17 Haziran 2013 Pazartesi

Mankurt: Asya İşkencesi, Akıl Almaz Bir İntikam (Çinlilerden beter işkence metodu)

Kitaplar bizlere her zaman güzellikleri anlatmaz. Bilmeyi asla tercih etmeyeceklerimizi de anlatır. Zülfü Livaneli'nin Kardeşimin Hikayesi adlı kitabını okurken MANKURT hikayesi anlatıldı daha doğrusu mankurtun ne olduğu. İnanmak istemedim ve hemen araştırdım. Tarihte bu işkenceden bahseden ilk edebi eser Cengiz Aytmatov'a ait. Gün Olur Asra Bedel adlı eserinde geçmekte.
Aymatov anlatımıyla Mankurt:  Mankurtlaştırmak Avarlar diğer adı ile Juan Juan'ların Kırgızistan Türklerine uyguladığı efsaneleşmiş bir işkence metodu. Yakaladıkları savaş esirlerini önce kafatasının derisini yüzerler sonrada taze kesilmiş devenin iç derisi ile kaplarlarmış. Deri kesilen deri ile kaynayınca yüzücü bonesine benzer bir görüntü oluşurmuş. Zamanla deri altında kalan kıl kökleri uzayınca saç çıkmak ister sert deri ile karşılaşınca geri döner beyne batarmış. İşte bu çok acılı insanı aptala döndüren bir süreçmiş. Bu acılara dayanan kişi sonraki hayatında köpekten farksız olur sahibinin her dediğini yerine getiren yarı hayvan olarak kalan kısa hayatını sürdürümüş.
 Bahadır Soysal da bu konuyu işleyen bir eser yayınlamış adı Osmanlı İşkenceleri.
Ben bu işkencenin bir farklı versiyonunu yeni bitirdiğim Livaneli eserinde okudum. Kardeşimin Hikayesi adlı kitapta maşallah yok yoktu. Birçok efsane birçok bilimsel anlatım. Sıkmadı yormadı çokça soru işaretini sonunda bağladı farklı bir kitaptı. Mankurt efsanesine dönersek orada da durum aynıydı fark şu yüzülen deriye kuzu işkembesi geçiriliyordu ve kıl kökleri özellikle deri altına dönmesi için yapılıyordu. Bilinç yitik hayvan muamelesine itaat edecek insan yetiştirmek için bir yöntem.
Bu bilgiler kanımı dondurdu derler ya bende de benzer etki yarattı. İşkence sadece Çin'e özgü değilmiş bizim topraklarda da varmış offfffff
Tarih84

Hiç yorum yok: