30 Ekim 2013 Çarşamba

Okuyan Kızlar Kulübü Gölge Varlıklar İncelemesi - Tanıtım

 Okuyan Kızlar Kulübü bu sefer de seri incelemesiyle karşınızda. Arunas Yayıncılık'tan çıkan Gölge Varlıklar Serisi tüm ateşiyle devam ediyor. Davet kitabı ile açılış yapmış, Nefes ile soluklanmış, Tutsak kitabı ile seriye bizleri hapsetmiş durumda. Klişeleri yıkıp arka sokakların karanlığında birden çok varlığın aydınlanmasıyla bilinenin içindeki bilinmeyene gözlerimizi aralıyoruz.
 Seriyi oluşturan Altı Kitap.
 Günümüzün yeni modası bir de 3,5 kitap :)
3. kitap bitiminde okunması seri devamlılığı açısından önemli. Yan baskın karakterlerin merak edilen hikayelerini buçuklu kitap şeklinde devamları okuyucuyu memnun etmekte.
Bu kitap 3. kitabı 4. bağlamak için ön hazırlık niteliğinde.

Davet – Gölge Varlıklar #1
 Hepimiz pişmanlıklarla yaşamak zorundayız...

Boğazından kopup gelen küçük bir iniltinin ardından kot pantolonunun ön kısmında da bir şişlik belirdi. Şeytan dışarıya çıkıp biraz oyun oynamak istiyordu.
Gölge Varlıkları daha önce hiç böyle tanımadınız. Onların dünyasının nasıl olduğunu merak ediyor musunuz? İnsanlar ve gölge varlıkların bir arada yaşadığı, hatta aralarında bir sözleşmenin bulunduğu bir düzen... Bu sözleşmeye uymayanları cezalandırmak üzere kurulan gizli mahkemeler...
Serinin bu ilk kitabında başrolleri çok güçlü ve çekici bir erkek vampir ile bu mahkemelerde savcı olan bir kadın paylaşıyor. Gizem ve şehvetin iç içe geçtiği muhteşem bir fantastik serüven...
Onun dikkatini çeken şey kırmızı rujlu ve pembe elbiseli porselen bir bebekti. Bebeğin önlüğünün üzerine küçük bir kâğıt bırakılmıştı. Kâğıtta şu yazıyordu: Sıradaki... 
Kalbi deli gibi atmaya başlayan Sara hemen kapının arkasındaki masanın üzerinden aldığı bir kurşun kalemin silgi ucunu kullanarak bebeği ters çevirdi. Daha sonra yine kalemi kullanarak bebeğin kıyafetini kaldırdı. Bebeğin tam dikiş yerinin üzerinde siyah harflerle ....

 Nefes – Gölge Varlıklar #2
 Heyecan dolu, doğaüstü bir aşk hikâyesi!

Derin bir nefes aldı, koku ve acı onu, sadece öldürmenin önemli olduğu sıcak ve tanıdık olan karanlığa itiyordu
Serinin ilk kitabı Davet ile birlikte içine girdiğiniz Gölge Varlıkların dünyasına yapacağınız ikinci yolculuğunuzda, soluksuz okuyacak, aşka doyacak, tahrik olacaksınız.
Yedi masum insan, Los Angeles sokaklarında vahşice öldürüldü, ama Gölge İttifakı'nın elinde ne şüpheli ne de kanıt var. Ceset sayısı arttıkça, kurt adamlar ve vampirler arasındaki eski kan davası patlamaya yaklaşıyor. 
Vampirler ve kurt adamların uzun süren savaşları, yarı iblisler, ruh emiciler ve ölümcül lanetler... Aşk, kan, cinayet ve ruh...

Tutsak – Gölge Varlıklar #3
Şehvet ve gizemi hiç bu kadar yakın hissetmediniz!

"Havva'nın dokunuşu ile yıkım gelecek. Yerden yükselen üçüncü, güçlü ve değişmiş kişi, gölgelerin kural sütunlarını yıkacak ve çalınmış olanı geri alacak." 
Vampire yaptıkları yüzünden idam edilmiyordu, gelecekte yapabileceklerinden korktukları için bu odadaydı. Onları korkutmuştu ve bu yüzden onu öldüreceklerdi...
Petra Lang 26 yaşındaydı ve hayatı boyunca lanetiyle yaşamak zorunda kalmıştı. Dokunduğu kişileri canavara çevirmesine neden olan laneti, âşık olmasına da engel olmuştu.
Nicholas Montegue, dünyada geçirdiği bin yıl içerisinde tek bir kadına âşık olmuş, ancak ihanetini unutamadığı için başka bir kadının hayatına girmesine izin vermemişti. New York'ta geçirdikleri bir gece, ikisinin de hayatını sonsuza kadar değiştirecekti.
Ölümsüz seri Gölge Varlıklar'ın üçüncü kitabı Tutsak; tüm ihtirası, şehveti, karanlığı ve ihtişamıyla sizi derinden sarsacak.

When Passion Lies – Gölge Varlıklar #4
When Darkness Hungers - Gölge Varlıklar #5
When Temptation Burns - Gölge Varlıklar #6 

İnceleme Takvimimiz 

30.10.2013 - Seri Bilgisi ve Tanıtım

31.10.2013
Gölge Varlıkları Bir Adım Daha Yakın - The Reading Lady

01.11.2013 - Davet Yorum

02.11.2013 - Nefes Yorum

03.11.2013 - Tutsak Yorum

29 Ekim 2013 Salı

Meze Sofrası Denilince Akla İlk Gelenler - Yeni Fikirler

Mezeler dizilir, börekler sofrada yerini alır.
Assolist balık mangalda demlenir :)
Rakılar soğutulur sofra son şeklini alır.
Barbunya, börülce, közlemeler sıralanır. Sofranın kırk yıllık vazgeçilmezleridir.
Arada genç tarifler de eklenir tıklayınız
Ya da yeni bir sunum diye diretilir. Dereotu mezeye yedirilse mi güzel olur üzerine servis edilse mi? :)
İçli köfte sürprizi ile misafirler yerini alır. Sohbet başlar sofradaki lezzetler övülür. Bir de şöyle cümleler kurulur: falanca yere gittik şu tarz bir meze tattık şunu şöyle yaptım daha nefis oldu... gece ilerler ve bir cümle beni çiviler. Geçen gün İstanbul'dayken Süheyla'ya uğradık.
Yeni fikirler, yeni lezzetler bahsedilirken takdir ettiğim kitabın yaratıcısından bahsedilir.
Merak mı ettini? tıklayınız
Her sofra hazırlayışımda bir tarifim mutlaka yenidir. Peki sizin?
Meze sofralarınızda sizin yenilikleriniz nelerdir?
Tarih84

Süheyla'nın Mezeleri - Yaşanmışlığın Damaktaki İzi! (Tarihi Süheyla Restorant)

Süheyla'nın Mezeleri 

Sevgi suyun tadını bile değiştirirmiş. Şaka değil. Deneylerle kanıtlanmış üstelik. Suyun tadını bile değiştirmeyi beceriyorsak, kim bilir, yemeklerimize neler yaparız. İşte böyle bir isim Ceyda Kınay… Annesinden, Süheyla'dan aldığı eli sürdüren; yemeklerine, tariflerine şefkatini, neşesini, çoşkusunu, zaman zaman hüznünü, kısacası yaşadıklarını katan bir mutfak sanatçısı…
Ceyda'nın tarifleri, mutfağınızda, tarihi Süheyla Restaurantın klasiklerini yaşatmakla kalmayacak, meyhane kültürünü daha da yakından tanımanızı sağlayacak. Süheyla'nın hikayesini okurken, bu cesur kadının tek başına nasıl ayakta durduğuna tanık olacak, yemeklerinin lezzetinin sırrını keşfedeceksiniz.
Beyoğlu'nda… Süheyla'da… Her zaman… Her şeye rağmen… O sofralar kuruldu… Hayata devam etti… Bugün hala kurulmaya devam ediyor… İnişlerine çıkışlarına rağmen, sofralarınız hep ışıldaması dileğiyle… Biliyorum ki, Ceyda Kınay'ın önerileri sizi mahcup etmeyecektir.
Balçiçek İlter
Süheyla hanımın hikayesine hayran kaldım. Ceyda hanım bu tadın serüvenini ne de güzel anlatmış bizlere. Sıradan bir tarif kitabı değil! Yaşanmışlığın zarif sunumu, mezeler eşliğinde leziz anılara bir yolculuk adeta. Süheyla'nın Mezeleri'ni tattığınızda anılar diyarına anoson kokulu bir hatırat eklemiş oluyorsunuz.
Ceyda Kınay'ı tebrik ediyorum. Kısmetse Süheyla'ya uğrayıp birkaç mezeyi yerinde tatmak istiyorum.

Kitap basım kalitesi, kitabın yani Süheyla hanımın hikayesinin anlatım kalitesi harikaydı. Elime bir tarihi eser almış gibi hissettim. Kitaplar zamanla eğilip bükülür bu konuda endişeniz olmasın basımı o kadar iyi ki tozunu bile nemli bezle alabiliyorsunuz. Yıllarca saklanabilecek bir eser. Bravo Arunas Yayınları'na!
Kitap elime geçtiğinde özellikle tarator soslarına bayıldım. Birçok tarator tarifi denemiştim. Sarımsak ve çam fıstığı uyumu benim favorim oldu. Tarif malzemeleri bizden, bizim mutfaklardan. Bu da tarifleri sevmem için iyi bir neden. Bazen merak edip malzeme eksikliğinden güzelim tarifi denemekten vazgeçiyoruz. 


Aslında kitapta gerçekten de çok şık, ilk defa duyduğum tarifler de var. Ben sizlere kitabın içinden birkaç kare sunarak küçük lezzetlerin nasıl şık sunumlara dönüştüğünü de göstermek istedim. Kitap size şunu söylüyor önemli olan bilinmez eşsiz bir lezzet sunmak değil, el emeği göz nuru, sevgi eklenen tarifleri birkaç dokunuş ile kalplere servis etmek. Özenli lezzetler şu sunumlarla bile şahlanıyor. Evet ben de böyle sunsam, şunu şöyle denesem diyorsunuz. Meze tarifleri sizi mutfağa davet ediyor, mutfaktan kalplere leziz bir iletişimin aracı oluyor:)
Mutfağıma hoş geldin Süheyla!
Tarih84

Cumhuriyetimizin 90. yılı kutlu olsun!

TÜRKİYE CUMHURİYETİ!
Cumhuriyetimizin 90. yılı kutlu olsun!

28 Ekim 2013 Pazartesi

Yatağımdaki Yabancı - Sylvie Day: Yazarın satırları Çok Kaliteli

Sylvia Day historical türünde şöhretini hak ediyor. İlk kitabında beni mest etti. Karakterleri kanlı canlı, mış gibi yapmıyor ne ise onu yaşıyor. Ayşe Arman ile yaptığı röportajda karakterlerini zeki, kusurlu, hayatın içinde görebileceğimiz gibi yarattığından bahsetmişti. Kitabı okuduğum an ne demek istediğini daha net anladım. Bizlere özgür, aklı başında ve ne istediğini bilen kahramanlar sunuyor. Bazı sahneleri okurken wooww dedim. İşte dedirtti bu gerçek yaşamdan bir kesit. Bir kadın da hisseder, onunda ihtiyaçları vardır. Bir şeylerin farkında olmak ve talep etmek bayağı bir durumu gerektirmez! Bir erkek bir kadından etkileniyorsa, o an erotik boyutta çarpılıyorsa bunu dindirmesi gerekir. Gerçek hayatta bu işe nasıl çözüm bulacaksa aynen kitapta da bizler bunu okuyoruz. Yazarın diline, cesaretine hayran kaldım. Historical klasik sahnelerin dışında, tam da dozunda çok gerçekçi bir anlatım sundu bizlere.
Yatağımdaki Yabancı 

Evlilik Bir Kumardır
Dört yıl önce Isabel'e mantık evliliği yapmayı teklif ettiğinde Gray vurdumduymaz bir yakışıklıdır fakat artık genç adamın içindeki o çocuksu serseriden geriye eser kalmamıştır. O artık sırların içine gömülmüş ve kaybolduğundan beri yaptığı şeyler hakkında hep sessiz kalmıştır.
Aşksa Bu Oyunun En Büyük Sürprizi
Isabel'in kolaylıkla başa çıkabildiği o pervasız genç artık yoktur ve bu tutkulu adam ehlileştirilemez gibi görünmektedir. Genç kadın, Gray'in içinde yanan ateşi keşfetmeye cesaret edebilecek ve karşı konulamaz bir yabancıya dönüşen aşığına içini açabilecek midir?
Gray gençliğinin verdiği enerji ile yerinde duramayan, paralı, yakışıklı, aristokrat kesimde sözü geçen bir varistir. Annesine inat hayatı serseri şekilde yaşar. Büyük aşkını Gray'in annesinin entrikaları sonucu evlenir. Bu Gray'i durdurmaz. Ve ilişkileri ciddi boyutta ilerler. 
İsabel ise büyük bir akla evlendiği eşinden ciddi bir darbe almış genç ateşli bir duldur. Uzun süreli ilişkiler yaşar, kadınlığını geri planda tutmaz ama ahlaksızlık boyutunda da dolaşmaz. Çevrede arzulanan aynı zamanda saygı duyulan bir kadındır. Gray ile tanışıklığı olduğu halde bir etkileşimleri hiç olmamıştır.
Bir gün Gray çılgın bir fikirler gelir evlenmeyi talep eder, bu evlilik kağıt üzerinde kalacak kendi aşıkları ile hayatlarına devam edeceklerdir. Gray av olmaktan kurtulacak, Bella ise evlilik baskısından.
Grey'in aşkı bebeğini doğururken ölünce adam yıkılır ve 4 yıl ortadan kaybolur. Aradan geçen zamanda çok şey değişmiştir. Geri döndüğünde o tam bir erkektir. Değişen sadece baştan çıkarıcı, kaslı bir vücut değil aynı zamanda hayatı kavramış acılı bir insandır.
Bu dönüş taşları yerinden oynatır, yıllardır tanıdığı karısına vurgun yemiş gibi aşık olur, karısı da onun cazibesine kayıtsız kalamaz. Her ikisinin de yaşanmışlığı, korkuları vardır. Bunları aşmak için çok zorlu bir mücadeleye girişirler.
***
Kitap harikaydı kesinlikle tavsiyemdir. Ben bayıldım. Diyaloglar zeki sahneler çok seksi, anlar gerçekçiydi.
Birçok yan karakter de vardı özellikle Abby beni öldürdü:) Bu kızın zekası hayret ettirdi.
***
Bu çok sevdiğin erkekliğin bağlı olduğu bir kalp ve bir de beyin var. Hepsi bir araya gelip bir erkeği, yani senin kocanı oluşturuyor. Onları birbirinden ayırıp canının istediği parçayı alamazsın.
***
Bir erkek benimle evlenebilmek için bana çılgınca aşık olmalı ve yırtılmış bir et parçasını umursamamalı. 
***
Sevdikleriniz de size hayal kırıklığı yaşatabilir.
***
Bu kitap şiddetle tavsiye!
Tarih84

Aşkın Günahı - Sophie Jordan: Penwich Erdemli Kızlar Okulu Serisi

İlk defa Sophie Jordan okudum. Kitabın konusuna baktım, Pegasus Yayınları'ndan çıktığını görünce de listeme ekledim. Kitap hakkında araştırırken seri olduğunu öğrendim. Penwich Erdemli Kızlar Okulu Serisi ve kapak yan yana gelince şok etkisi yaratıyor, doğru :) Ama kitap olabildiğince masum, kapak yanıltmasın efendim.
  Penwich Erdemli Kızlar Okulu 
Yaşı küçük kızların eğitilmek üzere gönderildiği çok katı disiplinli bir kurum. Burada aç kalıp, soğuktan donabilir hatta ölebilirsiniz. Mezun olacak kadar şanslı iseniz harika bir donanıma sahip olursunuz. Mezuniyet sonrası birkaç yıl ders verebilirseniz sosyetenin en önemli kapıları sizi mürebbiye alabilmek için yarışır. Bu okulda ayakta kalmak zordur.
Her an darp edilebilir, yemeğiniz çalınabilir. 
Bir gece masum ve bezmiş üç kız bir araya gelir. Okuldan gece vakti birkaç saatliğine ayrılırlar. Kulübenin birinde yıldızlara bakarak dilek dilerler. Birisi yuva birisi önemli olma diğeri de uzak ülkelerde macera diler. İşte bu üç kızın dileği o gece kabul olur. Her kitap bir kızın dileğinin hikayesidir. Tabi bu dileğin gerçekleşmesi hiç de kolay değildir.
Güzel bir seri, hemen okunuyor sizi mutlu kılıyor.
AŞKIN GÜNAHI - Sophie Jordan
Fallon güzelliğini gizleyebilirdi... Peki ya arzularını? Biri maskelerin ardında yaşıyor… Fallon O’Rourke gibi bir güzelin iffetini koruyabileceği son yer, Londra’nın en çapkın dükü Dominic Hale’in Mayfair’deki malikânesidir. Ancak genç kız orada güvendedir çünkü bir uşak kılığına girmiştir. Sırrını korumak için elinden geleni yapmasına rağmen günahkâr çapkının yatak odasına girip çıkan kadınlardan biri olmayı dilediğini fark eden Fallon, bu oyunu sürdürebilecek midir? Diğeri günah işlemek için yaşıyor… Yakıcı mavi gözlere ve enfes bir gülümsemeye sahip hovarda Dük’ün keyfine düşkünlüğüne imrenenler, onun kısa süreli mutlulukların peşinde koşmasının nedenini sorgulamamaktadır. Oysa Dük’ün kalbi kırıktır ve kendini korumak için ördüğü duvarları sadece bir kadın yıkabilecek, sadece bir kadın onun aşkını kazanabilecektir…
***
Kitap çok akıcı, hemen bitiyor. Serinin devamı dilerim çok ara vermeden çıkar. Kitapta beni tek rahatsız eden kızın bu kadar masum, hayatın türlü zorluklarını çekmiş ama şehvetli anlardan bir haber iken İkinci cinsel deneyiminde ustalara taş çıkartan performans serigilemesi oldu. Yavrum sen hangi ara bunları öğrendin? :) Kitabın çıtasını arttırmak adına yanlış bir yol. Hoş ne sahneler okuyoruz genel olarak bakılırsa orta ölçekli bir erotizm barındırıyor. 
Dom'a bittim, müthiş bir karakter. Hele o devirde böyle asi dövmelerin olması şaşırtıcı. Kitap size aslında birçok yenilik sunuyor. Historical ezberinden sıkıldıysanız masum bir tat sizi bekliyor.

Tarih84

Sert Rock: Çılgın Vahşi Yolculukta Duygusal Bir Mola! - Günahkarlar Turnede Serisi

Sert Rock: Çılgın Vahşi Yolculukta Duygusal Bir Mola!
 Günahkarlar Turnede Serisi
Günahkarlar Turnede serisi Tutkulu Notalar ile sarsıcı bir başlangıç yaptı. Satırların bağımlısı olduk, şaşırdık, an geldi şok olup kitabı okuyamaz olduk :) Kitap yetişkin edebiyatının bir çıta üstünde! 
Yaş sınırına değil de okuduğunuz türler ve düzeyine göre seçilip, tavsiye edilmedi derim. Romance okuyan ve yeniliklere açık olanlar için Günahkarlar diye alınan bir grup nasıl olur, rock dünyası nedir, kendi içlerindeki ahlaki yaklaşımlar nelerdir cevabı niteliğinde bir seri. Aykırı sayılacak yaşamlarının içinde onların da sınırları var, değer vereceği nitelikte kişiler. 
Seriyi kendi içinde değerlendirince bayılmamak elde değil.
Kitap bitmesin diyecek, seri devamını heyecanla bekleyeceksiniz! :)
Yazar, seri bilgisi ve Tutkulu Notalar yorumu için tıklayınız
SERT ROCK
Tutkulu notalar ile alev alan sahneler Sert Rock'ta yanmaya devam ediyor...
Turne otobüsünde geçirilen sıcak anlardan sonra, ayrılıklarının büyük bir hata olduğunu bir kez daha keşfeden iki genç...
Metal vokalisti Sed Lionheart yalnızca sesini kullanarak binlerce kadını çılgına çeviren bir rock yıldızıdır. Ne var ki, Jessica'yı kaybettiğinden beri kendisini tutkulu hissedebildiği tek yer sahnelerdir...
Hukuk fakültesinde okuyan Jessica, kalbi paramparça olsa da Sed'le olan ilişkisini sonlandırarak kendi çabalarıyla başarıya ulaşmakta kararlıdır. Ancak önceden tahmin edemediği bir gerçek vardır; etrafındaki hiçbir erkek Sed'in yerini dolduramayacaktır...
Dizginlenemeyen arzular, kalabalıklar içindeki ahlaksız yakınlaşmalar ve tüm bu yaşananların alevinde parlamak üzere olan skandallar... Hazır mısınız?

İlk kitapta SED karakterini iflah olmaz, ahlaksız kral olarak görmüştüm. Bu haline rağmen de sevmiştim. Bir sonraki kitabın Sed hakkında olması merakımı arttırdı. Kalbi kırık bir adam, duygulardan arınık bir yaşam. Aynı anda 4 kızla ilişkiye girebilecek bir potansiyel. Grup arkadaşlarının kızlarını elinden almayı hobi edinmiş bir serseri. Bu kadar say sonra da sevdim de bu nasıl olur mu dediniz eee işin sırrı da Günahkarların şeytan tüyü  cazibesinde:)
''Birilerine sinirli olman, onları sevmeyi bıraktığın 
anlamına gelmez!''
Kitabın belki de anahtar cümlesi bu! Sed 2 yıl önce günahkarları yükseltebilmek için varını yoğunu ortaya koymuş, her an her dakika hesap yapıyor. Hayatında daimi bir ilişki aramıyor. 4 aylık (neredeyse bu kadar süre aynı kızla olmak mucize) uzun soluklu ilişkisi Jessica ile ciddi bir yol ayrımına giriyor. Ya okul ya da ben diyor. Bağımsızlığına düşkün Jessica patlıyor ve yüreği paramparça olsa da ayrılıyor. Okulu seçiyor. Sed müthiş bir yıkım yaşıyor. 2 yıllık bu sürede kariyerinde zirvelere yaklaşmış bir grup, gruba kendini halı gibi seren kızlar, içki ve nice şey onların. Sed de bir köşede oturacak değil ya su gibi kızı içip yutuyor! Günahkarlar Sed'in acısını bildikleri için her ne kadar hayatlarına ot tıkasa, kalplerinin kırılmasına sebep de olsa ses etmiyor. Çünkü onlar Günahkar, senin benim gibi değil hayata baktıkları pencere farklı. Birimiz hepimiz için mantığında.
“Gitmediğimi söylerken ne demek istiyorsun, Sed?”
“Hukuk fakültesine gitmiyorsun. Yatak odasında beni eğlendirmekle fazlasıyla meşgul olacaksın. Bu sıkıcı olduğunda, beş veya altı çocuk doğuracaksın ve ben grupla turlara çıkıp, hepimizi zengin ve ünlü yaparken, sen de onlarla ilgileneceksin.”
***
Oldu paşam başka? :)
 Jessica basıyor gidiyor, adam üstüne şarkı sözleri döktürüyor.
Tam iki yıl sonra olmayacak bir ortamda olmayacak bir pozisyonda tüm günahkarlar Jessica ile karşılaşıyor. Sed'in kalbine iniyor tabi öncesinde kalbi teklemeyi durduruyor. Gördüğü gibi mıhlanıyor. Kavga olay üstüne olay. Her kitapta grup üyeleri telef oluyor bir sonraki kitapta kim hırpalanacak merak konusu.
Sed ile Jessica yesin birbirini Myrna araya girip bir şekilde onları bir araya getiriyor. Farklı bir anlaşma ile ilişkilerini yeniden deniyorlar. Grup bu durumdan rahatsız, çünkü Sed her şeyi tam anlatmamış Jessica da rahatsız ben size ne yaptım da cephelisiniz modunda.
Bu süreçte birçok şey yaşanıyor anlatırsam heyecanı nerede dimi;)
Günahkarlara bir adım daha yaklaştık. Özellikle Jace ve Eric karakterlerini çok sevdik. Kitaplarını merakla bekliyorum. İç dünyalarındaki fırtınaları okumak çok çook farklı olacak kesin! Brian eşi ile yakınlaştıkça Trey bir bunalıma sürüklendi. Üçüncü ve dördüncü kitapta daha bir net anlaşılacağının tüyosunu aldık. Trey'in şok edici, tabuları yıkıcı hikayesi için nefessiz kalacağız kesin! Dilerim sansüre uğrayıp hikaye bölük pörçük kalmaz. 
Ephesus Yayınları'na bu konuda güvenmeye devam etmek isterim. Kapaklar konusundaki cesareti içerik konusundaki tutumu ile taçlandırmaya devam etmesini isterim.
Bir acı bu kadar mı iyi anlatılır.
Ya da bir köpeğe yazılan şarkı sözü bizi hislendirir?
Ahhh Günahkarları seviyoruz:)
Seriyi sevdim, çeviri zaten muhteşem! Tuba Özkat bu kadar zor bir seriyi rahatsız etmeden, akıcı bir şekilde bizlere sundu. Ne kadar teşekkür etsek az!
Ama işte bir amaaa var! Serinin belki de en zayıf halkası bu kitap. Evet bu kadar sevdim dedikten sonra bunu söylemezsem çatlarım. Sed'i kötü çocuk gördük de aslen durumun farklı olduğunu öğrendik. Jessica basıp giden bildik de bir de mecburiyetler vardı. Buraya kadar tamamdı da bu çift bildiğin tavşan modundaydı. Bir birilerini azdırmak, toplum içinde aykırı olmak adına bir uğraş içindeydi. Sed'in de dediği gibi Jessica onu seks bağımlısı yapmıştı, Jessica'nın dediği gibi bakıldığında da Sed ona aykırılık enerjisi katmıştı. İkisi bir arada patlamaya hazır bir bombaydı. Seride duyguların en az hissedildiği kitap. Bir ara yeter beeee aaaa diyesim geldi. Ki bu kitap Tutkulu Notalar gibi yanlış, abes denilecek şeyler de barındırmıyordu. Her ne yaşandı ise iki kişi arasında kaldı. İlk kitaptaki şok üstüne şoklar bu kitapta yok. Ama şok edici şeyleri okurken ki duygu yoğunlu da sarhoş ediciydi. Yazar cidden başarılı. Duyguların en aza indiği kitap ama en edepli kitap:) Ahh Trey yine mi el attın bacına :) Bu adam uslanmaz!
Tutkulu notaları okumuş ya da okumayı düşünen varsa bu kitapla birlikte kesinlikle tavsiye!
Tarih84

Bu Kalıplar Çok Pratik - Bayıldımmm

 Haftaya tatlı bir başlangıç yapalım:) 
Sevgili blogdaşım Kitap Tutkusu OKK blog gününde benim için çok güzel hediyeler almıştı. Bu kalıplarla birlikte puding de geldi. Dr. Oetker denemelerim çoktur ama hindistan cevizli puding çıktığını bilmiyordum. Arkadaşımın hediyesi ile iki deneme birden yapmış oldum. 
Puding 500 ml süt ile orta ateşte karıştırarak pişirdim. Bu esnada bir şey fark ettim. İçindeki hindistan cevizi tencerenin çevresine yapışmakta. Sık sık kaşık yardımı ile kenarlarını sıyırın ki ısı ile hindistan cevizi kenara yapışıp yanmasın. Sonra tencere temizlemek de ayrı iş olur, aman.
 Kaselere pay edip soğumasını bekledim. Dolapta dinlendirmeden önce yukarıda gördüğünüz gibi şekilleri üzerine kapatıp hindistan cevizi serptim. Şekli dikkatlice çektim ve ortaya bu sevimli görüntüler çıktı.
 Sizlerde kek ve pastalarınızı süslemek için deneyebilirsiniz.
Tarih84

27 Ekim 2013 Pazar

Aşk & Çikolata & Harlequin #2: Arzunun Kıyısında - Sarah Morgan

19. Blog Tur temamız: Aşk & Çikolata & Harlequin!
''Bu konseptle her birimiz farklı bir beyaz dizi inceleyeceğiz.
Beyaz dizi karakterlerimize uygun çikolata seçip ruh halini tatlı acı sizlere anlatacağız. Yeri gelecek satırların dramını çikolata ile yumuşatacağız :) '' dedik TIKTIK
Harlequin ekim ayı kitaplarından kazanmak için çekilişe buyurun TIKTIK
Şimdi Arzunun Kıyısında kitabını inceleyip birkaç parça çikolata tatma zamanı :)

Arzunun Kıyısında

Sicilya Ateşi... Acımasız Santino Ferrara, güzeller güzeli Fia Baracchi kollarının arasındayken neler hissettiğini hiçbir zaman unutmayacaktı. Fia ise kocaman bir yalanı yaşamaktaydı. Biricik oğlunun, Santino'nun veliahdı olduğu öğrenilirse velayeti kendisinden alınacaktı. İki aile arasındaki anlaşmazlık dillere destandı! Acaba korkusunun gerçek sebebi yalnızca bu muydu? Yoksa rakibiyle geçirdiği tek gecenin aklından bir an olsun çıkmayan hatıraları ve daha fazlasını istiyor oluşu muydu?

Santino birbirine bağlı Sicilya'nın kültürünü buram buram taşıyan ailenin yakışıklı zengin bir oğlu. Oteller zinciri varisi. Büyüdüğü evin yasaklı bahçesindeki komşu kızı Fia ise aile sıcaklığına muhtaç, şiddet gören, hayatın acımadığı bir kız. Fia'nın annesi küçük yaşta terk etmiş, babada hayır yok tek dayanak katı dedesi. Babasının ölümü, erkek kardeşinin sorumsuzluğu yaşadığı tüm kötü olaylarda kaçışı hep yasak sınırdaki kayıhanede buluyor. Orada bekleyerek kendine geliyor hayaller kuruyor. Bir gece yine kayıkhanede olduğu bir an Santino ile karşılaşıyor. Birbirlerine hayvani bir tutku ile sahip oluyorlar. Aynı gece Fia'nın erkek kardeşi Santino'nun arabasını çalıyor, kaza yapıyor ve ölüyor. İki aile arasındaki husumet kan davasına dönüyor. Birkaç ay sonra Fia hamile kaldığını öğreniyor ve aradan 3 yıl geçiyor. Şirket ceosu olarak Santino bu yasak sınırı aşıp mülkü satın almak için geldiğinde hiç ummadığı şeyler oluyor. Fia'yı görür görmez tutkudan deliye dönüyor ve kısa süre içinde oğlu olduğunu öğreniyor eeee bir Sicilyalı oğluna piç damgası taşıtır mı aslaaaaa
Ya benimle evlenir kadınım olur oğlunun yanında olursun ya da oğlunu unut diyor.
Çokça yanlış anlama var, konuşacak öğrenecek şey. Bir yandan üzülürken bir yandan seviniyor tutkuyu buram buram hissediyorsunuz.
 Sarah Morgan daha önce okumuştum. Bu kitap ise satırlarına bağlanmama sebep oldu.
Öğrendim ki iki erkek kardeşi anlatan bir seriymiş. İlk kitap ise Aşk ve Güven. Bir ara alıp okuyacağım, karakterlerin konuk olduğu birkaç sayfada bu aileye bayıldığımı söylemeliyim.
Fia karakterini düşündüğümde aklıma bonibon geldi:) Onun çektikleri bonibon tadındaydı. Fia birçok acı yaşadı yani hayatın her yönünü gördü tıpkı bonibon renkleri gibi. Hayat bir kutu bonibon ise her renk ayrı bir hikayeydi. Fia acısını çekerken konular farklı farklı olsa da acının sonunda gelen mutluluk hep aynıydı Santino gibi. Bonibonun rengi farklı tadı aynı bu hikayede de Fia - Santino arasına renk renk -  türlü türlü  engel girse de sonu hep tutkulu - aynı oldu :)
***
arkadaşlarımızın seçtiği kitaplar ve çikolatalarının tadı

19. Blog Tur: Aşk & Çikolata & Harlequin #2 - Tanıtım - Çekiliş

Herkese merhaba :)
12. Blog turumuzda Aşk - Çikolata - Harlequin yapmıştık.
19. Blog Turuna geldik, Okuyan Kızlar Kulübü olarak beyaz dizi hasretini dindirelim bir kez daha “Aşk, Çikolata, Harlequin” diyelim istedik.
 Bizi destekleyen Harlequin Yayınları’na çok teşekkür ederiz.
“Aşk, Çikolata, Harlequin” 
 Bu konseptle her birimiz farklı bir beyaz dizi inceleyeceğiz.
Beyaz dizi karakterlerimize uygun çikolata seçip ruh halini tatlı acı sizlere anlatacağız. Yeri gelecek satırların dramını çikolata ile yumuşatacağız :)
Benim kitabım ve konusu:

Arzunun Kıyısında

Sicilya Ateşi... Acımasız Santino Ferrara, güzeller güzeli Fia Baracchi kollarının arasındayken neler hissettiğini hiçbir zaman unutmayacaktı. Fia ise kocaman bir yalanı yaşamaktaydı. Biricik oğlunun, Santino'nun veliahdı olduğu öğrenilirse velayeti kendisinden alınacaktı. İki aile arasındaki anlaşmazlık dillere destandı! Acaba korkusunun gerçek sebebi yalnızca bu muydu? Yoksa rakibiyle geçirdiği tek gecenin aklından bir an olsun çıkmayan hatıraları ve daha fazlasını istiyor oluşu muydu?


25 Ekim 2013 Cuma

OKK 18. Blog Tur: Full Metal Alchemist - Çelik Simyacı - Yorum (MANGA)

OKK 18. Blog Tur: Full Metal Alchemist - Çelik Simyacı!
Manga başlı başına bir kültür, Türkçe okumak ise ayrı keyif. Bilginin derya olduğu bir alanda kendi dilimizde bir adım yaklaşmak çok keyifliydi.
 OKK yenilikler bitmez, incelenmeyi bekleyen nice güzellikler var. Kim bilir neler  olacak? :)
İnceleme tur konuğumuz esere bir bakalım:
Fullmetal Alchemist 1- Çelik Simyacı
Simya: Doğayı değiştirip şekillendirmeye yarayan esrarengiz güç; adeta büyü, sanat ve bilimin bileşimi. 
En çok istedikleri şeye sahip olabilmek için amatörce yöntemleriyle bu gücü elde etmeye çalıştıklarında, iki kardeş olan Edward ve Alphonse Elric’ten biri kolunu ve bir bacağını kaybetmiş, diğeri de yaşayan bir çelik parçasının içine tıkılıp kalmış bir ruha dönüşüvermiştir.
Edward artık bir hükumet ajanıdır ve askeri bir simya tesisinde çalışmaktadır. Benzersiz güçlerini emirlere uymak, hatta öldürmek için kullanır. Ancak Edward, başkalarının da aynı güçlere sahip olduğunun farkında değildir. 
Simyanın aşırı kullanımı sonucunda dünya adeta bir cehenneme döner. En değerli simya hazinesi Felsefe Taşı’nı ele geçirmeye çabalayan düşmanları, kahramanlarımızdan çok daha zalim ve acımasızdırlar.

***
Akılçelen Kitaplar'a desteklerinden ötürü teşekkür ederiz :)


27 ciltlik macera başlıyor! 

Fullmetal Alchemist, şimdi Çelik Simyacı adıyla Türkçe!
Çekilişimize katılmak için tıklaynız
Satın almak için tıklayınız
Elric kardeşler simya alanına dalarak kendi sorunlarını bir şekilde çözüme ulaştırmak istiyor. Ölen annelerini geri getirmek için simyadan yararlanıyorlar. Simya kuralına göre bir kişi bir şey vermeden bir şey alamaz. Yani bir şekilde kendinizi feda edeceksiniz ki sizin istediğiniz ya da sizden gidenin karşılığı gelecek. Anneleri uğruna vücutlarının bir kısmını feda ediyorlar. Al vücudunu, Ed de kolunu ve bacağını:(
Mitolojiye baktığınızda da durumm hep aynı değil mi? Zengin olmak istersin, dokunduğun her şey altın olsun istersin elin altın olur sevdiğine dokunduğun an ölmesine sebep verirsin. O saatten sonra kız altın olsa, sen de altın istesen ne fayda.
Elric kardeşler de kaybettikleri parçalarını yeniden kazanmak için simya alanında iyice uzmanlaşmaya çalışıyorlar. Tabi olay bu kadar basit değil 27 ciltte birçok durum var. Bir yanda işleri bir yanda hayatın akışı bir yanda da simya uğraşları.
Bana bu tür çok erkeksi geldi doğrusu.
Animesi de çok iyidir, daha ayrıntılı bilgi için tıklayınız
Tavsiyemdir efendim:)