24 Kasım 2012 Cumartesi

Değiştiremeyeceğim Şeyler Var Biliyorum

Değiştiremeyeceğim şeyler var, biliyorum.
AMA yine de değişmesi için diliyorum.
Her yeni gün farkında olmadan diliyorum, istiyorum.
Hayal kuruyorum, hayal kurmaktan korkuyorum.
Gerçekleşmedi, gerçekleşmeyecek hissediyorum.
YİNE DE kurmaya devam ediyorum:(
Tv anlamsız, konuşamalar kendinin tekrarı.
Ne oldu diyorum ne zaman bu noktaya gelindi? 
Bilmiyorum:(
Bir zamanlar ikindi saati uykuya yatar gece oturma izni koparırdım, benim için anlamlı olan programlara bakardım. Bak koca kız oldum Kırca'yı zaplıyor, Birand'a uzaylı gibi bakıyorum.
Umutlarım vardı, güzel şeyler olacağına dair. Umut ettikçe yaşardı ya insan. Umudum da kalmamış içim boşalmış biliyorum.
Her yeni güne katlanmak için yeni bir kitap bitiriyorum, nereye kadar dayanırım bilemiyorum.
Memuriyet tercih zamanı mı yaklaşmış, dershaneler yeniden mi kurslara başlamış, özel dersimde 1- 2 saatlik mi öğretmencikmişim offff ne okudun ya da ne yapıyorsun diye sorulduğunda bile kahroluyorum.
Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Ülkemizde KADROLU isen öğretmenden sayıldığın bir gün. İnsanlar mesleğini sorduğunda aldıkları cevaba karşılık kadrolu mu diye ek soru yönelttikleri çağlardayız.
İsyan mı ettiğimi sanıyorsunuz HAŞA! Ne haddime, bana biçileni yaşıyorum.Sadece nasibimi ve geldiğim yeri kabullenebilmeyi diliyorum.
Bir şeyleri ardımda bırakabilmeyi istiyorum. Bu hastalıklı bir yaşam, her gün yeni bir hasret, her tenefüs zil sesi  bir sızı.
Öyle böyle şöyle geçiyor günler.
 Nefes alıp veriyoruz işte.
Güzel günler, durgun günler, hasretlik günler sonuçta günler geliyor gidiyor.
Bedenim bir düğme misali, iğne ne kadar sivri de olsa deliklerimden geçip gidiyor, artık acıtmıyor.
Bu aralar bir anlam arayışında savruluyorum işte.
Tarih84