16 Kasım 2013 Cumartesi

Charlotte Bronte’nin Evliliği

 Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri adlı eseri okumayı bir ayrıcalık olarak görüyorum. Tam bir dönem hikayesi, görüşler bugün bile geçerliliğini korumakta. Bilinmeyenlerle dolu bir dünyayı aralamak gibi. Bronte eserlerini bir şekilde bilirdim. Ortaokul- Lise dönemlerimizde gerek eserler gerek edebiyat ders kitabı özetlerinde duyardım. Ülkemizin bile yazarlarını derinlemesine tanımazken bir İngiliz'i araştırmak beklenemez tabi. Klasiklere özel bir ilgi ya da dikkat çekici bir haber gerekli. Yıllarca birçok eserde karşıma çıkan Bronte ailesi bilinmeyenlerine yönelişim İlk 50 ton serisi ile oldu. Branwell sağ olsun :) Sonrasında eserlerini okuduğum bu harika kişileri neden tanımıyoruz dedim ve şimdi her bir kişiyi Charlotte ağzından dinlemek harika. Kitap yorumunda bu konuya ve esere daha ayrıntılı değineceğim için evlilik meselesine girmenin tam vakti.
 Tarihe damgasını vurmuş bir yazar, eserlerinin muhteşemliği anlatılırken kendisinden ufak tefek ''çirkin'' evde kalmış diye bahsedilirdi. Ben de Charlotte'in hiç evlenmediğini düşünmüştüm. Kitabın ilk satırlarında bir evlilik teklifi aldım cümlesini okuduğum an dondum kaldım! Şok şok şokkkk Charlotte evli miydi? Hem de ne evlilik! Kısa hayatı gibi evliliğine de doyamıyor. Eserleri gibi evliliği de tarihe damgasını vuruyor! :)
 Bronte ailesinin papaz evi şu an bir müze, Charlotte Bronte'nin gelinliği ve başlığı sergilenmekte. Zamanla birçok eser toplanıp müzeye eklenmiş.
 Şuralarda gezip, kitabımızın bize sunduğu sırları düşünüp, tarihin buyulu anlarında kaybolmak istedim.
 
Charlotte Bronte hayatı boyunca 4 kez evlilik teklifi almış. İlk ikisi mektup aracılığı ile rahip adaylarından olmuş. Kendisinin de dediği gibi bir papaz kızı ancak bir papazla evlenir. Kırsal kesimde yaşamaları, yalnızlığı sevmeleri, kültür düzeylerinin yüksekliği, bir dişi olmalarının düşünmelerine engel olmayışı ... bu liste uzar döneme göre evlenmemek için çok sebep var.
Charlotte'in ilk aşkı - bu günlüğü okuyana kadar tek aşkı diye bilmekteydim- hocası, evli, yasak bir aşk. Uzun sohbetlerden öteye geçmeyen acı bir hikaye. Eğitimini bir üst seviyede tamamlamak için gittiği okulun sahiplerinden bir kişi. Yaş farkı, medeni durum ve nicesi bu aşkı yaşanmadan sonlandırıyor. Charlotte kendini buluyor, umutsuzca yolunu gözlüyor. Hatta sık sık mektup yollamasına karşın kendisine yılda bir tane olmak üzere sadece beş değerli mektup geliyor. Okumaktan parçalanır halde bu mektuplar onun yüreğinin tek sığınağı oluyor. Eşi ile tanışması, çarpışan düşünceler, yıllarca süren inatlaşma derken tam sekiz yıl sonra bay Arthur muradına eriyor. Bu evliliğin hikayesi için bile kitap okunur. Arhur'a hayran kalacaksınız derim. Charlotte sanıldığının aksine tutkuyu da aşkı da buluyor. Ölümü yine trajik :( Charlotte ölümü sonrası Arthur'un duruşu ise efsanevi! Özellikle portre mevzusu! İlk aşk, yarıda halan diyelim onun da bir pişmanlığı ve şu an okuduğumuz satırlara katkısı var. Yıllar sonra bir eskicide Charlotte eserlerini bulup bizlere kazandırıyor. 
Bu kitap başlı başına olay, kesinlikle tavsiye!

Hiç yorum yok: