31 Ağustos 2013 Cumartesi

Seni Sevmek İstemedim - FM Arsal : Bırak Doğan Şu Kızı Ben Seni Severim

Bazen satırlarda kayboluruz ya da satırlar bizde. Karakterler işler benliğimize. Kitap, kitap olmaktan çıkar bir dost, bir mazi gibi anlatılır dilden dile. Doğan! Unutulmazım ... kitabını okumadan bir ömür tanımışçasına sevdiğim karakterli karakter! Adamım!!!
FM Arsal kitaplarına karşı sevgimi biliyorsunuz, her kitap ayrı değerli. Kitapları aşıp gelen Doğan apayrı. Yaklaşık 5 ay önce bitirdim Seni Sevmek İstemedim'i, elim gitmedi bir türlü yazamadım. İnsan önem verdikçe kasılıyor, nereden başlasa nerede dursa bilemiyor. Şu anki durum bu :( 
FM Arsal ve kitapları hakkında bilgi için TIKTIK
Yaklaşık 1 yıl öncesinde FM Arsal kitaplarını ara ki bulasın. Basımı tükenmiş, birçok ebook facebook sayfasından kaldırılmış, kitap konusu dilden dile dolanmış kitap duasına çıkmış durumdaydık. Şimdi kitaplar yeniden basılıyor, set olarak satılıyor TIKTIK her an yeni bir kitap haberi ile mutluluktan uçuyoruz.
Gün bugündür diyerek başlıyorum Doğan sevdama ve Seni Sevmek İstemedim'in hikayesine.
Kitaplar yeniden basılıyor demiştim, ilk kitap Nefretten Sonra'yı okumanızı öneririm. Her ne kadar bağımsız okunabilir olsa da seri başından başlamak ayrı keyif. Nefretten Sonra TIKTIK
Doğan karakterini kitaptan kitaba o kadar çok okudum ki, Doğan ne yapsa kızamaz durumdaydım. SSİ okuyunca önce bir durdum sevdiğim adama karşı gelemezdim ama cadı-şımarık Pınar o kadar haklıydı ki biraz kızmış gibi okudum :) Sonra baktım olmuyor Pınar DOĞANıma çektiriyor eeeeehhh yetti be diyip Doğancığımı korudum :) Yani pek tarafsız bir yorum beklemeyin efendim benden :)
 Bu kitabı okurken o kadar çok abur cubur yedim ki ahhh yazım öncesi bir bakayım derken bir bakmışım yeniden sofra kurmuşum kendime :(
Seni Sevmek İstemedim
''Kararlı bir adam istediği kadını ne kadar sürede elde edebilir?
Peki çaresiz bir kadın nefret ettiği adamı neden sevmeye başlar?''
Doğan iki hayat arasında sıkışıp kalmış, korku bilmez çapkın, birçok şeye inancını yitirmiş bir adam. Geçmişin izleri, kaçınılmaz olarak başlayan gizli hayatı - Vatan uğrunda tehlikenin içinde sürdürdüğü yaşamda yalnız bir adam. Bu uğurda tanıdığı 3 vazgeçilmez dost (Tamer- Tahir- Akın). Annesi değer verdiği tek kadın, arkadaşlarının evlilik-aşk hikayelerine baktıkça ben asla aşık olmam, çok tehlikeli, deli işi diyen ... annesinin seçtiği itaatkar bir eşle zamanı gelince evlenirim lafları ile kaçınılmazla dalga geçen bir serseri :)
Tehlikeli yaşamının yanında başarılı bir iş adamı. Ödenmemiş senetlerdeki bir isim geçmişe yolculuğu, hesaplaşma günü için yolu Mersin'e düşer. Muhteşem eve adım attığı an havuzdan yeni çıkmış bikinisiyle yarı çıplak Pınar ile çarpışır. İşte birkaç saniyelik anda bir ömürlük bir karar verir. Bu karar tam da Doğan'lıktır. Bedeli her ne olursa olsun Pınar onun olacaktır. Pınar mı hırçın, erkekleri oyuncak gibi kullanan, bir heves nişanlı (bana göre dize yatırılıp iyi bir dayak atılası) bir dilberdir.
Tahsilat işi bir evlilik vaadine karışır ya da bir birliktelik! Kıza bir açıklama bile yapmadan kaçırır. Çıkmaz yollarda Pınar ne kadar mücadele etse de boyun eğer. Evlilik mi aslaaaa! İşin içine tutku da girince bazı şeyler kaçınılmaz olur. Pınar'ın nefreti, öç alma isteği o kadar derindir ki kendi duygularını bile fark edemez. 
Bu hikayede dönülmez ne kadar yol varsa sapılmış, sınırlarda gezilmiş, affetmemek-hırs-intikam uğruna atılan adımda bağışlanması neredeyse imkansız olaylar yaşanmıştır.
***
Doğan'a kızdım sonra içim acıdı:( Pınar'ı haklı gördüm sonra saçından sürümek aklını başına getirmek istedim.
***
Ahhh be Doğan dedim ne uğraşırsın Pınar'la? Adres yanlış!  Ama işte satırlara sesimiz işlemiyor:(
***
Kitabı okurken aklımdaki Doğan'ım:
İyi okumalar efendim, ara ara FM Arsal kitapları tanıtmaya devam edeceğim. Dediğim gibi insan sevince zor yazıyor:( Nasıl aktaracağını pek bilemiyor.
Tarih84

29 Ağustos 2013 Perşembe

İki Bilindik Tat İki Pratik Tarif : Salatalık Turşusu - Kısır Tariflerim

 Bugün her birimizin yakından bildiği iki tadın tarifini sizlerle buluşturmaya karar verdim.
Kısır Tarifim: 250 gr ince bulguru, bulgurun 3 katı kaynar su ile demliyorum. Tavada zeytin yağı ile 2 baş soğanı pembeleşinceye kadar kavuruyorum. İçine 1 yemek kaşığı limon tozu ekleyip 1 yemek kaşığı biber salçası iyice karıştırıp eritirim. Kabaran bulgura eklerim. Tuz, nane, pul biber eklerim. İyice karıştırdıktan sonra ince doğranmış marul, taze soğan, maydanoz biraz da dere otunu ılıklaşan bulgur ile karıştırırım. 
Arzuya göre nar ekşisi ya da limon eklerim. 
Turşu sofraların olmazsa olmazı. Bu yaz çok çeşitli turşular kurduk. Hazır yeri gelmişken ilk açtığımız kavanozdan salatalık turşumuzun tarifini de vereyim sizlere.
Salatalık Turşusu Tarifi:  1 kilo turşuluk salatalık yıkanıp kavanoza doldurulur. 1 litre su kaynatılıp soğutulur, suyun içine deniz suyu tanı gelinceye kadar tuz atılır. 3 diş sarımsak ezilir eklenir, 1 su bardağı sirke ilave edilir. Kavanoza dökülüp sıkıca kapatılır. 10 gün sonra yemeye hazır hale gelir. 
Afiyet olsunnnn :)
Tarih84

Misafirim Var: Paranoyak Satırlar ( Bol Tarifli İçerik )

Yılların blog komşuluğu, aynı şehrin insanı, bir telefon uzakta, yetiş dediğin an düşünmeden varını yoğunu ortaya koyan ender dostlardan Paranoyak Satırlar :) Teknik bilgi sultanım :) 
Nefretten Sonra projemizin gizli desteklerindendir kendisi:) Video-kolaj çalışmalarımız sırasında evimde ağırlama ayrıcalığı kazandım. Daha uzun saat sohbet edebilmek benim için ayrı keyifti. O gün kaç sofra kuruldu hatırlamıyorum. Sabahtan akşama kadar deli gibi çalıştık :)
Sizlere çabucak kurulan bir İzmir yaz sofrası sunalım efendim:)
Kızartmasız olmaz: Patlıcan, Manisa biberi, sivri biber, patates ve domastes.
Maş fasulyeli Kırpık Salata, tarif için TIKTIK
 Bol baharatlı burgurlu yaprak sarması, tarif için TIKTIK
Rulo patatesli börek
Yazılan senaryolar, içilen kahveler, çikolata, dedikodu, kahkaha :)
Neşeli ender günler.
Tarih84

Çekiliş Sonuçlandı: Köpek Düşleri & Mama Kabı Sahibini Buldu


Çekilişimiz sonuçlandı. 
Kazanan talihli: Nurefşan Batmaz.
Hayırlı olsun, 3 gün içinde sizden kargo gönderim bilgilerinizi bana ulaştırmanızı bekliyorum. 
Facebook ya da mail yoluyla ulaşabilirsiniz.
Tarih84

28 Ağustos 2013 Çarşamba

DUYURU: OKK Tüm Zamanların İçinden Geçer

Herkese merhabalar arkadaşlar!
Okuyan Kızlar Kulübü olarak çok yakında yeni turumuz ve güzel sürprizlerimizle sizlerleyiz!
 Harika bir seri geliyor, tek kitap değil doğru duydunuz bir seri! :) 
Bizi takip etmeye devam edin :) 
Tarih84

Bulgurlu, Bol Baharatlı Taze Yaprak Sarması

Nefretten Sonra kitabı için çalışmalar yaptığımız yoğun bir dönem vardı. Bu günlerden birinde arkadaşım paranoyak satırlar'ı ağırlayacaktım. Baktım taze yaprağım var sarma yapayım dedim. Evde pirinç bitti sanıp telaşa kapılınca bulgurlu bir karışım çıktı karşınıza :) Çok lezzetli oldu ben de şaşırdım. Bol baharat, Antep biberinden yapılma ev salçası ve nar ekşisi olayı çok değiştirdi :)
Yarım kilo taze yaprak için harç: 2 su bardağı bulgur, 1,5 yemek kaşığ acı biber salçası, 1 yemek kaşığı nar ekşisi, 1 büyük soğan, karabiber, nane, kekik, kimyon, 1 domates, zeytin yağı. Önce soğan-domates rendelenir. Sonra baharatlar, salça, bulgur, nar ekşisi, zeytin yağı eklenerek karışım yoğrulur. Taze haşlanmış yaprak sarılır. Sarmalar tencereye eklenmeden önce, bir küçük patates yuvarlar zar gibi doğranır. Zemine yayılır ki yapraklar ani bir ısı değişiminde yanmasın!
Tadı çok değişik, hafif ekşimsi oldu. Biz çok sevdik. Şimdilerde favori tarifim oldu :)
Afiyet Olsun efendim :)
Tarih84

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Sosipop : DİKKAT Tehlike! SüperFresh

Yıllarca filmlerde Amerikan tarzı ürünleri gördük, özendik, yemek istedik. Fastfood ürünler çoğaldıkça bir çoğunu denedik. Benim Acemi Prenses filminde görüp aklımda kalan bir ürün vardı. Bu ürüne çok benzer sosipop görünce hemen aldım. Hava sıcaklığı normaldi, hemen eve geçip ürünü buzluğa koydum. 2 adet pişirdim 2 farklı pişirme tekniği uyguladım. Birini kızgın yağda diğerini ısınmış fırında sonuç fiyasko! Süperfresh aradım, sizden ürün değil bilgi istiyorum. Bu üründe bir yanlışlık var dedim. Numara bıraktım tık yok. Facebook üzerinden çokça yazdım üründe hata varsa yazmayayım, ürüne yanlış bir imaj çizmek istemem dedim. Tüm iyi niyetim yaklaşık 40 gün sürüncemede bırakıldı. Ben de yetti be diyerek sizlerle paylaşıyorum. Kimse kusura bakmasın, süper fresh bitmiş, ardından gelen firmalar almış başını yürümüş. Bundan sonra tek bir ürün bile almam!
(Yukarıda gördüğünüz makarna pişirme tekniği çektirmedir. Ben makarna yaparken çekeceği kadar su eklerim ve içine bir tane bulyon eklerim. Çekme işlemi tamamlanınca yağını ekler karıştırır sıcağı sıcağına sunum yaparım. Daha leziz oluyor.)
Ürün sonrası başıma gelenler: ürün çok şekerli bir tat bırakıyor zaten ağız tadıma uygun değil, eğer ürün tuzlu yapılsa gerçekten de satış grafiği farklı olabilirdi. Çok net hatırlıyorum bu ürünü ilk gördüğüm zamanlar tüm buzluklar dolup taşıyordu şimdi kıyıda köşede kalmış. Ben ne mi yaşadım? İshal oldum, hem de aynı gün ürünü anlatıp satın almasını sağladığım arkadaşımın da ishal olmasına sebep oldum:( Genel dağıtım ya da hava sıcaklığı mı dedim, uyarmak istedim ama nafile!
***
Bilinçli bir tüketici olduğumu düşünürüm. Telefon açamaya hiç üşenmem. Çoğu zaman raflarda gördüğüm aksilikleri haber verir firma prestijini korumasını sağlarım. Bunu yaparken de öyle ürün falan istemem, çünkü ben zaten yeni ürünler deneyen, devamlı satın alan biriyim. Gerek yok! Çok düşündüm yazıp yazmamakta. Ama hem firmanın müşterisine karşı tutumu hem de çocukları özendirici bir ürün olması beni yazmaya itti. Anneleri, tüketicileri uyarmış olayım. 
***
İyi, afiyet yerinde güzel günler dilerim.
Tarih84

Köpek Düşleri: Mizahın Ters Köşe Hali - Bir Ergenin Savaşı

 Markus Zusak, kitapları 20 dilde yayınlanan, mizahi yönü kuvvetli bir yazar. Mizah mı desem kara mizah mı, mizahın dibi mi offf bilemedim. Yazarın kalemi akıcı, konuyu ana karakterler üzerinden yormadan anlatıyor. Sizi son ana kadar kafa karışıklığı içinde bırakıyor. Hayır, hayırrr şikayetçi değilim sadece alışık değilim. Bundan sonra bu yazara karşı hazırlıklıyım diyelim :) 
Köpek Düşleri kitap ismini görünce, bir köpek onun çevresinde dönen liseli, ergen film tadında bir eser bekledim.Okudukça kitabı yahu bu köpek nerede dedim :))) Yaşları çok yakın iki erkek kardeş de köpekten farksız haldeydiler. Güldüm bunlar mı köpek dedim :) Eee neymiş çok gülen ağlarmış da:( Kitap öyle derinden mizahını yüreklerimize bir mızrak gibi sapladı ki darma duman oldum :(
160 sayfalık bu akıcı kitap alışılmışın dışında bir şeyler okumak isteyenleri bekliyor. Bir ergenin dünyası, acıları, hayat, adaletsiz döngü bizlere en yalın haliyle anlatılıyor.
 Kitabın kapağı, dokusu, kitabın iç düzeni çok hoşuma gitti. Her bölümde kapağı anımsatan karikatürize görsel görmek güzeldi.
ALINTILAR:
-Bizim gibi çocuklar-aslında genel olarak erkekler- dünyanın pisliği olmak zorundaydılar. En azından çoğu zaman. Yemin ederim, zamanımızın çoğunu hayvan gibi davranmak için harcıyorduk.
-''oku'' dedi.
''Neden?''
''Çünkü okuma sabrın olmazsa hiçbir şey öğrenemezsin. Televizyon sana bunu veremez. Kafanı bomboş yapar.''
(Ergenlerin hareketlerini anlayamayız işte sebep, belki de sebepsizlik)
-Belki kim olduğumuzu bilmiyorduk, fakat ne olduğumuzu biliyorduk...
***
Cameron'un son sahnedeki bahçede dünyaya, kendine, ilk aşkına, hayata ... isyanı, ulumaları unutmam çok zor.
***
Gençleri, ergenlerin kendilerinin bile anlayamadığı dünyalarını bir parça anlayabilmek için okunması gerekli bir kitap.
***
Yalnızca gözyaşlarıyla yıkananlar kazandım diyebilir!
Martı Yayınlarına bu güzel kitapla beni buluşturdukları için teşekkür ederim.
Tarih84

25 Ağustos 2013 Pazar

Çekiliş Sonucu: Mutluluğun Öteki Yüzü

Çekilişimiz sonuçlandı, katılım beni çok mutlu etti. Arkadya Yayınları'na bir kere daha teşekkür ederim. Kazanamayan arkadaşlar üzülmesin bir çekilişim daha devam etmekte. TIKTIK
 Eylül ayında 2 yeni çekiliş de olacak. Artık bu blogda çokça kitap çekilişi olacak diyelim:)
Kazanan isimler: Hepsi Nefis ve Örgü Çantam. 
Facebook ya da mail üzerinden iletişim bilgilerinizi göndermenizi bekliyorum. 3 gün sonunda bilgiler ulaşmadığı takdirde çekilişi yenileyeceğim. Keyifli okumalar dilerim. 
İlk defa bir çekilişte tanıdık isimler gördüm, keşke her birinize hediye edebilseydim. Çekiliş sonlandırırken için buruluyor:( Katılıma devam bir gün size de çıkabilir :)
Tarih84

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Hayvan Dostlarını Çok Mutlu Edecek Bir Çekilişim Var : Tchibo ve Martı Yayınları Katkısıyla

Hayvansever dostları çok mutlu edecek bir haberle geldim. İki büyük marka desteği ile bir güzellik yapmak istedim :) Martı Yayınları'ndan yeni çıkan Köpek Düşleri adlı kitap ile Tchibo dünyasından kedi-köpeklerimiz için şık bir mama kabını sizlere hediye ediyorum. Tatlı arkadaşlarımızı bir parça daha anlayabileceğimiz bir kitap, onların yemeklerine şıklık katacak kabı kazanmak için şartlar çok basit.
Bu iki güzel hediyeyi kazanmak için:
- Bloğumun takipçisi olmanız
- Martı Yayınları TIKTIK ve Tchibo TIKTIK facebook sayfalarını beğenmeniz.
- Facebook ya da twitter üzerinden çekiliş yazımı duyurmanız gerekli.
Son gün 28 ağustos.
Bol şans :) 
Tarih84

20 Ağustos 2013 Salı

İki Şanslı Kişiye Mutluluğun Öteki Yüzü Kitabını Hediye Ediyorum - ÇEKİLİŞ

 Arkadya Yayınları'nın desteği ile sizlere okuyup beğendiğim, iz bırakan bir kitap hediye ediyorum. 
İki kişi bu dokunaklı esere sahip olacak. Şartlar çok basit.
Çekilişimiz 20 - 24 Ağustos arasında geçerlidir.
Katılım Şartları:
- Bloğumun takipçisi olmanız.
-Arkadya Yayınları'nın facebook sayfasını beğenmeniz TIKTIK
- Bu yazımı facebook ya da twitter adreslerinden paylaşmanız.
- İşlemler tamamlanınca yorum bırakmanız. 
25 Ağustos günü çekilişte hak kazananlar açıklanacaktır. Takipte olun.
İyi okumalar, bol şanslar efendim :)
Tarih84

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Okuyan Kızlar Kulübü 7. Blog Turu: Mutluluğun Öteki Yüzü (YORUM)

 Okuyan Kızlar Kulübü 7. Blog Turu - Mutluluğun Öteki Yüzü'nün sonuna geldik. Yorumlarımızla turumuzu tamamlıyoruz. Çekilişimiz hala devam ediyor! 
Mutluluğun Öteki Yüzü:
Hayatın öteki yüzü, kitabı çok sevdim. İlk sayfadan son sayfaya kadar su gibi gitti. Her karakteri ayrı ayrı değerlendirdim, her birinin yerine geçtim olaylar olayları kovaladı. Bilinen bir hikayede bilinmeyen, güzel, olgun bir tat barındırdı. Yazar bizlere de bir parça tattırdı.
Arkadya kitaplarına bağım bir kat daha arttı, tam da benim sevdiğim, seveceğim kitapları hanelerine ekliyorlar. Şu saatten sonra bu tarz ne çıkarırlarsa gözüm kapalı alır okurum diyorum.
Bu sefer okuma sürecim yollarda geçti, çokça koşturma yaşadım. Kitabı da elimden bırakamadım. Kitap sararsa metro- otobüs durağı kaçırdığım olurdu bu sefer vapurdan inmeyi unuttum:) Alsancak yerine Konak'ta inmişim :) An geldi nette gezinirken kapakta kullanılan fotoğrafı görmenin sevincini yaşadım. Resmen fotoğrafa daldım, Joe ve çocukları ile kurduğu eşsiz baba-evlat bağının büyüsüne daldım. 
 Kitabın kısa özeti bence: ilk ve son safaydı! Sizlerle paylaşmak istedim.
Ella, acılarından uzaklaşmak kendini bulmak için belirsiz bir yola çıkıyor. Bir kasabada duruyor ve Joe ile karşılaşıyor. Yakışıklı İtalyan o esnada kucağında 6 aylık bebeği Zach ve 3 yaşlarındaki Annie ile çaresizce Ella ile çarpışıyor. Terkedilmiş bekar bir baba, mutsuz çaresiz bir kadın, 2 çocuk. Ella ve Joe tutku & aşk & çaresizlikle sarmalanırken eksik parçaları tamamlanan bir yapboz oluyor. Ella, Zach'ın süt kokusunu içine çektiği an onun annesi oluyor, Annie'nin saçını ördüğü an kopmaz bağ oluşuyor. Joe ile hiç düşünmeden bir yolculuğa atılıyor. Derken o eşsiz mutluluk bir ölümle sarsılıyor. Joe ölüyor, ölümün ardından arkada bırakılan ve sorulmayanlar ortaya çıkıyor. Biyolojik anne ortaya çıkıyor. Önce cephe alıyorsunuz, sonra anlamaya çalışıyorsunuz, doğru nedir bulmaya çabalıyorsunuz. Doğuran mı büyüten mi? Her zaman seçim yapmak zorunda mıyız? Orta yol acılar sonrası mı bulunmalı ...
Kitabın büyüsünü bozmak istemiyorum. Okumanızı öneriyorum. Benim için kilit isim bence Annie idi. Onun olaylara, hayata karşı tavrı çok şey ifade ediyordu. Anneciğim ve anne kavramları, Nuh'un gemisi çıkarımı ...
Davy'e olan yaklaşım ise İtalyan, ataerkil bakışın ciddi yansımasıydı. Ne kadar hoş görülü olunsa da iş geleneklere gelince sevgi- hak etmek önemsiz kalıyor. Önemli olan kabul görüp ilerlemek.
***
***
Teşekkürler:
- Arkadya Yayınları, turumuza destek olup bu güzel kitabı bizlerle paylaştığı için Teşekkür ederiz. Bu tarz kitapları seven biri olarak, Arkadya Yayınlarından baya bir kitap okumuş kişi olarak, bundan sonra ne çıksa okurum diyorum. İyice belleğimde yer etti.
- Çevirmen Simge Ölmez bir teşekkür de siz hak ediyorsunuz. Kitap çok akıcıydı, yazarın kalemi başarılı ama çevirmen olarak bizlere su gibi okunan bir metin sağladınız. Teklemeden okumak, kelimeleri yadırgamamak çok önemli. Hele ki SELVİ diye yer etmiş yanlış bir bilginin SERVİ diye doğruca aktarılması harikaydı. Ucuz çeviriye düşülmüş nice eserin katlini gördüğümüz şu günlerde kalitenizi konuşturmuşsunuz, yolunuz açık olsun:)
Tarih84

16 Ağustos 2013 Cuma

Okuyan Kızlar Kulübü 7. Blog Turu: Savaşın bilinmeyen Esirleri - İtalyanlar (Mutluluğun Öteki Yüzü)

Okuyan Kızlar Kulübü 7. Blog Tur Konuğumuz Arkadya Yayınları'ndan çıkan 
Mutluluğun Öteki Yüzü.
Kitap İtalyan bir ailenin 3. kuşak neslinin hikayesi anlatılıyor. ABD göç sonrası kurulan otantik izlerle bezeli İtalyan ürünlerin satıldığı bir market. Bu marketin 3 kuşak el değiştirişi ve ayakta kalma macerası. Marketi son işleten kişi Joe ölünce eşi devralır. İşlerin kötü  gidişini incelerken İtalyanların çektiği eziyetleri de aktarmış olur. İkinci dünya savaşı desek, ABD desek ilk akla gelen Atom bombası ve Japonlar olurdu. ABD'de yaşayan Japon ailelerin, erkeklerinin kamplarda esir edilişi, köle muamelesi. Yüzlerce hatta binlerce kez konu olunuşu, neredeyse işkenceyi parasal konularla taçlandırılışlarını 
okur-izler dururuz.
 Peki İtalyanlar, Almanlar hatta Fransızlar????

Kitabımız İtalyan bir ailenin büyük umutlarla ABD gelişi, market açması, kendi geleneklerini yaşatmalarını anlatıyor. İkinci dünya savaşı sonrası azınlıkların genel olarak zan altında tutulması, Alman ve İtalyan ailelelerin erkeklerinin de esir alınışı. Madenlerde, yol- bina yapımında çalıştırılışı ... Tarihi kaynakları incelediğimizde anlıyoruz ki ABD bu işi resmen onaylamıyor, bunları bunları yaptık demiyor. Çünkü derse önce özür dilemesi gerekecek sonra da tazminat ödeyecek. İtalya-Fransa-Almanya o dönemde kendi derdine düşmüş. Ülke içinde vatandaşına sahip çıkamıyor ki uluslararası platformda savaş versin. Hem de ABD gibi bir deve. Yine gördüğünüz gibi güç-para kazanıyor. Japon azınlık kişi sayısı olarak daha güçlü olduğundan özür ve tazminat kazanıyor, diğer ırkların kaderi de üzerlerindeki acı izlerle sindirilmiş olarak salıverilmekten öteye gitmiyor.
Bizim İtalyan ailemizde yeniden bu ve benzeri bir durum yaşamamak için. Önce peynir isimlerini değiştiriyor, sonra yöresel ürünlerin isimlerini Amerikanlaştırıp bir şekilde asimile ediyor. Zamanlar büyük marketler açılıyor, aile işi yerinde sayıyor. Aile ne bu kötü gidişattan ne de geçmişte yaşanan acılardan bahsetmiyor. Sanki bahsedilse biri duyacak, tekrardan kamplara toplanacaklar gibi, 3 nesil geçmiş izler hala silinmemiş.
Günümüzde araştırmacılar kamp günlüklerini, esir mektuplarını topluyor. Eziyeti, işkenceyi belgeliyor. İleride ne olur bilinmez, çark döner, rüzgar tersten eser ABD bir bakmışsın geçmişten gelen özrü diler. Geçmiş geçmişte kalmalı deniliyor da bir el her daim ensede ise gelecek nesil nasıl ilerleyecek belirsiz.
Çekilişimiz Hala Devam Ediyor
a Rafflecopter giveaway
Tarih84

15 Ağustos 2013 Perşembe

Okuyan Kızlar Kulübü 7. Blog Turu: Mutluluğun Öteki Yüzü - ÇEKİLİŞ


Okuyan Kızlar Kulübü 7. Blog Turumuz Arkadya Yayınları'ndan Çıkan:

Mutluluğun Öteki Yüzü 


Gerçek mutluluk nedir, nerededir?

 Peki, onu bulmak için ne kadar ileri gidebilirsiniz?

Ella Beene için mutluluk eşi Joe ve Joe'nun önceki evliliğinden olan iki küçük çocuğuyla kurduğu mutlu yuva demektir. Ancak bir yaz sabahı Joe'yu onlardan sonsuza dek koparan acımasız dalga, sadece onu değil sırlarını da beraberinde götürür. Üç yıl boyunca çocuklara kendi öz evlatlarıymışçasına bağlanan Ella'nın hayatı, cenaze töreninde çocukların biyolojik anneleri Paige'in ortaya çıkmasıyla da tamamen altüst olur.


Joe'yla evlilikleri boyunca Paige'in Joe'yu ve çocukları terk edip gittiğini ve ortadan kaybolduğunu sanan Ellanın kalbinde tarifsiz bir acı, elindeyse çözülmesi gereken yepyeni bir bulmaca vardır artık. Bir yandan canından çok sevdiği çocukları için Paige ile velayet savaşı verirken, diğer yandan Joe'nun ona miras bıraktığı diğer şeyin, yani hiç açılmamış mektupların içinde pusuda bekleyen sırların ardındaki gerçeği öğrenmek zorundadır. Ella, kalp ağrıları ve gözyaşlarıyla dolu bu yolculukta her şeye rağmen umut etmeyi bir kez daha hatırlayacaktır.

***

Bu tarz ailevi meselelerin anlatıldığı kitapları çok seviyorum. Arkadya çizgisini taşıyan, sürükleyici bir kitap daha sizlerle. Tur konuğu kitabımız beni mutlu etti, dilerim çalışmalarımız sonucu sizler de mutlu olursunuz. Kitap incelememiz yine butik tur mantığında ilerleyecek. Kitap içinde geçen tarihi bilgilerden yemeklere kadar, psikolojik açıdan incelemelere kadar enine boyuna sizlere sunacağız.
Keyifli okumalar efendim :)
***
Ön Okuma:

TUR TAKVİMİ:


15.08.2013

Tanıtım

The Reading Lady

Kitap Tutkusu
Pudra Tozu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting

16.08.2013
The Reading Lady - Yabancı Ülke Kapakları
Kütüphanemden Kitap Manzaraları - Ölümün Öteki Yüzü :YAS
Fightingg! - Kitaba Özgü İtalyan Yemekleri
Pudra Tozu - Savaşın Bilinmeyen Esirleri - İtalyanlar
Kitap Tutkusu - Alıntılar
Fightingg! - Çekiliş

17.08.2013
Yorumlar
The Reading Lady
Kitap Tutkusu
Pudra Tozu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Arkadya Yayınları'na katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
Tarih84

Bu Aralar Fazla Düşünüyorum Sanki!

Bu aralar fazla düşünüyorum sanki. Düşündükçe daha bir içlere-derinlere çekiliyor gibi.
Okuyorum, okudukça rahatlıyorum. Hani sıkıntılardan kaçmak için uyunur ya ben de belirsizlikleri kitap sayfalarında zihnimin en köşelerine itiyorum. Her kitap derin bir nefes adeta. Bilemiyorum ... bilinmeyene sürükleniyorum. Son günlerde ailevi kitaplara yönelimim arttı, belki de hayatı, hayatın aile kavramını düşünüyorum. Bir babanın çocuğunu sevişi, koşulsuzca desteği, bir aşkın gün be gün artışı, karı&koca kavramının önemi ... İLETİŞİM ... Her şeyin ilacı-dermanı sağlıklı iletişim.
HUZUR
GÜVEN
MUTLULUK
AŞK
BİR YUDUM UMUT
Tarih84

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Sütlü Çıtır Çıtır Patatesli Börek Tarifim

Geçenlerde patatesli kolay bir tarif yayınlamıştım sizlere, bunu gören kuzenim evde isyan etti. Ben de börek istiyorum dedi.O an evdeki malzeme ile elimden geldiğinde birkaç şey uydurup iftara yetiştirmiştim. Yayınlamak bu güne nasipmiş:)
Malzemeler: 4 adet yufka, 2 tane iri patates, 1 orta boy soğan, baharat, 1 yumurta, tereyağ ve 1 bardak süt.
Yapılış: Soğan irice doğranır, bol baharat serpilerek tereyağında kavrulur, üzerine küp küp patates eklenir. Yari çiğ pişirilir. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye yufkalar yırtılarak serilir. 1 yufka yırtılıp serilir üzerine yumurta&süt karıştırıp çırptığımız sıvıdan kaşık kaşık dökülür. Biraz daha yufka üzerine patates yine yufa ve sıvı karışım şeklinde işlem tamamlanır. En son kalan süt-yumurta karışım sıvısı dökülür. İlk 10 dk sonrası tepsi fırından çıkarılır ve üzerine birkaç parça tereyağ eklenip yeniden fırınlanır. Ortalama 20 dk da pişmektedir. Yüksek sıcaklıkta pişsin ama kurumasın derseniz daha ıslak bir börek yapın, sütü bol koyun yufkalar kurumasın-yanmasın derim.
Afiyet olsun:)
Tarih84

Nefretten Sonra - Avrupa Turunda:Pudra Tozu & Ben Her Neysem O

Sevgili blogdaşım Ben Her Neysem O ile başlattığımız ortak çalışmamız ek çalışmayla sona eriyor.
İstedik ki Nefretten Sonra kitap karakteri Tamer gibi kitabımız da Avrupayı gezsin. Kitap ülke ülke güzel manzaralar eşliğinde fotoğraflansın, biz de karakterimizin ağzından bir iki hasretlik cümle ekleyelim. Düşünce ile gerçekleşen her zaman aynı olmuyor. Teyzem ve enişteme çok teşekkür ederim, yeğenlerini kırmadılar 13 gün yanlarında kitabı taşıdılar. Ellerinden geldiğince fotoğrafladılar, kolajlara dikkat ederseniz küçücük de olsa birçok karede teyzem elinde kitabı kaldırıp fotoğrafta kitap net çıksın diye uğraşıyor:) Hatta güzel çıksın da benim karede yer alıp almamam sorun değil, sizin gönlünüz olsun bile diyor:) Canımsınız.
Çalışmalarımız devam ederken sizlerden aldığımız mesajlar bizleri çok mutlu etti. Türe yabancı, Türk yazar okumayı düşünmeyen arkadaşlarım bile sırf bu çalışmalar için kitabı okumaya karar verdi. Ne mutlu bizlere:)
Her şeyin başladığı ülke YUNANİSTAN
Natalia'ya can veren kan bu topraklardan, Tamer'e acıların en büyüğünü yaşatan olayların merkezi.
Bir dua iyilik için de kötülük için de Tanrıya yakarış. 
Tamer: acılar dinsin, Natalia: nefretim sonuca ersin.
Tanrı, yaradan bu günahları affetsin.
Güzelliklere açılan kapı FLORANSA. Tamer'in yüreği nefretin ateşi ile dağlanmışken güneş doğsa, güller açsa ne yazar.
Aşıklar şehri ROMA. Dilekler, aşk nameleri, yeminler, bir ömür mutluluk diye başlayan ne varsa Tamer'in ağzında acı bir tat. Bu şehir, bu sevinç ona çok fazla:(
Romantizmin doruk noktası VENEDİK. Kanallar birbirini bağlar, yollar iki uzağı yakın yapar peki ya Tamer- Natalia? Geçmiş zaman, kaçırılan fırsatlar, onlar için çok geç:( Onlara her yer çıkmaz sokak.
Yankılanan aşk nameleri yutulması zor bir yumru gibi.
Modanın nabzı MİLANO. İhtişamın içinde en dipte bir yürek, Tamer'in acısı.
Natalia'nın inancının taçlandığı yer VATIKAN. Hangi dua yaşananları unutturur? Hangi adak yitirilen canı geri getirir? Kul neden bu kadar acizdir? Haykırış.
Güzelliklerin taçlandığı, dünya savaşlarında bombalamaya kıyılamayan şehir PRAG.
Güzellik zalimin elinde bile taçlanır ne büyük nefretmiş ki sendeki Natalia kendi mutluluğunu bir kalemde sildin. Hangi kin kendi kendinin katilidir?
Zaman unutmamızı sağlar, batan güneş acıları gölgelere saklar. İzler her dokunuşta hatırlanır. Ahhh be Natalia, değer miydi be kızım bu kazar üzmene- üzülmene:(
Tamer dünyada türlü türlü acıyı görmüş, vatan uğruna çarpışırken pisliğin en derinine inmiş. POLONYA acıların, katliamın, kıyımın en pis yaşandığı ülke. Yahudi kampı:( Tamer ve daha niceleri bu insanları maalesef kurtaramadı. Allah ruhlarını huzura erdirsin:(
FM Arsal'a böyle harika bir dünya yarattığı için teşekkür ederiz. Okuduk, sevdik, benimsedik. Karakterler hayal dünyamızın daimi konukları oldu. Bu güzellikleri bizlere sunduğunuz için çok teşekkür ederiz.