14 Aralık 2013 Cumartesi

Böğürtlen Kışı: Herkes Kendi Hayat Yolunda Acılar Çekip İyileşir...

Sarah Jıo yine yüreklere dokundu yine ağlattı. Bu yazarın satırları bağımlılık yaratıyor. Ahhh Arkadya Yayınları ahhh göz yaşlarımızın tatlı sebebi oldunuz:) İyi ki varsınız. Varsın aksın göz yaşım ben yine de okurummmm.
Arkadya Yayınları sınırlı sayıda yazardan imzalı kitap çıkardı, ben de o şanslılardan biriyim. Sevdiğim bir yazarın imzalı kitabını benimle buluşturdukları için teşekkür ederim.
NOT: Sarah Jıo bu kitabında Türk okurlarına bir de mesaj gönderdi :)
Mesaj kitapta saklı :)

Böğürtlen Kışı - SARAH JIO


"Canım Daniel'im,
Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel'ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.
Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Verayla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…
Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.

 Herkes Kendi Hayat Yolunda Acılar Çekip İyileşir...
Vera ile 80 yıl öncesine gidiyoruz. Vera ve küçük oğlu, yaşam kaynağı Daniel'in fakirlik içindeki çırpınışlarını okuyoruz. Namusu ile oğluna bakmaya çalışan güzel bir kadının dramına içimiz acıyor. İsyan etmiyor, kolay yolu seçmiyor tek isteği oğlunun yanında olmak, onun kokusunu solumak. Acımasız hayat şartları ve oğlunun kaybolması ile Vera'nın dünyası yıkılıyor.
Tam 80 yıl sonra inanması güç kar fırtınası meydana geliyor. Yaz ayında kar mı yağar? Bu neye işarettir? 
Doğuma kısa süre kala bebeğini acı bir şekilde kaybeden (bebek kaybetmek zaten acı demeyin, okuyunca anlayacaksınız) Claire bir türlü toparlanamamıştır. Eşi ile kopma noktasına gelmiş kendi dünyasına çekildikçe depresyonun derinliklerine daha da batmıştır. Patronun da baskısı ile bir yazı kaleme alacaktır. Böğürtlenlerin açtığı, yazın coşkusu beklenen bir zamanda yağan kar '' Böğürtlen Kışı'' nı yazacaktır. Arşivleri tararken bu vaka ile karşılaşır. Vera'nın acısını dindirmek, kayıp oğulu bulabilmek adına savaşmaya başlar. Bu esnada kendi acıları ile de yüzleşir.
Derin, etkileyici, ağlatan, ön yargıları işleyen bir roman.
***
Sevgili Sarah Jıo satırlarında Danıel'in kokusunu duydum. Vera oğluna sarıldıkça ben sanki ensesindeki pudra kokusunu kokladım. Bu nasıl güçlü bir anlatım, nasıl yürek işleyici bir üslup... Harika!
***
Yazar yine aynı şeyi vurgulamış. Mart Menekşeleri kitabında eğer kadın sevdiği adamı dinlese böyle mi olurdu? Yağmur Sonrası'nda hastane odasına kadar gitmişsin, durmayıp karşılarına çıksaydı karakter bu kadar yıl kaybeder miydi?
İşte bu kitapta da Vera seçimi sevdiği adama bıraksaydı belki de hayat bambaşka olurdu. Aşk gerçekti ve vazgeçmeye değerdi!
Özetle yazar der ki gururla aşk bir arada olmaz! Vazgeçme savaş!
***
Tarih84

Hiç yorum yok: