31 Mayıs 2013 Cuma

#bloggerdiyorkigeziparki - #direngaziparki (YORUMSUZ)

 Yoruma gerek var mı?
Öğretmen atamak, doktor almak, hastane açmak için para yok asker-polis almak için var. Son yıllarda neden bu kadar çok polis alındığının kanıtı! Gücün yansıması. Ezil HALK çoğunluk böyle istiyor. Durmak yok yola devam 2023 helal.
Tarih84

Muhteşem Gatsby : Yeni bir uyarlama, izlemeye değer bir yapım

Yıllar sonra yeniden beyaz perdede. İhtişam, para, yakışıklı erkekler, güzel kadınlar, aldatmaca.
Ahhh Gatsby ahh diyorum bir kız uğruna önce Kral oldun sonra sefil peki kız ne yaptı iki şarap yuvarladı üç kalça salladı ve hooop başka bir zenginle yola devam. Ne çektin be yavrum :)
İlk kez Robert Redford'dan izlemiştim. Hatta bayan karaktere gıcık olmuştum kendisini Sophie'nin bebeği filminden biliyoruz. Leonardo Dicaprio'da yeni versiyona yakışmış doğrusu. Kanlı Elmas filmi sonrasında adam taş olduğunu kanıtladı artık Leonardo'da büyüdü =) Bir de sevgilileri 25 yaşını doldurunca şutlama huyundan vazgeçse süper olacak.Film bir kitap uyarlaması 20ler yani çaçaçaaaa dönemi Amerikan rüyası anlatılmakta.
Kitabın kısa tarihçesi: F. Scott Fitzgerald 1920'lerde ABD'de kaleme aldı. I.Dünya Savaşı sonrası, iyileşmekte olan ABD ekonomisi, sessizce büyüyen marketler ve "çılgın yirmiler" olarak da bilinen on yıllık dönem anlatılmıştır. Bu dönemde büyük bir toplumsal yükseliş olmuştur. 1920 Kasımında; kadınlara oy kullanma hakkı verildi, bir yasa değişikliği ile alkol yasaklandı, bir Afroamerikan tarzı müzik olan caz bu dönemin ana akımlarındandı. Fitzgerald bu dönemi "Caz Devri" olarak adlandırır.
İlk filmi çok çok beğenmiştim gidip izlenilmesi gerekenlerden. Bu yaz doğru düzgün pek yapım göremeyeceğim şimdiden iyi bir seçenek oldu doğrusu.

Film Tanıtım Özeti:
Yazar olma basamaklarını tırmanan Nick Carraway 1920'lerde eğlence hayatının gözdesi konumuna yükselen New York'a gelir. Kendi Amerikan rüyasının peşindeyken tesadüfen milyoner Jay Gatsby ve onun çevresiyle yolları kesişir. Carraway'nin alkolün su gibi aktığı, göz kamaştırıcı partilerle tanışması fazla zaman almaz. Öte yandan bu büyülü Amerikan rüyasının çöküşü de yaklaşmaktadır. Dışarıdan görkemli görünen bu hayatın örtbas etmeye çalıştığı gerçekler su yüzüne çıkacaktır...


Tarih84

30 Mayıs 2013 Perşembe

Travesti Le Dilettante - Gündüz Erkek Gece Kadın: İki Yüzlü Erkek Müşteriler ve Kabul Edilmeyen Gerçekler

David Dumortier, cesaretine hayranım. Bu kitap yazarın gerçek yaşamından kesitlerle ikili hatta üçlü bir yaşamın döngüsünü anlatıyor. Anı-roman kategorisinde. Gündüz şair gece travestilik yapan bir adam.
 Kitabın orijinal adı: Travesti.
Fransa'nın güneyinde bir kasabada domuz çiftliği işleten bir ailenin domuzdan faksız babasının dehşeti ile büyümüş. Kimliği oturtamamış liseyi bırakıp şehre kaçarak hayatın öteki yüzünü dibine kadar görmüş. Şiirle tanışması, travesti kimliği ve iki meslek bir de yaşam arasına kısır döngüde bir cevher korumaya adanmış bir yaşam. Travestilikle çocuk şiirleri üreten sanatla hayat arasında bıçak sırtı bir yaşam.
 Yazarın gerçek hikayesi olduğundan kitap içindeki anlatımların izinden geçerek, alıntılar paylaşarak ilerleyeceğim. Kitaptan çokça etkilendiğim için yazımı yazmakta da zorlanıyorum.
Kitap hakkında bilgi edinmek isterseniz kitap tanıtım yazımı okuyabilirsiniz TIKTIK
Travesti Le Dilettante - Gündüz Erkek Gece Kadın
Köyden kente kaçmış bir genç, şehirde beş parasız. Küçük silik günlük işlerde sokaklarda. Farklılığı dikkat çekiyor. Farklı olmak suç mu bilemiyor, korku hissediyor. Şiirle tanışıyor, seviyor. İçinde dindiremediği fırtınalar, düşler var. O bir ağacı insana dalları kollara yaprakları ellere benzetiyor. Şair ruhu çocukların penceresinde anlam bulan satırlara dönüşüyor. Bir travesti ile tanışıyor, duygularının tanımını buluyor. Usta çırak ilişkisinde bu yola adım atıyor, artık dönüş yok.
Bir adımda çocukların takdiri, çocuklar arasında kafiye yolculuğu yaparken ...
 diğer adımda entel dantel kesimle, hayatı sözde acılarını bilenlerle söyleşilere katılıyor.
Yeri geliyor Alışveriş merkezlerinde temalı şiirler yazıyor. Mesela 14 şubat sıraya girip belli bir miktar karşılığı sevdiğinize istediğiniz kelimelerle kişiye özel şiir gibi. Üniversiteleri geziyor şiirin inceliklerinden bahsediyor.
Bu fotoğraf onu ve müşteri seçimini öyle güzel aktarıyor ki. İyi derecede Arapça biliyor. Ülkenin birçok önemli kişisi ile bir şekilde ilişkisi var.
Fahişeler ikinci sınıf insansa Travestiler üçüncü sınıf muamelesi görüyor. Adam bir çeşit psikolog gibi.
Kitapta en sevdiğim cümle, işin gerçeği:
'' Sizler Travesti mi Müşteri mi diye sorulduğunda hep müşteriyi seçer, korursunuz. Her ne kadar travestiye tıpış tıpış gelen O olsa da. ''
Ne kadar doğru bir söz. Ülkede travestileri anlamak için psikologlara milyonlar harcanıp sapkın-hasta teşhisi konulacağına bunları tercih eden adamlar için araştırılma yapılsa daha iyi sonuçlar çıkacaktır.
 Kitap aslında 213 sayfa keşke imkanım olsa daha fazla satır paylaşabilsem sizlerle, en iyisi alıp okuyun derim.
Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim insan her yerde insan dedirtiyor. Bora'nın Kitabı'nı okurken bahsedilen birkaç olay burada da yazarın başına gelmiş.
Kardelen çiçeğinin adı değişse de o nerede yetişirse yetişsin kara nasıl baş kaldırıyorsa, erkek doğup erkekliğin yaptırım kalıplarını taşıyamayan yürekler bir ömür karla mücadelelerine devam ediyorlar. Yazar bu kitabı yazıp kendini fişledi düşünüyorum güneşi görüp yok olmak mı istedi diye? Son satırları sanki bir ölümü çağırış gibiydi.
Alıntılar:
- Benim için insan ırkında iki çeşit insan var. Zenginler ve fakirler değil, Beyazlar ve siyahlar da değil, biz bu ayrımı yaparken yanılıyoruz. Benim iki çeşidimin biri ilgi ve sevgiyle dolup taşanlar, diğeri de sırf hayatta oldukları için ilgilenilenler.
-Verilmeyen şey kaybolur.
-Sizler Travesti mi Müşteri mi diye sorulduğunda hep müşteriyi seçer, korursunuz. Her ne kadar travestiye tıpış tıpış gelen O olsa da
-Tıp her zaman travestilik fenomenine ilgi duymuştur; asla onlara gelen müşterileri incelemek istememiştir. Oysa müşteri sayısı travesti sayısından çok.
*Müslüman bir müşteri musallat olunca peygamberiniz nasıl putları yıktıysa sen de bana olan bağını yık özüne dön ... adamın bilgisi ve kendi dünyasını anlatışı bile çok iyiydi. Ön yargıları yıkmak için okunmalı.
Yazarın diğer eserlerini de okumak isterdim. Mehdi kitabını merak etmekteyim. Yazar ve kitapları hakkında bilgi için TIKTIK
Son olarak yazarın çocuk şiir kitap kapağı sizlerle:
Fransa'da şu günlerde eşcinsel evlilik karşıtları cinayeti bile göze almış durumda. Umarım yazarımız kendi kimliğini açıklayarak daha zor günlere adım atmış olmaz:( 
Kitabın son satırlarındaki ölüm izleri beni üzdü bu son olmasın diyorum.
Bu kitabı bizlere kazandırdığı için Arunas Yayıncılığa koca bir alkış.
Tarih84

Yaza Serin Bir Başlangıç: Çilekli - Karpuzlu Kula Soda

 Yeni ürünler denemeyi seviyorum. Bu yaz böğürtlenli soda gördüm denesem mi dedim ama şişesi, duruşu çekmedi. Dün yine soğutucu başına geçip yeni soda çeşitlerine bakındım işte dedim gördüğüm an rengine vuruldum. Kula markasının yeni çıkan soda çeşidi. Çilek&Karpuz. Çilek aroması aslında olayı hafiften bozmuş. Sakız aroması gibi ama karpuz tadı dengelemiş. Renk, tat güzel. Soda asidi yani ımm nasıl desem sodanın hafifletici ferahlatıcı yakıcı mineral kısmı bozulmamış. Bazı aromalı sodalar su gibi olup soda etkisi bırakmamakta. Bu yaza bardak alışverişi yaparken Paşabahçe'nin yeni serilerine bayıldım. Bu bardak modeli biraz İtalyan'ların ayaksız şarap kahehlerini andırmakta. Çok ince zarif ama dayanıklı, bulaşık makinesinde sorun yaratmıyor.
NOT: Üniversite yıllarında Kula'ya bir gezi dönüşü soda fabrikasına uğramıştık. Yolunuz o taraflara düşerse çekinmeyin. Fabrika önünde bir sebil çeşmesi var bir çeşit kaynak. Oradan doğal soda akıyor ve bunu bilen kişiler de bidonlarla doldurup götürüyor. Rica ettiğinizde yetkililer sizi fabrikada gezdirip tanıtım da yapıyor. Bizler de doğal soda akan çeşmede el yüz yıkayıp naturel tonik muamelesi yaptık:)
Keyifli ferahlatıcı günler dilerimmmm =)
Tarih84

ASANSİR: Tarihi Asansör Sokağında Yeni Bir Mekan

Geçen gün Düşün Taşın kitap okuma etkinliğinde Asansör'deydik demiştim TIKTIK
Asansörü çok severim sanki birkaç yenilik mi ne olmuş demiştim, manzaranın keyfini çıkarmıştım TIKTIK
Şimdi de daha önce var olduğunu düşündüğüm nedense ilgimi çekememiş bir mekanı sizlere  anlatmak isterim.
 Asansör Teras kafe kalabalık olduğu için kitap okumaya Asansir seçtik. Mekan bizim çok ilgimizi çekti doğrusu. Taş döşemeler, hediyelik eşyalar ... Mekan daha dekorasyon aşamasında ikinci kat yakında hizmete açılacakmış.
 Zeytin yağı, sabun gibi ürünler de satılıyordu.
Yol boyunca eski sandalye takımları serpiştirilmişti. Kahve-çay ve çabuk hazırlanacak atıştırmalıklar satılmaktaydı. Çay demi süperdi, yanında ikram edilen ıslak kurabiye harikaydı hele fiyatlar çok çok uygundu. Sokak hafif bir esintiye sahipti. Yaz ayları için serin bir mekan. Daha sık gideceğim yaz mekanlarından biri oldu benim için. Tavsiyemdir:)
Tarih84

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Enginarlı Pilav Tarifi: Enginar Sezonuna Kapanış

Enginar mevsimi geldiii geçiyor. Artık kartlaşmış saplar, kararmış yapraklar görüyoruz. Yine de çıkmadık canda nasıl umut varsa yeşilliğini koruyan enginarın da çanağında hayat var diyerek değerlendiriyoruz. Bu hafta pazardan son kez enginar aldım. Bizim evde enginar pek sevilir öncesinde de bahsetmiştim:) TIKTIK
 Bir tarifle Enginar sezonunu kapatalım istedim.
Enginarlı Pilav Tarifi:
Malzeme: 6 adet enginar çanağı, 1 su bardağı pirinç, 1 çay bardağı zeytin yağı, 1 demet dere otu, 6 adet taze soğan, tuz, karabiber.
Yapılış: Enginarlar dörde bölünür, üzerine taze soğan ve dere otu doğranır. Karabiber ve tuz ilave edilir. Zeytin yağı dökülür. Kısık ateşte 10 dakika hafifçe pişirilir. Üzerine 3 su bardağı su eklenir, enginar pişmeye yakın üzerine yıkanmış pirinç dökülür. Pirinçler pişince ocaktan alınıp demlenmeye bırakılır.
Afiyet olsun:)
Tarih84

Grinin Elli Tonu: Filmin Oyuncu Kadrosu Kesinleşti Christian Grey'i Alex Pettyfer Canlandıracak

 2013 de sinemalarda dediler de dediler birçok asparagas haber çıktı ama film hakkında netlik yoktu. En sonunda ana sahneler için ki o sahneler kim bilir neydi? :)) Deneme çekimleri yapılıyor haberleri çıktı, Pettyfer ismi çokça duyuldu. Hiç ihtimal vermemiştim çünkü Pettyfer benim gönlümde her zaman Christian'ın erkek kardeşi Elliot olarak canlanmıştı.
Ahhh ahhh napalım Mat Bomer olsun çok çooook istedik olmadı olmuyor:( Cinsel ayrımcılığa lanet olsun!
Elli Ton serisi hakkında ayrıntı bilgi için facebook hayran sayfasını takip edebilirsiniz TIKTIK
Hayranlar da kendi çalışmaları ile söz haklarını kullanıyorlar işte gönlümüzdeki Christian&Anastasia afişi.
Kitabı okurken her karede bu iki canlandı gözümde ahh ahhhh

 Dünyaca sevildi, kimilerince yerin dibine sokuldu. Üç kuruş etmeyen, porno seviyesindeki rezil kitaplar alkışlanırken 50 ton serisi okunmadan çarmıha gerildi.
En azından gönlümüzdeki film hayran yapımları ile bizlerle izleyelim şükredelim. Bakalım bayan oyuncu kim olacak, beklemedeyiz.
Tarih84

Tarihi Asansör - İzmir / Karataş - Dario Moreno Canım Dilber Şehir, Eşsiz Sevgili İzmir

Uzun zamandır görüşemediğim, sohbetine doyum olmaz naif insan Seyma's Life daveti üzerine Düşün Taşın derneğinin kitap okuma günlerine katıldım TIKTIK Aslında bir ay içinde 3 kez görüşsek de doya doya sohbet edememişiz onu anladık. Selam olsun güzel insan :)
Asansör'e uzun süredir gitmedim. Birkaç yenilik var, tabelalar değişmiş, ağaçlar çiçek açmış ... gibi gibi
Bir mekan açılmış adı Asansir o ayrı bir yazı olsun çok beğendim:)
Şu fotoğrafı çekebilmek için turist sırasına girdim:)) Dario Moreno'dan bir İzmir parçası gelsin.


Bu yola bakmak ömürlük:)
Ben deyim 6 siz deyin 8 belki daha fazlası çekim için geldi:)
 Bir noktadan sonra saymayı bıraktım.
İşte seçilen fotoğraf karesi mekanlarından.
Asansör seviyorum seniiiiiiiii
İzmir ayaklarımızın altında desem.
Bir de kuş bakışı baksam.
Teras kafede buz gibi bir şeyler içip serinledim desem.
Güzel bir gün dimi:) Ama bir de bunun bir sonraki durağı var o da bir sonraki yazıya:) Biliyorum çok şahane fotoğraf eklemedim ne de muhteşem bir yazı kaleme aldım ama sevdiğim bir mekanı sizlere elden geldiğince göstermek istedim. Sevgiyle kalın.
Tarih84

Düşün Taşın Derneği 100. Kitap Okuma Günleri İzmir - Asansör

26 mayıs pazar günü Türkiye'de ve dünyada birçok ülkede aynı anda kitap okuma etkinliğine katıldım. 1 saat dünya susacak kitaplar konuşacak. En son geçen yıl katılmıştım sevmiştim bu etkinliği. Aynı anda birçok farklı alanda kitap, o kitaplar hakkında bilgi, yorumlar, yazarlar, 1 saat aynı anda kesintisiz kitap okuma keyfi sonrasında hoş sohbet çok çok güzelllllllll :)
 İzmir'deki etkinlik yeri tarihi Asansör oldu.

 Önce Asansör'e çıkıp Teras kafede oturduk. Pazar günü olduğu için ilk sohbet sonrası kitap okuyabilmek için yeni açılan Asansir'deydik. Bu mekan ve Asansör sokağındaki yenilikler için (en azından benim için- gitmeyeli baya olmuş) sözü bir sonraki yazıma bırakıyorum.
 Benim elimde son sayfalarına geldiğim Arunas Yayıncılıktan çıkan Gündüz Erkek Gece Kadın adlı kitap vardı. Aslında bir anı kitabı, gerçek bir hayat kesiti, sarsıcı.
Diğer kitaplar da merak uyandırıcıydı. Evrenden Torpilim Var kitabını o kadar duydum da yazarının bir Türk olduğunu bilmiyordum. Ne kadar şekilci yaklaşıyoruz almayı okumayı düşün ama yazara bakma kızdım kendime. Erasmus burs programı ile bilirdim ama kurucusuna pek aldırmamışım eserleri hakkında fikrim oldu sevindim. Bir de çağdaş edebi bakışlı bağımsız Behzat Ç. gibi mantıkta eserler yazan kişileri listeledim. Yer altı ve piç kitaplarını çok merak ediyorum doğrusu. İyi bir düşünce, güzel bir etkinlik harika bilgiler doğru bir paylaşım. 
Yolun açık, düşüncen özgür, satırların uzun olsun Düşün Taşın :)
Tarih84

Melissa Senate: Aşk Tanrıçası'nın Yemek Okulu

Güzel, huzurlu bir hikayeydi. Melissa Senate'nin ismini ilk duyduğum kitap olma özelliği taşıyor. Aşk Tanrıçası'nın Yemek Okulu ve Kırık Kalpler Tamircisi aynı kasabada anlatılan hikayeler. İlk Kırık Kalpler Tamircisi kitabını okudum sonra bu kitabı okuyunca taşlar yerine oturdu. Kitaplar bağımsız okunur ama kasaba açısından çıkış sırasına göre okunursa çok daha güzel oluyor. Yazının ilerleyen kısmında ortak noktaları da yazacağım. Kırık Kalpler Tamircisi'ne göre bu kitapta daha az marka ismi geçiyor daha bir ailevi hava var.Bu kitapta beni en çok güldüren zaman zaman hayrete düşüren 12 yaşındaki Mia karakteri oldu:)
Kitabın orijinal kapağı da çok dikkat çekici doğrusu. Martı Yayınlarının kapaklarını beğensem de hangi kapak daha iyi deseler seçim yapamaz haldeyim. Melissa Senate hakkında daha fazla bilgi edinmek, kitapları hakkında yazılarını okumak için sitesini ziyaret edebilirsiniz TIKTIK
Kitap Tanıtım Kapağı:
Kitap Yorum:
Holly bu hayatta tam olarak ne yapmak istediğini bilemeyen genç bir bayan. Önünde iki örnek var. Ya annesi gibi kokoş şehirli zengin bir eş olacak ya da İtalyan asıllı büyükannesi gibi çılgın, hayatı damıta damıta yaşayan mutfağında aşk tüten bir kadın. Annesinin izinden gitmek kalıplara girmek istemiyor, küçük yaşlarda bir mutfak faciası sonucu öz güvenini kaybedince büyünannesinin de izinden gitmemeye karar veriyor. Aşkla ordan oraya savruluyor. John ve 4 yaşlarındaki kızına tapıyor. John'dan kazık yiyip garsonluktan da çıkarılınca soluğu büyünannesinin yanında alıyor. İlerleyen günlerde o da ölüyor ve elinde nasıl işleteceğini bilemediği bir yemek okulu bir de sarı boyalı ev kalıyor. Ahhh İtalyan kaprisli maço kediAntonio'yu da unutmayalım. Mekanı işletme çabaları, büyükannesinin günlüğünde anlatılanlarla hem annesi hem de büyükannesinin yaşadıklarını öğreniyor. Tarifler deniyor var olan 4 öğrencisi ile yeniden doğuş yaşıyor. Öğrencilerle iletişim yaşanılanlar hikayeler harikaydı. 12 yaşındaki Mia beni öldürdü. Kızın babası ve yemek okulundan beklentileri o kadar net ve mücadeleye değerdi ki koptummm:) Hele aşık olduğu ergen genç hakkındaki diyaloglar, 30 yaş üstü diğer öğrenciler akranıymış gibi sorduğu sorular sırf bu diyaloglar için okunur cinsten bir kitaptı. Sevdim doğrusu.
İki Kitabın Kesişen Noktaları:
Melissa Senate'nin okuduğum iki kitabında da bir yıkım yeniden doğuş arkadaş desteği geçmişin bağları teması var. İlk kitapta günlük ikinci kitapta mektuplarla geçmiş gelecek ağı örülüyor. İlk kitapta kızın yaşadığı kayısı rengi boyalı ev bir tabloya resmediliyor ve ikinci kitapta kasabanın başka bir restoranında duvarda asılı duruyor. İlk kitapta entrika var ikinci kitapta dedikodu. Bir kasabanın farklı farklı halleri. İki kitabı da sevdim doğrusu. İlk kitapta yemek kursu ikinci kitapta gezilerde katılımcıların diyalogları ve birbirine olan destekleri okunmaya değer dedirtti.
Alıntılar:
- Kimi seveceğine, kimin seni baştan çıkaracağına karar veremiyorsun. İnsan yüreği böylesine tuhaf ve karışık.
-Nereye gidersen git, kimsen  osun.
-Aşkla ilgili bildiğim tek şey; başına geldiyse, anlıyorsun.
- İşe yaramayacaksa o kadar dilek ve hatıranın ne önemi var ki?
... asıl büyü sonuç değil, çünkü bir şey dilediğin zaman deniyorsun. Denemek gerçekten de herkesin yapabileceği bir şey, değil mi?
- Kırık bir kalp büyük bir aşkı etkisiz kılmaz. Aşkı küçültmez.
Tarih84