3 Ocak 2014 Cuma

Zoraki Koca Serisi #1 : Şahane Gelin

Bir gün canım sıkılıyor nette araştırma yapıyordum. Beyaz Dizi sevdam sayesinde birkaç pdf yüklenen site listesi inceliyordum. Zoraki Koca Şahane Gelin başlığını görünce direk indirdim. İlk sayfa sayısı fazlalığına afalladım sonrasında da yazarın erkek oluşuna şaşırdım. ebook okumaya başladım. Nefis bir dünyaya adım attığımı daha ilk 3 sayfada kavradım. Günler ayları, aylar yılları kovaladı. Yayınevlerine mail zinciri kurdum, ısrarlar, dualar derken Ephesus Yayınları tarafından o güzel haberi aldık. FM Arsal dünyası kitaplığımızda yerine yerleşmek için gün saymaya başladı. Hey gidi günler hey diyor insan.
 Fatih Murat Arsal Dünyası ve daha fazlası için TIKTIK
Yazarın, FM Arsal has kitlesini oluşturan ilk ve en önemli yapı taşı bu roman. Dilden dile bir Şahane Gelin masalı yayıldı ki duyan duymayana duyurmayı kitab-i görev adletti.
Bu kadar bahsedilen roman peki ne anlatmaktaydı? 
İşte Kitap Tanıtım Özeti: ZORAKİ KOCA ŞAHANE GELİN
Zoraki Koca Serisi#1: Şahane Gelin
Özellikle zengin ve yakışıklı bir erkek için bu zoraki evlilik dehşet vericiydi. Kısıldığı bu kapandan tüm kalbiyle nefret etti.
Ama sürprizlerle dolu olan karısından değil! 

Tüm öfkesine rağmen... 
Tüm intikam isteğine rağmen... 
Tüm kaçış çabalarına rağmen... 
Bir türlü karısının şok eden güzelliğinden ve dayanılmaz çekiciliğinden uzak kalamıyordu.
Aşk savaşında güç kaybeden bir adam için, bazen teslim olmak en iyisidir. Ama bunu anlamak zaman alabilir! Çaresiz bir kadının sessiz savaşı karşısında, zorba bir kocanın an be an yenilişini okuyacağınız, duygu dolu bir FM Arsal romanı daha...
YORUM: Kitap üzerinden yorum yapmak, yenilenen halinden bahsetmek gerek değil mi? Bir sonraki paragrafa kadar beklemeli!
***
NOT: Yorumum ebook üzerinden gerçekleşecek, eleştirim ise kitap ÇÜNKÜ fark var!
***
Liseyi yeni bitirmiş, reşitliğin baharında Doğunun örfünün de rüzgarının da en şiddetli yaşanan yolunda çarpışan hayatların hikayesi bir roman. Genç iş adamı karlı bir gecede hafif içkili bir şekilde araba kullanır. Bir anlık dalgınlık bir çarpma sesi ve beyazın kırmızıyla gölgelendiği an dönülmeze gebe bir geleceğin habercisidir. Genç kız Gülay ağır yaralı halde hastaneye kaldırılır. Girişimci, hayırsever iş adamı tutuklanır. Adam perişen, aile perişan. Günler haftaları kovalar. Kız komadan çıkar. Yüzünü görmediği, sesini duymadığı, yarı sakat bıraktığı kız ile ya evlenecek ya da hapsi boylayacak. Osman sinirlidir, Osmanlı soyunun, Türk atalarının haşin genleri şaha kalkmış nefretin zorunluluk karşısında boy eğmesi ile yüzünü dahi görmediği bu kızla evlenir. Ve olaylar başlar.
Osman'ın Gülay ile evliliği, Ankara'ya gidilen yol boyunca yaşananlar bu iki genci kaçınılmaz yakınlığa sürükler. Erkek her an bir saldırı konumundadır. Adeta yuttuğu tüm cümleleri kıza kusarak rahatlamaktadır. Kız sessiz kaldıkça daha da kinlenir. Gülay'dan etkilenmeye başlayan Osman inkarın da gücü ile kıza baskısını arttırır.
Gülay sesssizdir, Gülay kabullenmiştir. Gülay suçsuzdur ama ortadaki yanlışı da üstlenecek bir kurban şarttır.
Kimse Gülay'a gerçek anlamada sen kimsin demez, o saatte ne işin vardı demez. Herkes bir şekilde yaftalar. Kimine göre para avcısı, kimine göre sinsi, kimine göre cahil, kimine göre her ne ise o işte...
''Dünya Güzeli'' Gülay ile yakışıklı sert adam Osman'ın zor, yürek acıtıcı, ateşli hikayesi bizlerle. 
Ne zaman bu hikaye aklıma gelse Gülay'ın sesi kulaklarımda : Ben kötü değilim, ne olur Osman izin ver bir köşede bir ömür seni bekleyeyim :(
***
Kitabı fuar esnasında alamamıştım. Fuarı ziyaret ettiğim günler hala matbaa sürecindeydi. İçim içime sığmıyor delicesine merak ediyordum. Tek satır değişikliğe ihtiyacı olmayan bir hikayeydi, kapak kızı başlı başına bir yazı konusu, iyi anlamda değil tabi. Neyse!!!! Tüm bunlara rağmen benim için çok çook özel yeri olan bu hikaye için dakika sayıyordum. Kitabı aldım tam 1 gün bekledim. Kapağını bile açmadım. Çok şık bir mekanda özel bir anda okumaya başlamak istedim. Yılların hasretle beklenen hikayesinin kitap kokusunu içime çeke çeke, ona yakışır bir atmosferde merhaba demek istemiştim. Arkadaşlarımla çok keyifli bir anda romanımı açtım veee daha o ilk sayfada dumura uğradım! Bir damla göz yaşım düştü bu, buu ne idi? Okuduğum ne? İlk 70 sayfadaki değişikliği anlamam imkansız. Ne gerek vardı? Bu neyin modası? 2 aydır yorum yazıp yazmama da kararsızım, inanın 2 ay önce yazsam kıyamet kopardı. FM Arsal üstü bir hikaye alınmışşş FM Arsal'ın diğer hikayelerinden birisi yapılmış.
FM Arsal hikayeleri kötü mü? Asla!
Buna rağmen FM Arsal kitapları alacak mısın? Evet!
Şahane Gelin romanı Kötü mü? Hayır!
E book mu kitap mı? Ebook
ÇÜNKÜ: ebook bambaşka!
Dünya güzeli kavramı kitapta o kadar vurgulanır ki, dünyada güzellik kavramını araştırdığımda işte bu bayanlar ön plana çıkmakta. Bir bizim kapağa bir de şu hatunlara bakın, söze gerek yok sanırım.
Kıvanç Tatlıtuğ anlatım İzzet Altınmeşe fotoğrafı kullanmak gibi :)
Kitaba dönersek ebook anlatımda olaya çarpıcı bir giriş yapılır az kişi öz bir başlangıç. Kitapta ise yirmiye yakın toplaşıp ağlaşan kadınlar mı dersiniz 14 yaşlarında kıza aşık olduğu belli veledin Osman'a o iyi birisidir uyarısına mı?
Kızın e book sürecindeki yalnız, çaresiz halleri toz duman olmuş:(
Kızın gözlerine ilk baktığı sahne büyüsü de gitmiş çünkü Osman Gülay'ı ilk arabasının dikiz aynasında görmekte. Ne alaka diyesim geliyor.
off daha nicesi :(
Yazar diyebilir: Hikaye benim, kurgu benim sana ne?
Doğrudur ne diyim. Hayat işte böyle, kalbinizdeki özel korunası karakteri günün kitap çizgileri ile kanırtarak söker çıkarır. Kan diner boşluk dağlanır yerine yenisi eklenir.
Kabullenip devam etmeli.
FM Arsal yazsın ben okurum, çıktığı gün alırım. Dünyasını seviyorum. Şimdi sorsanız sizin için en özel kitap hangisi diye artık bir ayrımım yok, çünkü artık her kitabı herhangi bir FM Arsal hikayesi.
Tarih84

6 yorum:

Syhn dedi ki...

şu altta tek başına paylaştıgın kız kapakta ki kız mı?
eger oysa kız muhteşem ne hale gelmiş kapakla..

yalnız ne çekmişiz arkadaş.
önceden okumuş, e bookla arasındaki farkı biliyor olsaydın da yine aynı özeni gösterir miydin peki?

Benherneysemo dedi ki...

Kitabı fuarda aldım ama henüz okumadım çünkü kapak facia, itiyor. O masum, tüm FMA kadınlarından başka olan Gülay gitmiş, yerine bambaşka biri gelmiş.İçini bilemem. Okuyunca e-book ve kitap arasındaki ayımı kendim göreceğim artık. Eline sağlık :)

tarih84 dedi ki...

Syhn: yok değil o kızı ben buldum :)

Benherneysemo: en azından ben sana bir iki kelam ettim de benim gibi şoklara girmeyeceksin. Çok hazırlıksız oldu benim için çok üzücüydü

Joey Potter dedi ki...

Anlattıklarınızdan yola çıkarak kolajda ortadaki kız daha bir Gülay gibi geldi bana. Hayal kırıklığına uğramak nedir bilirim. Üzüldüm çünkü senin yazarı ne kadar sevdiğini, tanıtmak için harcadığın bireysel çabayı biliyorum. Gönlünde yeri ayrıdır onu da biliyorum. Ama ne yaparsın bazen pazarlama taktiklerini yenik düşüyor sevdiğimiz şeyler. :(

Adsız dedi ki...

Sence bu yazdıkların yanlı bir yorum olmamış mı ??? sen eski ile yeninin karsılaştırmasını yapmışsın resmen.ayrıca bu kadar abartacagın kadarda değişiklik yoktu kitapta.yorumun çok abartılı geldi bana.

tarih84 dedi ki...

Adsız: ben tamamiyle kendi duygularımı yazdım, duygularla bağlandığım bir kitap sonuçta. Çok uçlara koyduğum bir eser benim için artık daha normal.