31 Aralık 2012 Pazartesi

Yeni Yıl Dilekleri

Yeni yıl coşkusunu seviyorum. Yeni bir yıl yeni bir başlangıç. Yeniliklere iyiye güzele umuda dair inançlı bir adım. Bu yıl ne biten yılın analizini yapmak geldi içimden ne de yeni yıl dilek listesi hazırlamak. Şu ara depresyon eşiğindeyim  kurtulmalıyım. Bu kurtuluş acilen bulmayı umut ettiğim ve deli gibi mücadele ettiğim bir işle olacak. Mesleğimden vaz geçtim, hiiç gözümde değil. Sadece nefes alıp verdiğim istediğim kitabı alıp tüketicilikten kurtaracak belki de vasfı olmayan bir iş istiyorum. CV mi bile eksilttim ki milletin gözü korkmasın:) Yaaa işte durum bu bildiğim tek şey özel ders vererek devam etmek istemediğim daimi bir iş. Sabah erken kalkıp hayat mücadelesine dalacağım bir iş. 
Ahhh burda konu yeni yıl ve dileklerdi dimi.

Bu yıl kolaj yaparken bile sıkıldım istek çok ama onları kolajlamak bile canımı acıtıyor. İstemezsem belki olur bir iki şey dedim. Ama illa iste kul ister Allah verir dersek hımmm düşündüm de Tumblr adresimdeki seçtiğim kareler gibi bir hayat isteyebilirim.
Merak mı ettiniz işte tumblr adresim- arşivim TIKTIK
İyi- mutlu-sağlıklı-huzurlu-bol paralı bir yıl dilerim sizlere.
Tarih84

30 Aralık 2012 Pazar

Teşekkürler Koska :)

Dünün sürprizi Koska'dan :) 
Sıcak helvayı paketledikten sonra şimdi de tahin & pekmez ikilisine el attı. Bu lezzeti çocukların ilgisini çekecek şekilde de alladı pulladı. 
İşe de yaradı 5 yaşındaki kuzenimin okul beslenme çantasında bu tüplerden var:)
 Evli ve çocuklu sınıfına dahil olmayınca bu şirin hediyeler de minik kuzen Efe'ye gidecek:)
Teşekkürler KOSKA ailesi.
Tarih84

26 Aralık 2012 Çarşamba

Happy New Year :)

Happy new year :)) 
ho hoo hooo :) 
Çok mu özenti oldu? amannnn olsun be yahu:)
Seviyorum böyle şenlikli günleri.
Yeni yıl yeni başlangıçlar.
Yeni yıl yeniliklere ama güzel neşe dolu huzurlu mutlu yeniliklere vesile olsun.
Gavur adeti imiş miş miş yahu bırak onu bunu.
Güzelliklere aç kendini.
İnsana saygı, hoş görü, sevgiye tebessüm say.
İki gram neşelen.
Ailecek toplanmak için yeni bir vesile de geç, sevdiklerine bir jest yap hediye seç.
Ne güzel anlamlı yarınlara güzel anılar bırakmaya yarayan böyle bayramlar.
Ramazanda Hristiyan, Müslüman çocuğuna şeker verince aferin deyip sevinmeyi biliyorsan. Müslümanın çocuğu da bir noel ağacında poz vermiş çok mu.
Yuppiiii benim en sevdiğim kırmızı yeşil çam kokulu günler gelmiş.
Sevin sevilin bana da hediye gönderin emi:)
Bu blog sahibi hala büyümeye inatla karşı bir çocuk:)
Öptüm-kucakladım-sardım-sarmaladım sizleri:)
Tarih84

24 Aralık 2012 Pazartesi

Özlemişim ... özlemişim ...

Bulutlarla çevrili soğuk ama misss gibi kokan havayı özlemişim:)
Kitap okuyup kahvemin dibini görmeyi özlemişim.
Banyoda uzunca kalmayı özlemişim.
Aklıma eseni pişirmeyi ve bazen de dibini tutturmayı özlemişim:)
Aklıma estiği saatte yatıp istediğim saatte kalkmayı özlemişim.
Hayallerime dalmayı özlemişim:)
Yuvamı aslında ben kendi kuytumu özlemişim. Eve döndüm ama evde olduğumu daha yeni yeni idrak ettim. Teyzeler kuzenler misafirlerle çevrili de olsa harika günler geçirsem de herkesin kendi kuytusu kendine özel ve güzel anladım. Özlemişim özlemişim bennnn :)) Özlemlerinizi gidereceğiniz bir sene olsun 2013 haydi şimdiden olumlamaya başlayalım:)
Görsel Kaynak TIKTIK
Tarih84

23 Aralık 2012 Pazar

Kahve kokusunda pazar neşesi var :)

Görsel Kaynak TIKTIK
Günaydın ... Tünaydınnnnn
İyi bir gün olsun bugün. Hafta nasıl başladı önemli değil, güzel sonlansın. Hala vakit var, ısıtıcılara koyun suyu, açın kahvenin kapağını, çekin içinize kokusunu. Sevdiklerinize güzel bir fincan kahve hazırlayın ve kokusuyla güzelliklere davet açın :)
Sevin, sevilin e mi dostlar.
İyi Pazarlar:)
Tarih84

19 Aralık 2012 Çarşamba

Dürüst - Tarafsız Yorumlarınızı Bekliyorum (Yardım)

Görsel kaynak TIKTIK
Farkındalık önemlidir. 
Bazen fark edersiniz ama neyin - nerede - nasıl bir farklılık / yanlışlık/ uyuşmazlık/ anlaşılmazlık yarattığını bilemezsiniz. 
Cümle karışık mı geldi? 
Ahh yine ben ve darma dağınık hallerim.
 Bir süredir bloğumda pek aktif değilim. Evden ve bilgisayarımdan uzaktayım. Bu durumun iyi yanı boş vakitlerimde blog okumaya ağılık verebilmek. 
Bloglara ve yazılara farklı bir gözle bakabilmek. 
Bir şeylerin farkına vardım. Ama yeterli değil. Bir blog keşfettim, fazla olmadı ama her gün girip yazıları okuyorum. Bir derya sanki, iyi hoş ama ben nedense kafa karışıklığı ile ayrılıyorum. Blog ziyaretimde aklım beynim dumur kalıyorum. Okuduklarımdan bir şeyler öğreniyor heyecanlanıyorum ama aynı zamanda kopuyorum. Şimdi ne oldu ben ne anlamalıydım nereye bağlamalıydım hayeeee diyip çıkıyorum. Aklım karışıyor.
ŞİMDİ SİZE SORUYORUM:
Bloğuma geldiğinizde yazı uzun olunca kopukluk yaşıyor musunuz? 
Sıkılıp yarıda bıraktığınız oluyor mu?
Bir konuyu aktarırken bazen başka detaylara da giriyorum, bu size keyif mi veriyor olaydan mı koparıyor?
Okuduğunuz yazıda bu kız şimdi ne dedi dediğiniz oldu mu?
Gerçekten de merak ediyorum.
Ordan burdan dalmamı engelleyemesem de yazılarıma çeki düzen vermek isterim. 
Benim yaşadığım şok durumunu sizler yaşamayın isterim.
Bahsettğim bloğu ya listemden çıkaracağım ya da kırılsa üzülse bile blog sahibesine açıkça yazacağım. O kadar harika bilgiler varken kopuşlarla harcanıyor durum.
Gerçi aklı karışan belki de tek benim. 
O sebeple ki blog ismi vermemekteyim.
Yorumlarınızı bekliyorum.
Dürüst olun canımı da yaksa yazın bilmek hakkım blog sakinlerim. Sevgiler.
Tarih84


13 Aralık 2012 Perşembe

Starbucks : Çift Kuyruklu Deniz Kızı'ndan 1 tatlı altın

Bir süredir teyzemdeydim. İki teyzem de 10 gün arayla ameliyat oldu. Yeğenler olarak teyzelerimiz her ne kadar ihtiyacımız yok dese de seferber olduk. Gelen giden arasında kendimiz için bir bardak kahve hazırlayamamanın acısını Starbucks'ta attık. Normalde çok çok tercih etmem. Lakin arada bir tatlı para, kremalı bir kahve ve o eşsiz miss gibi yoğun aromalı limonlu cheesecake yemek de ayrı keyif:)
Bir kuzenimle kahve kaçamağı diğeri ile kısa Urla- Çeşme kaçamakları ile soluklandım. Bir iki hafta daha gezici kuvvet görevindeyim. Şikayet değil ama sizlerden uzağım. Evlerde net de, bilgisayarda var ama insan kendi kuytusunda keyif alıyor. Oradayken nete girmek istemiyor canım. Keyfiniz yerindedir inşallah, sizleri özledim blog sakinlerim:)
Oğğğ peçetelerde de anlamlı bir mesaj!
 Less napkins. More plants. More PLANET.
Tarih84

5 Aralık 2012 Çarşamba

Meyhane Sisim: Adab - Rakı / Bir Kültür Mirası

Egenin Kıyısında Bir cevher, BURASI İZMİR! Sabahın ayazında demlenir çay, kırma zeytine eşilik eder gevrek. Gün oldu mu öğlen, nargileler tüter cumbalı evlerden. Kordon yolu boylanır, yükselen güneş şahlanır. Akşamı demlenirken güneş, içilir bizim buralarda kahveler. Paydos vakti gelmiş, çıkmış İzmirli meydana şimdi vaktidir batan güneşe kadeh kaldırmanın. 
Haydi Bree ANASON KOKARKEN SOFRALAR ...
Meyhane Sisim, bir tarihin izi. Önce pastane sonra eğlence şimdi de meyhane. AMA ne meyhane. Her taşı ayrı işçilik. Bir amacı var mekanın. Tarihi meyhane kültürüne, Adab - ı Rakı'ya hakkını vermek. Yeni Rakı, Meyhane Modeli Projesi'ne destek vermiş, Meyhane Sisim de Klasik Meyhane Konseptinin ilk örneği imiş. Nedir, ne değildir diye bakalım, görelim, değerlendirelim diye bizleri davet etmiş.
Giriş katının atmosferinden üst katın asaletine yolculuk. Fonda eski Türk Sanat Musikisinden seçmeler. Damardan, keyiften müzikler.
Tarihi Rakı şişeleri biz/siz meraklılar için sınırlı sayıda üretilmiş. Türk Filmi nostaljisi:)
Seyirlik, bilgilerle donatılmış bir sergi. Şişeler, içkilerin kökeni, alkol oranı ve tercihler.
Bir de bu işi bilim/tarih açıdan ele almışlar. Rakı Ansiklopedisi'ni de çıkarmışlar.
İçki grubunun diğer ürünleri. Benim tercihim Yeni Rakı, yeni seri. Anason kokusunu hissetmiyorsunuz. Hafif hafif ruha karışıyor keyfe diyecek yok. Bir kadeh bile kafi iken o gün bir hayli tükettim diyelim:)) İnce bir zevk. Bayanların eşlerine eşliğini kolaylaştırıcı ya da ben de erkekliğin şanını tadayım ama beni vurmasın diyen beyler için. Sebep çok tercih belli.
Rakı dediğin vuracak mı dediniz, alkol oranı yüksek bir tercih sizlerle. Bu yaz aile balık günlerinde çokça tüketildi. Bizimkiler sevdi ama benim için fazla ağır gelmişti.
Günün Önemi ve Tarihi Bilgiler:
Rakı, meyhane kültürü ve İzmir ana konuydu. Ürünler, şirket politikası anlatıldı. 
Aklımda kalan: Biz iyi ürünler üretiriz, reklamını da yaparız. Paramızı da kazanır, ödülümüzü de alırız. Ama biz tarihe de bakarız, aslımızı bilir, sizlere de aktarmak isteriz. Bir içki ki başlı başına kültür, her mezeye yakışan rakıya hakkını vermek isteriz. Öncesinde dönüşüm geçiren, aslına uygunlaştırılan günün koşullarına göre de şıklık katılan meyhanelerden bahsedildi. İzmir denince rakı&balık gelir akla. 
ATATÜRK bile ne demiş : '' (yıl 1923)
Sesleniyor Gazi, şefkatli...
"Vre Dimitri" diyor:
"Gel bakayım."
Çocuk "Buyur Pasam" diyor ş`lere dili dönmeyen, kırık dökük türkçesiyle. ..
"Sizin Kosti ..." diyor, işgal sırasında kasıla kasıla İzmir`e gelen Yunan Krali Konstantin`i kastederek, "geldi mi buraya?"
-Geldi Pasam
-Oturdu mu bu masaya? 
-Oturdu pasam
-Güneş batarken rakı içti mi?
-İçmedi Pasam.
-E o zaman sormadın mı be çocuk, Ne halt etmeye almış İzmir`i? ''

Etkinlik ilerliyor, meyhane mezelerini diziyor, çıtır ekmekler, kendilerine özgü dokunuşlarla çeşitlenmiş klasik mezeler. En beğendiğim meze normalde pek hoşlaşmadığım humus oldu. Tahini bol, pastırma eşliğinde sunuldu. Ciğer pek sevmem, hatta mümkünse yemem. Kağıt gibi kesilmiş, miss gibi pişmiş ( miss dedim dikkatinizi çekerim) nefis bir tat eklendi tabaklarımıza. Eklerde en beğendiklerimdi. Fiyatlar uygun, hizmet güzeldi. En beğendiğim yanı mekanın atmosferi oldu. Tavana baksam işlemeler, yaldızlar, duvara baksam eski İzmir'in panoromik görüntüleri. Fon müziği hissedilir ne kısık ne yüksek. Mekanın lavabolarındaki çini işlemelerini de bahsetmeden geçemeyeceğim. Resmen bittim:)
İzmirin göbeği, Konak / 1. Kordon şehrin kesişme noktası için böyle bir mekan soluk oldu bizlere. Açıkçası şaşırdığım nokta ise hala pek bilinmemesi, halbuki en bilindik köşede. Zamanla hak ettiği yeri alacaktır diye düşünmekteyim.
Tarihi bilgi demiştim dimi: Bizler her kadeh doldurduğumuzda tuttururuz bir şerefe, kadehler tokuşur içkiler buzlanır. İşte bilinen yanlışlara bir yenisi. 
Adab-ı Rakı: Sofra kurulur, üyeler oturur. Bardaklar rakı ile dolar soğuk su ile rengini bulur. Buz önerilmez, sulandırılacaksa soğuk su tercih edilir. En yaşlı kişi bardağını kaldırır ve şerefe der. Önce yaşı büyükler içer. Başlanan bardakla gece sonlanır. Masaya yeni katılan biri olursa servisi açıldığı rakı dolduğu an masanın en yaşlısı yeniden kaldırır kadehini ve bir kere daha söylenir o kelime(başlı başına cümle) ŞEREFE! Rakı küçük yudumlarla aheste aheste içilir. Dertlenmek için değil sohbet için ... İşte böyle devam eder tarihi bilgiler.
 Güzel bir geceydi. Bir mekanı daha yaşam rehberime eklemiş bulundum. Tavsiye listemde yerini aldı. Yeniden gitmek istediğim bir mekan. Bizi karşılayan, hoş sohbet bolca bilgiyi bıkmadan usanmadan yeri gelince tekrar tekrar aktaran herkese çok teşekkür ederim. Zarakol'dan ASLI Hanım çok zariftiniz, baş tacı ettiniz. Çok Teşekkür ederiz. Meyhane Sisim'e de bir teşekkür bizleri ağırladı, el üstünde tuttu:) cömertçe hizmetini esirgemedi. Birde arada sofralara eşlik eden bir canlı ses olsa ne de iyi olurdu. Mekanda daimi olmasa da özel günlerde bulunmalı derim.
Görsel Kaynaklar: 
http://www.karsiyakalife.com.tr/2012/11/izmirde-meyhane-kulturu-yeniden-doguyor/
https://www.facebook.com/MeyhaneSisim?fref=ts
Yazılı Kaynak: 
Atatürk anılar: http://www.frmtr.com/ataturk/3553788-atam-izmir-ve-raki.html
MEYHANE SİSİM:
Facebook: https://www.facebook.com/MeyhaneSisim?fref=ts
Twitter: https://twitter.com/MeyhaneSisim
Adres: http://meyhanesisim.com/
Yeni bir deneyimde, sizlerle sohbetleşmek üzere
 keyifli günler dilerim.
Tarih84

4 Aralık 2012 Salı

Bir Yudum AŞK / Yeni Yıla Geri Sayım

Havalar soğuyor, içimiz titriyor, özlemler artıyor.
Yetmiyor, yetemiyor hiçbir şey. 
Yeni yıl yaklaşıyor, yeni bir arınma dönemi.
2013 için listeler başlıyor. 
Yeni başlangıçlar ŞANS & AŞK dolu olsun istiyorum:)
Sizleri sevgiyle kucaklarım efendim, hoş, mutlu kalın.
Tarih84

Red Bull SoundClash Kanatlandırmaya Geliyor


2006’dan bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde, o ülkenin ünlü gruplarını çarpıştıran Red Bull SoundClash, Türkiye ayağını 14 Aralık 2012’de Küçükçiftlik Park’ta gerçekleştiriyor. Bir tarafta Ska’nın ustası Athena, bir tarafta Alternatif Rock müziğin devi MaNga, sizi müthiş bir müzik şölenine davet ediyor.

SoundClash’te 2 grup için 2 sahne kuruluyor, 4 raunt sürecek olan çarpışmanın sonunda sadece en iyi olan kazanıyor. İlk raunt “Cover Raundu”. Gruplar önceden birlikte karar verdikleri ünlü bir şarkıyı kendi tarzlarında yorumluyor. İkinci raunt olan “Devralma Raundu”nda bir grubun çalmaya başladığı şarkıya diğer grup devam ediyor. Üçüncü raund ise “SoundClash”. Gruplar kendi şarkılarını 3 farklı türde söyleyerek kendilerini gösteriyorlar. Her tarza hakim olmak önemli! Ve son müzikal raunt, “Joker Raundu”. Gruplar o ana kadar gizli tuttukları konuk sanatçılarını sahneye çağırarak son numaralarını yapıyorlar.

Heyecanı doruklarda yaşayacağınız soluksuz bir müzik çarpışması sizi bekliyor.

Konuşmaya dahil olmak için: #rbsoundclash’i takip edebilirsiniz.


Bir bumads advertorial içeriğidir.

2 Aralık 2012 Pazar

Özgürlüğün Elli Tonu: Serüvenin Sonu:(

Özgürlüğün Elli Tonu okudum, serüvenin son durağına geldim:( 
Üzülüyorum, meğer seriye veda etmeye hiiiç hazır değilmişim.
Kitabın son kısımları tam bir sürpriz. Christian Grey'in azından Anastasia ile ilk karşılaşması ve izlenimleri aktarıldı. Hatta ilk evlat edinildiğinde mükemmel aile içinde yaşadıklarını anlattı bizlere. Bu benim için istediğim ve görünce YAŞASINNNN işte bu diye bağırdığım bir kısımdı. Biz hep Ana cephesinden dinlemiştik. Aynanın öteki yüzünü de keşfettik.
Seri tamamlanınca akıldaki sorular da cevaplarını buldu. İlk kitabı okuyan ya da okumuş gibi yapanlara KAPAK gibi bir cevap oldu! nihahhaaaa:)) Sizi gidi ön yargıcı giller sizi :)) Sözüm erotizm ya da ağır cinsel tasvirleri fazla bulanlara değil. Zaten bu bir kitle ve yoğun kitap okuma tecrübesi işi. Yani herkes sevemez ya da hoşlanmaz. Tercihler de bunun için vardır dimi. Zevk renk meselesi. 
Görsel Kaynak google
Kitap yine çok etkileyiciydi. İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk yarısı +30luktu. Ben bile artık yeter çıkın şu yataktan dedim:) İlk kitabı okumuş ya da okumuş gibi yapanlar için iyi bir cevap niteliği taşıyordu. Bu çocuk annesi fahişe ya da kötü muamele gördü diye bu sapkınlığa yönelmemiş anladık. İtiraf edilmeli ki dünyada insanlığın farklı zevkleri var. Hatta psikolojide bile kabul görmüş, yani cinsellikteki sınır kişilere ve tercihlere bağlı. Bu sadece iki kişinin isteği ve kabulü yargılamak ne haddimize.
Kitabın sonunda yazar ''serimiz bitti ... Şimdilik'' demiş, ben hala o kısımda takılı kaldım. Bir devam kitabı daha çıkar mı? Mia 'yı çok merak ediyorum. Açıkçası onu çok kıskandım:) Öyle bir aile, öyle bir sevgi, aitlik ve kızın yaşama sevinci harikaydı.
KARAR VERDİM: Bir sonraki elli ton yazım 3 kitabı kapsayacak. Tüm karakterleri tek tek ele alacağım.
Görsel kaynak google

Ahhh Matt Bomer, kitabı okurken aklımdaydın.
 Yaktın beniiii :)
Bir sonraki Elli Ton Yazımda görüşmek üzere, keyifli akşamlar dilerim:)
Tarih84

1 Aralık 2012 Cumartesi

Özgürlüğün Elli Tonu nihayet elime geçti / İdefix Alışverişim

Sabahtan beri kapı çalsın diye bekliyorum. 10 dk önce kitaplarım geldi. Bayram şekeri almış çocuk gibi sevindim:) Netten alışveriş yapan biri değilim. Bir iki acil durum dışında tabi. İdefix alışverişimden memnun kaldığımı da söylemeliyim.
Şimdilik tek sorun önce hangisinden başlamalı ya da hangi seriyi tamamlamalı?
3 serinin de son kitapları elimde, bir serinin de ilk kitabı. Zamanında yanlışlıkla serinin son kitabını alıp ilk kitapları aranmıştım. Tepeden Tırnağa adlı kitabı da Elli Ton severlerin yorumları sayesinde keşfettim.
Pegasus yayın evine kızgınım demiştim dimi.
Sağolsunlar kitabı önce fuarda sattılar, sonra İstanbul geneline yaydılar. Bize 28 Kasım'ı beklemek düştü. 28 Kasıma yaklaşınca 30 kasıma erteledik dediler. Ben de kitaplarımı bekledim de bekledim. İdefix dilersem kitap ertelemesi sebebiyle beklemeyebileceğimi, özgürlük kitabını ekstradan gönderebileceklerini ve ek kargo masrafı da talep etmeyeceklerini söyledi. Kibar bir yaklaşım. Ben de bu duyarlı yaklaşıma karşı bekleyeyim siz topluca gönderin dedim. veee kitaplarım elimde:)
Ahh ben biraz hasretleşeyim ve okumaya başlayayım.
Sizlere de iyi okumalar:)
Tarih84