31 Mart 2014 Pazartesi

Bugünlerde Her Anım Bir Koşturmaca

Hayat bir koşuşturma, ben bir koşuda, her anım bir koşturmaca içinde geçmekte. Yakında memleketime gidiyorum hem sağlık sebebiyle hem de aile hasretiyle duramıyorum buralarda. Biraz dinlenip 7- 24 koşturmacaya devam edeceğim. Son günlerde iyi dileklerinize ihtiyacım var, sevgiyle kalın.
Tarih84

20 Mart 2014 Perşembe

Bir Aşk Çarpıntısı - Marie Force


Okuyan Kızlar Kulübü 24. blog tur konuğu Marie Force bizi satırlarına hapsetti. 
Tanrımmmm nasıl bir kitapsın sen ''Bir Aşk Çarpıntısı'' ???
Kitap kapağına baktığımızda aile-dram gibi duruyor. Arka kapak tanıtımını okuduğumuzda günümüz aşk etkisi veriyor. Daha ilk sayfadan amanınnn diyorsunuz :) 
Sizdeki ruh hal değişimi gibi kitapta da her şey çok hızlı gelişiyor. 
Orijinal kapağa ve kitap tanıtım yazısına göz atalım.


Bir Aşk Çarpıntısı 

Hayata yön veren büyülü anlar vardır…


Gansett Adasında tek çocuğuyla yaşayan ve çevresi tarafından çirkin iftiralara maruz kalan dul bir kadının hayatı, bir trafik kazasıyla tamamen değişir. Bisikletiyle işine gitmek üzereyken bir arabanın kendisine çarpmasıyla çalışamayacak hale gelen Maddie, tahmin bile edemeyeceği gelişmelerle karşılaşır. Varlıklı ve tanınmış bir ailenin en büyük oğlu Mac, bir hapishane olarak gördüğü ve üniversite bahanesiyle ayrıldığı adaya ailevi bir meseleden dolayı geçici süreliğine dönüş yapar. Doğup büyüdüğü yere adımını attıktan dakikalar sonra yaşadığı bir olay, genç adamın adaya dair düşüncelerini tamamen değiştirir. Gansett Adası, farklı hayatlara sahip iki insana kimi zaman yürekleri burkan kimi zaman yüzleri gülümseten bir oyun hazırlığındadır…



- Novella ve OKK Bir Kitap Hikayesi -

Uzun süredir kitaplara göz atıyor, okuyor ama bir türlü ''kendimi kaptırdım gittim'' diyemiyordum. Novella Yayınları ile yaptığımız görüşmelerde iyi bir kitap olsun, AŞK olsun ama vursun diye konuşuyorduk. Derkennn yaklaşık 2 hafta önce onları çok heyecanlandıran bir hikaye olduğunu haber verdiler. Kitap piyasaya çıkmadan önce elimize geçti, jestleri için teşekkür ederiz :) Ülkemizde yaşanan üzücü olaylar sebebiyle turlara ara verdik. Gün bu günmüş sizlere Novella Yayınları aracılığıyla bu harika eseri sunabildik. 10 kitap ve bir ek kitap ile 11 kitaplık harika bir seri var elimizde :) McCarthys ailesi, arkadaşları, eski sevgililer, dostlar ve daha nicesinin hikayesi Gansett adasından bizlere aktarılıyor. Dilerim çok çook kısa sürelerle bizlere sunulur. Seri devamını  bir an önce okuyup bitirmek istiyorum.

***
Kitap yorumuna geçmeden önce bu harika kitabın yazarını yakından tanıyacağınız bir röportaja davet etmek isterim sizleri TIKTIK

Veee kitap seri bilgisi için arkadaşımın sayfasına buyur edeyim sizleri TIKTIK

***


Bir Aşk Çarpıntısı - YORUM:

Maddie minik bebeğinin tatlı kokusunu içine çekip yeni bir iş gününe başlamıştır. Eski bisikletine atlayıp temizlik görevi yaptığı otele giderken adaya yeni adım atmış Mac ile yolları kesişir. Bir trafik kazası, Maddie'nin bedenine aldığı darbe ve kesikler iki gencin hayatının kesişme noktası olur. Mac, kazaya sebebiyet verdiği ve ilk anda etkilendiği bu kadına karşı suçluluk duyar. Derken kadının bekar çaresiz bir anne olduğunu anlar. Bir günde o kadar çok şey yaşanır ki ''dakka bir gol bir'' hesabı aşkı, acıyı, haksızlığı, acımasız geçmişi ve daha nice duyguyu yaşar.
Mac, Maddie'nin tüm karşı çıkmalarına, dik duruşuna rağmen kadının evine yerleşir. Ona ve bebeğe bakmaya, hatta işini kaybetmemesi için görevlerini üstlenmeye bile kalkar.
Evvettttt sevgili okur muhteşem bir erkek var karşımızda. 
Yazar bile bu karakteri unutamadığını söylüyor daha ne olsun? :))
Mac'in Maddie'nin geçmişte yaşadıklarını öğrendiği anlar, verdiği tepkiler ve iftiraları ortaya çıkarma mücadelesine bayıldım. Her adım bu kadar mı naif olur, kimseyi kırmadan, doğru olana yürümek zor!
McCarthys ailesini de yakından tanıdık, daha ilk çocukta bu kadar korumacı iseler eyvahlar olsun diğer kitaplarda kim bilir neler olacak :))

Kayınvalide cadı, kayınpeder şeker, kardeşler çatlak ve aile zengin eee daha da ne olsun değil mi :))

Kız kardeş ile Mac'in özel istek üzerine alışverişine uzun süre güleceksiniz.

Ön yargıların kararttığı hayatlara üzüleceksiniz.

Kitaba başladığınız an elinizden bırakamayacaksınız!

İnsanlara bakışınızı sorgulayacaksınız.

Veeee böyle bir AŞK hayal edeceksiniz :)

Kitap ana karakterimiz Maddie hakkında daha ayrıntılı bir bakış açısı okumak ister misiniz?
Bekar Bir Annenin Toplumdaki Yeri yazıma buyurun TIKTIK


18 Mart 2014 Salı

Bekar Bir Annenin Toplumdaki Yeri

Kadının yerinin olmadığı bir dünyada bekar bir kadının hiç yeri yok. Yıllardır artan şiddet, çağdaş medeniyetler seviyesinde zıp zıpladıkça tersine gelişen zihniyet kadın olmaya, nefes almaya malef imkan vermiyor. Gerçekten ne kadar özgürüz? Yaşam hakkımız var mı gibi sorular günden güne beynimde dönüyor.
 Okuyan Kızlar Kulübü 24. blog tur konuğu Novella Yayınları'ndan çıkan ''Bir Aşk Çarpıntısı'' kitabı ile Marie Force. Kitap kapağı aile dram havası içinde olsa da aslında hikaye güncel aşk. Kitaba nasıl bayıldık anlatamam tabiiiii baş karakterin hayatındaki olaylara da bir o kadar üzüldük. Maddie çirkin iftiralara uğramış bekar bir anne. Bekar anne olması bile yaşam alanını daraltıyor :( Hadi konuya biraz daha girelim.
Kadın olmak zor, her zaman sizden bir şeyler almaya hak görülür ama bir şeyleri hakkınız olsa da verilmek istenmez. Kadınsınız ve bekar ımmm işte bir zorluk daha. Bekar kadın erkekler için taze bir av, kadınlar için yılan. Erkek doymak bilmez iştahı için yeni av olarak görürken, evli- mutsuz- son derece ahlaklı(!) kadın sürüsü tarafından tehlike. En iyi kadın başı bağlanmış kadın.
Küçük bir kasaba, eyvahhhh tek eğlence dedikodu. Fakir, güzel bir kız bul ve uğraş. Bekar hem de çocuklu ise bunun karşılığı da: günahkar!
***
İyice yazı karıştı farkındayım, okurken bir yandan kitaba bayıldım bir yandan da tüm sinirim zıpladı o sebeple azıcık atarlıyım :(
***
Maddie karakteri üzerinden devam edelim.
Maddie erken yaşta serpilmiş, fizik olarak dolgun dudaklar, son derece iri göğüslere sahip bir çocuk. Evet çocuk diyorum çünkü haksızlık ve tacize varan durumlara genç yaşta maruz kalıyor. Maddie ve Mac ilişkisi ilerledikçe kızın daha ilk serpilme yaşından bu zaman başına gelenleri yavaş yavaş öğreniyoruz. Herkes bir şey söylüyor, iddialarda bulunuyor ama kız hakkında da tek kötü şeyle karşılaşılmıyor. Bu da ironik değil mi?
Küçük bir kasabada güzel, seksi bir kız yaşar. Kızın ailesi fakirdir. Okuldaki çocukların baskısı, ergenlerin acımasız halleri ve türlü olaylarla kızın adı çıkar. Peki bunca anlatılan şeyin ne kadarı doğrudur? Bunu kimse sorgulamaz çünkü o seksi bir beden, sahipsiz bir genç ve şimdilerde bekar anne.
Herkesin Maddie ve bebeğinin babası hakkında türlü fikirleri vardır. Fikirler çakışsa da kimse acaba hangisi doğru demez, söze söz ekler devam eder. 
Çoğunluğa uymak azınlıkta kalmaktan iyidir!
Günahsız bir bebek, günahsız bir kadın yüklenen tonla yük yazık amaaaa :(((
***
Maddie karakterini ünlü oyuncu Sacrlett Johansson'a benzetiyorum. Erken yaşta serpilmiş çocukluğunu yaşayamadan kadın muamelesi görmüş. Kendi bedeni ile barışması yıllarını almış. Maddie karakteri tam barışamamış çünkü hayatta hep eksik kalmış, tutunacak bir dalı yok :( Küçük bir kasaba geçmişten gelen söylentiler de eklenince ne eğitim şansı ne de düzgün bir işte tutunma imkanı olmuş. Hizmetçilik yaparak ağırt şartlarda yaşamış yine de dimdik durmuş. 
Bir kadın olarak toplum dediğimiz canavarların arasında ne kadar yerimiz varsa bekar anne olarak o yer daha da daralıyor. Buna bir de küçük kasaba şartlarını ekleyin tam bir cehennem.
***
Özür dilerim sevgili okurlarım, çok atarlı bir dönemde, içimi acıtan bir hikayede sizlere duygularımı ne kadar yansıtabildim şüpheliyim:( Siz gerçi anladınız beni!
Sevgiler...

17 Mart 2014 Pazartesi

Okuyan Kızlar Kulübü 24. Blog Turu: Bir Aşk Çarpıntısı / Marie Force - ÇEKİLİŞ

Herkese merhaba!! 
Okuyan Kızlar Kulübü olarak 24. blog turumuza geldik. Bu turumuzun konuğu Novella Yayınları’ndan çıkan Marie Force’nin Bir Aşk Çarpıntısı kitabı!
BİR AŞK ÇARPINTISI
Hayata yön veren büyülü anlar vardır…
Gansett Adasında tek çocuğuyla yaşayan ve çevresi tarafından çirkin iftiralara maruz kalan dul bir kadının hayatı, bir trafik kazasıyla tamamen değişir. Bisikletiyle işine gitmek üzereyken bir arabanın kendisine çarpmasıyla çalışamayacak hale gelen Maddie, tahmin bile edemeyeceği gelişmelerle karşılaşır. Varlıklı ve tanınmış bir ailenin en büyük oğlu Mac, bir hapishane olarak gördüğü ve üniversite bahanesiyle ayrıldığı adaya ailevi bir meseleden dolayı geçici süreliğine dönüş yapar. Doğup büyüdüğü yere adımını attıktan dakikalar sonra yaşadığı bir olay, genç adamın adaya dair düşüncelerini tamamen değiştirir. Gansett Adası, farklı hayatlara sahip iki insana kimi zaman yürekleri burkan kimi zaman yüzleri gülümseten bir oyun hazırlığındadır…



"İnsana iyi gelen hikâyesi, merak uyandıran karakterleri ve duygusal dokunuşlarıyla doyumsuz bir okuma sunan Bir Aşk Çarpıntısı, okuru yazarın sonraki kitapları için heyecanlandırıyor."
Joyfully Reviewed



"Bir Aşk Çarpıntısı, insana ilham veren büyüleyici bir roman. Marie Force, yarattığı karakterleri ve hayranlık uyandıran kurgusuyla okurla arasında güçlü bir bağ kurmayı başarıyor."
Booklist Online



"Marie Force, Bir Aşk Çarpıntısı ile sizleri aşkın karşı konulmaz gücüne bir kez daha inandırıyor."
Carly Phillips


 Tur Takvimimiz
17 Mart 2014
Tanıtım – Çekiliş

18 Mart 2014
The Reading Lady – Seri Hakkında Bilgi ve Yurtdışı Yorumları
Pudra Tozu - Bekar Bir Annenin Toplumdaki Yeri
Kitap Tutkusu – Bir Serinin İlham Kaynağı: Block Island
Fighting!! – Ön okuma 

19 Mart 2014
Pudra Tozu – Novella Yayınları Bir Kuruluş Hikayesi
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Marie Force Röportajı
Fighting!! - Alıntılar

20 Mart 2014
Yorum
Pudra Tozu
Kitap Tutkusu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting!!

Çekiliş için TIK TIK!!

Katkılarından dolayı Novella Yayınları'na teşekkür ederiz.




16 Mart 2014 Pazar

Babil.com - Papersense Yayınları

 CNR Kitap Fuarı - İstanbul,  büyük umutlarla başladı, hayal kırıklığı ile noktaladı. Birçok firma zarar etti, okuyucu yeteri kadar haberdar olamadı. Olan da ne istediği kadar çok yayıncı bulabildi ne de dilediği yazardan imza alabildi. Yazık olan bir serüvendi işte:( Pek çok açıdan vasat olan bir ortamda iyi olan işler de sıyrılmayı başardı. Beklenen yayıncılar zarar ederken küçük çaplı yayıncılar indirimleri ile daha çok okuyucuya ulaştı. Azimli yazarlar saatlerce bekledi ve kitaplarını tanıttı yeni okurlar kazandı.
 Bir olay vardı ki fuara damgasını vurdu.
BABİL.COM çantaları! 
İlk bez çantayı gördü gözler sonra turuncu bir çanta algıyı kitledi. Nedir ne değildir sorgulamadı zihinler. Herkes bir parça bu torbadan edinmek istedi büyük ya da küçük. O tatmin duygusu sonrası etrafa bakındı, dillerde babil adı. Bu kadar şey sonrası durup Babil nedir diyen azdı. Torbaların içinden bir broşür kitap çıktı bir de ciltli bir ömür saklanacak türde kitap. Durup düşününce baksanız kitap satışı yok, yazar imzası yok eee bu Babil de ne?
İşte gelelim esas konuya.
Ülkemizin yeni cevheri yakında sizlere sunuluyor, BABİL.COM büyük bir özenle hazırlanıyor. İlkleri barındıracağının sinyallerini veriyor. Klasik kitap satış sitesinden fazlasını vadediyor.
2 nisan 2014 BABİL.COM açılmasını dört gözle bekliyorum. 
Babil.com: http://babil.com/
Açılış sonrası, içerik döküm incelemesi yapıp sizlere yeniden aktaracağım.
 Babil.com dedik, çantalar süper dedik, akılda yer etti dedik, arkadaşımızın ismi gibi ezberledik iyi hoş peki bu PEPARSENDE de nesi?
Site: http://www.papersense.com/
Farklı alanlarda yayıncılık yapmak isteyen bir isim Papersense Yayınları! İşine özen gösteren, ilkleri ülkemizde gerçekleştirmek isteyen, her kesime nesef bir çalışma. Atacakları adımdan duyuracakları saate kadar tek tek düşünen profesyonel bir oluşum. Sistemin her halkası ayrı bir dünyanın kapısı. İlk adım yani ilk halka ''İlk Tercümeler''. Ahmet Rasim ve Henryk Sienkiewicz bir araya getiren bir çalışma. Ahmet Rasim'in zamanında Osmanlı Türkçesi ile çevirdiği, unutulmuş eserler arasında kaynayan bu metni Papersence çevirmenleri Latin alfabesine çevirdi (günümüz kullanılan alfabe). CNR ilk etkinlikleriydi bir ilki bir ilkle taçlandırmak istedi ve biz ziyaretçilere hediye etti. Cömert bir yaklaşım :)
Mızıkacı Yanko - YORUM:
Yanko'nun yokluklar içinde zorlu doğumu, hayatına dair umutsuz bakış ve çektiği zorluklar kısacık bir hikayede anlatılıyor. Yanko'nun yokluklar içinde bir parça yemek için mantar arayışında duyduğunu iddia ettiği müzik sesi, çevresinden yediği azar, inanmayan gözler...
Muzıka sesi ve Yanko'nun hikayesi sizleri bekliyor :)
***
Mızıkacı Yanko ve Kamyonka kitabı iki farklı eserin bir araya geldiği mini hazine. Edebi kıymeti iki ustanın el değmesi, dönemin kısa yansıması. Bunun da dışında yıllarca zamanın yıpratan sürecine direnmeyi başarmış bir osmanlıca metin-çeviri! Birçok ilkin bir araya gelip bir ağ örmesi, bizi bu ağa çekerek hislerimizi hapsetmesi.
Anlam ve hazırlanış sürecinden etkilendiğim bir eser var elimde. Yayıncı, yazar, çevirmen hakkında özel bilgiler...
Güzel bir serüven tebrikler!
Tarih84

15 Mart 2014 Cumartesi

Kış Masalı: Gerçek Bir Hikaye DEĞİL! Gerçek Bir AŞK

 KIŞ MASALI boyutlar arası bir macera, fantastik bir hikaye! Geçmiş, günümüz ve bilinmeyen bir geleceğe dair aşk masalı dinlemeye hazır mıyız? Kapağı gördüm vuruldum, film fragmanını izledim koptum kitabı elime aldığım an kitlendim kaldım. 769 sayfalık bir kitap, son satırına kadar diyecek çok söz saklı! Aşk aşk aşk diye başlayıp bambaşka bir evrende kayboluşun hikayesi. Ağır ilerleyen, anlaşılmayı bekleyen çokça şaşırtan ters köşe anları barındıran bir roman. Pardon roman mı dedim bir dünya!
Şu film karelerinin güzelliğine de bakın. Kitap kapağı film afişi. Kitap kapak dokusu sanki bir derginin sert kapağı gibi. 800 sayfayı taşımak kolay değil tabi. İç kapak dokusu çok iyi, mavinin her tonu hakim kapak dedik peki içi? Sanki grimsiz bir mavi tonlarında kağıt kullanılmış nefisssss... Işık oyunu mu iç kapak yansıması mı bilemiyorum. Bildiğim kitap kadar kağıt ve hazırlanış da sizi büyüleyecek.

Sevgili Hyperion yine iyi bir iş sunmuşsunuz bizlere :)

Film film dedik hadi bir de fragman ekleyelim gözler bayram etsin:



Kitap ve Film İncelemesi:
Filmi izleyen kişilerden aldığım duyumlara göre film enfesssss Çekim kalitesi iyi, masalsı geçişler, gerçeklik zeminindeki endişe hallerini oyuncuların başarılı performanslarla sergileyişlerine bayıldımmmm tarzında yorumlar adım. Çok uzun bir cümle kabul ama soluksuz anlatıyorlar napabilirim dimi :)))
Kitaba gelirsek ilk 100 sayfada yoran bir ilerleyiş hakim deniliyordu. Kitap hakkında kötü bir yorum henüz duymadım, duyduklarım ise anlamak için yoruldum, fantastik ögeler ve tasvirler güçlüydü aşk sanki arka planda kaldı diyorlardı.
Hımmmm şimdi ne düşünmeli? dimi :(
Benim yorumum şöyle evet bir aşk var, bir bilinmezlik pardon bir mi dedim çokça bilinmezlik. Fantastik ögeler, yepyeni bir dünya... bu noktada sizin için hangi öge ağır basıyorsa o yönde ilerleyeceksiniz. Bazen bu yeni dünyayı algılamaya çalışırken kaybolacaksınız. Bu kayboluşta ara ara konudan kopacak yeni bir konuya dalacaksınız. Tek bir karakter üzerinden gitmeyen her kitap gibi işin için de bir de fantastik ögeler olunca kafa karışıklığı da doğal tabi.
Fantastik sevenler yepyeni bir dünyadan zevk alarak ilerleyecek yine de zorlayıcı bir metin ile karşılaşacak. AŞK isterim bennnn mi dediniz o halde sabır erdemdir okuyucum :) Dünyayı algılarken sabrın sonu aşk şeklinde ilerleyeceksiniz.
Her şeyi bırak kar taneleri arasında mucizelere bak, bakmayı bilirsen kapılar sana açılacak.
KIŞ MASALI raflarda okuyucusunu bekliyor!
Film ve kitaba dair genel izlenimlerimi sizlere sunmak istedim, yine de detaylı  yorumları takip edip öyle karar verin derim.
Sevgilerrrrr :)
Tarih84

Sadece Sen Filmi de Bir GÜNEY KORE Uyarlaması Çıktı - ALWAYS

Bunu bana yapmaaaaaaa! Sadece Sen filmi tanıtımlarını görünce Allah Allahhhh dedim ama direk jeton düşmemişti. İbrahim Çelikol'un kaslarını es geçip de filmden azıcık anlatmaya başlayınca magazinciler nihayet filmi kavradım. Kavramaz olaydım cehalet mutluluk arkadaş ahhh ahhh ne çekti bu Kore bizlerden :))) Oppaaaaaaaa omo omo omoo diyesim var :) Aşkım Jung Woo Sung'uma dokunan eller şimdi de blogdaşım Seyhan'ın aşkı So Ji Sup'a uzanmış vah ki ne vahhh a dostlar amanınnnnnn :)
Neyse efendim Kore yapımı iyi bir filmdi yazık yavrummmm diyesim geldi şimdi izleyeceklerin keyfini kaçırmamak için anlatmayacağım ama Güney Kore versiyonunu mutlaka izlemelisiniz diyorum!
Pislikkkk mafya , lanet kader batsın bu dünyaaaaaaaaaa!!!
Ohhh rahatladım şimdi bizim filme geçelim.
İbrahim Çelikol kaç film çektin dizilerde boy gösterdin özgün ol be kardeşim kaşını gözünü kendi şeklinde kaldır oynat. Remak mıdır nedir şu uyarlama usulünde oyunculuğun sana kalsın uyarlanan sadece rol olsun çocummmm sen bir So Ji Sup olamazsın olacaksan de yerin burası değil go gençlik gooo Güney Kore yallah loğğğğğ :)
Ayyyy içim şişti offff 
Öyle böyle işte :)
Bir hafta sonu atarı da bu kadar oldu sevgiler a dostlar :)
Tarih84

14 Mart 2014 Cuma

Asla Yapma - Koethi Zan

 ASLA YAPMA #1
Asla bir yabancının arabasına binme!
Okuyan Kızlar Kulübü 23. blog tur konuğu ASLA YAPMA kitabı bizleri de derinden etkiledi. Kitabın tanıtım filmi bile hem kork hem dikkat kesil ama beni gel okuuuu dedirtti. Gerilim-korku ögelerinden uzak duran ben ASLA YAPMA demek istedim. Kızların kötülüklerden uzak durma listesine ekledikleri her mücadeleci kararda daha bir korku sardı içimi. Bu kadar tedbire nasıl büyük bir felaket gelecek diye bekledim.
ASLA YAPMA #2
Lastiği patlamış bir yabancıya asla güvenme!
Kural çok basit seri katillerin cirit attığı, hayatın kötü birçok yüzünün olduğu şu kısacık yaşamda güvende olmak herkesin hakkı. Eee o halde ne yapacağız istatistiklere bakacağız. Ne yapılırsa başa ne geliri araştıracağız, sonraaaaa o tüm hataları listeleyip kendimize listeden bir güvenlik duvarı öreceğiz.
ASLA YAPMA #3
Karanlıkta sokağa çıkma!
Mesela akşam karanlığında gezmezsemmmm tehlikelere daha bir tetikte olurum, etrafta çok da insan olur bir şey olursa sesim duyulur gibi...
Pencereme kilit takarım, ışığımı açık bırakırım, akşam evimde olur, attığım her adımın istatistiğine bakarım. Ne de güzel bir yaşam değil mi? Tabi yaşayabilene!
Bazen en güvenli yol güvensizliğe açık kapı olur!
ASLA YAPMA!!!!
KAÇARAK KURTULAMAZSIN
ASLA YAPMA!!!!!
Asla Yapma - KOETHI ZAN: Yorum
İki yakın kız arkadaş, küçük yaşta geçirilen bir trafik kazası, kayıplar ve hayata tutunma mücadelesinde başvurulan savunma mekanizmaları KORKU!
Ölümün kıyısında geçen her yaşam bir takım korkuları doğurur hele bu korkuya düşen genç bedenlerse yaşları gereği korkuları ileri derece takıntıya dönüştürür. Olay basit bir kötü anı, kötülüklerden kaçmak adına başlanan liste ve bu listenin zamanla paranoya derecesinde hayatınızı çevrelemesi.
Üniversite çağındaki kızlar normal birey olma yolunda bir partiye katılır, azıcık göründük biz de normaliz haydi yurda gidelim bu kadar yeter derler veeeee istatistiklerine kadar inceledikleri bir araba kiralama şirketinin aracına binerler.
Her olasılığı hesapla, adımını planla at ve sonu kör kuyu! :(
Kitap tutsaklık süreci ve izlerinin anlatımı ile başlıyor, bir geçmiş bir olay süreci bir de günümüz şeklinde üç zaman diliminin karışık bölümlerle ilerleyiş şeklinde anlatılıyor. Bugün ki izler,  geçmişe dönülüyor o noktaya nasıl gelindiği içinse ilk gençliğe. Bu kadar dönüşler harika bir kurgu ile sunuluyor. Az sayıda karakter birkaç ana mekan bizlere yardımcı oluyor. Olaydan çok yazarın kitabı yazış tarzı beni çekti diyebilirim. Gerilim korku ögeleri beni sarmaz diyenler, aile dram takılayım isteyenler bu kitap sizler için de harika bir nefes olacak. Vahşi sahnelerden öte psikolojik bir yıkım var. Karakterle birlikte önce çıkmaza düşecek sonra dimdik mücadele edeceğiz. Zihnimizi yeniden çalıştırıp içimizdeki azmi keşfedeceğiz.
En bilindik şeyler en bilinmeyenler demek istedim bir an. Okuyucuya sürpriz niteliğinde 2 şeyi ben tahmin ettim özellikle şaşırtıcı son iyiydi diyorum:) Koca bir vayyyyyy dedim sonra ahhaaaaaaa :) Geldim şimdi size de saçmalıyorum :)
Sevdim gerçekten de Doğan Kitap etiketine yakışan bir kitap olmuş, doğruya doğru. Bazen bu kadar reklam dönen kitaplara acırım, en azından bu kitap her türden okuyucuya hitap ediyor rahat okunan, akıcı, dinamik bir eser. Psikolojik savaşa hazırsanız buyurun derim.



Şu videoyu izlemek bile yeterli kitap hakkında diyorum. İlk izlediğim anda okumak istedim, geldiği gibi başladım. Okumadığım her an bazı tahminlerim olsa da aklım takılı kaldı. Bir ilk roman olduğu halde 20 ülkede ses getirdi. CBS tarafından filme çekilme karar alındı daha ne olsun demek istiyorum :)

Korku gerilim alanında tüm çekincelerimi rafa kaldıran ASLA YAPMA'ya bir şans vermeli.
Sevgiyle, güvenle kalın.

11 Mart 2014 Salı

Aşırı Kontrol Kontrolsüzlüğü Doğurur - ASLA YAPMA!

 Aşırı Kontrol Kontrolsüzlüğü Doğurur - ASLA YAPMA!!!
Okuyan Kızlar Kulübü blog turumuz ASLA YAPMA kitabı ile devam ediyor.  Bugün kitabımıza dair özel yazılarımızla devam ediyoruz. Asla Yapma, kendini kötülüklerden korumak için hayatı listelenen maddelere göre yaşayan yine de kötülüklerden kaçamayan kızların hikayesini anlatmakta. Asla yabancılarla konuşma, asla karanlıkta dışarıda dolaşma, asla tanımadığın biriyle yalnız kalma... Tüm kurallar yerine getirilse bile hayat akışında her zaman düşülecek bir tuzak oluyor. Kontrol edip elimizde tuttuklarımız kontrolsüzlüğü doğurabiliyor.
bur
Tutsaklık insana bir şeyler yapar. Ne kadar aşağılık bir hayvan olabileceğinizi gösterir. Hayatta kalmak ve bir gün öncesine göre daha az acı çekmek için nasıl da her şeyi yapabileceğinizi gösterir.
Sarah ve Jennifer için dünyayı güvenli kılmanın tek bir yolu vardır ASLA YAPMA listesi. Çocukluklarında geçirdikleri bir travma onları derinden sarsar. Travma sonrası her günlerini garantiye almak için çabalarlar. Bu iş takıntılı bir hal alır ve listelere döner. Listeler hayatın akışında monotonlaşır. Kızlar kurallara uyduğu halde başlarına korkunç bir olay gelir, kaçırılırlar. Hem de en güvenli yolda, listedeki maddelere uydukları halde!
Kaçınılmaz olandan kaçamazsınız!
Bu olaydan yola çıkarak aşırı kontrolün kontrol edilemeyen sonuçlarını ele almak istedim. Kaçarken doluya tutulmak, engellemeye çalıştıkça daha çok içe çekilmek.
Kitap konusu üzerinden biraz daha devam edelim, genç güzel kızlar, üniversiteyi kazanmış hayatın keyiften ibaret geçirecekleri yaşta listeye takılı kalıp hayatı teğet geçmekteler. O gün her genç gibi partide kalsalar aman hava karardı aman yurda dönmeliyiz telaşına düşmeseler belki de özgür olacaklardı. Hayat onlara çok ağır bir ders verdi. Güvenli yoldan ilerlerken zorba psikopatın eline düştüler, pisliğin içinde oluruna bakıp seyrederken belki kurtuluş kapısı aralandı.
Kaçarak Kurtulamazsın!
Hayatı planlayamazsın, kendi içindeki akışta dengede durmaya çalışmalısın. Bir okyanusun üzerinde gibiyiz. Her an senin durduğun kütleden bağımsız bir dalga gelip seni de kapıp götürecek gibi. Alabora olmaya hazır bir gemide kaptan olmalıyız, köşelere sığınamayız.
***
Ülkenin en taze gerçeği KPSS çok çalışırsam, şu kadar net çıkarırsam atanırım. Diğer seçenekler bana göre değil. Çalıştın neti de çıkardın ama o yıl alım az oldu ya da kopya çekildi standart sapma kaydı gitti eeee? Hayatının bir yılı bekletildi. Gücün varsa bir basamak daha atlamak için çabala!
***
Kurallara uyarak araba kullandın, sinyal verdin, hızını kontrol ettin. Hatta arabanı beyaz renkte aldın ki gece fark edilsin olası bir kaza önlensin. Alkollü biri karşına çıktı çarptın ya da bir şoförün tansiyonu düştü hakimiyeti kayboldu... ???
***
Hayatta iyi şeyler gibi kötü şeyler de var. 
Şunu şunu yapacağım iyi olacak DİYEMEZSİNİZ!
Değişken bir dünyada stabil kararlar VEREMEZSİNİZ!
Hayatı hem olduğu gibi kabul edecek, hem gelecek tehlikelere tetikte olacak hem de nefes alıp yaşayacaksınız.
***
Zor biliyorum, koyver gitsin de demiyorum. Sadece kötü şeyler de oluyor iyiler gibi. Belirsizlik bu hayatın gerçeği o halde hem tedbirli ol hem de yaşa biri birinden ağır bastığı an sınırlar zorlanıp özgürlük içinde insan kendi tutsaklığına kapılır.
***
Gerçek özgürlük zincirlerden kurtulmak mı yoksa düşüncede arınmak mı?
OKK 23. Blog Tur konuğu ASLA YAPMA kitabını hediye ediyoruz.
2 kişiye facebook üzerinden TIKTIK
2 kişiye blog üzerinden TIKTIK
1 kişiye twitter üzerinden TIKTIK
Bol şans :)
11.03.2014
The Reading Lady – Ünlü Seri Katiller
Pudra Tozu – Aşırı Kontrol Kontrolsüzlüğü Doğurur
Kitap Tutkusu – Viktimoloji (Kurban Bilimi)
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Sarah’ın İzinde Kurban Psikolojisi
Fighting!! – Seri Katillerin Sevgilileri

10 Mart 2014 Pazartesi

OKK 23. Blog Tur: Asla Yapma - Koethi Zan

Herkese merhaba!
23. blog turumuz ile karşınızdayız, 
konuğumuz ise Doğan Kitap’dan çıkan ASLA YAPMA kitabı.
Kitabımızın hakları 20 ülkeye satılmış ve filme çekilecekmiş.
---
Kaçarak kurtulamazsın!

Gözleri bağlı ben... Zincire vurulmuş benç... Köşede, ellerim arkadan kelepçelenmiş, bir sandalyeye bağlı, dilime bir cerrah iğnesi batırılırken ben...Tutsaklık insana bir şeyler yapar. Ne kadar aşağılık bir hayvan olabileceğinizi gösterir. Hayatta kalmak ve bir gün öncesine göre daha az acı çekmek için nasıl da her şeyi yapabileceğinizi gösterir...

Çocukluk arkadaşları Sarah ve Jennifer için dünyayı güvenli kılmanın tek bir yolu vardır. "Asla yapılmayacaklar listesi" oluşturmak ve bu listeye sonuna kadar uymak. Uçak kazaları, doğal afetler, hastalıklar, tecavüz... Hepsinden kaçınmanın mümkün olduğuna inanırlar. Üniversiteye başladıklarında odalarının başköşesine asarlar listeyi. Ama bir gün listenin önemli bir kuralını ihlal ederler. Sarah kendine geldiğinde bir mahzendedir, çırılçıplak soyulmuş ve ayak bileğinden duvara zincirlenmiştir. Ve yalnız değildir. Orada bir deri bir kemik, çıplak, yanındaki duvara zincirli iki kız daha vardır, ama Jennifer ortalarda yoktur. Ve onları kaçırıp bu mahzene kilitleyen adam acı verme yöntemleri konusunda çok "rafine" ve incelikli tekniklere sahiptir!

Koethi Zanın hakları 20 ülkeye satılan, CBS tarafından filme çekilecek olan romanı Asla Yapma bir sayfadan diğerine soluğunuzu tutarak geçeceğiniz müthiş bir psikolojik gerilim romanı. Okurken tıpkı başkahramanın kendisi gibi, rahatsız edici bir fikre, suçun felsefesi üzerine bugüne dek söylenmiş en kafa karıştırıcı o cümleye tosladığınızı hissedeceğiniz bir kitap:

Kurban her zaman suçludur!
Tur Takvimimiz
10.03.2014
Tanıtım – Çekiliş
11.03.2014
The Reading Lady – Ünlü Seri Katiller
Pudra Tozu – Aşırı Kontrol Kontrolsüzlüğü Doğurur
Kitap Tutkusu – Viktimoloji (Kurban Bilimi)
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Sarah’ın İzinde Kurban Psikolojisi
Fighting!! – Seri Katillerin Sevgilileri
12.03.2014
Yorum
  



Katkılarından dolayı DOĞAN KİTAP'a teşekkür ederiz. 


tarih84

7 Mart 2014 Cuma

Travma Sonrası Aşk Çarpması

 Okuyan Kızlar Kulübü  kitap incelememiz Pena Yayınları'ndan çıkan Travma Sonrası Aşk Çarpması yorumları ile devam ediyor. Gün içerisinde birbirinden özel çalışmaları sizlerle sayfamız aracılığıyla paylaştık. Yazar, bilinmeyenlere ışık oldu. 
Yazarla gerçekleştirilen keyifli röportaj için TIKTIK
Okuyan Kızlar Kulübü sayfamızı incelemek için TIKTIK
Bir moda bloggerı gözünden kitap kapak incelemesi için TIKTIK
An be an yeni güzelliklerle sizleri buluşturmaya devam ediyoruz.
Kitabımızın konusu ve ayrıntılı bilgi için TIKTIK
 Fauller ne kadar sert ve gerçek olursa olsun, gerçek hayatta yeniden oynatmalar ya da ceza puanları yoktur.
Travma Sonrası Aşk Çarpması (Almost) - YORUM:
Kitap üç yıl önce travmatik bir olay yaşayan ve bu olayı hafızasının derinliklerine hapseden bir kızın çaresizliği ile açılış yapıyor. Jess'in gecesi gündüzü kalmamış. Uykuya daldığı her an kabuslarla çevriliyor ve uyanıyor. Yarı deli şekilde günler gelip geçiyor. Her köşede sızıp kalıyor, hem kendisi hem de ailesi artık bu gidişata bir dur diyor. Üniversite hazırlığı, staj kapma yarışı, uyur gezer halleri kızımızın hayatını katlanılmaz hale getiriyor. Tüm bunların üstüne Geekstuff.com staj stresinin yanına derin bakışlı Gray de eklenince olaylar olayları izliyor.
Kızımız zengin oğlumuz fakir, sorun çok çözüm yok derkennnn kızımızın aklına parlak bir fikir geliyor. Her genç kız gibi normal olmak istiyor. Partilere gitmek, sevgili edinmek, ailesinin gözünde NORMAL bir birey olabilmek. Kızımızın oğlumuza teklifi ve gelişen olaylar unutulan ya da unutulmak istenenlere bir kapı aralıyor. 
Yılların belirsizliği kapalı kapıları zorlarken aşkın iyi enerjisi dengeyi sağlıyor.
İlk başta bu ne şimdi dediğim sonra evet travma aslında bu diyerek ilerlediğim bir hikaye oldu. O kadar alışmışım ki dramın dibi konulara bu olay bana hafif geldi. Blogdaşım ile konuşurken asıl travma bu dedi, illa kanlı olaylar, ölüm olmamalı. Üstü kapatılanlar yüzeye çıkmaya çalıştıkça insanın üzerine karabasan gibi çöreklenmeli. Ne kadar da doğru.
Senin iyiliğini düşündüm, sustum mantığına da tokat gibi bir hikaye!
Bilindik bir konu gençler üzerinden aktarılmış bizlere.
Diğer yorumlar için:
Kitap Tutkusu TIKTIK
Kütüphanemden Kitap Manzaraları TIKTIK
Mutlu kalın, sevgiler...
Tarih84

6 Mart 2014 Perşembe

Röportaj: ANNE ELIOT // OKK İnceleme

 

 
Öncelikle ricamızı kırmayarak bizim için bu fotoğrafı hazırlayan yazara gönülden teşekkürler. Bayıldık! Ricamızın da ötesinde olmuş. :) 


Merhaba,  röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.
-Asıl nezaketiniz için ben teşekkür ederim.
1-Bu kitabı nasıl bir ortamda neler hissederek yazdınız? Örneğin; nerede yazdınız, ne dinlediniz?
Yazarken bir yandan yeni bir aşk hikayesi yazdığım için heyecanlıydım, bir yandan da endişeliydim çünkü zor bir konu seçtim ve başkalarının acılarını kötü bir şekilde yansıtmak istemedim. Birçok kadın Jess'le benzer şeyler yaşıyor, çok sevdiğim bir arkadaşım ve kuzenim de dahil olmak üzere. Bu nedenle bu konuda yazmaya karar verdim ve aylarca araştırma yaptım. Sonra fark ettim ki birçok insanın büyük veya küçük geçmişten taşıdığı acılar vardır ve bu onları sonsuza kadar değiştirir. Bunla yaşamayı öğrenmeli ve yolumuza devam etmeliyiz. Herkes incinir ama bizi biz yapan seçimlerimizdir; ya yalnız kalmayı seçeceğiz ya da insanlara yeniden güvenmeyi öğreneceğiz. Aşk, kötü olayları unutturmaz ama aşık olunca durum her zaman daha iyiye gider.
 
Benim ruh halime gelirsek, kendime yazarken dinlemek üzere bir playlist hazırladım ve her karakter için bir şarkı seçtim. Örneğin; Jess için Taylor Swift’in White Horse şarkısını seçtim. Herhangi bir kurtuluş için beyaz atlı bir prense ihtiyaç duymayan birini anlatan bu şarkı bana Jess’in güvensiz ve içine kapanık hallerini hatırlatıyor. 
White Horse, Taylor Swift
 
Ancak Jess güvendiği biri olan kız kardeşiyle iken tavırları değişiyor, ona açılabiliyor  Hatta ses tonu bile değişiyor, gerçek halini alıyor. Zihnimde tatlı ve umut dolu sesini Jess’e uyarladığım Kate Walsh’un Your Song şarkısını dinlemeyi de seviyorum.
Your Song, by Kate Walsh 
 
2-Röportaj öncesi sohbetimizde Türkiye’ye gelmek istediğinizi ve Kapadokya’yı çok merak ettiğinizi söylemiştiniz. Sizin ziyaret etmek istediğiniz bir ülkeye sizden önce kitabınızın gelmesi nasıl bir duygu? Belki Türkiye’ye geldiğinizde bir kitapçıda kendi kitabınıza rastlarsınız. :)

İkisini de görmek benim hayalim. Lütfen görürseniz benim için bir fotoğraf çekin! :) Orada raflarda olduğunu bilmek harika bir duygu!
 
Kapadokya’ya gelince; hayalim peri bacalarını görmek ve bölgenin kültürü ve  hikayesi  hakkında bilgi sahibi olmak. Ve tabi ki daha fazlası... Mesela tüm bölgeyi balonla havadan seyretmek.  Wow!
 
Bir gün Türkiye’yi ve İstanbul’u ziyaret etmeyi ve oranın güzelliklerini görmeyi çok isterim ancak Colorado’lu biri için biraz fazla uzak ve egzotik bir yer. Annem İtalyan ve yakınları Udine adında bir kasabada yaşıyor. Türkiye’den o kadar da uzak değil. Belki bir gün gelirim, belli olmaz :)
 
3- Kitabın Türkçe edisyon kapağı hakkında ne düşünüyorsunuz? Ve favori yurtdışı kapağınız hangisi?
Ah, Türkçe edisyon kapağı! Bu kapakla AŞK yaşıyorum :) AŞK! İlk olarak “Yaşam Ağacı” düşüncesine bayıldım çünkü bu tarihi simgeyi zaten çok severim. Jess’in aşık olmasıyla canlanan ağaç fikri harika olmuş.  Bu tasarımı yapan kişi gerçekten hikayenin kalbine inmeyi başarmış.
-Yazarın yolladığı kolyesinin resmi ^^ -

 Bu kapakla uyumlu, her gün taktığım bir kolyem var. Kapakla yan yana getirdiğinizde neredeyse AYNI görünüyor. Bunu fark ettiğimde Pena Yayınları’nın bana şans getireceğine inandım. İşte bu nedenle Pena Yayınları ve Türkiye daima kalbimde olacak. Daima!       
 Avrupa sınırları içerisinde kitabımı basan ilk yayınevi: Pena... Çevirmen ve editör Fatma Zeynep Öztürk’e çok şey borçluyum. Teşekkürler Fatma!
Ayrıca çalışmanız ve sohbetimiz için size de teşekkür borçluyum Okuyan Kızlar Kulübü! Böyle bir şeyin karşılığını nasıl verebilirim ki! Sadece kalbimle... Pena Yayınları’na, Fatma’ya ve bu kitabı okuyan herkese hayallerimin bir parçası oldukları için teşekkürler.
 
4- Bu türe (Young Adult) yeni yeni alışıyoruz. Şimdi de hem kadın, hem erkek bakış açısıyla yazılmaya başladı kitaplar. Bu yazım yolu hakkında olumlu veya olumsuz ne düşünüyorsunuz?
Kitaplarımı bu ikili bakış açısıyla yazmayı seviyorum. Bence her kız sayfayı çevirdiğinde, erkek karakterin düşüncelerini görmeyi sever. Ben de severim! Bu olumlu yanı çünkü gerçek hayatta böyle bir şeyi görme şansımız yok, dolayısıyla bence kitaplarda ikili bakış açısı olması harika. Olumsuz yanı ise yazar için. İki tarafın da düşüncelerini uyum içerisinde, düzgün bir şekilde vermek çok uzun zaman alıyor. Erkek karakterin düşüncelerinin kadın karakter düşüncesi gibi olmasını istemem. Yazar da kadın olunca erkek karakterin inandırıcı olması zaman ve çaba gerektiriyor. Dolayısıyla yazar için bu yavaş yazmak anlamına geliyor. Diğer olumsuz yanı ise okuyucu şaşırtmak zorlaşıyor. İki tarafın da düşüncelerini bilen bir romance okuru için gizem yaratmak zor.
Diğer kitabımda da –o da lisede geçen bir romans- ikili bakış açısı var. İsmi  Unmaking Hunter Kennedy. Başı belada olan rock yıldızı bir gencin, küçük bir kasabada ortam durulana kadar gazetecilerden saklanmasını anlatıyor.  Ve komşusunun kızına aşık oluyor. Onun tarafını yazmak çok zordu çünkü genç yaşında benim anlayamayacağım birçok şey yaşamıştı. Ayrıca tam bir baş belası. Biraz kötü çocuk.  Ben kendi içinde iyi bir kadın olduğum için onun kişiliğini güçlü tutmak çok dikkat ve zaman gerektirdi.   
Travma Sonrası Aşk Çarpması’nın Gray Porter’ı daha çok iyi bir çocuk. Ve yazması daha kolay çünkü çok sevdiğim bir arkadaşımın oğlundan esinlendim. 
---
Biz Anne’e teşekkür ederek bitirirken kendisi de bize nazik teşekkürlerini sundu. Umarız yazarın bu harika olumlu elektriği sizi de sarmıştır. Bizden ayrılmayın! :)
 
tarih84