) 

Muffin ve cupcake aynı şey değildir!

Önce facebook sonra instagram derken dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek çok sosyal ağda nice cevherler keşfediliyor. Kariyerli bayanlar hobilerini işe dönüştürüyor. Zevkli sunumlar, lezzetli çalışmalar başarıyı da beraberinde getiriyor. İş sebebiyle Trump Towers AVM ziyaret ettiğim günlerden bir gün tatlı bir mola vermek istedim. İnstagramda karşılaştığım mekana uğradım. Tertemiz, rengarenk, şık ve leziz.

Güzelim lezzetlerden birini deneyeyim istedim bir muffin alabilir miyim dedim amanınnnn!

Muffin ve cupcake aynı şey değildir denildi ve tatlı tatlı iki tadın ayrımı anlatıldı. Efendim muffin öz olabilir ama cupcake tamamen kokoş bir tat ben bu işten kendimce bunu anladım :)

İşin hamurundan tarzına girer, sunumundan anlamına çıkarız da boş verelim şimdi :)

Yeni yıl yaklaşırken, doğum günleri bitmezken ayyy 14 şubat mı geldi derkennnn bir telefon uzakta şık bir diyara adım atmanızı öneriyorum sizlere.



Mrs. cupcake için daha detaylı bilgi TIKTIK

Güzel, mutlu günler dilerim... :)

Tarih84

18 Kasım 2014 Salı

Starbucks Yeni Yıl Kahvelerinde 2014 Yeniliklerini Deniyoruz :) #starbuckschristmascoffee2014


Yeni yıl coşkusu sarmış dört bir yanımızı :) Yeni yıl yeni başlangıçlar hayaller ve daha nice güzel şey anlamlı eğlenceli sevimli deli dolu sevilesi...

Evvetttt efendim bu yıl neleri denemeli? Neler değişti? İyi -kötü değerlendirmeli.

2013 Yeni Yıl Kahve Deneyimi için TIKTIK

 #starbuckschristmascoffee2014


2013 yılından 2014 yılı hazırlığında yeni yıl kahve seçimlerimiz fındık ve zencefil üzerineydi. Starbucks ülkemizde şube açtıkça yeni ürünler de ekledi. Belki de ürünler yeni değildi sadece bizim ülkemizde yeni yeni menülere eklendi, örneğin tarçınlı kahve gibi TIKTIK

Starbucks ürünlerine alıştıkça yenilerini deneyimle isteği arttı, bunu gören yetkililer de yeni bir ürünle bizi tanıştırdı. 2014'ten 2015'e doğru yeni yılın kahve güzelliği acıbadem & bal ikilisi oldu. Riskli bir seçim doğrusu, acıbadem aroması çok baskın, bal biraz dengeliyor. Benim gibi acıbadem kurabiyesi ve benzeri ürünleri severseniz nefisss dersiniz, pek haşır neşir değilseniz sıcak çikolata ile servis edilse de sevemezsiniz. Siz en iyisi küçük boy seçip deneyin. Yeni yıl yenilikleri getirir değil mi? 

İyi mi kötü mü o zaman karar verin :)


Kütüphanemden Kitap Manzaraları ile güzel bir akşamda yeni yıl kahve / sıcak çikolata seçeneklerini denedik. Kendi damak tadımıza göre bir karara vardık. Taksimin atmosferinde yürüyüp dilekler diledik. Haydi ne duruyorsun sevgili okur çık ve yeni yıla yeni deneyimlerle başla. Tatlı, kahve kokulu nefis günler dilerim. Sevgiler...

Tarih84

5 Kasım 2014 Çarşamba

Eminönü'nde Hayat Renklerde Saklı


Eminönü'nde hayat renklerde saklı. Binlerce çeşit ürün, binlerce çalışan, binlerce hayat iç içe geçmiş bir mozaik adeta. Acı - tatlı - hüzünlü - deli - eğlenceli - ucuz - pahalı...

Dün yine iş sebebiyle Eminönü tarafına gittim. En fazla 10 dakika kalmışımdır ve o 10 unutulmaz dakikada şehri dinledim. Renkler cıvıl cıvıl sözler acı. Dilenen, ekmeği için bağıra çağıra malını tanıtan, indirim isteyen, aç, tok, turist, yerli... Atmosfer renkli, çok dilli, çok sesli. Yine de bu kadar güzellik içinde içim cız etti. Renklere aldanıp derindeki acıyı göremiyoruz gibi geldi.


Alın morun en çok yakıştığı, bizleri en çok güldürenlere sorsak hangi rengin insanısın diye eminim yoruldum düz beyaz olayım azım çoğum belli olsun derdi. 

Yine kendimi garip hissediyorum ve anlatamıyorum içimdekileri :( Bir basma kumaştan hüzne gittim hey yarabbi...

İyi, mutlu, hayat dolu kalın... sevgiler...

TARİH84

4 Kasım 2014 Salı

Babil.com: Çayın Kokusunu Davete Dönüştüren Bir Marka!


Bugün ofiste çay denemesi yaptık :) Hibiküs çay paketi o kadar bereketli çıktı ki koca hafta bize yeter de artar bile :) Bu çay da nesi, nereden geldi sorularının cevabı ise babil.com tabi ki :)

Babil.com kurulduğu günden beri bizleri şaşırtmaya devam ediyor, özenli firmalarla tanışmak bir ayrıcalık doğrusu.


Basın davetiyem gördüğünüz gibi şık bir sunumla elime geçti. Güzel bir söz, basın tanıtım yazısı ve çay nefisss :) Babil Türk Müziği Konseri'ne gidemesem de çayın kokusu beni alıp oralara götürdü desem yeri. Nostalji rüzgarı gibi :)

Bir sonraki adımları ne olacak, okuru nasıl şaşırtacaklar meraktayım.

Takipteyiz seni babil.com.

Çok yakınca şu merakla beklenen yazım calibro cihaz deneyimimi de sizlere anlatacağım :)

Mutlu misss gibi bir gün dilerim...

Tarih84

3 Kasım 2014 Pazartesi

Si Belle Chocolatier - Çikolatanın Nefis MACERASI



Sevgili arkadaşım, blog yazarı Seyhan'ın fotoğrafladığı bizlerin de orası neresi Seyhann götür bizi gittiğin yere diye ağlaştığımız mekanlardan biridir Si Belle Chocolatier.

Si Belle Chocolatier mekanının tatlı sahibesi Sibel inanılmaz şeker birisi. Küçük, samimi dükkanında geçirilen zaman enfes. Yalnızlığın unutulduğu, eski zamanların anımsandığı bir kuytu adeta.


Her hazırlığı bizi büyülüyor. Bu kadar mı hayır tabi, gezin görün isterim.


Taze çekim kahvesinden tutun da sadece sütle pişen sıcak çikolatasına kadar her tat nefis :)
Bu aralar feci özledim, mekan burnumda tütüyor desem yeri.


Kız kıza takıldığımız bir günden kare sizlerle. Seyhan ve La Fea birlikteydik.


Kahve fincanlarımızla kaç kare fotoğraf çekildiğimizi inanın hatırlamıyorum :)


Sibel kız arkadaşlarına tiramisu yapmış, biz de mekanda olunca ikram etti. Bonkörlüğü de destandır hani :)


Yolun açık olsun Si Bella Chocolatier :)

Tarih84

2 Kasım 2014 Pazar

Begü'ye Ne Oldu?


BENGÜ 'ye ne oldu? Başlığı gördüğüm an dikkat kesildim. Yazık dedim kız aşk acısı çekiyor, acaba ne için canını sıktılar?

Başlığı tıkladım bir başlık daha Bengü tanınmaz halde haydaaa ne oldu ki?

Kaza geçirdi vakti zamanında acaba dedim bir sorun çıktı da bıçak altına mı yattı.

offff hepsi boş, modaya uymuş botox ya da benzeri bir iki şey enjekte ettirmiş, kaşları da açık renge boyamış. Cool olayım derken ne olduğu ortaya karışık bir mevzuya dönüşmüş.

Bir de yeni albüm çıkarmış. İlk etapta klibi açınca Allah Allahhhh dedim dinledikçe de sevdim.

Gönlünü gönlüme, ömrünü ömrüme yazmıştım sildiler çoktan diyordu offff offf dedim.

Peki şimdi durum ne? Bengü ne oldu ne yaptı bilemem tabi ama sağlam parçayla piyasaya dönüş yaptığı kesin.

Tarih84

1 Kasım 2014 Cumartesi

Günün En Güzel Saati KAHVALTI!


Günün en güzel saatleri bana göre sabah kahvaltı vaktidir. Yarı uykulu yarı uyanık bir halde mutfakta dolaştığımız, erken kalkmanın ödülü kahvaltı sofrasını donatmaya inat ettiğimiz haller harikadır değil mi :)

Tabiii kahvaltı saatinden de önce iş güç için yollarda trafik çeken bizler için tatil günleri baştan sona kahvaltıya ayrılan bir güne de dönüşebilir :)



29 ekim resmi tatil olunca bizlere de hafta içi dinlenme günü oldu. Çarşamba günü evimin önünde pazar kurulduğu için şanslıydım. Uyandım ve tembel pazarcıların pazarı kurmasını izleyerek dolandım. Taze yeşillikler, domatesler, incecik açılmış yufkalar...

Azar azar aldım canımın çektiklerinden. Eve gelip çay demledim, gözleme yaptım derken sabırsız ben yarı kurulu soframa oturdum kaldım. Oysa daha neler neler yapacaktım.

Yorgunluk bu olsa gerek :(

Fırsatını yakaladığınız her an günü taze sebze & meyve eşliğinde geçirmenizi tavsiye ederim. İş saatleri hayat koşuşturmacası derken bünyeyi fena yoruyoruz. Hava değişimleri de her an yakamıza yapışıyor bir de hastalık çıkarmayalım başımıza.

Mutlu günler, kahvaltı masasında güzelliklerle dolu saatler dilerim :)

Tarih84