30 Ocak 2012 Pazartesi

Paris'te Gece Yarısı, Farklı bir anlatım isteyen gelsin derim

Şimdi kim kimdir hiç giremeyeceğim, konuya direk dalacağım. Önceden uyarmadı demeyin. Aaa yok ben filmi merak ettim, hakkında tanıtım okudum diyorsanız bundan sonrasını da izledikten sonra gelin beklerim demekle yetiniyorum:) Ama size söz benim anlattıklarım sonrası da gönül rahatlığı ile yine de filmi izleyebilirsiniz söz spoiler olmayacak:))
Filmin tanıtımını okumuş hımm diyip es geçmiştim, sonra afiş dikkatimi çekti anladım ki çok ünlü bir tablo imiş, filmin ismi ile eş Paris'te gece yarısı! Bu güzel entel ayrıntılar filme ilgimi çekmek yerine beni geriye itti. Bir iki gün sonra film oyuncu kadrosunun zenginliği dikkatimi çekti vay dedim ne kadar iyi oyuncular varmış dedim. Veee merak ettim madem oscar ödüllü oyuncular da var neden başrol değiller. Sonradan anlaşıldı ki filmin içine girince herkes başlı başına başrol olmuş gitmiş. Filmin yönetmeni Woody Allen faktörünü de unutmamak gerekli. Adamın kişisel hayatı tartışılır ama sinemadaki yeri ayrıdır sev sevme illa onun bir filminde yer alıp Woody filminde de oynadım demek istenir. Şimdi bu sefer de ya film kötü ise sırf isim için oynandıysa kaygısı yer aldı. Döndüm yeniden filmin tanıtımını okudum durum daha da sıradan bir hal aldı. Tamam tamam sonunda filmi izledim veeee BEN BEĞENDİM! 
Şimdi size son uyarım kendi tanıtım anlatımıma geçmeden önce isterseniz yazımı burada okumayı noktalayıp burayı tıklayarak sinema tanıtım yazsını okuyabilirsiniz: TIKTIK
Evet başrol kızımız zengin ama azıcık mütevazi aşk evliliği taraftarı birisi. Başrol erkeğimizse derinlemesine edebiyatçı, hani sapına kadar denir ya o cins. Bir yere gidersin şurada falanca kişi oturmuştan tutun da şu sözü şu kişi söylemişe kadar ilgilenmeyeni gebertecek cinsten. Derken bunların yolu Paris'e düşer adam deli gibi aşık şehre gündüzü için ayrı destan yazar gecesi için ayrı. 
Kızın ailesi de iş gezisi için Paris'e gelince çemkirmeler başlar anne derki bak kızım sen bu adamı çok deli para kazanırken dizi/ film yazarken tanıdın şimdi bu kalkmış herşey boş Paris'in taşına kurban diyor der. Baba zaten damatla fikir ayrılığında bir de kızın çakma entel ex aşkı gelmiş şehre kültür bilgi kirliliği şakıyor offf yani. Neyse bu boğucu akşamlardan birinde oğlumuz kendini Paris sokaklarına atar veeee büyülü dünya kapısını aralar. Ne kadar anlattığı kişi varsa karşılaşır sizce bu bir büyü müdür? Beynin bir oyunu mudur? Yoksa Paris sokaklarının tılsımlı bir armağanı mı?  Adamımızın kanına işleyen ateş onu her gece kaybolmasına yol açar kızımız ne yapmakta oturup bekleyecek değil ya işin komedisi de burada başlar HADİ İZLEYİN BARİ :))
Filmde sevdiğim müziklerden birisi:
Filmi o kadar sevdim ki bir kolaj yapasım geldi:

FRAGMAN:
Tarih84

5 yorum:

crazywomanrosemary dedi ki...

eçen ay 2 kez arka arkaya izledim..Paris in nerelerine çekilmiş ki dediğimden..:))

ama zaman tüneli tarzı anlatımı çok hoşuma gitti..:))

tarih84 dedi ki...

crazywomanrosemary: zaman tüneline kadar sıradandı sonrasında aktı film ben de sevdim.

 Stil Direktörü  dedi ki...

film beni çok sıktı ama o kafada onca şair ve sanat adamıyla olmayı isterdim kuzum belki Paris'i sevmiyorum ondan bilemiyorum ama lütfen the help i izle mucx

tarih84 dedi ki...

Stil Direktörü: haklısın filmin ağır bir havası var sonradan açılıyor, benim için Paris özel şehirlerden hayal peres modum için diyelim o nedenle bana iyi geldi. Keşke zaman makinesi olsa da bizim için özel kişileri görebilsek diyor insan.

Rüya Yorumları dedi ki...

Rüya Yorumları
Film konu itibari ile güzel belki ama biraz sıkıcı