30 Eylül 2013 Pazartesi

OKK 13.Blog Tur: Ön yargılarımız : Fahişelik (KİRALIK TEN)

13. Blog Tur Konuğumuz Kiralık Ten! Orijinal ismi Sugar! 
''Fahişe doğulmaz, fahişe olunur'' cümlesinin canlı örneği. 
Hayatın ikinci şans tanımadığı kişilerden Sugar'ın hikayesi!
Kitap değerlendirmesini bir sonraki güne bırakıyorum ve bir diğer özel yazımıza başlıyorum.
Ön Yargılarımız: Fahişelik
Fahişelik: Düşmüş-düşürülmüş-muhtaç kelimeleri ile eş görülür. Güzelliklere vesile olan dinlerde, felsefelerde bile beden işçiliği vardır. Var olacaktır. Düşeni kaldırma, muhtacı doyurmak gibi kavramlar yok sayılır. Hakim - güçlü kişi sapkınlıklarına bir fert, azgınlıklarının saf dışa vurumu için bir boyun eğen arar. Ama açlıktan ama farklı durumlardan bu dünyaya adım atan kişinin bir daha dönüşü yoktur. Çıkmaz sokak, alnına işlenmiş bir mühür. Vesikalı-damgalı-cüzzamlı 2. sınıf vatandaş!
İhtiyacı gideren, en pis işi yapan kişi aslında kınayan kesimin kadının kızının namusunu bir şekilde koruyan olduğunu akla gelmez. Bu kişiler olmasa azgınlık nerede dindirilecek, kuytulara çekilip ırza mı geçilecek? Neden kırsal kesimde erken yaşta evlendirilir? Ya bir hayvana ya da tomurcuk bir gül masuma uzanmasın elleri diye! 
Fahişeliğin bir seçim değil bir kader olduğunun en iyi örneği Kiralık Ten kitabı. 
Kimsesiz Sugar bir parça masumken fahişelik yapan 3 kız kardeşe teslim ediliyor. Bu kişiler besleyip büyütüyor. Ondan çalışmasını beklemiyor ama kendisini koruyacak hiç bir şey de öğretilmiyor.
Hayat onu bu çemberin içine attı mı?
Sugar sevildiğine inanıyor, bir erkekle on beşinde kaçıyor. Getirildiği yer kerhane! Yani satılıyor.
Zaman geçiyor hayatını değiştirmek için ikinci kez hamle yaptığında karşısına çıkan ilk erkeğin de talebi belli.
Peki toplumumuzda sadece fahişe olana mı sarkılıyor? Hayır. Güzel olmak da önemli değil kadın olmak yeterli. Değişmeyen değiştirilemeyen acı tiksindirici gerçek.
Kadınlar ırgat, kadınlar ana, kadınlar temizlikçi, kadınlar bir çok şey ama kadınlar KADIN değil! Erkek yemek bekler, çocuğa bakılsın ister, tarla işi yapsın der sonrada gece kadından zevkini talep eder. Canı değişiklik istediğinde duşunu alıp, kokuları sürünür kadının emeği olan para ile gider bir fahişede demlenir.
Fahişe ne yapsın kısa çalışma süresinde ne kazansa kar, mecbur, aç. Bilmediği bir erkeğin altında başına neler gelebileceğinden habersiz hayatı için kendi bildiği ya da kendine dayatıldığı yolda ilerliyor.
Ön Yargılar: Bir insanın doğduğu yer, giydiği giysi, kullandığı aksan o kişi hakkında bilmeden bazı sıfatlar yapıştırılması için yeterli. Sugar'ı ele alalım. Dapdar bir elbise, sivri burun bir ayakkabı, seksi bir beden. Taşrada bir afet, tamam bu kadın bir fahişe demek için yeterli. Belki şarkıcı belki başka bir şey ne biliyorsunuz? İnsanlar bilmek ister, çelişki sevmez ve hemen bir sıfat yapıştırır.İnsanlığın sınıflara ayrıldığı, ötekileşen toplumda ön yargılar bıçak gibidir. Her değdiğinde bir parça daha kanatır.
''Biz onlara yaklaşmayız, Biz onlara selam vermeyiz, Onların yanında durma!''
5 yaşında savunmasız bir çocuk elinde şekeri bir köşede durur yaşıtı bir kız ona yaklaşır annesi anında müdahale eder ONLAR der! Doğduğun an kaybedersin!
***
Kiralık Ten - Fahişelik
Yıl 1940 Zencilerin yasal hakları yok denecek kadar az. Beyazlar ile zenciler aynı yerde oturamaz, aynı sinemaya giremez. Bir zenci bir beyazın yanına yaklaşamaz. Beyaz efendi zenciyi taciz eder, döver, öldürür ceza almaz, kahraman ilan edilir. Zenci fabrikada çalışır, çamaşır yıkar temizlik yapar ya da erkeğin sapkın zevkleri için on üçünde tecavüze uğramaya başlar.
Bir kadın tecavüze uğrasa kesin kuruk sallamıştır.
Bir zenci tecavüze uğrasa  erkeği zorlamıştır. O pistir ellenmez!
Bir fahişe tecavüze uğrasa zaten fahişedir, hak etmiştir.
Bir zenci-fahişe tecavüze uğrasa, öldürülse bile yeridir. Ha bir böcek ha bir insan.
En acı durum ise 2. sınıf vatandaş olan zenciler bile kendi içinde sınıflara ayrılması. Hayatını bir şekilde kurtaranlar aristokrat havalarına bürünür, boş işlerin dedikodunun başkanı kesilir. Kendi ırkını savunmayı bırak, karşısındakinin açığını arar.
Ön yargı diyeceksek ha zenci ha beyaz fark etmiyor.
Azınlık içinde ön yargı ise daha bir vahim kendi içinde kendini zehirlemek.
Sugar kasabaya belki fahişe olarak geldi, ama fahişe olarak hayatını devam ettirmesi için her türlü engel çıkarıldı, kötülük yapıldı.
***
Hayatın gerçeklerini görmek yerine yok saymak çakma ahlak temsilcilerinin kendini kandırma metodundan başka bir şey değildir.


3 yorum:

ÖRGÜÇANTAM-Hatice yazıcı dedi ki...

Fahişeliğin asıl bedende değil o örümcek beyinlerde olduğunu görmedikleri sürece değişen bir şey de olmaz canım.

ağızları bir torba dolusu lafla ezerler sonra düşürenlerin başında yer alıp hayasızca kullanmaya kalkarlar. ve aynaya dönüp asıl fahişe kimdi diye bakmazlar.

Bunun da değişeceğini hiç sanmıyorum:( ve maalesef dünyanın ortak tutumlarından biri

Benherneysemo dedi ki...

Ve kimse aslında fahişeye giden, talep eden taraf olan o kesimi sorgulamaz, hep fahişeyi sorgular...

sua kolik dedi ki...

ah bu ön yargılar yokmu insanı çileden çıkartır bir geyşanın anılarını okumuştum onuda tavsiye ederim