19 Nisan 2014 Cumartesi

Aykırı Dünyanın Kokoşluk Masalı (+18)


Okuyan Kızlar Kulübü bu sefer aykırı, şaşırtıcı enfes bir seri ''Hop Çiki Yaya'' ile karşınızda!
Özel yazılarımız kitaplarımıza dair oluyor, kural bozmadan baş karakterimiz ve renkli çevresinin kokoşluk serüvenine bir göz atmak istedim. Karakter , karakter diyeceğim çünkü serinin 5. kitabına kadar ismini bilemiyoruz. Hoş eksikliğini de hissetmiyoruz. Tek bilmemiz gereken karaktere ''abla'' denilmemesi gerektiği. Dili pek keskin, tırnaklar yırtıcı Allah korusun elinde kalırız :)
***
Hop Çiki Yaya serisi ''Peygamber Cinayetleri'' kitabı ile açılış yapar. Önce karakterin özel hayatı sonra da dahil olduğu çevrelerin özellikleri öğrenilir. İşte karakterimizin özeli dedik de özelinin de özeli kişisel bakım ritüeline denk geleceğimizi bilemedik.
Kısaca: Karakter canı istediğinde erkek kılığında canı istediğinde kadın kılığında dolaşır. Kokoşluk serüveni kadınlık gerekleri ve dahil olduğu çevredeki transeksüller üzerinden incelenir.

- ÇİVİ ÇİVİYİ SÖKER -

Günümüzde ağda denildiğinde ilk aklımıza annelerimiz gelir (sanki biz bayanlar kıl tüy aldırmıyormuşuz gibi) Onların da geleneği limon şeker karışımı ağdadır. Devir değiştikçe iş de değişir önce sir, sonra makine şimdilerde de lazer bakımları yaptırılır. Koltuk altı ve sırt gibi açıkta kalan bölgelerden sadece kadınlar değil erkekler de rahatsızdır. Geçmişte gizli gizli yapılan bu temizlik şimdilerde epilasyon merkezlerinde aleni yaptırılmaktadır.( Devir değişti)
Kadın ve erkeklerin en temel temizlik gereksiniminden bahsettik peki gay ve transeksüller? Zaten hiiiç onları anmayız, sanki onların ihtiyacı olamazmış gibi:( Çok yakinen tanıdığım, birkaç gay arkadaşımın düzenli olarak sir yaptırdığını öğrendim. Bedeni geçtim ruhumun temizlik ihtiyacı dedi. Peygamber Cinayetleri kitabını okurken de karakter ağda yaptırıyordu. Öyle çok canı yandı ki resmen çığlıklarını duydum :)
Ağda: limon şeker karışımı bir macundur. Ağda yapılan deri bir süre kabarır, tavuk yolunmuşa döner. Karakterimiz de bu acılı süreç sonrası ağdanın kabarıklığını dindirmek için limonlu su ile masaj yaptırır.
Ağdada limon var, ağdanın kabarttığını indirmek için de limon resmen çivi çiviyi söker hesabı bir ritüel.


- TUVALİN ARDINDAKİ GERÇEK - 

Karakterimiz kendisini makyaj güzeli olarak tanımlar. Zaten güzelliği ile değil zekası ve sivri diliyle esir eder erkeğini. Nasıl cilt temizliğinin kadını erkeği olmadığını anladıysak makyajda da durum böyledir. Gaylerin bugünlerin yaygın ürünü BB krem ve benzeri şeyleri yıllardır kullandığı bilinir. Trans birey ise her kadın neye ihtiyaç duyarsa onu kullanır. Sahne dünyası porselen makyaj türü ağır-kalıcı ürünler kullanır pekiiiii Transeksüeller?

Onlarda durum bir çıta farklıdır. Porselen türü baz kullanmak zorunda, ameliyatlı değilse aktif hormonlar sebebiyle gün içinde sakallar uzayabilir. Onları kamufle etmek, renk dengesi tutturmak, ve üzerine sanatını icra etmek ''kadın'' olmanın bedelidir. Aykırı dünya dedik evet, erkek bedenine müdahelelerle hayatı eklemek onlarınki. Başka bir hayat ya da ruhunu bedene yansıtmak adına yaptırılan estetikler. Onlar bir alt yapı inşa ettirir , tuvaldir orada kalan. Makyaj ise o gece olmak istediği kadının far-rimel-pırıltı-ruj ile resmedilişidir. İki öpüşte silinecek, ter damlalarıyla eriyecek masal. Tuvalin ardındaki gerçek.

Aykırı yaşamın kokoşluk bedeli bol pırıltı, cildi erken yaşlandırma ve doğanın tahribatına direnişten ibarettir. Aynada yansıyan birkaç dakikalık şuhluk, iki kahkaha ve masalın karanlık tarafına geçiş.


- KIYAFETİN KADAR VARSIN -

Ahh bir de pahalı kıyafetlere düşkünlük vardır. Moda gaylerin elinde ise show dünyası da transeksüllerin elindedir. Gay olmak bu dünyada bir parça saygı kazanmış olabilir ama birçok erkek gay olduğunu kabul eder geceleri kadın kılığında dolaştığını reddeder. Düşmüşün de düşmüşü görür kendini:( İşte o zor kazanılan para ile varlığını-kadınlığını ispat eden gardrobuna dokunan eller kırılsın mantığındadırlar.

''...ay abla o kız ölmeyi hak etti, dünya para kıyafetimi aldı getirmedi. Kalkmış haspam benim zor kazandığım parayı üstüne geçirip balkon yıkıyor a aaaaa!!! ''
Kınama, yadırgama düşün!

Her sabah uyandığında gördüğün bir fazlalık var, ne kadar boyanırsan boyan iki gıdım terle akan bir resim var. Dönüp baktığında senin camdan pabucun o kıyafetler. Belki bir gün cam pabucun diğer tekini bir erkek getirir. Masalını yıkanın boynu yıkılsın mantığı çok da garip değil :)


- BEDENİN BAKIMI KADAR ÖZELSİN -

Her noktaya değiniriz de su yemek gibi ihtiyaç olan ama konuşması ayıp karşılanan noktaları es geçeriz. (Tamam ben de pek hoşlaşmam bu muhabbetlerden)

Kişisel temizlik sadece ağda ve makyaj değildir elbet.  ''Gündüz Erkek Gece Kadın'' kitabını okuduğumda bir gay - transeksüelin cinsel birleşim öncesi hazırlığını öğrenmiştim. Açıkçası hiç de öncesinde kafa yormamıştım. Alan dışı konu saydım. Ama şimdi sadece erkeklerin değil her bireyin cinsel birleşim öncesi temizliği önemsemesi gerektiğine inanıyorum. Bulaşıcı hastalıkların birçok yol bulduğu malum!

Bir gay ya da transbireyin cinsel birleşim öncesi yapması gerekenler için sizi arkadaşımın bloğuna davet ediyorum TIKTIK

Kaan Arer kendinden yola çıkarak birçok bilinmeyene ışık oluyor. Her bireyin öğrenmesi gereken bir konuyu çekinmeden, düzgün bir üslupla ele alıyor. TIKTIK

Bu kadar özel-mahrem konuya el atmışken iki yazısını daha öneriyorum: 

http://bigayingunlugu.blogspot.com.tr/2014/01/anal-sex-nedir.html

http://bigayingunlugu.blogspot.com.tr/2013/04/geyler-sevisiyor-mu.html

Yaşamın her alanında farkındalığın adresi: HOP ÇİKİ YAYA



3 yorum:

Em Chainey dedi ki...

Bilinmeyene el attığınız için çok teşekkürler, onlar için hayat zor demeyeceğim zaten malum ama aslında trans olsun, eşcinsel olsun, heteroseksüel olsun her bireyin dikkat etmesi gereken bir husus bu temizlik hususu.

tarih84 dedi ki...

Em Chainey: haklısınız farkındalık yaratabilmişsek ne mutlu bize .

Kaan Arer dedi ki...

buloğumun istatistiklerini incelerken bu yazıdan gelen bir sürü tık görünce ne yazmış ki biricik dostum diye düşündüm.. Sonuç olarak inanabilirsin ki bu yazıdan sonra birçok okurun üşenmemiş gelmiş benim yazılarımı da okumuş.. yarattığın farkındalığın gücüne sağlık..

sevgiyle kalın ;)