26 Kasım 2012 Pazartesi

Cathy Lamb: Rüzgarla Gelen / Farkındalık yaratan ÖZEL bir kitap!

''Dayanıklılığa, değişime, uzlaşmaya dair bir öykü.''
Okuduğum en anlamlı kitap. Aileye, insanlığa dair bir hikaye. 
Anne ve evlatların öyküsü, yaşama dair bir GERÇEKLİK!
Okuduktan sonra asla eskisi gibi kalamayacağınız, ön yargılarınızı kırıp, empati kazandıracak bir kitap.
Etrafta görüp sıfatlar yapıştırdığımız kişilerin bugüne geliş hikayeleri.
Sosyolojik, ailevi, insana dair bir kitap.
Okuyun arkadaşlar, daha nasıl diyebilirim ki OKUYUN- OKUTUN!
Kitap bitti  ve ben derin bir pişmanlığa büründüm.
Kendi insanlığımdan düşüncelerimden utandım.
Görsel Kaynak TIKTIK
Şimdiye kadar düşündüğümü-anladığımı sandığım meleklere ne kadar da acımasızca bakmışım:( Ne kadar sığ kalmışım.
Badem gözlü bir meleğin, down sendromlu bir BİREYİN ailesini, kasabasını, insanları değiştirdiği bir öykü.
 Önce kitap için yayınevi ne demiş bakalım. 
Sonrasında bir iki kelam edelim.



Dokunaklı, komik ve Bommarito kız kardeşlerinin nefis dev top kekleri kadar karşı koyulmaz olan Rüzgârla Gelen, aile ile affetme, anneler ile kızları ve en değerli şeylere hâlâ sımsıkı tutunurken ileri bakma bilgeliğini edinme hakkında bir roman.



Bommarito kız kardeşlerin annesi River'ın açık kalp ameliyatı olması gerekmektedir. Aile pastanesini işletmeleri, erkek kardeşleri ve rahatsız olan büyükannelerine bakmaları için onlara evde ihtiyaç vardır.



Ama eve dönüş, sırları ve Bommarito'ların gömülü tutmayı tercih ettikleri acıları ?Isabelle'in kaçışı ve erkeklerle yaşadığı ilişkileri, Janie'nin obsesif kompulsif rahatsızlığı ve Cecilia'nın kendine zarar veren öfkesi? açığa çıkarmaya başlar. Henry'ye göz kulak olmak ve iş yapmayan pastanelerini kurtarmak için birlikte çalışan Isabelle ve kız kardeşleri, varlığından hiç haberdar olmadıkları sorulara yanıtlar, çocukluk yaralarını sarmak için beklenmedik yollar ve mutluluk konusunda şaşırtıcı yeni şanslar yakalama cesaretini bulmaya başlar.

Görsel ve metin kaynak TIKTIK
Görsel kaynak TIKTIK
BOMMARİTO Ailesi'nin bana öğrettikleri:
Aile bir bireyin kim, ne olacağını belirleyen en önemli yapı taşı.
Anne isen evlatla ne yaşarsan yaşa o burun düştü mü yerden alacasın! Asla ama asla evlada sırt çevirmeyeceksin. Evlat da bir birey, çileden bile çıkarsa dinleyeceksin, anlamaya çabalayacaksın. Giden geri dönmüyor.
Annane evlatla gurur kapışması yaşar evlat da kızları ile o kızlar da kendi gelecekleri ile. Bir döngü ki acılara vesile. Bir döngü ki yeniden varoluşlara vesile.
Nasıl anlatmalı ki?
Evinden çıkmaya korkan narin bir kız okuyanı altına işetecek romanlar yazıyor. Manken gibi bir hatun savaş alanlarında fotoğraf çekiyor. Neredeyse fil gibi yiyen bir kadın hayatında cadıyken, işinde minicik çocukların gözünde ilah bir öğretmen. Badem gözlü melek bir delikanlı, yaşadıklarına rağmen pozitif. Yaşam suyu mübarek. Bir anne ki çocukları ve gurur için yapamayacağı yok. Baba ayrı bir durum.
Bommarito kanı başlı başına bir çılgınlık.
Okuyun- okutun diyorum.
UTANDIM: Kendimden, düşüncelerimden.
Görsel Kaynak TIKTIK
Her zaman birilerinin iyiliğini isteriz, birileri adına karalar alır bu senin için ya da sizlerin geleceği için deriz. Nasıl büyük saçmalık.
DOWN sendromlu çocuklara karşı bir hassasiyetimiz vardır. Hayata bir sıfır yenik başladıklarını düşünürüz. Aile için zor, çocuk için zor deriz. Ama sadece der geçeriz. Asıl hayatı ve hayatın onların önündeki engelleri yaşayanlar bilir. Gerçek anlamda onların iyiliği için sadece onlar çabalar. Öcü yaklaşımından sıyrıldığında vicdan bu sefer de hastalık yaftası yapıştırırız. Bizler hayatın ve hayatın içindeki YARADILIŞLARI algılayamayan sığ yaratıklarız.
Ben ne mi düşünürdüm? Kitabı okumadan önce sadece üzülürdüm. Ailelerine Allah'tan sabır dilerdim. Vakıflara inşallah daha fazla yardım yapılır diye dua ederdim. Elimden geldiğince yardım kampanyalı ürünler almaya çabalardım. Evet hepsi bu, otizmler bir parça daha ilerledim. Vakıf çalışmalarına öğretmen olduğum için dahil oldum. Üniversite döneminde yaz çalışmalarına katıldım. Bu kadar şey yaptım ama bana zerre kadar bir ilerleme katmamış ona yanarım.
Kitabı okumadan önce derdim ki Allah bu çocuklara güzel ömür versin, kötü insanlarla karşılaştırmasın, şiddete uğramasın ve ailelerinden önce hayatı sonlandırsın. Arkada tek çaresiz kalmasın. Ne kadar acımasızca ben kimin ne haddime de Allah'ın biçtiği ömre yorum yapıyorum. Belki sizlerin de aklından geçti ama ben dillendiriyorum. Çünkü kendimden utandım.
Kitabı okuduktan sonra onların gerçekten de bir BİREY olduğunu algıuladım. Onlara minik melekler diyor, çocuk gibiler hatta büyümeyen çocuklar diyoruz. AMA ahhhh koca bir AMA! Onların da her şeyi duyduğunu, gördüğünü, algıladığını unutuyoruz. Sadece bizim kurduğumuz cümleler gibi ifade etmiyor ya da bizim gösterdiğimiz şekilde tepki vermiyorlar. Ama onlar da anlıyor üzülüyor düşünüyorlar. Bizim es geçtiklerimizin iyilikleri ile bizlere tokat gibi çarpıyorlar.
Arkadaşlar okuyun bu kitabı, insan olduğumuz için NORMAL HAYATLARIMIZIN İNSANLIĞA VEFA BORCU İÇİN OKUYUN!Cümle kuramayacak kadar bu konuda düğümlendim:(
Tarih84

5 yorum:

Syhn dedi ki...

muhtemelen burda okumasaydım kayıtsız kalacağım, haberimin olmayacağı bir kitap olacaktı bu ama böyle bir tavsiyeye kayıtsız kalmak benim açımdan imkansız!

tarih84 dedi ki...

Syhn: çok sevindim tüm sevdiklerimin okumasını dilediğim bir kitap doğrusu.

Canan Ünal dedi ki...

Gercekten de okunmasi gereken bir kitap oldugu anlasiliyor.Senin sayende Biz de ogrendik canim,sagol paylastigin icin!

tarih84 dedi ki...

Canan Ünal: teşekkür ederim yorumun benim için önemli. İnşallah sizin de içinizi ısıtır bu kitap.

Adsız dedi ki...

Çok Merak ettim. "En yakın zamanda alinacaklar listesine" eklenmiştir