28 Nisan 2014 Pazartesi

Bakan ve Bakılanın İzinde Çocuk Bakıcılığı


Bizler için çok anlamlı bir tur ile karşınızdayız. Sarah Jio'nun 1 mayısta tüm kitapçılarda satışa sunulacağı son kitabı HERKESten önce OKUYAN KIZLAR KULÜBÜnde sizlerle :)
28. blog turumuzda bugün özel yazılarla sizlerleyiz:) 

Kitap çok özel bir kamelya türünün sırlarla dolu mücadelesinin iki dönem iki kadın üzerinden anlatılış hikayesi. Bir parça dalın tutunup ağaçlaştığı köşkte kamelyalar yıllar süren gizemin üzerini örtmekte. İşte bu bir parça özel dalın peşinde geleceğini riske atıp köşke giren genç bir kadının dadılık serüvenini farklı bakış açılarıyla değerlendirmek istedim.


Bakan ve Bakılanın İzinde Çocuk Bakıcılığı 

Bakıcı kimdir?
Çocukların ihtiyaçlarını karşılamakla sorumlu; sağlıklı, ideal bir düzende çocuklara güvenli ortamı sunan kişidir.

Bakıcının Görevleri Nelerdir?
Her yeni gün bakmakla sorumlu olduğu bireyin önce sağlığı koruyup sonra rahatını sağlayıp daha sonra da ihtiyaçlarını karşılamakla sorumlu kişidir. Burnu aktığında silen, acıktığında yediren, düştüğünde koşan, okuma ödevlerinde kelime heceleyen, ağladığında şefkat gösteren yeri geldiğinde anne yeri geldiğinde arkadaş kişidir.

BEKLENTİLER...

Bakan Gözünden: Aileden saygı görmeyi bekler. Eşya değil insan olduğunun farkına varılmasını ister. 

Baktıranın Gözünden: Çocuğunun ihtiyaçları karşılanıp güvenliği sağlandıktan sonra ortadan kaybolan bir robot görmek ister. Altı temizlenmiş, karnı doymuş çocuğu yanında gezdirmeyi ah canımmm diyerek büyük bir sevgi açlığı doyurduğunu zanneder.

Bakılanın Gözünden: Anne babasından göremediği ilgi eksikliğini haylazlık maceraları ile doldurup, yeni gelen bakıcının çalışmak zorunda olduğu zor durumu kullanıp zulüm eden, mız mızlanan, her türlü şımarıklığı yapmayı hakkı olduğuna inanan velettir! :)

Peki Gerçekler?

Bakan Gözünden: Genç bir kız ise önce lüks yaşam cezbeder, aile içinde ya da yakın çevredeki erkekler ilgiyi de çekmişse o kız için azap dolu yıllar başlar. Birlikte olsa sınıf farklı sebebiyle istenmez, evdeki anne konumundaki kişi ile çatışmalar başlar. Onun yapmadıklarını yapmak, hayatın kötü yanlarının ona iyi yanlarının zengin kadınlara sunulmasının isyanını yaşar. Bu hayat gözünde parlamışsa kolay seçimlerle harcana da bilir. Bir kadın olarak eğer paraya çok ihtiyacı varsa direk ezilir birden çok kişinin işi ona yüklenir, mutsuz, yorgun kadın çocuğun çevresinde de kötü enerji yayarak güvensizlik aşılar. Kadın bir de anne ise kendi çocuklarına yedirip giydiremediklerinin vizdanını sırtlar, kendi çocuğundan çaldığı zamanı başka bir çocuğa harcamanın üzüntüsünü yaşar...

Baktıranın Gözünden: Anne ilgisiz zengin ve şansına iyi bir dadı çalıştırıyor ise çocuğunun bakıcıya olan bağını kıskanır. Bakıcı güzel ise onun enerjisini yok etmek için aleni aşağılar, çocukla bağını koparmak için işten bile atar. 

Bakılan Gözünden: Çocuğun en temel ihtiyacı güven duygusudur. İlgi eksikliğinin verdiği acıyı hırçınlığa dönüştürüp ona bakmaya gelenden çıkarır. Çocuğun asıl derdi dikkat çekmek, kendisi ile gerçekten ilgilenmesi gerekenlere seslenmektir. Bazen de bakıcısı ile iyi anlaşır, şefkat duygusunu arar, takdir görmek ister, anlattıklarının dinlenmesini, duygularının paylaşılmasını bekler. Kurduğu güzel bağ ile bakıcıya düşkün aileyi görmeden gelen bir hale de bürünebilir.

Sanırım işin özü sabır, sabır, sabır ve ANLAYIŞ dır.

Hoş kötü örneklerden gittik. Bizim kitabımızda da çocuklar bir kayıp yaşamış, bunu atlatabilmek ilgi görebilmek için canlarını dişlerine takıp beterin de beteri olmuş. Bu haylazlığa dur demekle görevli çalışmak zorunda olan güzel bir genç kadın var. İşte olay da burada başlar.

Kitap şiddetle tavsiye!

Çekilişlerimize katılmak için TIKTIK


Hiç yorum yok: