16 Temmuz 2013 Salı

Okuyan Kızlar Kulübü 5. Blog Turu: Can Dostum - Hayvan Barınakları ve Üreme Çiftlikleri


Okuyan Kızlar Kulübü 5. Blog Turu: Can Dostum devam ediyor. 
***
16 Temmuz
Hayvan Hakları Üzerine - Kitap Tutkusu 
Hayvan Barınakları ve Üreme Çiftlikleri - Pudra Tozu(Ben)
***
Bütün köpekler cennete gider, tabii dünyada yarım kalmış bir işleri yoksa...
Bizim tatlı, sevgi arsızı birden çok hayat tecrübesini barındıran Can Dostumuzun hikayesi de farkındalığımızı arttırdı. Geçtiği yollar bir canlının ıstırabı vicdanları sızlattı.
Komik, tatlı haller, köpeklerin gözünden dünya ve insanlar yorum yazımıza kaldın. Şimdi dünyadaki arka sokaklarda kalmış acı gerçeklerine göz atalım.
***
Hayvan Barınakları ve Üreme Çiftlikleri

Görsel Kaynak: GOOGLE
Hayvan Barınakları:
Sadece ülkemizin değil dünyanın da büyük bir sorunu. Sahipsiz, terk edilmiş hayvanlar için bir parça aş, elden geldiğince tıbbi yardım, gönüllerden taşan sevgi, YASAL DESTEK merkezleri hayvan barınakları. Yasalar çevresinde yer alan denetim eksikliği ile vahşete dönüşen bir uygulama. Hele ıssız, ulaşımı zor bir bölgede ise hiçliğe terk edilmiş kuruluşlara dönüşmekte. Kanunlara uygun bir alanda belirli sayıda barınak, zorunlu (sağlık görevlisi, bekçi v.b.) çalışan alımı ile açılması kağıt üzerinde basit kuruluşlar. Ülkelerin birçok sorunu varken hayvanların da bir canlı olduğu skandal olmadıkça unutulan, bu sebeple istismara en açık merkezler. Sıkça duyulan haberler: açlığa terk ediliş, kötü muamele, sağlıksız pis koşullar... Fotoğraflar da malesef barınakların genel hali ne acı:(
Düzenli denetim, işten anlayan sertifikalı çalışan alım zorunluluğu, habersiz baskınların artışı gibi küçük önlemlerle bile vahşet engellenebilir diye düşünmekteyim. İşsizlik dünyanın genel sorunu, işsiz hayvanseverlere önerilecek harika bir meslek. Denetim, bilgi paylaşımı, şefkatli yaklaşım neden bu canlılardan esirgensin ki?
***
Can Dostum: Kitapta sokak köpeği miniğimiz annesi ve kardeşleri ile yakalanır. İyi kalpli bir kadının kendi imkanları ile kurduğu kaçak barınakta yaşamak için götürülür. Hayvan sayısı arttıkça sağlık koşulları tehlikeli boyuta gelse de şefkat ve iyi muamele onların avlusunu cennet bahçesine dönüştürür. İyi kalpli bayan çalışanların uyarısını dinlemez ve yine bir sokak köpeği çivi kafa (yırtıcı dövüşçü köpek) alır ve masum kendi halindeki farklı cins köpeklerin arasına koyar. İşte bu iyi niyet bir felakete dönüşür.
***
Yasalara uygun boş bir arazi alınır ister hayvan barınağı isterse yaşlı bakım merkezi yapılır. Bir iki diploma kiralanır. İşten anlamayanlar doldurulur. Lapa verilir, kemik atılır ha insan ha hayvan denetimsizlikte ölüme terk edilir.
***
İki olaya baktığımızda yasa dışı iyi niyet de yasalar üzerinde kötü niyet de aynı sonucu doğuruyorsa bu düzen değişmelidir.
Görsel Kaynak TIKTIK
Cins Hayvan Üretme Çiftlikleri:
Başlık cins olunca aklımıza petshoplar geliyor dimi. Halbuki yediğimiz yumurta için tavuk, içtiğimiz süt için inek ... bunlar da üretme ve belli kalitede cins üzerine kurulu merkezler. Tamam bunun adı gıda, danalar acı çekmesin diye ışık kıran sistemler icat edildi, tavuklar ürkmesin, etleri kasılmasın diye sıcak su terapi uygulandı, dinimizce caiz olsun helal gıda denildi bıdı bıdı bir çok şey var. Yediğimiz içtiğimiz için pek de nasılını niçinini düşünmek istemeyiz dimi, iki yüzlülük işte. Madem iki yüzlüyüz pek takılmıyoruz yaşamak için bu kadar nüfusta gerekli diyoruz. Peki hükmedici insan ırkına karşı boyun eğmek zorunda olan hayvanlara karşı tutumuz ne? Hiç düşündük mü? Aman hayvan haklarını destekleyelim, derneklere üç beş kuruş yatıralım bu kadar mı? Petshoplara karşı değilim. Özel üretim cins hayvanlara da. Bir papağan türü konuşuyorsa onu dilsizle çiftleştirme yaradılışa aykırı, K9 gibi iyi amaçlar için yetiştirilecek özel kurt köpekleri için de çiftlikler gerekli ya da iyi bir avcı köpeği cinsi de kırılmamalı. Golden cinsinin altın sarısı parlasın, melek balıkları süzülsün arı vızıldasın ... fare bile çok çok önemli türüne göre insan hayatını kurtaracak deneyler için üresin. Bu konuda sorun yok. Sorun bunun ticari boyutu ve denetimsizlik. Yine aynı noktaya geliyoruz işte DENETİMSİZLİK ve PARA!
***
Görsel Kaynak TIKTIK
Cam Dostum: Kitapta sevimli köpeğimiz ikinci kez dünyaya geldiğinde kendisini cins köpek üreme çiftliğinde buluyor. Hayat tecrübesine göre o sevimli şefkatli kadın yok, burada keskin kokulu suratsız adamlar var. Yemek saati dışında görünmeyen insanlar. Yan kefeste doğum için kıvranan ürkmüş bir Dalmaçyalı dişi var. Sabaha karşı yavrularını dünyaya getirmiş yorgun. Aniden kafes açlıyor ve yavrular anneden alınıp mama dolu bir leğene atılıyor. Yavrular anneye değil insana alışsın sevimli olsun ki hızlıca satılsın. Anne inliyor, ağlıyor nafile. Doğumdan 24 saat geçmeden bir kafeste tutulmuş azgınlığı arttırılmış baba kafese sokuluyor. Direk dişisinin üstüne çıkıp yeni yavru verme görevine başlıyor. Böylece seri insafsızca seri şekilde üreme devam ediyor. Dişi art artda doğumlarla yopranıp erken ölüyor kimin umrunda, yavrularına hasret kim takar işte böyle acımasız bir dünya!
***
Sıkı denetim, tam zamanlı sağlık kontrolü, belli aralıklarla çiftleşme sağlansa her şey daha güzel olur ama o zaman da zaman kaybı para kaybına yol açar merdiven altı durumlara devam. Çok acı çok:(
***
İyi şartlarda sıkı denetimle doğal yaşama bir adım daha yakın cins hayvan üretmek mümkünken niye bu vahşet.
Görsel Kaynak: GOOGLE
Can Dostum köpeklerin gözünden dünyaya, düzene, can taşımanın manasını ortaya koyan harika bir kitap. Şiddetle tavsiye!
***
Can Dostum çekilişimiz devam ediyor. 2 şanslı takipçimiz bu harika kitabın sahibi olacak:)
a Rafflecopter giveaway

Tarih84
NOT: Kitabı okurken bir noktada içimin acısından köpek cinslerini karıştırmışım. Dalmaçyalı diye aklımda kalmış ve günlerdir bu durumu bu cins üzerinden arkadaşlarıma da anlatmışım. Buradan da düzeltmiş olalım.

6 yorum:

Syhn dedi ki...

çekilişe katıldım ama tweet linkini koymayı bilmiyorum :D
o yuzden twitterda paylaşmıyorum ama şansımı deniyorum sen önerdiğin için!

tarih84 dedi ki...

Syhn: inşallah şanslılardan biri de sen olursun gerçekten de güzel kitap:)

ErenNadirAkşamoğlu dedi ki...

Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Umarım bu sayeden birçok kişi barınakların aslında ne halde olduğunu görüp, iyileştirme yolunda küçükte olsa birkaç adım atar. Pet-Shop ve üretim çiftlikleri konusuna ise hiç girmeyeyim çünkü içim çok dolu. Lütfen satın almayın. Sokaklar ve barınaklar sahiplenilmeyi bekleyen canlarla dolu. Yazıyı okurken şurası dikkatimi çekti.

"Yan kefeste doğum için kıvranan ürkmüş bir Dalmaçyalı dişi var. Sabaha karşı yavrularını dünyaya getirmiş yorgun. Aniden kafes açlıyor ve yavrular anneden alınıp mama dolu bir leğene atılıyor. Yavrular anneye değil insana alışsın sevimli olsun ki hızlıca satılsın. Anne inliyor, ağlıyor nafile. Doğumdan 24 saat geçmeden bir kafeste tutulmuş azgınlığı arttırılmış baba kafese sokuluyor. Direk dişisinin üstüne çıkıp yeni yavru verme görevine başlıyor. Böylece seri insafsızca seri şekilde üreme devam ediyor."

Sayfa 65'te dikkat ederseniz çiftleştirilmeye zorlanılan anne dalmaçyalı olan değil, Bailey'in yan kafesinde bulunan kahverengi anne. Adam yeni doğan yavrulara baktıktan sonra kafesten çıkıyor ve kahverengi olan yavruları dışarı saldıktan sonra onların kafesi erkek olan köpeği sokuyor.

Gerçek hayatta ne yazık ki yavruları sütten düşmeden çiftleştirilmeye zorlanan anneler var ve o anneler bir yerden sonra bu yüke dayanamayı hayatlarını kaybediyorlar ama kitapta dediğiniz gibi olmadığı için uyarayım istedim.

Esra Ercan dedi ki...

Çok kötü bir durum, keşke böyle olmasa :( Çok güzel bir yazı olmuş ablacım, ellerine sağık :)

döndü dedi ki...

Size sonuna kadar katılıyor ve destek oluyorum...ÇOk haklısınız...Harika bir yazı çok beğendim....Blogda yeniyim....takipçim olursanız sevinirim.....

çeşnici Handan dedi ki...

Bu konuyu ele alman ne kadar iyi olmuş canım içler acısı bir durum bu insan dayanamıyor.