24 Haziran 2013 Pazartesi

İki Kişilik Yalnızlık - Sinan Akyüz: Son Yıllardaki Sömürücü Zihniyeti İyi Tanımlamış

Bu kitabı okuyan benim, bu yorumu okuyan sizin de her an başınıza gelebilecek halktan bir hikaye!
Sinan Akyüz'ü İncir Kuşları ve Piruze adlı kitaplarından bilirim. Sinan Akyüz denilince akla ilk gelen kitap ise İki Kişilik Yalnızlık. Yazarı bilmeden bu dikkat çekici kitap ismini duyardım. 23 baskı yapılmış bir eser  ya çok iyi olacak ya da bir popülerlik tirajı diyerek bekletmeden kitabı aldım. İyi ki şimdi özellikle ülkemizin şu günlerinde okumuşum. Ülkede Adnan Hocalar, mehdiler, Müslüm Gündüz vakaları hatta Üniversite okumuş Fadime Şahin gibi kişiler oldukça daha çokça işlenecek konu var diyorum. 
Bu kitabı okuyan benim, bu yorumu okuyan sizin de her an başınıza gelebilecek halktan bir hikaye. Keşke daha derinlikli anlatılabilseymiş buradan yazara seslenelim. Bu kitabı bir kere daha kaleme alıp derinleştirsin diyelim, daha çok kişiye ulaşsın. Sosyetedeki Zenci bebek skandalı nasıl insanları hooop dur abi ne oluyoruza getirdiyse bu kitap da insanları ben ne yapıyoruma sürükleyebilir. Tam zamanı diyorum.
 İki Kişilik Yalnızlık:
20 yaşında genç bir kız Zehra, bankacı, işini seviyor ve evlilik aklında yok. Bir yandan Tıp son sınıf öğrencisi bir yandan babasının dükkanında çalışmak zorunda kalan Zafer ile tanışıyor. Hızlı bir şekilde evleniyorlar, Zafer'in ilk yıl uzmanlığı kazanamaması, ataerkil zihniyet ve önce ben anlayışı ile Zehra basıyor istifayı şarka gidiyor. 2 çocuk, öz güven yitik, eşinden yeterli ilgi görememek  daha nicesi sonucu meslek yaşamına geri dönüyor. Bu arada Zafer'in akademik hayatına destek, çocuklarına iyi bir anne, bir koltukta birden fazla karpuz taşıyor. Aralarındaki iletişim gün geçtikçe azalıyor onlar kendi dünyalarında ilerliyor. Araya sadakatsizlik ve birçok konu giriyor. Yine olaylar olayları kovalarken kadın günden güne fedakarlıkta bulunurken iş çığırından çıkıyor şiddet hakaret bir sürü çirkinlikler yaşanıyor. Adam türlü olaylar sonrası dine imana sarılıyor. Bu konuda takdir ettim namazında insanları severim doğrusu. Ama bilim insanı oluyor da kişi ilim sahibi olamıyor işte. Sen koskoca Profesör ol git hurafelere takıl. Bir falcı, bir tarikat, bir çılgınlık. Devamı daha vahim. Yok olan iki kişi ve geride kalan iki yavru. Sarsıcı bir hikaye.
Konuyu anlatmakla anlatmamak arasında gidip geliyorum ben tavsiye ediyorum doğrusu.
Kitabı okurken yüreğe dokunan satırlar:
-Kendimiz için iyi bir gelecek planlarken hayatımıza sonradan girecek insanları bu planın dışında tutuyoruz.
- Yaşadığım gerçekler beni sevdiğim erkeğin peşinden sürükledi. Peşinden sürüklendiğim sevgim ise bana ihanet etti ... 
- Erkeğin çocuğu olunca bakmakla yükümlüsün de senin çocuğun olunca hiçbir erkek seni istemiyor. Ne garip bir çelişki... Bir kadınım dokunmak ve dokunulmak istiyorum. Sevmek ve sevilmek istiyorum.
-Hiç emin olamadığın şeye inanmak zaten salaklıktır kızım.
***
Erkeklerin iki yüzlülüğüne katlanmak zor. Evleneceği kadının bakir olmasını beklerler. Evlilik sürecinde sadece kendi tatminlerini düşünürler. En ufak bir konuda sen suçlusun senin yüzünden dışarıda ardım derler. Eee peki bu kadına dokunmak hak da kadının dokunulmak istemesi haram mı? Öncesi olmayanın temelini madem sen atıp bir olup şekillendiriyorsun bir eksiklik varsa neden yardımcı olmuyorsun?
İşte her konuda dön dolaş aynı kapıya geliyoruz İLETİŞİM!
***
İyi, anlayışlı, mutlu günler dilerim.
Tarih84

4 yorum:

Joey Potter dedi ki...

O kadar büyük iki yüzlülük ki... Kadınlar hep ikinci sınıf vatandaş. Bakire, olsun çocuksuz olsun. Arkadaşsız olsun. Sapsız üzüm olsun. Her an hazır olsun. Yemek yapsın, çocuk baksın çalışsın ve de şikayet etmesin. Oh ya ne güzel! Kadın bilmesin diye bakire olsun isteniyor işte. Kendi bedenin farkına varırsa yetersizliği de anlar diye. Okunası bir kitapmış.

tarih84 dedi ki...

Joey Potter: evet canım kesinlikle okunası kitabın anlatmak istedikleri güzel, gerçek yaşanmışlık temeli dikkat çekici.

aynur dedi ki...

Bir solukta okudum türlü amlamların dışında hüzünlü süpriz son ve ben bilge ve barışı düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum

Adsız dedi ki...

Son sayfayı 2 3 defa okumama ragmen kimin öldugunu anlamadım.Sanırım sorun bende