13 Kasım 2013 Çarşamba

Beni Bırakma: Karlı Bir Günde Kesişen Hayatlar


Bir seriyi daha tamamladık. 
Ceoların gizemli dünyasını da noktaladık.
Seri yorumları:
Nefretten Sonra TIKTIK
Seni Sevmek İstemedim TIKTIK
Yalnız Gözlerin İçin TIKTIK
FM Arsal dünyası ve kitapları TIKTIK
BENİ BIRAKMA: Akın & Gamze
İnsanlara güveni olmayan yalnız bir kadın... Geçmişi tehlikelerle dolu yakışıklı bir adam...
Güzelliği tescilli bir mankenin eski bir mahkumla ne işi olur? Kader sinsi yöntemlerle onları karşılaştırınca, beraberlikleri kaçınılmaz oldu. 
Karakterleri farklı olsa da... Ayrılık kesin olsa da... Bir güç onları bir arada tutmaya kararlıydı! 
Kalbi başkası için atan Gamze ihtiyaç duyduğu güven ve sevginin, mavi gözlü bir serseride olacağını nereden bilecekti? Kalbindeki ve bedenindeki her zerrenin ona ait olduğunu anlayamadı. 
Ta ki bu özel adamı kaybedeceği ana kadar… Ta ki genç adam onun hayatından çıkıp gidinceye kadar... Ve arkasından bağıramadı bile! Keşke ona seslenebilseydi! Ve keşke ona diyebilseydi… 
"Beni Bırakma!"


BENİ BIRAKMA: Karlı Bir Günde Kesişen Hayatlar
Gamze karlı bir günde, ülkenin en ücra yerinde aklında türlü çıkmazla baş etmeye çabalıyordu. Karnında bebeği, kariyeri, sevdiği (!) adamın içine düştüğü durum ve karla kaplı bir şehir. Bata çıka ilerlediği karlı bir yol muydu yoksa hayatın türlü oyunları mı bilemedi. Alo dediği ses, kalbinin parçası annesi onu yargılıyor, el gün için hesap soruyordu. Annesinin sıcak sesine bile sığınmaya hakkı yok muydu? Bu kadar mı kötü birisiydi? Mutluluk onun da hakkı değil miydi? Peki sevdiği adamın korkunç sözleri .. sevmek, sevgi ... her şey anlamını yitirmişti. Gözlerindeki yaş önünü görmesine engelliyordu, içine döktükleri düşünmesini :( Derken kaygan zeminde bir kayaya çarptı yok yok kaya değil bir erkek, bir dev, sevdikleri için geçit vermez bir adam! Yoksa bu dev tüm soruların cevabı, sığınılacak kuytu muydu?

 Akılda tonla soru, hayat yorgunluğu derken Gamze ilk defa birisinden bir iyilik istedi. Güvenli bir şekilde eve gitmesine yardım edecek bir yol arkadaşı. Elazığ - Ankara arasında geçen muhteşem bir mücadele, yakınlık, ait olma duygusu, güven ...
FM Arsal karakterlerinin geçit töreni.
Yine harika bir hikayeydi.
***
Kitap aslında Türk örf adetlerimizi, mesleklere ve hayata bakış açımızı işliyor. Ön yargılarımız, el gün ne der diyerek canımızın parçası kişilere haksızlığımızı anlatıyor. Renkli dünyaların perde arkasının işlendiği roman bir parça da yoldan sapanların sonunu gözler önüne seriyor.
***
Yazarın 27 yaşı sanki 37 miş gibi algılamasını kınıyorum :)
Kız dünya güzeli, kariyerinin zirvesinde kabul. Yorucu bir yaşam geçirmiş tamam da 27 yaşında ahh Allahım çocuğum olamayacak mı stresi de nesi? Natalia cadısı erken doğurdu, Merve ise Yavuz'a yenik düştü diye bu stres niye? Resmen Gamze'ye acıdım satırlarda buram buram acı çekti. Akın'a ceviz, Gamze'ye Sarı Kantaron otu ikram edesim geldi :) Kocakarı misali deliye döndüm.
***
Kızımız malum karnında bebeği, düşmüş yollara karlı dağları aşmaya çabalıyor. Şehre yerleştiği gibi Akın'ın da zorlamaları ile doktora gidiyor. Orada bizlere sunulan bilgileri takdir ettim. Gamze'nin annesinin tepkilerine çok güldüm :)
***
Bir an DOĞANım Gaye ile mi olacak diye içim cız etti. Ne bileyim Pınar delisine kaptıracağımı ahhh ahh neyse! :)
***
Güney - Tahir yüzleşmesi ise muhteşemdi. Ebook okuduğumda net değildi YGİ okuyana kadar ben tam ne oldu ya da ne olmuş olabilir tam çözememiştim. Yazar ebooktan kitaba geçişte bu konuda daha net yazmış. Ben yine de gizli kalsa mı diye düşündüm. Sonuçta kitaplar seri, biraz merak iyidir :)
***
Keyifli okumalar efendim.
Tarih84

Hiç yorum yok: