23 Mayıs 2013 Perşembe

Melissa Senata: Kırık Kalpler Tamircisi - Kapağın Cazibesine Kapıldım

 İlk defa bir kitabı kapağının cazibesine kapılarak aldım. Tanıtım yazısını bile okumadım. Yazarı, Aşk Tanrıçasının Yemek Okulu adlı eserinden biliyordum. Çokça övgü alıyordu. Hazır kitap alışverişim varken kaçırmayayım dedim, iyi de etmişim. 
 Kitabın orijinal kapağı: The Secret of Joy- Kırık Kalpler Tamircisi
Kelin ilacı olsa başına sürer demeden de geçemeyeceğim =))
 Melissa Sante: Duru, zarif satırların yaratıcısı. Aile bağlarıyla sarmalayan hayattaki yeni başlangıçların yazarı.
Üstteki fotoğrafta yazarın kitaplarının orijinal kapakları bulunuyor. Alttaki kitaplar ise Martı Yayınlarının uyarladığı güzel kapaklar.
 Kitapta beni etkileyen birkaç satır:
... mutlak doğrularda bile gerçeklik payı azdır. Evet, hayatta doğrular da var yalanlar da. Ama hafifletici durumlar da var. Bazen en ufacık şeyin bile bir anlamı olabilir. Annem buna 'esnek olmak' derdi.
***
'' Ama unutulan bir şey vardı ki, o da bir evliliği kurtarmanın yolunun adaletten değil, aşktan geçtiğiydi.''
Kitap Yorum:
Kitabı özetlemeye pek de niyetim yok naif, huzurlu çokça iniş çıkışları olmayan bir tarzda. Ben sevdim, çok büyük beklentilerim yoktu.  Kitap yorumlarını okurken kızın marka takıntısının sıktığından bahsedilmişti. Evet sanki yazar ya reklam almış ya da bazı tasvirleri yapmaktansa direk marka ismi vererek kolaya kaçmış. Çıtır edebiyatı seven biri olarak benim aşina olduğum bir yazım tarzı. İlk 40 sayfayı atlatırsanız gerisi o kadar da rahatsız edici değil doğrusu.
Kitapta boşanma-mal paylaşımı-arabuluculuk üzerine nam salmış bir şirkette avukatlık yapan kızımız bir gün kusursuz olarak gördüğü babasının ölüm döşeğinde bir kızı olduğunu öğrenir. Bu da yetmezmiş gibi o mükemmel adam yasak ilişkisine sırt dönmüştür. Babasının vefatı, erkek arkadaşı ile sallantıda ilişkisi, iş yaşamındaki tatminsizliği ...
Küçük bir çocukken diş perisi paralarını biriktirip bir kardeş satın almayı düşleyen, kimsesiz kalmış iyi yürekli bir kızın yapacağı gibi kardeşinin izini sürmeye başlar. Bu sırada ailesini, kendi ilişkisini, sadakati, evliliği sorgular.
Güzeldi, belki klişeydi ama yine de huzurlu satırlarda gezdim. Bir birikim, bir Theo bir de sarı boyalı ev istedim =)
Joy tatlım sende katır inadı vardı doğrusu.
Bir sonraki yazım Aşk Tanrıçası'nın Yemek Okulu olacak. 
Keyifli okumalar dilerim.
Tarih84

4 yorum:

Benherneysemo dedi ki...

Ben demiştim marka takıntısına gıcık oldum diye :) çik-lit pek sevmem ben, aslında bu tarzı da pek okumam, çok az sevdiğim kitap var bu konularda... Theo hariç çoğu kısmı malesef beni sıkmıştı. Orta karar bir kitap bence :) Yorumuna sağlık...

Syhn dedi ki...

gerek ismi gerekse kapağıyle ilgi çekiyor gerçekten.
orjinal kapağıda sevdim ben gerçi :)
yorumun da çok yerinde olmuş. ne beklediğinize bağlı aslında kitabla ilişkiniz, değil mi?
;)

selda nın mutfak defteri dedi ki...

Merhabalar canım,
Bloğunu severek takip ediyorum. Ve çok beğeniyorum. İzmir yemek bloğu yazarları toplantısında tanışmıştık. Ben de bloğuma bekliyorum. Güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Sevgilerimle,

tarih84 dedi ki...

Benherneysemo: biraz bu tarz kitapları sevmek gerekiyor tabi, haklısın canım.

Syhn: ilk defa orijinal kapakları da sevdim ben, haklısın kitaptan ne beklediğimiz de önemli.