15 Haziran 2013 Cumartesi

Gizli Anlarla Başladık Dönüşle Seriyi Tamamladık: Ülke Gerçeklerini Yansıtması Takdirimi Topladı (Ayşe Kulin)

Ülkemiz kaynıyor, halk sokaklarda. Masum bir istek bir haykırışa dönüştü. Ne siyaset ne de proveke bence artık baskı şiddetin bardağı taşırdığı an bugün! Tam da bu sırada okuduğum kitap beni hayrete düşürdü. Kitap hakkında fikrimi belirtmeden önce çokça tartışılan Çamlıca-Cami projesi süreci ve Gezi parkı-AVM projesi aşamalarıyla anlatılmakta. Karakterlerden birisi mimar ve hukuki konulara aşina. İşte dedim yol genişletilmesi diye susturulan halkın olaylar öncesi gerçeklere cevabı.
 Gizli Anların Yolcusu ile başladı her şey. Bir yayıncının aile dramı ve toplum baskısı medya sansür AŞK anlatıldı. Yasaklığından öte ahlak dışı, kabul görmez aşk değil sapkınlık tanımlı bir ilişkinin hikayesi anlatıldı. Gay kesimden itirazların yükselmesiyle Bora'nın Kitabı çıktı piyasaya, bence gereksizdi. İlk kitaba ek sayfalarla da anlatılabilirdi. Tabi herkes benim gibi açık görüşlü değil, neyse. Ayşe Kulin'in yayınevi değişikliği ve akılda kalan sorular sonucu Dönüş kitabı geldi. 
Bu konudaki ayrıntılı yorumum ve isyanım için TIKTIK
Zamanlama şaşırtıcıydı Dönüş kitabını okurken bir yandan da gazi parkı olaylarını takip etmem tam bir sürpriz oldu. Sırf bu nedenle Ayşe Kulin'e fazla ses etmeyeceğim.
 DÖNÜŞ:
Bu kitabı okuduğunuzda 4 soruya cevap bulacaksınız:
-İlhami'ye ne oldu?
-Bora öldü mü öldürüldü mü?
-Eşarp kime aitti?
-Eda gerçekten de İlhami'yi aldattı mı?
Derya annesi tarafından apar topar İngiltere'ye gönderilmişti. Orada babası tarafından terk edilmiş olduğunu düşünerek isyancı ruhu ile bir yol bulmaya çabalıyordu. Tesadüfen annesinin mektuplarını buluyor babası hakkında ipucu yakalıyor. Derken kendini Türkiye'ye atıyor, babasını bulması gerçeklerle yüzleşmesi, ülkede olanlar ve bir yabancıya anlatılır gibi ortaya serilenleri okuduk.
Recep güzel bir sürpriz oldu. Davit harikaydı. Ve yine yol Singapur'a düştü.
Ben seriyi okuduğum için merakla bekledim. Cevapları aldığım için rahatladım ahhhh İLHAMİ diyorum hala ahhh ben bu adama resmen vurulmuştum.
Kitap ve İlhami özellikle bu titapta şunu dedi: AŞK geldi mi gelir kadın erkek fark etmez! Bu bir tercih değil sürükleniştir.
Seriyi okumayanlar bu kitaptan zevk almaz. Zaten okuyanlar da çokça söylenecek sorularımıza taaa ilk kitaptan da cevap alabilirdik diğer iki kitaba gerek de yoktu. Neyse koca bir neyse işte!
Son anda EDA kitaba damgasını vurdu onca yılın ilacı karaciğer yorgunluğu yazık oldu be offffff son sayfalarda canım acıdı:(
Kitaptan Alıntılar:
- İnsanın aşk konusunda Türk'ü İngiliz'i olmaz. İnsan insandır. Karımın beni kiminle
(erkek-kadın) aldattığı değil aldatmış olması canımı yakar. Beni sakın aldatma olur mu Eda?
-Başlangıçlar önemlidir. Tıpkı yapılar gibidir ilişkiler de temel sağlam atılmalı.
- Mahmut okula gidiyor mu? Dörde gidecekti bu yıl ama karmakarışık oldu ya sınıflar .. neyse, hayırlısı olsun! Adam olsun da NASIL OLURSA ÖYLE olsun!
- Ahlak kuralları kime göre var: Arabistanda saçını göstermek Afganistanda yüzünü göstermek yasak. Holland'da çıplaklık serbest hatta eşcinsel evlilikler de var ama aldatmak yasak. Eskimolarda eve gelen misafire karısını vermek misafirperverlik...
-Yaşanan her hayat ucuz ya da edebi bir roman malzemesi gibi!
- Sen bana benzersin dedi babam, dilerim ön yargılarını kırmak için hayatın seni dövmesini beklemezsin.
***
Bir kitapla başladı seriye dönüştü ve şimdi sonlandı.
İlhami'yi sevdim. Hayat acı işte.
İyi günler iyi okumalar dilerim
Tarih84

Hiç yorum yok: