27 Ekim 2012 Cumartesi

Gizli Anların Yolcusu: Ayşe Kulin göz yaşlarımı dindirmek için bir iki kelam borçlusun


Bir kitap ki sardı, bir kitap ki beni dağıttı, bir kitap ki son 20 sayfada göz yaşlarını sele dönüştürdü.
Son 20 sayfaya kadar benim için orta düzey okunası bir romandı. Tüm o yoğun anlatım ve tüm o kaotik derin süreçle dağıldım.
Ağlıyorum, ağlıyorum, duramıyorum, ağlıyorum.
Evli çocuklu bir adam ve tercihlerini ulu ortaya dökmemiş bir gay.
Bu kadar basit değil tabi. AŞK diye sınır çizdiğimiz, tabulaştırıp günah çanlarının ipini çektiğimiz sağır edici delilikten çıkarsak kitabı anlarız. Bize ne diyor, kitabın sesini duyarız. Dağıldım. Çaresizliğe dağıldım. Çıkmazlara. Adaletin acizliğine. Yitirilmiş hayatlara. 
Kimse masum değil en masum görünen bile.
Hayat ne ekersen misliyle ödetiyor ve hiçbir mutluluğu senden bir şeyler almadan yaşatmıyor.
Kitap hakkında kelam ettiğimi mi sandınız, yanıldınız. Bir sonraki yazı kitabı okuyanlar için gelsin ya da merak edenler için.
Ahh Ayşe Kulin bana bir mendil ve bir de kocaman, sıcacık sırtımızı sıvazlayacak, göz yaşımı dindirecek el borçlusun! Bayram günü ağlattın beni.
Kitabın resmi tanıtımı: Kitap Tanıtım Yazısı:


Uzun zamandır çıkmadığı yollarda kaybolanların hikâyesi...


Ayşe Kulin yeni romanında aşkın değiştirdiği ve bir daha hiç aynı olmayacak hayatları anlatıyor…

Çağdaş edebiyatımızın en sevilen yazarlarından Ayşe Kulin, Gizli Anların Yolcusu ile bir kez daha okurlarını şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşmeye zorluyor. Bu kitap yerleşik ve düzenli hayatlarımızın nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bir anda yıkılıp gidebileceğini gösteriyor bize... Acı bir kaza... Bir anda ağızdan kaçan bir söz... Ansızın yayınevine gelen bir dosya... Birbirine dolanmış eşarplar... Bütün bunlar, aykırı bir aşkın başını ve sonunu belirlemeye yeter mi?

Gizli Anların Yolcusu, pek çoğumuzun anlamakta zorlandığı, yargılamakta ısrar ettiği bir aşkın romanı. Ayşe Kulin her zamanki ustalığıyla yaklaşmaya korkulan bir konunun üstüne giderek tabuları yıkmayı deniyor.

Bu romanda sadece aşkı değil, toplumun zorladığı hayatları, harcanmış çocuklukları, kendi içindeki sırlarla en yakınlarını yaralayan ailelerin öykülerini soluk kesen bir tempoyla okuyacaksınız.



         ----------------
Kitap hakkında duygularını paylaşan, tarafsızca tanıtım yazısı yazan blogger arkadaşıma bir ses verelim bir de kitabı ondan dinleyelim. Tavsiye öncesi sizler için alternatif olur TIKTIK


Ben ne mi derdim aşağıdaki müziği dinleyin, sizde nasıl bir his bırakıyorsa işte kitabı okuduktan sonra siz de böyle duygulanacaksınız derim. Karar müziği dinlemekte.
Ahhh Ayşe Kulin bana bir kahve borçlusun hatta seni baş tacım etsem, evimi açsam ben o kahveyi yapsam. Ne zaman kitaplarını elime alsam bir okyanusta gibi hissediyorum kendimi, o okyanus ki ufkun çizgisini bile göremiyorum. Ben artık kayboldum kendime dahi dokunamıyorum. Bu son 20 sayfa ahhh ahhh
Söz ben de bitti, göz yaşım dinince yeni yazım için blog başına geçeceğim.
Tarih84

6 yorum:

Nesrin dedi ki...

Uzun süredir merak ediyorum bu kitabı, listemde öne çekmenin zamanı geldi de geçiyor sanırım..

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

müzik muhteşemdi tatlım.

2b dedi ki...

Kitaba ilk başladığımda çok sıkıcı gelmişti ve bir kenara bırakmıştım, daha sonra tekrar elime geçti ve aynı gün içinde bitirdim. Cidden güzeldi. Dün de AVM'nin birinde gezerken kitapçıya baktım ve Bora'nın kitabını gördüm. Gizli Anların Yolcusu'nu okurken Bora'nın kitabında yazanları çok merak etmiştim. Bora'nın kitabı Gizli Anların Yolcusu'na başka bir açıdan bakmayı sağlıyor. Diğer insanın gözünden.
Okumanızı tavsiye ederim.

Zeynep'in Evi dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş canım, insan hislerini ancak bu kadar içten ifade edebilir.. Ben de etkisinden uzun süre kurtulamamıştım, ve dün boranın kitabını aldım, ikinci kitabını.. Henüz okumadım ama koyduğum yerden öylece bana bakıyor...

tarih84 dedi ki...

Nesrin: öyleyse haydi durmayın ve okuyun diyorum okumaya değer bir kitap.

Örgü Çantam: benim de sevdiğim klasiklerdendir.

2b: Bora'nın kitabını da aldım ama bir iki gün sonra başlayacağım hala İlhami'ye takılı kalmışım:(

Zeynep'in Evi: ben size çok özeniyorum Seyhan ve sana. Çok özde bırakıyorsunuz kitap yazılarınızı ben ne var ne yok salya sümük dalıyorum:)) Sağolasın yorumun için.

KAMİKAZE dedi ki...

ne güzell canım.ben de çook seviyorum Ayşe Kulin'in kitaplarını.ilk fırsatta alıcam.bakayım kütüphaneye:)