30 Nisan 2013 Salı

4. İzmirli Yemek Bloğu Yazarları Buluşması / Kordon Otel Pasaport

14 Nisan 2013,  4. İzmirli Yemek Bloğu Yazarları Toplantısı Kordon Otel'de gerçekleştirildi. Her bir etkinlik bir öncekinden daha iyi oluyor. Bu etkinlikte de düzen ve ferah bir mekanın rahatlığı güne damgasını vurdu. Bizler tadını çıkaranlarız ama asıl yük etkinliğin tüm yükünü çeken komisyonda oluyor. Her etkinlik sonu bir sonraki etkinlik için kişiler seçiliyor. Allah şimdiden kolaylıklar versin diyorum.
Gün güzel, güneşli başladı, organizasyon etkinlik öncesi destek etkinlik boyunca ikram ve sonrasındaki hediyeler şeklinde her aşamada sponsor desteği ile taçlandı. Katılan tüm firmalara buradan teşekkür ederiz. Tabi bu firmalarla yazışan, bunca işi koordine eden, hediyeleri mekana getiren ve mekan hazırlığı yapan komisyondaki arkadaşlarımızın emeğine sağlık.
Yukarıdaki fotoğrafta katılımcı firmaları görmektesiniz. Afişte bulunmayan ama etkinlikte destek veren Nivea'a da teşekkürler.
İşte gördüğünüz bu şeker kurabiyeleri güne anlam kattı. Şanlı bayrağımız, gururumuz. Etkinlikte birçok çekiliş de gerçekleştirildi. Bu çekiliş numaraları da kendimizin seçtiği numaralı kurabiyelerle oldu. Etkinlik sonuna kadar yemedik ve bekledik. Ben BARAMAR mağazasından 75 TL lik hediye çeki kazandım. Tekrardan teşekkür ederim:)
Etkinlikten firma-hediye görüntüleri: inanın bunları taşımak, gruplamak ve dağıtımı çok zor. Duyduğuma göre arkadaşlar mekana taşınması için kamyonet tutmuşlar diyorum işte organizasyon müthişti diye.
Hediyeleri tek tek yazmayacağım, sebebini artık biliyorsunuz deneyerek, düşüncelerimi objektif aktararak yazmayı tercih ediyorum. Hafta içi birkaç yazı ile bir aya birçok ürünü denemiş değerlendirmiş olurum. Mayıs ayı deneme ayı olsun:)
Günün fotoğraflarını sevgili arkadaşlarım Figen, İsmet ve Dilek'ten aldım. Güne hakkını veren bilgi yazısı yine çok yönlü yardımsever arkadaşımız Figen'den geldi. Eklemeden çıkarmadan aynen aktarıyorum.
''Komite ekibimiz; Pembe Kekik , Dilek Bilginer Ihlamur , Leyla Güner, Zeynep Güler Birdilimdaha, Suna Erden Gökkaya, Nigar Sargın Ekibimizin ellerine sağlık, emeklerine sağlık... Yine, güzel bir etkinlik oldu. Yine dolo dolu, bol sohbetli, biraz özlem gidermece, biraz gülmece yaptığımız bir buluşmayı daha geride bıraktık. 
Daha evvel aramızda olmayan yeni firmaları tanıdık. Sponsor firmalarımıza da ayrıca teşekkür ederim. 
Dr.Oetker - Söke Un-  Koroplast-  Duru Bulgur-  Selva makarna-  Kristal Yağlar - ı Lipton-  Feast-  Muratbey Peynirleri  Manisa Salihli Gökköy ormanına hepimizin adına birer ağaç dikildi. Tema vakfından hepimiz için ayrı ayrı sertifikalarımızı aldık. 
Tursil Jel Fairy Sweetvia İlyas Gönen Özsüt - Gün boyunca pasta ve kahve çeşitleri ile yanımızdaydı. Nivea Form Studio İmpetus Reklam - Logomuzun grafik tasarımını yaptı. Can Dijital - Sponsor firma afişlerimizi ve logomuzun afişini hazırladı. 
Ayrıca Çekilişle hediyeler verildi, bu hediyelere katkı yapan firmalarımız; ** Zephyros Küçük Otel - Datça Mesudiyede bulunan bu otelde, 4arkadaşımız eşleri veya arkadaşları ile 15 Haziran cumartesi ücretsiz konaklayacak. Ayrıca masalarımızda bulunan Datça Bademleri de günün anısı için Datça'dan Zephyros Otelden bizlere armağandı.
 ** İmse İzmir Mutfak Sanatları Enstitüsü - 4 arkadaşımıza 2 saatlik kurs hediye etti.
 ** Barmar - 4 arkadaşımıza 3 adet 75 TL. bir adet 50 TL alışveriş çeki hediye etti.
 ** Akkademi Tiyatro - 3 arkadasımıza bir oyun için davetiye verdi.
 **Avşar Verda - 8 adet 5 adet pişir sakla kabı 1 adet tava, 2 adet pilav tenceresi hediye etti. 
** Arkadaşımız Leyla Güner kura için 4 adet ebru hediye etti. 
** Form Studio - 9 bloggere oksijen, radyofrekans ve cilt bakımı hediye etti.
 ** Selva ve Feast'ten ürün paketlerinden de kuramıza koyduk. Ben bu sefer, sağlık sebeplerimden dolayı fotoğraf çekmedim. Arada denk gelip, çekebildiklerimi yayınlıyorum. Bir sonraki buluşmayı şimdiden bekliyoruz:) '' 
Bilgilendirme yazısı için tekrardan teşekkür ederim. Organizasyon sırasında hasret gidermek, koyu sohbet derken ne not alıyoruz doğru düzgün ne de fotoğraf çekiyoruz.
İstanbul seyahatim dolaysıyla beklettiğim yazılarımdan birisi de buluşma yazımızdı. Yazarken o güne gittim. Güzel keyifli bir gündü. Darısı nicelerine diyorum.

Tarih84

25 Nisan 2013 Perşembe

Düğün.com'un Dayanılmaz Hafifliği

 

Modern Psikolojinin Vadettikleri

Modern hayatın günümüz dünyasına yansıyan olumlu ve olumsuz dinamiklerini değerlendirdiğimizde mutsuzluğun dalga dalga yayılmasının pek çok sebebini bulabiliriz. Bakın Dalai Lama bunun için ne diyor: “Eğer içsel niteliğe, sakin, dingin bir ruha ve içinizde belirli bir dengeye sahipseniz, dışsal olanaklarınız eksik olsa bile mutlu ve neşeli bir hayat yaşamanız mümkündür." Hepimiz hayatımız boyunca mutluluğun sırrını arayıp dururuz. Modern psikolojinin bu konudaki tavsiyelerine kulak verdiğimizde karşımıza şu 5 öncül çıkar.

1-)Değişime açık olmak

2-) Hayata pozitif bakmak

3-) Yaşamın amacını aramak

4-) Mutsuzluğun nedenlerini bulmak

5-) Müziğin ruhuna kapılmak

Kalp Dostu Evlilik

Son dönem bilimsel araştırmalar gösteriyor ki bireyi mutlu eden faktörler arasında artık “evlilik” de yer alıyor. Evli insanların olmayanlara göre çok daha huzurlu ve mutlu oldukları ve hatta evliliğin kalbe de iyi geldiği bildirildi. Yeni bir araştırmayla, bypass ameliyatı geçiren kişilerin, eğer mutlu bir evlilikleri varsa, evli olmayanlara göre üç kat daha uzun yaşadıkları ortaya çıktı. Öte yandan yaşadığımız bilişim çağının nimetlerinden faydalanmanın insanın mutluluğuna yaptığı katkıyı da göz ardı etmemek lazım. Tüm gün kentin karmaşık dokusundan, iş stresinden, trafikten bezdikten sonra her bir işimizi teknolojiyi kullanarak yapmıyor muyuz? İnternetin bize sunduğu olanakları sömürüp zaman, enerji ve ekonomik tasarruf sağlayarak kendimize daha çok zaman ayırmak bu yolla mutlu olmak istemiyor muyuz?

Düğün.com İş Başında!

Evlilik gibi geleneksel bir konuda bile Dugun.com gelinlikten düğün mekanlarına her şeyle ilgili bilgi sahibi olmanızı kolaylaştırıyor. Bu internet portalı sayesinde kapı kapı gezmek yerine firmalarla iletişim kurup randevu ve fiyat teklifi istiyorsunuz. Düğün hazırlığı kadar telaşlı ve yorucu bir süreci sinirlerinizi hiç bozmadan, günlük hayatınızı aksatmadan, sakince tamamlıyorsunuz. Düğün davetiyesi (http://dugun.com/dugun-davetiyesi?utm_source=bumad) ile ilgili fikir mi edinmek istiyorsunuz, rehber yazıları okuyarak trendleri öğreniyorsunuz. Seçim mi yapacaksınız bütün düğün davetiyesi modelleri (http://dugun.com/dugun-davetiyesi/butun-modeller/16?utm-source=bumad) elinizin altında. Kararınızı verdiniz ve gözünüze kestirdikleriniz mi var, şehrinize göre derlenmiş düğün davetiyesi firmaları (http://dugun.com/dugun-davetiyesi/istanbul?utm-source=bumad) kriterlerinize uygun fiyat teklifi göndermek için sizi bekliyor. İşte tüm hafta sonunuzu bu iş için ayıracağınıza keyifli pazar kahvaltılarını uzun tutarak kendinizi mutlu etmenin en teknolojik yolu. Dugun.com gelinlikten düğün fotoğrafınıza kadar aklınıza gelecek her detayda yanınızda.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

15 Nisan 2013 Pazartesi

İstanbul Kafası - Bir Süre Mola

Eyyyy sevgili blog sakinlerim, siz şu satırları okurken ben İstanbul'da olacağım.
Uzun süredir beklediğim birçok hayal kurduğum tonla gezme planı yaptığım gezimde maalesef 10 güne sığmış koşturmacalı günler geçireceğim. 10 günün 2 günü Sakarya'da geçireceğim için 7-8  günlük İstanbul hasretliğiyle yetinmeye çalışacağım:( 
Güzel şeyler de olmuyor değil 22 nisan doğum günümde dostlarda 24 saat birlikte olacağım. Çengel köy- üsküdar- kadıköy havasını içime çekeceğim.  Sonrasında İzmir'de birkaç koşturmacalı gün daha hal böyle olunca bloğumu ihmal etmiş olacağım. Kendi bilgisayarımı götürmeyi düşünmüyorum ama fırsat oldukça sizlere yazar paylaşımlarla günleri güzelleştirmeye devam ederiz.
Arkadaşlara hediye sodalarımız da hazır:) İzmir'den İstanbul'a soda :)
Sizleri kucak dolusu sevgiler gönderiyorum.
Mutlu kalın emi :)
NOT: Kendim için bu yıl AŞK diliyorum. Kim bilir belki de prensim karşıma çıkar:)))
Tarih84

12 Nisan 2013 Cuma

Okuyan Kızlar Kulübü 2. Blog Turu - Kaçığın Kızı : Megan Shepherd (YORUM)

Okuyan Kızlar Kulübü Blog Turu - Kaçığın Kızı devam ediyor.
Korku-gerilim ögeleri ile bezeli kitabımızı yorumlamadan önce küçük bir uyarıda bulunmalıyım.
Kitap nedir, bir tanıyayım derseniz tanıtım için  tıktık
Kitap iyimiş bir de biraz okuyup fikrim olsun derseniz ön okuma için tıktık
***
Blog Tur Takvimi:
12 Nisan 2013
Yorum: Pudra Tozu(ben)
Yorum Durağım
The Reading Lady
Playlist:
Pudra Tozu(ben)
Kitapta geçen mekanlar:
Kütüphanemden Kitap Manzaraları

Bu aşamadan sonra kitap hakkında geniş bilgi vereceğimden. Kitabı okumak isteyenler, kitap okuması bitince blog yazıma bakabilir. Kimsenin hevesini kaçırmak istemeyiz dimi:)
***
Kaçığın Kızı / The Madman's Doughter : Megan Shepherd (YORUM)
Kitabımız 1880li yıllarda İngiltere'de geçiyor. Juliet Moreau elit sınıf mensubu hayatı toz pembe sınırlarla çizili küçük bir kız. henüz 10 yaşında. Hayatta tek endişesi piyano notalarını doğru basabilmekten öteye geçmemiş.  Tabi her ailenin bir de iç yüzü var. Erkek çocuk olmadığı için çok sevdiği babasının yaşamından bir adım geride tutuluyor. Bu boşluğu kendisinden 2 yaş büyük hizmetçinin oğlu dolduruyor. Dahi mi kaçık mı bilinmeyen doktorun bir çeşit çırağı Montgomery. İlk kalp ağrısı ilk heyecan sarışın dalgalı saçlı çocuk. Bir gün babasının deneylerinin vahşice eleştirilerek skandala dönüşüp meslekten dışlanması ardından hapis ya da idam için aranması sonucu doktor kayıplara karışıyor. Genç bir anne küçük bir kız beş parasız skandalla damgalanmış toplum dışı ilan edilmiş şekilde ortada kalıyorlar. 
Annesi kızını ve kendini geçindirebilmek için yaşlı bir adamın metresi oluyor. Anne ağır bir hastalık geçirip ölünce kızımız babasının eski bir arkadaşının yardımı ile King Üniversitesinde-bir zamanlar babasının hoca olduğu yer- ameliyathaneleri temizleyen ucuz işçi oluyor. Kızımız sokağa düşmemek için çabalarken bir yandan da tacizden kaçıyor.
Bunca yıl geçip toplumdan silinmesine rağman dostluk ölmemiş, kızımızın arkadaşı Lucy ona bir parça nefes sağlamak için kuzeninin partisine davet ediyor. Bir dizi olay sonucu bir ameliyathanede bir tıp deneyinin içinde buluyor kendini. Babasının uyguladığı yöntem ve babasının el yazısının bulunduğu şemaları görünce deliye dönüyor. Acemi cerrahların acı çektirdiği tavşanı görünce acıyı dindirmek için alıyor eline baltayı koparıyor hayvanın kafasını. İkinci şok da burada yaşanıyor. Tıp öğrencilerinin yapamadığını bizim kız yapıyor. Acaba babası gibi o da kaçık mı? Babasının kanı onu zapt mı etti? Bu notlar da nereden geldi? Yoksa .. yoksa babası yaşıyor mu?
Günler ilerlerken iş yeri tacizi son noktaya geliyor bir deli damar da orada atıyor ve bir cerrahı yaralıyor. Artık çıkış yok! Babasını bulma umuduyla başlıyor notların kaynağını araştırmaya. Karşısına  Montgomery çıkınca afallıyor. Evin uşağı yerine iyi giyimli yakışıklı genç çıkıyor karşısına. Bir şok daha! Israrlar ve inat sonucu babasının yaşadığını ve uzak bir ülkede ıssız sayılacak bir adada olduğunu öğreniyor. Geçmişte neler olduğunu bulmak için, bunca yıl cevapsız kalmış sorular için yola çıkıyor.
Yolculuk esnasında gemisi batmış ve tek kurtulan neredeyse yarı ölü bir adam kurtuluyor, Edward. Ahhhh Edward kitap sonuna dek Edward- Montgomery arasında gidip geldim. Ben bile seçim yapmakta zorlandım.
Neyse bir şekilde adaya ulaşıyorlar. işte olay burada başlıyor. Ada, kaçık baba, esrarlı olaylar, garip insanlar ...
Kitabın son sayfasına kadar heyecandan yerimde duramadım. Bir yandan aklıma yatmayanlar bir yandan cevaplanmamış sorular devamlı beynimde döndü.
Kitabı okurken korku-gerilim beni abur cubura ittti:(
Birçok fizik teorisi, insan yaradılışı, dini bakış ... çok konu bir arada işlenmiş. Öyle ki son ana kadar aklınıza gelen ama konduramadığınız şeyler cevaben önünüzde duruyor.
Bilmek her zaman da iyi olmuyor.
Bilim her zaman insanlık yararına kullanılamıyor.
Kızın kendine dair şüpheleri, aşka dair acı çekmesi, ikilem, aile-yuva özlemi, sığınacak tek dal bulamayışı çok üzücüydü:(
Aklıma Takılanlar: Bunu yazıp yazmamayı çok düşündüm, başta spoiler uyarısı verdiğim için bu kadarını da yazayım dedim. İnsanın hayvanileşmesini anlarım, vampiri, kurt adamı, büyüyü bile kabul ederim de bu adadaki evrimleşmeyi mutasyonu pek sindiremedim. Hayvan türünü hayvan türü ile birleşmesi mümkün. Hayvanların klonlanması ya da domuzların üzerinden doku eklem oluşturulması da gerçekleştiriliyor da işte ufff nasıl demeden desem adadaki değişim mantık ötesi gibi. Yine de göz ardı edip heyecanla okutuyor kitap.
İkinci aklıma takılan adam beş parasız ailesini bırakıyor ama yıllarca malzeme alacak parayı bir şekilde buluyor. Açıklanması gereken çok şey var ve kitabın sonu bu böyle bitmez dedirtiyor. DEX yayınları dünya ile aynı zamanlarda bizlere kitapları ulaştırmaya çalıştığından ileride neler olacak kestirmek zor. Kitap çok yeni ve devamı geleceğine dair inancım tam. Merakla bekliyorum.

Hayata Dair Notlar: 
Dr.Moreau'nun kendi kanından canından insanları bırakıp ölü mü diri mi bilinmeze düşürmesi bile adamın ne mal olduğunu ortaya seriyor. Ama kan işte çekiyor ve kimsesiz kalmak ya da yalnızlık, sevgiye açlık baba şefkati arayış birçok şeyi görmezden geliyor. Kızın psikolojisini belki de en iyi anlayabilecek kişilerdenim. Bildiğim tek şey ister aile ister bir başkası olsun eğer ortada bir yamuk varsa savunulacak bir tarafı yoktur. Ama babam... ama iyi bir insan .. ama bir çok kişiye faydası vardı ... ama ... ama ... ama..
Bir çok ama bulunur, inanılır ya da inanmış gibi yapılır sonu hep darbedir. Kızımız başta bazı şeyleri kabul etmiş olsaydı bu kadar acıların içinde kalmayacaktı.
Hayat her şekilde zor:(
Kitap şiddetle tavsiye. Gerilim-korku yaklaşmayan beni bile etkilediğine göre vardır bu kitabın da bizlere diyeceği bir cümle.

İyi okumalar:)
Tarih84

Okuyan Kızlar Kulübü 2. Blog Turu - Kaçığın Kızı : Megan Shepherd (PLAYLİST)

Blog Turumuz devam ediyor. Genel bakış için tıktık
Tanıtım için tıktık
Ön okuma için tıktık
Buraya kadar kitap atmosferini sevdim okumaya karar verdim, okurken de keyifleneyim derseniz sizler için yazarımız playlist oluşturmuş. 
Ben müzik kutusu eklemek yerine içinden birkaç tanesinin videosunu eklemeyi uygun buldum.
Yazarımızın sitesini ziyaret edip daha geniş bilgi edinmek isterim derseniz tıktık
Blog Tur Takvimi:

12 Nisan 2013

Yorum:

Pudra Tozu (ben)

Yorum Durağım 
The Reading Lady
Playlist:
Pudra Tozu(ben)
Kitapta Geçen Mekanlar: 
Kütüphanemden Kitap Manzaraları

Bizi izlemeye devam edin - Okuyan Kızlar :)


Tarih84

11 Nisan 2013 Perşembe

Okuyan Kızlar Kulübü 2. Blog Turu - Kaçığın Kızı : Megan Shepherd (ÖN OKUMA)


Okuyan Kızlar Blog Turu hız kesmeden devam ediyor. 
Katkılarından dolayı  Dex Yayınevine tekrardan teşekkür ederiz:)
Kaçığın Kızı adlı kitabımızın ön okuması sizlerle.

Okuyan Kızlar Kulübünün bugün ki programında neler var diye merak mı ettiniz?
İşte size programımız:
11 Nisan 2013
Ön okuma: 
Pudra Tozu(ben)
Alıntılar: 
Yorum Durağım
Orijinal Kapaklar: 
Yorum Durağım
Yazar Bilgisi: 
The Reading Lady
Çekiliş duyurusu: 
Fighting
Tur hakkında genel bilgi için tıktık
İyi okumalar efendim :)

Tarih84

10 Nisan 2013 Çarşamba

Okuyan Kızlar Kulübü 2. Blog Turu - Kaçığın Kızı : Megan Shepherd

Okuyan Kızlar Kulübü Blog Tur Konuğu: Megan Shepherd. 
Ülkemizde DEX yayınlarından çıkan korku -  gerilim türünde özenli kurgusu ile sağlam bir kitap sizlerle.

Kitaba Kısa Bir bakış:
Juliet Moreau Londrada temizlikçi olarak çalışıyor ve hayatını yerle bir eden skandalı düşünmemeye çalışıyordu. Yıllar önce babası, yaptığı korkunç deneyler yüzünden suçlanınca, ortadan kaybolmuştu. Bir gün babasının ölmediğini, çalışmalarına devam ettiğini öğrendi. Böylece, babasının genç asistanı Montgomery ve gizemli kazazede Edwardla birlikte babasını bulacağı adaya doğru yolculuğa çıktı. Juliet, adada korkunç gerçeklerle yüz yüze gelecek; kendi kanında da taşıdığı, babasının dehasının ve deliliğinin sınırlarını keşfedecek…

Dr. Moreaunun Adasından esinlenen Kaçığın Kızı karanlık ve nefes kesen bir gotik korku romanı.

Sayfa Sayısı: 392

Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: DEX

Blog Tur Takvimi:

11 Nisan 2013:

Ön okuma: 
Pudra Tozu(ben)
Alıntılar: 
Yorum Durağım
Orijinal Kapaklar: 
Yorum Durağım
Yazar Bilgisi: 
The Reading Lady
Çekiliş duyurusu: 
Fighting

12 Nisan 2013:


Yorum: 
Pudra Tozu(ben)
   Yorum Durağım
     The Reading Lady
Playlist: 
Pudra Tozu(ben)
Kitapta geçen mekanlar: Kütüphanemden Kitap Manzaraları

13 Nisan 2013:

Yorum: 
Kitap Tutkusu
 Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting
     Karakter analizleri: 
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Cast:
Fighting


Bizi Takip Etmeyi Unutmayın :)

DEX Yayınevine desteğinden ötürü teşekkür ederiz :)

Tarih84

9 Nisan 2013 Salı

Şeytan ve Şair - Onlar Gelmiş Geçmiş En İyi Bilinen Bilinmeyenler (TANITIM)

Onlar Gelmiş Geçmiş En İyi Bilinen Bilinmeyenlerdir… Arkadya Yayınlarından yeni bir kitap. Sırlar aralanıyor. Belgelere dayalı anlatım, usta bir kalemin eseri!
Shakespeare, yüzyıllardır sırrı çözülmeye uğraşılan dahi. Bu eserle Shakespeare'e bir adım daha yaklaşacağız.
ŞEYTAN ve ŞAİR 
“Kadim dost, İsa aşkına,
Dağıtma bu mezarın tozunu.
Bu mezar taşını koruyanı Tanrı korusun,
Ve kemiklerimi yerinden oynatana lanet olsun.”

Bu dörtlük, masum bir mezar kitabesinden çok daha fazlasını anlatıyor olabilir mi? İnsanlığın en önemli isimlerinden biri olan eşsiz şair ve oyun yazarı Shakespeare, gerçekten bir dâhi mi, yoksa bir sahtekâr mıydı?

Geçmişten günümüze kadar süren, dört yüzyıllık bir sırrın peşine düşen ünlü Profesör Desmond Lewis, California’da vereceği bir konferansla tüm dünyayı yerinden oynatacak gerçeği açıklamak üzeredir. Yola çıkmadan önce eski dostu, gazeteci Jake Fleming’le iletişime geçer. Yayımlanacak olan kitabı ile ilgili fikrini almak istiyor ve yalnızca ona güvenebileceğini söylüyordur. Ancak profesör California’ya varmadan kitabıyla birlikte esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Ondan geriye kalanlar, Golden Gate Köprüsü’ne terk edilmiş kiralık bir limuzin, içi kıyafet dolu bir bavul ve üzerinde adının bulunduğu belgelerden ibarettir. Polisler durumu tek bir kelimeyle açıklamaktadır: İntihar…

Dostunun intihar etmiş olabileceğine inanmayan Jake ise profesörün başına gerçekte ne geldiğini ve kayıp kitabın neyle alakalı olduğunu bulmaya kararlıdır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmayacaktır. Anlamsız şifrelerden oluşan bir listeyle çıktığı bu yolculuğun, kendi hayatıyla birlikte sevdiklerininkini de tehlikeye attığını fark ettiğinde, çoktan ‘kaplanın yuvası’na girmiş olacaktır.

Şeytan ve Şair
Kitabı Satın Alabileceğiniz Birkaç Site:
İdefix tıktık
Eren.com tıktık
Yenisayfa tıktık
Kitap indirim.com tıktık
Tarih84

7 Nisan 2013 Pazar

Mayhoş Tatlar & Saatler

Bugünlerde canım mayhoş tatlar çekiyor. Limonlu merengli tart gibi, limonlu cheese cake gibi. Bergamot aromalı çaysız gün geçmiyor. Miskin miskin gerinmek, yataktan çıkmamak alışkanlık oldu. Hiç benlik durumlar değil. Güne erken başlamanın güzelliğini özledim. Bahar havası, polenler mi etkiliyor yoksa sınav stresi mi geriyor bu olanlar bir kaçış psikolojisi mi bilemiyorum. Sadece böyle gitmemeli diyorum kendime hatırlatıp duruyorum. 
Oyyy oyyy bu günler de geçecek biliyorum.
Sizde durumlar güzeldir umarım.
Tatlı günler dilerim.
Tarih84

6 Nisan 2013 Cumartesi

Beyaz Cumartesi #3 : Bir Düğün Bir Bebek / Lynne Graham


Bir Düğün Bir Bebek - Expectant Bride 
Bir düğün, bir bebek… Peki ama aşk neredeydi?
Ellie, bir yanlış anlaşılma sonucu Dio’nun Yunan adasındaki villasına kaçırılmıştı ve beklemedikleri tutku her ikisini de sarmıştı.
 Ellie, hamile olduğunu fark edince Dio evlenmeleri gerektiği konusunda baskı yapmaya başlamıştı…
Ellie’nin, Dio Alexiakis’e meydan okumaya cesareti vardı. Ancak Dio, onunla nasıl başa çıkacağını bilemiyordu.


Bir Düğün Bir Bebek - Expectant Bride 
Mağrur dünya güzeli kızımız Ellie  gündüzleri eski bir kitapçıda çalışır geceleri ise temizlikçilik yapar. Bir amacı vardır, çalıştığı aynı zamanda bir katında da yaşadığı kitapçıyı alabilmek. Hayatta tek başına, geçmişi acılarla dolu, erkeklerden uzak neredeyse yaşamayı unutmuş bir ceylan misali günlerini geçirmektedir. Temizlikçi olarak çalıştığı şirketin yöneticilerinden birinin askıntı halinden kurtulmak için iş arkadaşının teklifi ile bir akşam başka bir katta temizlik yaparken duymaması gerekli bir konuşmaya şait olur. Yakışıklı, tapılası, öpülesi dudaklı baklava börek kaslı esmer güzeli Ceo bunu yakalar ve en kötüsünü düşünür. Bir casus!  İşin gerçeğini öğrenebilmek için bir seyahatinde kızı alıkoyar. Bir adada mahsur bir yakışlı ve bir afet. Kızımızın hamile kalması, acilen yapılan düğün ve sonrası. İşte asıl olay sonrasında. Yunan oyunları, ihtiras, tutku ne ararsan var. Zaten Lynne Graham ne yazsa olay. Bayılarak okuduğum bir kitaptı. Şiddetle tavsiye.

Mutlu, bembeyaz, romantik bir cumartesi gecesi dilerim:)
Tarih84

Masallar Gökten Üç Elma Düştü, Tarifler Üç Yumurta Kır Diye Başlar

Bu sabah sevgili anneciğime bu aralar dikkat ediyorum kilo almayayım hafif şeyler yiyelim dedim. Bir baktım öğlen mutfaktan pişi kokuları yükseliyor.  Neyse demledim çayımı başladım sofra kurmaya. Pişileri masaya taşırken bir tane, masa kurulunca bir tane, masaya oturup beklerken bir tane ve yemek boyunca birkaç tane amanınnnnn yeterrrrrr Böyle tatlar yılda 1-2 kereden fazla evde pişmemeli, çok tehlikeli!
Dün akşam okuduğum bir kitapta bir aile anısı anlatılıyordu. Evin kızı vejeteryen olmaya karar verir. Anne evladına dayanamaz tamam der bundan sonra yemekleri senin yiyebileceğin şekilde pişireceğim. Vejeteryan ot-sebze yediğine göre etli yemeklerin içine ne kadar sebze çeşidi varsa doldurur. İşte der vejeteryan usulü güveç :)) Sicilyalı anaç bir anneden sebze açılımı:)
Bizimkisi de o hesap anne pişi miiiiii diye isyan eden kıza anneden cevap sade yersin bir şey olmaz:)) Tabiki de annem çok şey olacağının farkında Dukan döneminde bir çok yemeğimi o yaptı, bir çok tarif uydurdu. Ama canı kızına pişi yedirmek istediyse kimse onu durduramıyor işte.
Tarife gelince, genelde karbonatlı pişi severim. Yuğurulup beklemeden pişen türden. Bu ise kabartma tozu ile yapıldı. Ölçüleri sorarken klasik başlangıç 3 yumurta oldu:))
 Masallarda gökten 3 elma düşüyorsa tarifler de 3 yumurta ile başlıyor.
3 yumurta ,1 paket kabartma tozu, 1 su bardağı yoğurt, alabildiği kadar un. Yuğurulup kızgın yağda pişirilir. Klasik pişi işte. Afiyet olsun:)
İyi bir hafta dilerim sizlere.
Tarih84

5 Nisan 2013 Cuma

Tadımca: Diyet Yapanların Tatlı Kaçamağı

 Uzun süredir gördüğüm atıştırmalık. Geçenlerde canım tatlı çekti, bu aralar kiloma dikkat ettiğim için de kıvrandım ama yemedim. Dün markette kasanın yanında dizi dizi sıralı görünce bir deneyeyim dedim. İçindeki kuru yemişler sindirim sistemi için de faydalı. İnceleyince baya beğendim. Bence diyet yaparken haftada 1-2 tane tüketmekte yarar var derim.
Bahar geldi, çiçekler açtı etraf missss şu yağmurlar da dinse tadından geçilmeyecek bir mevsim.
Tatlı miss kokulu günler dilerim.
Tarih84

3 Nisan 2013 Çarşamba

İzmir: Nisan Yağmurları Başladı offfffff

Bahar geldi sevindik. Koca kış yağmur yağdı ses etmedik. 
Ama yeterrrrrr!!!!!
İzmir yine yağmura teslim. 
Zaten stresliyim, derse odaklanamıyorum elime 3 gündür kitap/roman değmedi:(
Offfffffffff
Bugün dışarı çıkıp halletmem gerekli işler de yarım kaldı. 
Minik kuzenler için doğum günü alışverişleri de üzerime kaldı ayyyy imdat!
Keşke ahhh keşke şuan dertsiz tasasız aklım bidünya olsaydım. Yunan adalarında keyfi sefa geçirebilseydim ahhhhh en azından hayal kurabilmek adına bir gıdım enerjim kalmış buna da şükür.
Bu günü de oflama puflama günü ilan ediyorum. Haydi hayırlısı.
Tarih84

2 Nisan 2013 Salı

Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor

Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres: The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.

Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.

Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.

Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.

Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…

Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Paskalya Bayramı Hazırlıkları Başladı

Hristiyan aleminin renkli bayramlarından Paskalya Bayramı hazırlıkları başladı. Mayıs sonu Nisan sonu arasında kutlanan diriliş bayramı belirsizliğin kalkması ortaklaşa kutlanabilmek için 16 nisan olarak karar kılınmış. Nisan ayındaki rengarenk heyecan beni de çok sevindiriyor. Paskalya denince akla gelen ilk hazırlıklar çikolatadan yapılan tavşan biblolar ve mahlep kokulu paskalya çöreği. Immm şimdiden kokusu burnumda misss
Kurabiye-çörek-boyanmış yumurtalar ve çikolatalarrrr heyecan bambaşka. 

Paskalya Bayramının Dini kaynaklara göre ayrıntılı açıklaması için TIKTIK
İyi bayramlar dilerim:)
Tarih84

Geri Sayım Başladı

Hoş geldin NİSAN! :)
Nisan ayı geldi, güneşi hissettik, papatyaları kokladık. İnce ceketlerimizle gezme vakti, güneş gözlükleri ve kremler raftan çıksın çantalara atılsın yuppiiii:)
Nisan ayı geri sayım ayı.
Doğum günüme 21 gün kaldı, eyvahhh yine yaşlanıyoruz:( 22 nisan neşeli olamıyor insan:(
Blog toplantısına 13 gün kaldı, ahh sevdiğim blogdaşlarla hasret gidermek için seve seve beklenecek 13 gün.
Önemli bir sınavım için 19 gün stresssss offfff tek mutluluğum sınav için Sakarya/Adapazarı'na gidecek olmam. Oradaki sevdiklerimi de göreceğim.
İzmir Kitap Fuarına 19 gün bu sene açılışı kaçıracağım ama kapanışta İzmir'deyim hangi ara uğrayacaksam. O kadar bekle ve gideme isyannnnnnnn
Nişan için 25 gün, yakın arkadaşımın nişan heyecan var:)
Kına Gecesi için 26, düğün için 27 gün var en yakın arkadaşımın canımınnnn düğünü:)
29 gün sonra doktor kontrolü, asi kitlem erimiş mi diye bakacağız offf sıkıntı.
Bu arada görüşülecek hasret çektiğim arkadaşlar, bloğumda yorumlanacak kitap ve gezi yazılarım var.
Dolu dolu günleri saya saya geçecek bir ay Nisan.
İyi bir ay dilerim cümleten.
Tarih84