31 Mayıs 2014 Cumartesi

Nerede Bu Kız Diyenlere Gelsin ...


Pudra Tozu nedere? Bu kız ne yapıyor? 
Ahh yine kayboldu ortalıktan blog yine mi boş kaldı gibi sorularla karşılaşıyorum.

Pudra Tozu nerede? 
Doğma büyüme İzmirliyim, memleketimi çok da severim. Hayat şartları ve kalpten gelen istekler bir şekilde sizi savuruyor. Çalışmak istediğim alan ile şehir imkanları çakışınca artık İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul'u tam anlamıyla ''yaşıyorum'' da diyebiliriz. Yeni yerler keşfediyor, denemeler yapıyor, her güne mutlu bir an sıkıştırıyorum :)

Bu kız ne yapıyor?
İşte bu konudan pek bahsetmek istemiyorum. Çok sevdiğim bir alanda uğraş veriyorum diyelim :) Belki bir süre daha geçince en azından bir iş başlığı aktarırım sizlere :) Bloğumda  sizlerle paylaşabildiğim kadarını yazıyorum. İş yaşamı, kurum ve kişilerin önüne geçmek istemiyorum. Sınırlarımı korumayı istiyorum doğrusu.

Bloğuna ne oldu?
Vallahi bir şey olmadı. Sadece teknik sorunlar yaşadım. Bilgisayarım son zamanlarda sıkıntı oldu. Yeni bir bilgisayar almam şart, bunun için hem bütçeme uygun hem de kullandığım ana programlarla uyumlu içime sinen bir dizayn arıyorum. Yazın bol bol yeni yazılar aktarırım sizlere söz :)

Neden hep kitap yazıyor?
Çünkü söz verilmiş işler var, hobisini ciddiyetle yürüten bir ekip olan  Okuyan Kızlar Kulübü blog tur çalışmaları dışında bir şey paylaşamıyorum şu sıra. Teknik sorun yaşadığım için de OKK yazıları dışında pek bilgisayar başına geçemiyorum. Bu da akışta bolca OKK kitap inceleme yazıları yer almasına sebep oluyor. Az daha sabır tam bir dönüş yapmayı ben de çok istiyorum.

Belki Merak Ederseniz Diye:
İnstagram: http://instagram.com/pudratozu

***

İyi, huzurlu, sağlıklı, güzellllll günler dilerim.

Tarih84

25 Mayıs 2014 Pazar

Sır Muhafızı - Kate Morton


Okuyan Kızlar Kulübü 31. blog tur konuğu SIR MUHAFIZI kitabı ile Kate Morton oldu. Riverton Malikanesi ile zihnimizde fırtınalar estiren yazar art arda yeni eserler vermeye başladı. Yeni çıkan Sır Muhafızı kitabı da bizlerin okuma zevkine dahil oldu. Bir Artemis külçesi daha, bu kadar kalın, çevirisi zahmetli eserleri cesurca yayınlamaları harika doğrusu :)


 Tur kitaplarımızı ön araştırma yaparak seçiyoruz. Kitap daha çıkmadan haberdardık, sorduk nasıldır dedik. Yoğun bir anlatım, dönemi hissettirebilmek için uzun bir girişi var denildi. AMAAAAA öyle bir SIR var ki okuyanı şok ediyor, bu kadar kalın bir eseri okuduğuna değiyor denildi. Çok etkilendik. Başladık okumaya.

Kitabı elime aldığım dönem hayatım tam bir karmaşaydı. Aklım çok dağılmıştı araya Soma faciası girdi ki o sırada biz koptuk :( Hala ne kadar toparladık bilemiyorum. Hal böyle olunca ben ilk 400 sayfada zorlanarak okudum. Konu değildi zorlayan, iç sıkıntım sebebiyle bir an evvel sonuca ulaşmak istiyordum. Bu kadar büyük bir SIR ha deyince de açıklanamaz ki aaaaa :)


SIR MUHAFIZI - KATE MORTON:

Yaşadığınız hayatın zaten yaşayacağınız hayat olduğuna emin misiniz?

1961: Laurel sıcak bir yaz gününde, çocukken oynadığı ağaç eve saklanmış, Billy adında bir gencin, Londra'ya taşınmanın ve parlak bir geleceğin hayalini kuruyordu. Fakat bu huzurlu gün sona ermeden, Laurel, hayatını değiştirecek bir cinayete tanık olacaktı.

2011: Laurel artık çok sevilen bir oyuncuydu ama geçmişin gölgesinden bir türlü kurtulamıyordu. Tanık olduğu günahları aklından çıkaramadığı için aile evine dönerek geçmişin gizli parçalarını bir araya getirmeye karar verdi. 

Bambaşka dünyalardan üç yabancının, Dorothy, Vivien ve Jimmy'nin yolu, savaş dönemi Londra'sında şans eseri kesişecekti. 

Ve hiçbirinin hayatı eskisi gibi olmayacaktı.

***

Yaşadığınız hayatın zaten yaşayacağınız hayat olduğuna emin misiniz? diyor ya kitap ben de şunu diyorum geçmişi kurcalayıp gerçekleri öğrenmek yalanlarla örülü bir dünyada yaşamaktan daha mı iyi? bir düşün sonra eşele...

***
Kafanız rahatsa, uzun soluklu dönem anlatımı ağırlıklı bir eser okumak istiyorsanız bu kitap tam da size göre efendim.

ARTEMİS YAYINLARI'na destekleri için bir kez daha teşekkür ederiz.



24 Mayıs 2014 Cumartesi

Kate Morton - Sır Muhafızı’ndan Alıntılar


Okuyan Kızlar Kulübü 31. blog turu ile karşınızdayız. Artemis Yayınları bu ara okuyucusunu çok mutlu ediyor. Bekleyen kitaplar, istenen yazarlar, yeniliklerle bizlere ziyafet çektiriyor. Özellikle kitap kapaklarını pek bir seviyorum. Şimdi yeni trend kitap iç kapakları ve Artemis yine bu konuda da özgün işler ortaya koyuyor. Dergi kapağını aratmayacak kalite yayım yaptığı için bir okuyucu olarak teşekkür ederim :)

Blog tur konuğumuz Kate Morton. Riverton Malikanesi kitabı hem ülkemizde hem de dünyada haftalarca listede kalmış iyi bir kitap. Yazar girişi sağlam yapınca diğer kitapları da kısa aralıklarla bizlerle oldu. Tur konuğumuz Sır Muhafızı kitabından alıntılarla sizlerleyiz.

Keyifli bir okuma süreci dileriz :)



 Kate Morton - Sır Muhafızı’ndan Alıntılar

Nicolas'ın kızlarıydı onlar - Laurel, Rose, Iris, Daphne. Babalarının içkiyi fazla kaçırdığında söylediği gibi, bir bahçe dolusu kız evlatlarıydı.

''Benim gibi olma Laurel'' demişti. Önemli olanı anlamak için çok bekleme. Ailen bazen seni deli edebilir ama hayal edebileceğinden çok daha fazla değerlidirler.

Gerçek bir dost, karanlıktaki ışığa benzer.

Çünkü sıkıcı ve masum hayatlar yaşayan insanlar ikinci bir şans için minnet duymazlardı.




23 Mayıs 2014 Cuma

OKK 31.Blog Turu: Sır Muhafızı - Kate Morton Tanıtım Ve Çekiliş




Herkese merhaba,
OKK’nin 31. blog turuna hoş geldiniz. Bu turumuzun konuğu Artemis Yayınları’ndan çıkan Kate Morton’ın yazmış olduğu Sır Muhafızı kitabı.
Kitabımızı tanıyalım;





Yaşadığınız hayatın zaten yaşayacağınız hayat olduğuna emin misiniz?
1961: Laurel sıcak bir yaz gününde, çocukken oynadığı ağaç eve saklanmış, Billy adında bir gencin, Londra'ya taşınmanın ve parlak bir geleceğin hayalini kuruyordu. Fakat bu huzurlu gün sona ermeden, Laurel, hayatını değiştirecek bir cinayete tanık olacaktı.
2011: Laurel artık çok sevilen bir oyuncuydu ama geçmişin gölgesinden bir türlü kurtulamıyordu. Tanık olduğu günahları aklından çıkaramadığı için aile evine dönerek geçmişin gizli parçalarını bir araya getirmeye karar verdi.
Bambaşka dünyalardan üç yabancının, Dorothy, Vivien ve Jimmy'nin yolu, savaş dönemi Londra'sında şans eseri kesişecekti.





Konumuzu okuduktan sonra takvimimiz ise şöyle;
23.05.2014
Tanıtım-Çekiliş
Çekiliş: Fighting!!

24.05.2014
Pudra Tozu-Sır Muhafızı’ndan Alıntılar
Kitap Tutkusu -Kitabımızın Yurtdışı Kapakları
Kütüphanemden Kitap Manzaraları -Kate Morton’ın Ülkemizde Yayınlanan Kitapları
Fighting!!-Önokuma ve Yazar Tanıtımı

25.05.2014
Yorum


Katkılarından Dolayı Artemis Yayınlarına Teşekkürler^^

20 Mayıs 2014 Salı

Kalpten Kalbe - Kat Martin : Unutulmaz Bir Viking Kalbimizi Çaldı ahh ahhhh



OKK 30. blog turumuzun da yorumlarımızla sonuna geldik. Kat Martin bizim için çok çoook ayrı bir yere sahip oldu. Nemesis Kitap'tan ilk çıkan eseri Gelinin Kolyesi'ne inceleme yapmıştık. Kalpten Kalbe kitabını da seri devamı zannederek incelemeye karar verdik. Kitap hakkında araştırma yaparken yeni bir seri başlangıcı olduğunu görünce ilk şoku yaşadık. Kitap Tutkusu aylardır Viking de Viking diyordu, neden ülkemizde Viking romansları çıkmıyor, Allah duydu sesini :) Veeee bir Viking serisi ile Okuyan Kızlar Kulübü karşınızda efendim :))) 


Leif uzak diyarlarda yaşayan bir adam. Bir viking bir lider. Hep dağların ardını merak etmiş keşfedeceği günü beklemiş bir gönlü asi. Karaya vuran bir gemiyi tamir edip çıkıyor yola, Londra yakınlarında karaya vuruyor. Esir alınıyor ve sirkte sergileniyor. Dil bilmez, kültüre yabancı tam bir çaresiz. Ölmek için yalvardığı bir gün bir kız onu duyar. Dilini anlar ve türlü olaylar sonucu kafesten çıkarıp özgür kılar. Yaşıtlarına göre iri, sarışın, kıvrımlı bir bedene sahip kızımız ilk defa bir erkeğin yanında kendini narin hisseder. Derin okyanus mavisi gözlerde kaybolur gider. Kültürel prensipler ham erkek Viking'in davranışlarına boyun eğer. 
Günler geçer aylar geçer kızımızın babası Viking'i adam eder geri dönerler. O artık bir beyefendidir tabi görünüşte :) Kızımızın evlilik hazırlığı Viking'in toplumda yer edinmek için mücadelesi derken sınırları zorlayan anlar yaşanır.
Bayıldımmmmmm, Vikingler candır diyorum :)
Leif'in has erkek halleri utanmazlığı çok çok komikti. İkide bir kıza başlık biçmesi, arzularını saklamayışı, kızı isterken sanki bir parça ekmek canım çekti der gibi hallerine koptum. O banyodan çıktığın an dünyalar değişti be Leif ahh ahh diyorum :)
Leif ve kızımızın duygusal git gelleri bence çok dozundaydı. Bir erkek diğer dünyayı merak etse de lider olarak dönüş yolu arıyordu. Kızımız adamın çekimine kapılsa da kalıp ailesine karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çabalıyordu. Çok çok üzüldüğüm anlar yaşandı. Kitap bana göre 3 kısımdan oluşuyordu. Kat Martin kitapları beklenen şaşırtan ve istenen şeklinde ilerliyor. Ve ben bu ilerleyişte açılan yeni konular ve savaşları okumaya bayılıyorum.
Hani derler ya her şey olması gerektiği gibi, bu kitaba ek diyorum ki olması gereken bu kadar mı şaşırtıcı bir lezzetle sunulur ahhhh ahhh ...

Sevgili Nemesis Kitap seri devamlarını bekliyoruz. Kat Martin'i daha da çok okumak istiyoruzzzzzzz



Bir sonraki turda görüşmek üzere, sevgiler...


19 Mayıs 2014 Pazartesi

Tarihi Aşk Kitaplarının Yeni Soluğu Vikingler Hakkında Bilmediklerimiz


Vikingleri cezbedici kılan kadın, ezberi bozan kurgularla karşımıza çıkan enfesssss yazar Kat Martin bizi yine büyüledi. İngiliz Lordlarına aşina biz, İskoç ateşi ile kavrulan biz yeni bir ırka pek de hazır değilmişiz. Duygular alt üstü oldu bu buuuu nedir buuuuuu isyannnn!!

Yeni aşkımız VİKİNG! :)

Viking denilince aklıma Fransızların bize sunduğu koca göbekli hantal adamlar geliyordu. İşleri güçleri bira içip but yemek arada espiri yapmak o kadar.  Vikinglere dair ikinci bildiğim bilgi de bir şeye benzemeyen çizgi filmdi. Hoplayıp zıplayan bir küçük çocuk. Geçen yıl fark ettiğim, dünya kadınlarının ağzının suyunu akıtan, erkeklerin ilgiyle izleyip feyz aldığı Viking dizisi ise ayrı olaydı. Yok canımmmm seksi göstermişler Vikingler böyle değildir diyordum.

 Adama sorarlar tabi: nereden biliyorsun, ne biliyorsun? Ahhh Kat Martin sağ olsun artık baya bir şey biliyoruz :) Açtığı çığırda deli gibi de araştırıyoruz. 

Meğer öğrenecek ne çok şey varmış :)

Kat Martin - Kalpten Kalbe kitabı üzerinden Viking ırkını tanıyalım.


Vikingler soyu tükenmiş nesil diye bilinir. Yaşadıkları varsayılan yer İskandinav kıyıları. Adalar topluluğu şeklinde yaşarlar, tarıma elverişsiz şartlar geçim sıkıntısına neden olur. Küçük baş hayvanları yetmediğinde diğer topluluğa saldırıp yağmalarlar. Genelde kız kaçırarak evlenirler :) Çok vahşiler, seksiler ve her şeyi kendilerine hak görürler. Eşlerinin yanında geçimini sağladığı sürece istediği kadar metres tutabilirler. Kayalık bölgelerde yaşadıkları için ağaç yetişmez, ağaç olmayınca da gemi yapamazlar. Ticaret ve diğer kültürlerle etkileşim az olunca barbarlıkları artar. Geniş pantalonlar, dökümlü kazaklar giyen erkekler uzun saçlı ve sakallı kaba bir görüntü çizerler. Kadınlar rahat kıyafetler seçer. Düz bir saç örgüsü, yünlü uzun bir basit elbise yeterlidir. Klanlar halinde yaşarlar ve liderlerin sözü emir kabul edilir. Normalin çok üstünde boyları posları olduğundan çok dikkat çekicidirler.

Kalp serisinin ilk kitabı Kalpten Kalbe'de iki kültürün derin çarpışması Vikingler ve İngilizleri bizlere anlatılır. Viking yakışıklısı dağlarla örülü bir adada yaşayan Leif hep bir adım ötesini düşlemektedir. Bir gün bir fırsat çıkacak ve adadan ayrılıp diğer dünyayı görecektir. Ağaç bitmeyen adada odun olmayınca gemi yapımı da hayaldir. Kader ağlarını örene kadar içten içe bir ateş yanmaktadır.


Karaya vuran, harap haldeki bir geminin onarımı, yanına kattığı cesur adamlarla Leif yola çıkar. Londra yakınlarında kıyıya vuru, tek sağ kalan da odur. Yaralıdır esir alınır ve bir karnavalda vahşice sergilenir. Kızımız Krista kafes içinde son derece arsızca kelam eden Vikingi görür. Önce duyduklarını hazmeder sonra da bu esaretten kurtarır. Babası da Leif'e medeniyete uyum sağlamayı öğretir.


Sofraya nasıl oturulur, çatal bıçak nedir, neden şarap içilir... 
Ot bitmeyen yerde üzüm yetişmeyeceği için şarap adamımızın genzini yakar. O kurak toprakların arpa tohumu biraya alışkındır. Kaçma kovalama kültürü, vahşi hayat avcılığı zorunlu kılar. Avladığın hayvan da ateşlerde çevrilir parça parça tüketilir. Portakallı ördek ve iç çeşit çatal kullanımını bizim haşin Viking ne yapsın?

Adalı hayatta geçim kaplumbağa kabuğundan tarak, koyun yününden kilim, avcılık iken şehirde işler farklıdır. Vücuda yapışan pantolon, dar iç çamaşırları, balina kemiğinden korseler, kabarık anlamsız kıyafetler, saten işlevsiz ayakkabıların cazibesi... Sütçü kızlar, sinek kaydı tıraşlar ve kumar...

Vikinglerin yaşam biçimi, erkeğin en ham hali sizlerle. Yeni bir kültüre seksi bir bakış atmaya ne dersiniz? Kitabımız sizlere çok şey vadediyor :)


18 Mayıs 2014 Pazar

Okuyan Kızlar Kulübü 30. Blog Tur: Kalpten Kalbe - Kat Matin ( Kalp Üçlemesi #1 )


İngiliz Aristokratlar, İskoçlar, acımasız korsanlar... Historical Romance türünde o kadar çok sayıda farklı karakterler okuduk ki! Artık taze kan mı lazım? Peki yepyeni bir ırka hazır mısınız? Vikingler! 

Yurtdışında bir çok Viking serisi olmasına rağmen Türkçe'ye ilk kez çevrildi! Vahşi ve savaşçı Vikingler'in dünyasına Okuyan Kızlar Kulübü ile dahil olmaya hazır mısınız?

30. Blog Turumuzda Kat Martin'in Kalpten Kalbe kitabıyla sizlerleyiz.
Bizden ayrılmayın!  


KitapTanıtımı:

Bir deniz kazasında yaralanınca korsanlar tarafından esir alınan cesur Viking savaşçısı, Londra'ya getirilir. Bir sirkte, kafes içinde kilitli tutularak gezdirilmektedir. Dilini bilmediği bu ülkede, kafesin içinde sadece kendi dilinde konuşarak yardım istese de, hiç kimse onu anlamamaktadır. O güne dek…
Krista Hart, toplumsal sorunlar ya da sosyal adaletsizlikle ilgili yazmaktan çekinmeyen bir gazetecidir. Son zamanlarda şehrinde epey meşhur olmuş sirki görmeye gider ve duyduğu yabancı dildeki sözcükleri anlar. Çünkü o dili bilmektedir. Esir düşen Viking'in yardım çığlığını duyan Krista, onu kurtarmanın bir yolunu bulabilecek midir? Peki ya cesur Viking'in o kafesten çıkması, gerçekten kurtulduğu anlamına gelir mi?
Krista, adlandıramadığı bir çekim hissettiği bu adama yardım edebilmek için ne kadar ileri gidebilir?


Tur Takvimimiz

18 Mayıs 2014
Duyuru – Tanıtım – Çekiliş


19 Mayıs 2014
Pudra Tozu – Tarihi Aşk Kitaplarının Yeni Soluğu Vikingler Hakkında
Kitap Tutkusu – Yeni Trend Viking Kitapları
Fighting!! – Kalp Üçlemesi ( Heart Trilogy) Seri Bilgisi


20 Mayıs 2014
Yorumlar
Pudra Tozu



Katkılarından dolayı Nemesis Kitap’a teşekkür ederiz.


12 Mayıs 2014 Pazartesi

Serafina: Hayalden Gerçeğe Sürüklenen Güzeller Güzeli Bir Kadının Acı Hikayesi


29. blog turumuzun son paylaşımları yorumlarda sıra:( Serafina aylardır bize eşlik eden bir karakter, kopmak çok zor bu satırlardan.  Mine Duran öyle işlemiş ki hikayeyi, her bölüm ayrı hüzün her bölüm ayrı macera ahh ahhh...

Rus topraklarından kaçıp gelen bir adam, ardında bırakılan acılar. Unutulmayan kayıplar, yürekte aşk sızısı, zorunlu bir evlilik ve umuda doğan bir bebek. Umutsuzluklarla çevrili bir ruh ve terkediş:( İşte Serafina böyle öksüz kimsesiz kalan bir bebek. Dadıya emanet bir melek, cin masalları ile büyütülen, normali yaşayamayan insanlardan uzak tutulan saklı güzel. Yarı deli büyüyüş, gerçekle masalın karıştığı zihin ve ilk tutku kıpırtıları sonuç babasız bir bebek ve ikinci terkediliş.

Yarı deli yarı akıllı yıllar, ülkeden ülkeye seyahat, acı olaylar ve her adımı tedirginlikle ata ata yürüyüp büyüyen küçük bir erkek çocuk.

Bir okuyucu olarak türlü türlü şüphelerle ilerledim kitapta. Tahmin edilir gibi ilerleyen ama ters köşelerle bölüm kapatan bir eserdi.  Fantastik ögeler iki ana noktada çelişkide kalmamı sağlasa da, üzüle üzüle ilerlesem de sevdim kitabı. Özellikle mitoloji ile derin bağı sardı benliğimi.

Benim için farklı bir okuma süreciydi.


Kalemine sağlık Mine Duran sizi tanımak benim için bir ayrıcalık :)



Mine Duran röportajı için TIKTIK

Kitap Tanıtımı için TIKTIK

Kitap yarışmalarımıza katılmak için TIKTIK




Genç Bir Kadın ve Medusa Sendromu / Serafina - Mine Duran

 Okuyan Kızlar Kulübü 29. blog tur konuğu Mine Duran'dan SERAFİNA oldu. Kitabın son aşamalarında dahil olup süreci takip edebilmek harikaydı. Her an hikayenin içinde yer aldık. Genç, güzel Serafina ile bütünleştik. Onun deliliğin sınırındaki hallerine tanıklık ettik :(


Dikkat ederseniz kitap kapağında Medusa heykeli vardır, Yerebatan Sarnıcından da bir kare. Serafina'nın hayat akışı ile güzeller güzeli Medusa'nın hayat akışı paraleldir. Okurken tarihten çokça anımsatan sahneye şahit oldum. Karşımda Medusa sendromlu genç bir anne vardı. Kendimce sizlere hem Serafina'yı hem de Medusa'yı anlatmak isterim.


Medusa hem bu dünyada hem de Tanrılar katında eşsiz bir güzelliğe sahip genç bir kadın. Athena'nın himayesinde genç, saklı bir kız. Athena'nın eşi Poseidon bu güzellik karşısında öyle büyülenir ki kızın ırzına geçer.  Athena bu durumu yediremez ve Medusa'yı dünyanın en çirkin yaratığına dönüştürür, Medusa'ya ölüm de hediye eder. Kızımıza bakan taş kesilir. Olaylar olaylar... Medusa can verirken ölü bedeninden tecavüz sonucu hamile kaldığı yavruları çıkar ve bu dünyanın köleleri olur :(
Güzelliği saklanıp dış tehlikelerden korunmak isteyen kıza en büyük kötülük yine koruyucularından gelir. Hayatı yaşayamaz, çile yüklüdür ve ardında bıraktığı evlatları da yarı köledir. 

Hayat zaten ne zaman adil ki? 

Kitap ana karakterimiz Serafina'nın da doğumu çilelidir. Babasının yok saydığı, sözde korunaklı dünyada dadasının cin masalları ile büyütülen dünya güzeli bir kız. Bu duvarlarla örülü dünyada bir isyan ediş sonucu Serafina hamile kalır. Yalnızlaştırılır. Minik bir bebek, küçük güzel bir kız hala sözde korumaya çalışan dadı. Kızımız delilik sınırında kendini korumak adına oradan oraya savrulur. Oğlu büyürken güvensizlik, yaşanan sorunlar derken psikolojisi zayıflar. Annenin gidişatı, kendini Medusa zannetmesi, çocuğun tutunacak sağlam dalı olmayışı ikisinin de kaderleri tımarhane yolları ile kesişir.
Yazık olan hayatların fantastik anlatımı kitabımızda saklı.

11 Mayıs 2014 Pazar

Mine Duran'la Röportaj


 
 
 -Okuyucuların sizi daha iyi tanıyabilmesi için biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
 
Merhaba Okuyan Kızlar Kulübü okuyucuları. Ben Mine Duran… Ankara’da doğdum. Sıradan olacak belki ama kendi bildim bileli yazıyorum. Kırmızı saçlı, çilli, minicik bir kız çocuğuyken bile kendi kendime masallar, hikâyeler uydurmaya bayılırdım. Şiirler söyleyerek gezerdim. Evimizin arkasında bir kömürlük vardı. Orada bulduğum kırık dökük bir masanın üzerine annemin sandığından gizlice aldığım dantel örtüyü örter, üzerine kâğıttan bir fener koyardım. İçinde de mum yanardı tabii. Komşumuzun kızıyla, kardeşimi ite kaka o dehlize tıkar uydurduğum masalları anlatırdım onlara. Ya da yazdığım şiirleri okurdum. Karşılığında da onlara gazoz ve kremalı bisküvi ikram ederdim. Annem tarafından yakalanınca tehlikeli ve gizli ritüelime son vermek zorunda kalmıştım.
     Anneannemi kaybettikten sonra yanımızda yaşamaya gelen teyzemle annemin bitmez tükenmez hikâyeleri vardı anlatacak. Dolmacık, gizlenir saklanır onları dinlerdim. Saklı hazinemdi onlar benim. Büyükbabam Rusya’dan 1917’de bir balıkçı motoruyla Türkiye’ye kaçmış, Türkiye’de kalabilmek için anneannemlere içgüveysi girmişti. Rusya’dan bahsetmek o yıllarda adeta tabuydu. Bu yüzden konuştuklarını kimseler bilsin, öğrensin istemezlerdi. Ama ben!  
     Büyüyordum. İlkokul dördüncü sınıftayken Doğan Kardeş’in açmış olduğu şiir yarışmasına katılmış Gecenin Söyledikleri adlı şiirimle 1964 yılı şiir birincisi ben olmuştum. Çocukluk hayallerim yazar olma hevesiyle şekilden şekle, renkten renge giriyordu. Masallar yazıyordum durmadan. Muharrir hanım diye dalga geçiyordu babam. Ortaokuldayken ülkede korkunç şeyler olmaya başladı. İnsanları, kitapları tutukluyorlardı. İstanbul’daki amcamın bir oda dolusu kitabı Ankara’ya, bizim eve getirilmiş, küçük odaya yığılmıştı. Annemle, teyzemin aile hikâyelerinden sonra keşfedeceğim ikinci büyük hazine de bu kitaplar olacaktı. Varlık Yayınları’nın hemen tamamı bizim evdeydi. Okuma serüvenim önüne geçilemez bir hal alacaktı böylelikle.
     Lisedeyken masallarım Ankara’da bir dönem yayımlanan Masal Dünyası adlı dergide yayınlanmaya başladı. Yazdığım toplumsal birkaç şiir de Ankara Sanat Dergisi’nde yer aldı. Çok mutluydum. Bir yandan da Devlet Güzel Sanatlar Galeri’sinde Eşref Üren’den resim dersleri alıyordum. Üniversiteye giderken eğitimim sırasında evlendim. Okurken evlilik, evcilik oynamak gibi bir şey olduğundan eğitim yaşamım dâhil her şeyi gecikmeli olarak tamamlamak zorunda kaldım. Son sınıftayken kızım dünyaya gelmişti zaten. Yazmaya ara vermiştim. Peşi sıra oğlumun dünyaya gelişiyle hayal dünyam bir darbe daha aldı. Yetenekliyim, istediğim zaman yazarım nasıl olsa diye düşünüyordum bir yandan da… Bir gün dergilerden birinde Kadın Öyküleri Yarışması ilanı gördüm. Rahmetli Duygu Asena’nın çıkarmış olduğu dergilerden biriydi. Kadınca! Çarçabuk bir öykü yazıp, herkesten gizli gönderdim. Sonuç açıklandığında kazananlar arasında ben de vardım. Serüven yeniden başlıyordu benim için.
      1994 yılında ilk öykü kitabım Sakar Burjuva, Akabinde 2. Öykü kitabım Küpe Çiçekli Kokona yayımlandı. Özyürek Yayınları, Çocuk Romanları Dizini içinde yer alan Kar Yıldızları adlı fantastik kurgu Çocuk romanımsa 2008 yılında minik okurlarla buluştu. Yazdığım öyküler, kimi masallar Türk Dili Dergisi ve TYS’nin çıkarmış olduğu Üçüncü Öyküler Dergisi’nde yer aldı. Çok yakın bir zamanda mizah öykülerinden oluşan yeni bir kitapla, masallar var okuyucunun karşısına çıkmak üzere sıra bekleyen.
Not: Yazarımızın göründüğü gibi harika bir evi var. Beni konuk ettiği için teşekkürler :)
 
- Serafina'yı okumak isteyenlere nasıl tarif edersiniz?  Gerçekten ilginç ve değişik bir kitap. İlhamını nereden aldınız?
     Okumak da, yazmak da bir serüven sevgili okuyucular. Güncel konuları mizahi bir tatta aktarmayı sevdiğim kadar, beynimin gizemli koridorlarında dolaşıp hayaller avlamaktan da aynı oranda hoşlanıyorum.  SERAFİNA da böyle ortaya çıktı. Bu bahtsız kadın, benim bile tanımadığım, kurguladığım hayali bir karakter.  Sanrılarla yaşayan, çevresiyle iletişim kuramamış, kurmamış, yalnız, yapayalnız şizofrenik bir kadının gerçekten kopuş halleri roman. Romanı okumanızı istediğimden romanla ilgili fazlaca bilgi vermek istemiyorum aslında. Özellikle kadın okurların soluk soluğa bir heyecanla okuyacaklarından eminim bu kitabı.

- Yazarken en çok zorlandığınız kısım / karekter ne oldu? Neden?
 
     SERAFİNA’yı yazarken başlarda isim kullanmamaya çalıştım. Bunun son derece zor bir yöntem olduğunu söyleyebilirim. Serafina’nın babasını anlattığım bölümdeyse oldukça sıkıntı çektim.  Zira Serafina’nın babası rolünü büyükbabama benzer bir yaşam sürmüş bir karaktere verdim. Gerçeğe yakın, hem gerçek olmayan bu durum beni uğraştırdı biraz.
-Bakıcısının kızımıza anlattığı masallar gerçekten de şaşırtıcı ve ilgi çekici. Küçüklüğünüzde size de böyle masallar anlatan biri oldu mu? Bu masallar kaynağını nereden alıyor?
 
     Okuyan Kızlar Kulübü okuyucularının merak ettiği konulardan biri de sanırım Serafina’nın bakıcısı kadının ona anlattığı ürkünç masallar gibi küçükken bana da böyle masallar anlatılıp anlatılmadığı… Buna hem evet, hem hayır diye yanıt verebilirim. Kökleri Rusya’ya, Ruslara dayanan bir aileniz varsa eğer, evde de anneniz ve teyzeniz gibi durmadan geçmişe dayalı meseleleri fısıl fısıl konuşan büyükleriniz varsa; ötesi size kalmış. Uydurun biraz, süsleyin, püsleyin beyin kıvrımlarınızın karanlık köşelerinden birine hapsedin onları. İnanın günün birinde lazım olacaktır her biri. Şaka tabii ki… Pek çoğunu kurdum, kurguladım. Nefis bir fantastik hikâyeye sizi de ortak ettim. Sonrası size kalmış. Açıkçası değerli görüşlerinizi ben de merak ediyorum.
 
 
-Güzel cevaplarınız için teşekkür ederiz Mine Hanım. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Benimle bu söyleşiyi yaptığınız için asıl ben çok teşekkür ederim.

tarih84

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Okuyan Kızlar Kulübü 29. Blog Turu: Serafina / Mine Duran


Herkese merhaba!!

OKK olarak 29. blog turumuzla sizlerleyiz. Konuğumuz Mine Duran’ın yazmış olduğu Serafina kitabı. Değişik bir kurgusu olan bambaşka bir kitap. Okuma sürecinde güzel bir olayda yaşadık. Kitabın arka kapağında OKK takipçilerini bir sürpriz bekliyor!!

Kitabımızı tanıyalım:

Zihninizde iki farklı kişiyle yaşıyor olsaydınız bununla nasıl başa çıkardınız?
Serafina ruhunda gömülü ikinci bir insanla yaşadıklarını bir sis perdesinin arkasından seyrediyordu. Üstelik adını meleklerden alacak kadar güzeldi.

Rus topraklarından kaçıp Osmanlı’ya sığınan meczup bir adamın tohumu, yalnızlıkla örülü bir dünyada büyüyen masum bir ruhtu o. Çektiği acılardan kurtulmak ve geçmişini unutmak için zihninde yeni bir kişilik yaratmıştı. Ancak yarattığı bu yeni benlik ona acıdan başka bir şey vaat etmiyordu.
Serafina, her sayfasıyla soluksuz okuyacağını kişisel bir savaş… Gencecik bir kadının düşlere sığınırken kendini kaybedişinin öyküsü…

Geriye yalnızca sessizlik kaldığında, çığlık atmak en öldürücü silahlardan biri olabilir… Belki de öldürücü çığlığı atan, iyilik ateşini yakan sizsinizdir ama bunu bilmiyorsunuzdur…
“Ürkütücü bir masal, postmodern bir şehir efsanesi gibi gizemli ve etkileyici…”

Okuyan Kızlar Kulübü

Tur Takvimi

10.05.2014
Duyuru – Takvim – Çekiliş
Çekiliş için Tık Tık!!
11.05.2014
Pudra Tozu – Mine Duran'la Röportaj
Kitap Tutkusu – La Fontaine Masalları
Pudra Tozu – Genç Bir Kadın ve Medusa Sendromu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Cin Masalları
Fighting!! – Yerebatan Sarnıcı Üzerine
12.05.2014
Yorum
Pudra Tozu
Kitap Tutkusu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting!! 


Katkılarından dolayı Altın Bilek Yayınları’na teşekkür ederiz.





2 Mayıs 2014 Cuma

İzmir Kitap Fuarı Kitap Alışverişleri ve Haberler - 2014


Bir yıl daha geçer 2013 kitap fuarını anlattığım zamanlar çok da uzakta değil.
Karşılaştırmalı bir yazıya hazır olun. Hem İzmir fuarı açısından 2013 - 2014 fuar gözlemlerimi aktaracağım hem de son katıldığım 4 fuarın genel izlenimini. 
2013 İzmir kitap fuarı: Birçok yayıncının özel indirimlerini keşfettiğim delicesine alışveriş yaptığım bir fuardı. O saatten sonra ne alışveriş sitelerinde gözüm kaldı ne de indirimli kitap satan satış noktalarında. Hemen okumalıyım ay dayanamıyorum dediklerimi alıp gerisi için koca bir yıl sabrettim. Bu demek değil ki okumadan durdum. İndirimdi, incelemeydi katıldığım diğer fuarlardaki cazip olmayan ağza bir parmak bal misali indirimciklerle günler geçti. İstanbul Tüyap kitap fuarı bana göre rezildi. Ama CNR fuarını görünce Tüyapa şükretmek de gerekliydi. Kasımda gerçekleşen fuarda internet ortamında alabileceğimiz fiyatlara çekilen kitaplar CNR da sıfır indirimli şekilde önümüze sürüldü. Kasım ayında yazar imzaları ve fuarın ilk heyecanları sebebiyle zevkliydi Mart ayındaki ise sinek avlama türündendi. Her geçen fuar beni İzmir'e itti :)

İŞTE ALDIĞIM KİTAPLAR VE HİKAYELERİ:


Sel Yayıncılık: Okuyan Kızlar Kulübü olarak geçenlerde Mehmet Murat Somer'in hop çiki yaya serisini inceledik. Yazarın aykırı kalemine bayılınca diğer kitaplarına da merak saldım. Sel'den de böylelikle ilk kitap alışverişimi yaptım. İndirimi iyi, kitaplar kaliteliydi!

April Yayınları: Yıllar önce Jodi Picault'un Cam Çocuk kitabını okumuştum. Çok beğenmiştim ve OKK olarak Anlaşma kitabına da tur yapmıştık. Yenilenmiş kapakları görünce dayanamadım Cam Çocuk da dahil tüm kitapları aldım. Ailecek okuduğumuz için ayrı mutluluk oldu. Eve Dönüş Şarkısı kitabını delicesine merak ediyorum :)

Ephesus Yayınları: Bu yıl kaç fuardır hayal kırıklığı ile boğuşuyorum. Çıkışını iyi kitap uygun fiyat mantığı ile yapan sonradan indirimi az, seri devam hızı yavaş halleriyle beni çok üzen bir yayıncı. CNR fuarında indirimleri yetersiz buldum, Kadıköy ve benzeri yerlerde de satış rakamları yüksek olunca İzmir'i bekledim. İzmir'de iyi bir indirim vardı. Çok fazla alışveriş yaptığımız için de ek indirim aldık. Stanttan mutlu ayrıldık.

Aspendos Yayınları: Aslında kitap almayı düşünmediğim bir yayıncıydı. Fuara gitmeden kısa süre önce iki alışveriş sitesinde indirimi vardı ve arkadaşlarımla ortak bir alışveriş yapmıştık. Derkennnn Nemesis Yayınları stantında kitapları görünce şaşırdım. Almayı isteyip ertelediğimiz Kaç Benimle kitabını 10 tl etiketi görünce hemen 3 tane aldım. İyi ki almışım bir iki güne tükenmiş :) Diğer Aspendos alışverişim aşağıda ortak alışverişimizde :)

Koridor Yayınevi: Yüzümü ya satış sitelerinde ya da İzmir fuarında güldüren yayıncı olarak tarihe geçecek :) İzmir indirimi yine göz doldurdu, 10 tl civarı harika kitapları vardı. Historical serilerimi yakın bir zamanda tamamladığım için güncel kitaplarını inceledim. İkinci Şanslar Durağı kitabını okuyup bayıldığım Kristan Higgins'in diğer iki kitabını da aldım. Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler kitabı da dilden dile çevrilmiş özel bir eserdi, tarafıma incelemem için hediye edildi. Çok teşekkür ederim :)

Destek Yayınları: Serkan Özel saygı duyduğum genç bir isim. Zamanında OKK da desteği olmuştur. İkinci kitabını kutlamak ve imza almak için ben de stanttaydım :) Fikir alışverişi harikaydı en kısa sürede Kapalı Gişe Yalnızlık kitabını okuyup yorumlayacağım. Destek de okuyucuyu destekliyor indirimi iyi yayıncılardan doğrusu.

Dex - Dex Plus: İndirim olduğu doğrudur ama indirim kısmında benim tarzım kitap da yoktur :( Acıtan Güzellik ve Kış Güneşi kitaplarını bir sonraki net siparişimde almayı düşünerek alışveriş yapmadım. Dex Plus imza günlerinde daha önceden sözleştiğimiz tatlı yazar Şebnem Burcuoğlu ile görüştük. Kitapta aklıma takılan bir iki detayı paylaştım güzel haberlerle ayrıldım. Birebir görüşünce daha bir sevdiğim doğrudur :)

Nemesis Kitap: Dayanamayıp her fuarda kitap aldığım bir yayıncı. Hem kasım ayında hem de martta İstanbul fuarlarında kitap almıştım. Geçen yıl ise 4 torba alışverişle ayrıldığım için yayıncıda almak istediğim 3 kitap kalmıştı. İndirimi muhteşemdi. 3 tanesi 15 TL ve 3 Tanesi 20 TL. Yeni çıkan ciltliler ise 10 - 15 TL civarında daha ne olsun değil mi enfesssss :))
Fuarda yakın arkadaşlarımın da listelerini tamamaladığım için müthiş bir alışveriş yaptık, sağolsunlar Freud'un Kız Kardeşi kitabını incelemem için hediye ettiler :)

İletişim Yayınları: Cehennem Çiçeği kitabını çok sevince serinin ilk kitabının iletişimde olduğunu öğrendim hemen aldım. Kara mizahın dibi!

* Sınırsız Tutku: Valla niye bu kadar eleştirildi merak ettiğim için sahaflardan aldım.

Pegasus Yayınları: Bu yılın doğum günü pastası gibiydi, aldığım her kitap pastadan bir dilim :))) İzmir'e geldiğim gibi birçok şeyle boğuştum iş toplantıları, şahsi görüşmeler etkinlikler derken fuara ancak doğum günümde adım attım. Annemle her yıl alışveriş yaparız o da doğum günüme denk geldi. Önce annemin ve arkadaşlarımın listesini tamamlamak istedim. Derken annem tam da Pegasus stantına yaklaştığımız anda yüzlükleri çıkardı :)) Hediye aldığı halde al bu da kitap hediyen dedi. Bu yıl birden çok Pegasus alışverişi yaptığım halde daldım stanta. Beynimde bir liste yaptım, çok çook sevdiğim Historical denince ilk aklıma gelen ''kitap tutkusu''nun önerilerine kulak verdim. Kız bildiğiniz Historical şecerecisi, yazarlar, seriler, yan seriler, esinlenilmiş karakterlerden oluşturulan yeni seriler ohhooo bilgi hazinesi gibi :) Elizabeth Hoyt oku da oku diyordu ya Allah ya Bismillah diyerek aldım seriyi, Brenda Joyce serilerinden birinin de ilk iki kitabını kitap tutkusu hediye ettiği için onu da tamamlayayım istedim. Derken öneriler başladı ve ben aldıkça aldım. Susan Elizabeth sevgim az çok bilinir, bütün kitapları olduğu için arşivimde alternatif arayışımı Susan Mallery ile dindirdim. Eğer Yaşarsam film fragmanından etkilenince seriyi aldım. Yol kitabı ise ilk gördüğüm andan beri beni çekiyordu inanın neden beni bu kadar büyüledi cevabını öğrenmek için aldım. Bazıları Hırçın Sever ile başlayıp yazarın kitaplarını almama sebep ise Kütüphanemden Kitap Manzaraları dır :) Sağ olsun öyle bir anlatır ki almamak imkansız :)
***
Anlat anlat bitmez her kitabın bende bir hikayesi var. Öyle gördüm aldım biriktirdimci olmadığımdan zamanla yorumlarla hikayeleri birleştirerek sizlerle paylaşacağım :)

***

Tabiii bu kadar mı hayır birçok güzel an yaşandı, sözler alındı ve daha nicesi şişşşşt vakti saati gelince açıklarım emi :)

***

Fuar hazırlığımız aylar öncesinden başladı. Kütüphanemden Kitap Manzaraları, Kitap Tutkusu, Fighting bir araya gelip devamlı listeler oluşturduk. Karşılıklı tavsiyelerde bulunduk. Her birimizin bakış açısına göre sevip sevemeyeceğimizin değerlendirmesini bile yaptık. Hoş arkadaşlarımın da arkadaşları için alışverişleri vardı. Biz fuara sadece kendimiz için değil tüm sevdiklerimiz için gittik. Günlerce eve kitap taşıdık hesap yaptık kargo ile adreslerimize postaladık. Bazı kitaplar internette uygun olunca ortak alışverişler yaptık.


Kitap Tutkusu sağ olsun bize netten istediğimiz kitapları aldı. Biz de buradan istediklerini. Fuarın birçok anlamı olduğu doğru ama en önemlisi Kütüphanemden Kitap Manzaları blog sahibesinin misafirim olmasıydı. Az uyuduk, çokça gezik, harika günler geçirdik. Diğer arkadaşlarımızla yazıştık her akşam görüntülü konuştuk gün gün birbirimizi dinleyip istediğimiz şeyleri bulabilmek için çarşı pazar gezdik. 
Dostluk ayrı şey, tabi önce arkadaşlık nedir, dostluk nedir bilmek de gerek!
Dilerim hep birlikte uzunnnn yıllar bir arada oluruz :)

ANNEMİN ALIŞVERİŞLERİ:
Her yıl olduğu gibi en az 2 gün annem için alışveriş yaparız. Bu yıl pek mutsuz ayrıldı fuardan. Pek çok yayıncı (annemin okuduğu diyelim) indirim yapmadı. İletişim, Can, Epsilon, Everest ...
Geçen yıl Epsilon'dan deli alışveriş yapmıştı 3 kitap 12 TL idi siz düşünün. Can indirimi ayrı, Everest ayrı idi. Zaten geçen yıl iyi kitap aldı, ara ara netten de alınca 2-3 kitap ile yayıncıları noktaladı. Epsilon ise almadı :( Seneye alacakmış ya da tezgahlara düştüğünde %20 indirim indirim miymiş İzmirliler böyle işte :))
Pegasus kataloğunu eline alan anne başladı listelemeye, 2 sayfa kitap listesi vardı. Yetmedi 2 gün sonra yeniden liste yaptı. Normalde 10 kitap alan anne diğer yayıncılar için ayırdığı miktarı da pegasusa gömdü. Ahhh bir mutlu bir mutluuuu :) 6 aylık Pegasusum hazır 6 ay sonra yeni liste yaparım diyor, kadın okuyor işte :)
İthaki şaşırttı bazı seçili kitaplarda indirim vardi. Minval, April, İletişim gibi birçok alışveriş yaptı. 


Anlat anlat bizmez bizde fuar dilerim herkes istediği kitabı alıp, okuyacak zamanı bulur. Çok ayrı bir mutluluk. Sevgiler...

Tarih84