30 Kasım 2011 Çarşamba

İzmir, Elazığ Günleri Başlıyor! 1 - 4 Aralık 2011

Geçenlerde İzmir Fuarında Hatay günlerini keyifle, ballandırarak iştah açıcı şekidle sizlere aktarmıştım. Aslında gayet iyi bir niyetim vardı kültürel alışverişi sizlere ulaştırmak =) İstanbul, Ankara sonrası gelir bu etkinlikler İzmir'e ama olsun yeter ki olsun dimi:) Farklı tatlar, kültürel mirasın tanıtımı, yeni insanlar tanımak bence paha biçilmez.
Diyorum ki İzmir durma sen de katıl bu coşkuya. Açılış anında orada olmayı planlasam da malesef yarına söz verilmiş bir dersim var. Artık akşama kapanışı yapar bol fotoğraflı yazı dizisine başlarım:)
Tarih84

Bazen öyle birşey olur ki herşeyi bırakıp eve koşarsınız

Sabah kadar uyuyamadım, yatakta çok direndim hatta gözlerimi kapalı tutmaya çalışmaktan gözlerim yandı. Dayan dedim tam pes ettim derken saate baktım saat 5.50 inanamadım. Nete geldim o an o kadar öfkelendim ki aklıma ne gelirse yazdım, yüreğimin acısını püskürttüm rahatladım. Rahatlayınca yeniden uyudum. 1 saat sonra uyanıp güne ve yapacağım işlere konsantire oldum. Dışardayım, üşüdüm. Günün molası bir kahve içeyim derken aklıma içmediğim ilacım geldi. Zaten kahve isteğim de hafif yorgunluk hissi baş dönmesi etkilerini geçirmek içindi. O an şimşekler çaktı eve koştum. Eğer güne devam etsem bir köşede yığılır kalırdım. Eve dönüş başladı.
Allah sıkıntımın zaten farkında bu kula daha fazla eziyet çektirmemeli diyerek yolları boşalttı. Normal şartlarda 20-25dk dönmem gerekliyken ben 10. dk da evdeydim. İlacımı içtim, bir süre etki etmesini bekledim, kahvemi yaptım biraz kitap okuyayım istedim. Derken aklıma maillerimi kontrol etmem gerektiği geldi. Mail bahanesiyle geçtiğim net başında Jung woo ve kım bum efendilerin el ele yeni fotoğraflarını gördüm zıpladım. Tam evden çıkıp günün kalan koşturmalarını yapacakken bir telefonla eve yeniden çakıldım. Komşumuzun kızı okuldan izin alıp bize geldi proje görevi varmış ve bu hafta sunumu olacakmış. Öğretmeni kendi çabalarını beğenmemiş. Kesin en az 80likdir de bizim kız 95 aşağısı not istememiştir, bilirim. Eeee öğretmenlik kanımda olunca, tecrübe de var başladık araştırmaya. Yarım saatte taslağı hazırladım, öğretmen arkadaşlarımı aradım onların da öğle molasına denk geldi hatrım da olunca kırmadan maille kaynak görsel gönderdiler. Toplam da 70 dk de şahane bir proje görevi çıktı.Gerisini kendi cümleleri ile özetlemesi için teslim ettim.
Aslında ben bugün akşam üzeri tüm işlerimi bitirmiş evime köşeme geçip huzura yelken açmak istemiştim. Kitabımı bir süre daha elime almayacağım madem gün sitresli başladı bir iki matematik testi çözüp işe yarar birşeyler ekleyeyim haneme. Keyifli şahane birgün dilerim sizlere.
Tarih84

5 Aralık 2011 Kalplerimiz Padam Padam atacak

Padam Padam dizi tanıtımları da yapıldı, çarşaf çarşaf fotoğraf çekildi. Artık geri sayım vakti. Şimdi gelelim asıl mevzuya yahu bu ne? Ne oluyor? Bu dizi biran evvel başlasın ne denir ne içindir ne oluyordur anlayalım yeter!
Tarih84

Padam Padam Dizisi Başladı!

5 Aralık 2011 tarihinde padam padam dizisinin 1. bölümü yayınlanacak. An itibariyle ilk 5 dakikalık uzun tanıtımı yayınlandı. Tanıtım yayınlanınca geriye sayım başladı, yani bu saatten sonra dizi benim için çoktan başladı:)Öyle anlar varki öyle kareler O GÖLÜ KURUTMAK İSTEDİM! Islak giysi erkekleri neden bu kadar tahrik eder, şiro nande istemiyorummmmm! Dursun zaman , sil baştan başlasın an!Ahh benim aşkım Jung woo sung kore kırosu mu olmuş :) Kıvanç Tatlıtuğ Behlül'den Kuzey'e nasıl dönüştü ise aşkım da beyfendi asil katil rollerinden hapis kaçkını kore kırosuna dönüştü. Ahhhh ahhh Jung Woo ahhh öldüm bittim ben, aşk meşk bir yana çok komik çok enteresan bir dizi bizi bekliyor.
Tarih84

29 Kasım 2011 Salı

Tat Salça Ailesine Teşekkürler =) Boyoz & Biber Salçası Keyfi

Pazar günü sabah iyi bir gün temennisinde bulunmuştum. Son dakikasına kadar harika birgün geçirdim. Aslında sizlerle paylaşmak isterdim ama bu sefer ön yargıyla girdiğim sonrasında işte budur dediğim Dedemin İnsanları filminden de bahsetmem gerekecekti. Bahsedince de spoiler vermem kaçınılmaz olunca sus dedim. O yorgunlukla eve gelirken Alsancakta 24 saat açık olan fırından sıcacık BOYOZ aldık. Gavur İzmir'imizin gavur tatlarından birisi. Neyse birşey demek istemiyorum, keşke herkes Gavur kalabilse de at gözlüğü ile kör bir yolda ilerlemeye devam etmese!
Tat firmasına çok teşekkür ederim, hediyelerimi pek sevdim =)
Geçenlerde sizlerle hazır salça konusundaki fikirlerimi paylaşmıştım tıktık Bu boşlukta TAT firması sağolsun bana numune gönderebileceklerini bildirince çok sevinmiştim. Meğer numuneler bildiğini raflarda satılan koca kavanozlarmış:) Çok bonkörsün TAT =) İlk akşam kavanozları açıp koklamak istedik, anlatıldığı gibi katkı kokusu alır mıyız? Koyuluğu, kıvamı nasıl? Sonuç SÜPPER! Hele ki BİBER SALÇASI olay!
Biber salçasının kokusu bile büyülüyor, tek sorun hazır salçalarda klasikleşen tuzsuzluk. Bu salçaların kıvamı o kadar iyi ki sofralık olarak fazlasıyla tüketilebilir, ben de TAT firması ayriyetten tuzlu seri de üretmeyi düşünmeli.
İşte siz de görüyorsunuz, paprika gibi parça parça kıvamlı biber tadı. Tavsiyemdir!
Tarih84

28 Kasım 2011 Pazartesi

Padam Padam Dizi Afişleri/ Posterleri Çıktı!

Padam padam dizisine sayılı gün kaldı. Aşkımın ve pek gerekli olmayan çıtır hatunun kalp seslerini duyacağız. Dizi diyor yoksa benim pek duymaya niyetim yok! Afiş/ posterler görücüye çıktı.
Bu bu nedir bu! Kıskanırım seni ben, kıskanırım kalbimden, bu nasıl AŞK Allahım öleceğim derdimden!
Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın, sana benim gözümle bakan GÖZLER KÖR OLSUN!
Bu aşk beni KIRO etti, nasıl toparlayacğım karizmayı bilmem.
Eeee aşk insanı vezir de eder örneğimiz Pargalı! rezilde ahhhh ahh ...
Tarih84

27 Kasım 2011 Pazar

İnce belli zarif kızımla güzel bir pazar günü =)

Selanik Gevreği & Çay Keyfi =)
Güzel bir gün, mutlu bir sabah:) Üşenmedim kalktım gittim aldım Selanik gevreğimi geldim. Gevrek dediğimiz kek görünümlü kuru çıtır şey. Adı gevrek kendisi fıstıklı şahane bir tat:)
Hemen koydum tabaklara, demlenmiş çayımın ilk yudumuyla eşlik etti bana.
Çay demlerken Lipton demlik poşet kullanırız, geçenlerde paşabahçe lipton severler için bu şahane bardağı tasarlamış. Çok sevdim, bir tane oluşu ve çay bardağı oluşu sebebiyle bana özel olduğunu söylememe gerek var mı? Kimse el süremez benim ince belli zarif kızıma:) İnce belli kızımın basenleri var ama olsun:) Masa örtüsü podyumunda baş tacım dır:) Süpper, mutlulukla dolup taşan bir pazar günü geçirmenizi dilerim sizlere:)
İçi kıpır kıpır edecek latin ezgili bir parça sizlerle olsun:
Tarih84

26 Kasım 2011 Cumartesi

Padam Padam sinirimi zıplattı! Kim Bum ayağını denk al!

Bu bu nedir bu? Kim Bum efendi heyyyyy! Meleksen melekliğini bil, benim Kore kırosu aşkıma el değemezsin sen! Baştan itibaren ben bu diziye pek bir gıcığım. Önce kız salındı aşkımın karşısında şimdi Kim Bum el değmeye yelteniyor. Sözde Kim Bum MELEK peh! Valla bir daha el sürersen Kim Bum melek falan demem yolu veririm kanatlarını! Canım kırom benim nasıl da tiksinç bakıyor yazık alışık değil o Kpop tarzı işlere:) Çekmiş kumaş pantalonunu, deri kemerini çulsuz beyfendi yaban misali takılıyor işte. Ahh bir de çocuk sevgisi var ki! Aşkım sabret 1,5 yıla düze çıkar kavuşuruz:) Çoluk çocuk feda sana:)
Tarih84

25 Kasım 2011 Cuma

Güne yakışmayacak soğuk: Şimdi G.Kore'de olsaydım ...

Güzel bir gün, dışarı çıkıp biraz gezmeli dedim, pencereyi açtım ve tokap gibi soğuğu yüzümde hissettim. İçimde bahar dalları hayalimde ince bir triko varken kalın mont arandım:( Kışlık montomu giydim, botlarımı çektim, fırından peksimedimi alıp eve kaçtım. Bu soğuklar İzmir'e yakışmıyor!
 Şimdi Güney Kore'de olsaydım:
- Ottüke diyip bir çadıra dalardım.
- Acumma bir ramen derdim.
-Şapurdata şapurdata başta diyerek hüpletirdim.
-Açardım bir soju tızz cızz ses tonlamaları eşliğinde eciş bücüş hallerle içer içimi ısıtırdım.
ama korede değilim dimi, kalk Tarih84 sen git çay demle =)
Tarih84

24 Kasım 2011 Perşembe

24 Kasım mı gelmiş?

Biz gariban öğretmenleri tek google takıyor bu ülkede peh!
Arkadaşlarım, ailem, tanıdıklarım kutlasak mı kutlamasak mı ikilemde kaldı bugün. Zaten doktor kontrol işlerim olunca günün çoğunu hastanede tahlille geçirdim. Artık bişi de demek gelmiyor içişmden ne diyim sözüm geçmez haklılığıma. Eden bulur mu? Allah ezilenin de yanında olur mu? Eden ne zaman bulur, ezilen ne zaman mutlu olur? Offf  Öğretmenler günü tüm öğretmenlerin kanında bu hissi taşıyanların kutlu olsun.
Tarih84

22 Kasım 2011 Salı

I can't breathe But I still fight

























I can't breathe But I still fight 
Nefes alamıyorum ama hala savaşıyorum!
Hayallerimin suyun diplerinde çakılı kaldığı günleri yaşıyorum. Birçok şeyi kabulleniyorum, değiştirme ihtimali olanlar için savaşıyorum. Pes etmiyorum, yenilmemek için tırnaklarımla tutunuyorum. Yüreğim seule uçarken aklım kpss soru bankası araştırıyor. Ders verirken bir yandan 657 hayali kuruyorum. Kendi sınıfım, öğrencilerim... Hala okul önlerinden geçmiyorum, yolumu uzatıyorum. Okul zili duyduğumda hla gözlerim doluyor tutamıyorum. Hayat diyorum acılarını gördük hani tatlı? Şükrediyorum şükretmedikçe beterlerini görüyorum. Aşığım, seviyorum platonik ya da real bu bende saklı. Mutluyum mutlu olmaya çabalıyorum sonra duruyorum hakikaten ben ne haldeyim diyorum. Sonra sus otur devam bu hayatta çok erteledin çok ertelendin yeter diyorum. Arkadaşlarımla görüşüyorum, geziyorum davet edip yemekler hazırlıyorum. Rahatlıyorum. Bu ara fazlasıyla mutfakta vakit geçiriyorum yemekten öte yedirmenin hazzını yaşıyorum. Bir gıdım da olsa faydalı olabilmek için çabalıyorum. Sağlığımı ihmal etmiyorum, spor yapmaya çalışıyorum. Bekleyen kitaplarımı okuyorum tv hala sevmiyor, dizi film pek izlemiyorum hatta bu ara hiç izlemiyorum. İsteklerim bitmiyor, adaletsiz dünya engeller koyuyor yılmıyorum devam diyorum. 
Bu aralar benden böyle,
 bir de geç de olsa bu parçayı pek sık dinliyorum:
Tarih84

20 Kasım 2011 Pazar

Yeniçarşım.com ile Evden Çıkmadan Çarşıya Çıkıyoruz!

Ekim ayından bu yana yayında olan Yeniçarşım.com, alışkın olduğumuz e-ticaret sitelerinden oldukça farklı. Site şimdiden sloganı olan “Evden çıkmadan çarşıya çık” mottosunu fazlasıyla yerine getiriyor. Çünkü şimdiden Yeniçarşım.com’da yüzlerce mağaza var ve siz dilediğiniz ürünü bu mağazalar arasından seçerek kolaylıkla satın alabiliyorsunuz. Üstelik, internetten alışveriş yaparken en çok çekindiğimiz “güvenlik” engelini Hürriyet Güvenli Alışveriş Sistemi ile çözmüşler. Sistemi açıklayan video:

Yeniçarşım.com’un diğer alışveriş sitelerinden önemli farkları var. Platformun en belirgin karakteristiği olan alıcı ile satıcıyı bir araya getirme stratejisi, satıcıların (mağazaların) ticari kuruluş olması gibi akıllıca bir taktikle desteklenerek, son derece başarılı bir sistem getirilmiş durumda. Yeniçarşım.com’da satış yapan her mağaza, ticari unvana sahip, fatura kesen ve dolayısıyla garantili ürün satan mağazalar. Bu sayede aynı ürünü birden fazla mağaza arasından güvenle seçerek satın alabiliyorsunuz. Herhangi bir problemde “Hürriyet Güvenli Alışveriş Sistemi” ve Yeniçarşım’ın başarılı müşteri hizmetleri departmanı hizmetinizde.

www.yenicarsim.com'da 24 farklı kategoride onbinlerce ürün bulunuyor. Giyimden aksesuara, elektronikten beyaz eşyaya kadar aradığınız her şey Yeniçarşım.com’da.

Ayrıca, www.facebook.com/yenicarsim ve www.twitter.com/yenicarsim adreslerinden ise Yeniçarşım’ı takip edebilir, kampanya ve fırsatlardan haberdar olabilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

19 Kasım 2011 Cumartesi

Jacops, feci kızdım sana!

Başım ağrıyor günlerdir kahveye hasretim. İçtiğim kahve ama benim alıştığım, sevdiğim, gönlümü kaptırdığım kafeinim piyasada yok. Ailecek her gördüğümüz markete giriyoruz, bakıyoruz mutsuzuz! Pazar keyfimiz yarıda kalıyor offf Neyse tam eve döneceğim Alsancak - Migros önünden geçerken gaipten sesler duydum. Girdim içeri rafta 2in1 bulmak için nasıl dua ediyorum bir baktım o da nesi 2in1 yeniden piyasada rafta ne kadar paket varsa doldurdum sepete. Son kuruşuma kadar 2in1 aldım. Migrostaki 11 paketi de ben aldım! Peki bunca çaba, bu kadar büyük bir miktar kahveyi neden aldım işte asıl merak edilesi ana nokta! Lanet olsun bünyemi zapteden Jacops 2in1 aşkına, seni sevmek bu kadar mı zor olur! İsyanım var.
2in1 bulamamak beni arabeske sürükledi:) Paramın son kuruşuna kadar ödeyince dolmuşla rahat rahat dönmek yerine kent kartımla otobüs çilesi çektim. Suçlusun Jacops suçlu. Ben ki ayağından ameliyatlıyım çok zorda kalmadıkça ayakta duracak seyahatler yapmamaya çalışırım tehlikeli sürem dolmadı peki gözüm gördü mü hayır! Jacops sevdansının bedeli ağır işte!
Eve gelir gelmez kahve çekmecesini doldurmanın huzuruna erdim. Suçum Japos 2in1 sevmek!
PEKİ BENİ NE KIZDIRDI?
- Yaklaşık 1 aydır piyasada jacops 2in1 bulunmamakta, eldeki stoklar da tükenince müşterilerin kasiyerlere bitmek bilmez soruları başladı. Ne zaman gelecek? Neden gelmiyor?
 Depoda var mı? ...
- Jacobs 2in1 den sonra 3in1 de de sıkıntı başladı, tada alışmış tüketici biraz şeker ilavesi olsun yeterki bir tadım kahvemiz olsun diyerek başladı alışverişe. Zemzem değil ki sonsuz kaynağı olsun koli biter isyan başlar.
- Jacops 2in1 bulamamaya başlayınca etrafta ne kadar mağaza varsa dolanmaya başladım. Neredeyse gün aşırı girdim sordum ısrar ettim. Tansaş, Migros, Kibarım, Diasa, A101, Bim, Gürmar yetmedi bakkaları arşınladım. Nescafe bol kahveli ile avunmaya çalıştım. Nescafeye laf atacak değilim, bol kahvelisini severim de ben şekerli ürün fazla tüketemiyorum! Yani alternatifsiz kaldık.
- Rekabet kurulunda ikaz mı aldılar dedim, sonra mantıken saçma olduğunu anladım. İlk üreten nescafe o nedenle fazla satış olsa da ilk ürün olmadığı için aşağı fiyat çekebilme yetkisi vardır dedim. Yani kaliteli tabi satılacak bir de uygun tamamdır!
- Piyasa araştırmasına girdim yeni bir zam mı bekleniyor, yeni bir kampanya ya da ambalaj değişikliği? Cevap alamadım. Yaaa neden anlamak istemiyorsunuz ben deli gibi Jacops aradım aradım aradım...
-Kasiyerlerin genel kanısı 2in1 in nescafe 3in1 den bile fazla sattığıydı, buna rağmen gelmemesine onlar da şaşkındı. Yani çok tüketilen bir ürün.
ŞİMDİ SORUYORUM JACOPS SANA:
Bunca zorluğa katlanan ben, sağlığını riske atan ben, cebindeki son kuruşa kadar harcayan ben peki sen bundan sonra raflarda olacağına garanti verebilecek misin? 80li yıllarda mıyız? Tüp müsün Ekmek mi? Karaborsalık ürün misali nedir bu çektiğim senden, SUÇUM SENİ SEVMEK Mİ?
Jacops firması olarak bana bir özür borçlusunuz bir de açıklama. Türkiye üzerinden bir cevap gelmediği takdirde kuzelerimin de yabancı dil desteği ile İngilizce- İspanyolca- Almanca- İtalyanca- Rusça  Jacops ülke temsilcilerine durumu anlatacağım. Jacops dünya markası ise ismine firmaya yakışır bir özür bana sunmalı. 
Öfkem sevgimin ve sadakatimin büyüklüğündendir!
Tarih84

18 Kasım 2011 Cuma

Danielle Steel: Majesteleri Prenses / Bir kitabın sonu bu kadar mı iyi olur!

Sevgili arkadaşım Joey Potter geçenlerde bana bir hediye gönderdi. İçinden de en sevdiğim yazar Danile Steel'in bir romanı çıktı. Roman yeni çeviri ve yeni basım, elimde de yoktu. Nasıl sevindim anlatamam. Tabi o kargo kutusunun içinden neler çıktı neler, kokoş olmam için bir sürü cici diyelim=) Kitabı elime aldım ilk 40 sayfa okudum ve bir telaşın ortasında buldum kendimi. Normalde elime bir roman almışsam bitene kadar yemek yemem uyumam. Malesef hayat siz büyüdükçe engellerini de büyütüyor. Sorumluluklar artıyor. Dün sonunda başına geçip bitirdim.Biliyorum birkaç kitap daha var sırada tanıtılacak. Ama bu kitabın sonu o kadar güzeldi ki önce bundan başlamak istedim:)
Yukarıda gördüğünüz fincan canım arkadaşımın 2010 yılı doğum günümde hediyelerinden bir tanesi. Kızımızın zengin yüreği özellikle sevdiği insanlara kapılarını açıyor, sevdiği ne varsa sizlere sunuyor. Bu fincanı atandığımda okulda kullanmayı çok istemiştim. Bunca zaman bekledi ve benimde boynum bükük artık evde kullanmalıyım dedim:(
Majesteleri Prenses
Kitap özeti:
Küçük bir Avrupa ülkesinin hükümdarı olan ve kraliyet kurallarını ciddiye alan prensin tek kızı olan Christianna babasının sağladığı korunaklı yaşamın ve taşıyamayacağı kadar ağır bir yükün altında ezilmektedir.
Berkeley’de geçirdiği dört yıldan sonra babasının sarayındaki görkemli yaşam, dış dünya ile ilişkisini kesmesine engel olmaz. Doğu Afrika’daki Kızılhaç gönüllülerine katılmak için babası Majesteleri Prensi razı eder.Böylece Doğu Afrika’nın kavurucu güneşinin altında, uluslararası yardımlaşma kamplarından birinin tozlu ve telaşlı yaşamına dalar, kahraman doktorların ve gönüllülerin arasında hevesle çalışırken gerçek aşkını bulur.Korunaklı saray hayatından kurtulan Christianna, gerçek kimliğini yeni dostlarından ve çalışma arkadaşlarından, gizlemek için büyük çaba sarf etmek zorundadır. Fakat bir süre sonra kampı istila eden zorluklar ve saraydan gelen baskılar üzerine geri dönmek zorunda kalır. Ve şok edici bir olayla kaderi bir anda değişir.
 kaynak için tıktık
Yorum:
İlk defa bir kitabın sonu beni bu kadar mutlu etti. Belki noktası virgülüne kadar olacakları anlatmadı, ama anlattığı ve sezdirdikleri fazlasıyla yeterliydi. Daniel Steel'in en öz, en yalın, en olağan kitabıydı. Ne beklediysek onu verdi ama çok iyi bir kurgu, tutku dolu satırlarla! Mest oldum mest. Bir daha okuyasım var o derece. Çok ciddi bir bilgi donanımı mı vardı hayır. Çok mu aşk meşkti hayır. Ama bir gerçek ve o gerçekliğe örülmüş tutku ve muhafazakar bir anlatım sunuldu bizlere. Güzeldi işte var mı ötesi!
-Afrika kıtasındaki siyasi ve sosyal durumu öğrendik.
-Kraliyet ailelerinin asalet geçişi, tahta her önüne gelenin geçemeyeceğini öğrendik.
-Soylu olmakla hükümran olmanın farklarını öğrendik.
-İngiltere Kraliçesinin de dahil pasaportlarında sadece isimlerinin yazdığını başka bir bilgiye gerek olmadığını öğrendik!
Güzel, zarif, aşk dolu, dostluklarla çevrili, aristokrasi engelli, gelenekçi bir dünyanın kapıları bizlere açıldı. Girdik ve kana kana yorulmadan içtik tükettik.
Tarih84

Paşabahçe, ''Çaya Şeklini Biz Verdik'' diyor ya sizce?

 Son günlerde otobüs duraklarında, gazetelerde, tv ekranlarında hep bu reklamı görmekteyiz. Çay denince akla paşabahçe gelir. Kampanyada çay bardağının Paşabahçe ile özdeşleştiği, çay bardağı denildiğinde akla ilk Paşabahçe’nin geldiği vurgulanıyor. ‘Çaya Şeklini Biz Verdik’ kampanyasıyla, çayın daha yoğun tüketileceği soğuk kış günlerine girerken Paşabahçe’nin çay tiryakilerine sunduğu her biri birbirinden şık modelleri hatırlatılıyor.
Benim favori çay bardağı modellerim:

Şimdi düşünüyorum da bu işi tiryakilere danışmak gerekir. Bloğu takip eden yazılarımdan, günlük hayatta tanıyanlar da çaysız yapamadığımdan bilir. Çay kanıma işlemiştir, her çayı beğenmem her bardaktan içmem! Paşabahçe alternatifsiz bize göre. Sebebi çok açık taa rahmetli annaneme dayanıyor. Kadın yaz kış demeden çayı yoldaş etmiş kendine, millet 35liksiz nasıl duramıyorsa o da derdini sevincini çay demleyerek paylaşmış. İlk okul 5. sınıfta annemin rahatsızlığı sebebiyle bir yıl beraber yaşadığım annanem bana da el verdi. Yalnız küçük bir kız mutfağa girdi pişiler yaptı çay fasıllarıyla gününü geçirdi. Okuldan geldi demledi, canı sıkıldı demledi, akşam oldu annanesinin 70lik kankaları ile çay keyfine gitti. Çayın nasıl demleneceğini, nasıl sunulacağını öğrendi. Bakır çaydanlıkta dağdan gelen doğal sularla sabırla yoğrulmuş bir tad elde etti. Peki bardak? Her bardak aynı mı hayır! Her cam her model aynı mı hayır! Çay ince bardakta ince ağız kısımlı kesilmiş bardakta olmalıydı. İki yudumla tiryakisine bitti dedirtmemeli. Ayda (halk dilinde ajda) bardaklar çıktı o zaman pahalıydı, ajda bardağı rahmetli annanem göremedi ama annem hemen eve getirdi, kızı kendi dünyasında kitaplara dalmışken çay demledi keyfini sürmesini izledi. Kız büyüdü öss maratonunda yorgun düşerken ince belli incecik tutsan kırılacak görünümlü zarif bardaklara yöneldi. Bardak ne tesadüf yine paşabahçeydi! Şimdi bloğunun başında yazı yazarken kahvaltılık diye adlandırılan şişman, vazo görünümlü çayını yudumlamakta. Paşabahçe ile büyüdük, paşabahçe ile yaşlanacağız.
Tarih84

TAT: Ev Salçası Ürünleri

 Gıda sektöründe bir güzel haber, tat firması ev salçasına da el atmış. Tamam bu ara mutfak işlerine daldım bloğum yeme- içme- aperatif yazılarıyla doldu ama bu es geçebileceğim bir haber değil malesef. Yakında yeni yazılarımla sizlerleyim:) Gelelim meseleye, Antakya günlerinde fuardan son gün kaldığı kadarıyla biber salçası almıştık. Bitmek üzere ve annemle ev salçası için siparişte geç kaldığımızdan konuşuyorduk. Malum bir marka, çok da tüketiriz, güveniriz onun salçasını alalım dedik. Ben son zamanlarda her köşe başında marketlerde satılması işin ciddi şekilde fabrikasyonlaşmasından rahatsızdım. Bu haberi alınca acaba dedik, denemeliyiz. Küçük bir kavanoz alıp deneyeceğiz en fazla 10 gün içerisinde mevcut salçamız bitecek. Umarım fabrikasyon hissi yok olmuş anne eli değmiş bir salça çeşidi ile karşılaşabiliriz.
Ürünün bizlere sunduğu bilgiler de sizlerle olsun:
Salça kategorisinde pazar lideri olan Koç Grubu şirketlerinden Tat markası, ürün gamına yüzde 100 doğal ve katkı maddesi içermeyen, yoğun kıvamlı, tuzsuz ‘Tat Köy Salça’yı ekledi.
Domates Salçası, ‘Antep Tadında Biber Salçası’ ve ‘Antep Tadında Karışık Domates-Biber Salçası’ olarak üç farklı ürün grubundan oluşan Tat Köy, içeriğinde kullanılan 6,5 kg domates miktarıyla tüketiciye ev salçası kıvam ve lezzetinde bir salça sunuyor. Tat Köy, kalp ve damar sağlığı, kolestrol, cilt yaşlanması, kan basıncı, prostat kanseri gibi sağlık sorunlarında etkin madde olan likopen’i yüksek oranda içeren salça olma niteliğine de sahip.
NOT: Tuz içermediği için tansiyon hastaları için iyi bir alternatif olabilir, sıradan hazır salça yerine ev tadında bir seçenek olabilir!
Deneyip göreceğiz, sizlere düşüncelerimi yeniden bildireceğim.
Tarih84

17 Kasım 2011 Perşembe

Padam Padam fragmanı çıktı: Allah Allah Allahımmmm sana geliyorum

Kuracak cümlem, söyleyecek sözüm yok.
Eve geldim, iletilerime baktım, fragmanı gördüm.
Durdu zaman aşk aşk aşkk ey aşkkkk.
Mutlu olan herkes el kaldırsın kutla kutla kutla hobbaaaa
Tarih84

NIVEA: Onarıcı Bakım Kremi & Q10 Plus Kırışık Karşıtı Bakım Serisi



Tam bir ay önce blog yazarları kahvaltı etkinliğimizde Nıvea'dan bir incelikle karşılaştık. Bizlere yeni çıkan ürünlerinden ve bu ürünlerin testerlarından hediye edildi. Tester deyip geçmemeli o kadar fazlaydı ki etrafımızdaki herkes deneyebildi =) O güne dair yazım için tıktık Ürünler hakkında bir yazı özellikle yazmadım, size daha önce de bahsettiğim gibi bir ürünün nasıl olduğunu anlayabilmek benim için en az 1 ayın geçmesi demekti. 1 ay doldu, vakit tamam şimdi yazı başına geçme vakti. Kremler, bilgiler ve bana dair etkilerini içeren kokoş bir yazı sizlerle:) Krem deneme şenliğine hoş geldiniz efendim=)

Kuru ciltleri 48 saat nemlendiren NIVEA Repair&Care Onarıcı Bakım Kremi:
Dermotologlar tarafından geliştirilen yeni ürünümüz Repair&Care Onarıcı Bakım Kremi, üstün formülüyle soğuk kış aylarında cildi kuruluğa ve sertliğe karşı 48 saat koruyor. İçerdiği dexpanthenol ve Nobel ödüllü Hydra IQ nemlendirme teknolojisiyle kuru ve yıpranmış ciltlere yoğun bakım sağlayan ürün, cildi rahatlatıyor ve onarıyor. Hızlı emilen formülüyle cildin kendi kendini nemlendirme mekanizmasını harekete geçirerek, yenilenmesine yardımcı oluyor. Bergamot, mandalina, sandal ağacı, misk ve vanilya esanslarıyla zenginleştirilmiş NIVEA Repair&Care Onarıcı Bakım Kremi, düzenli kullandığında cildine pürüzsüz bir yumuşaklık ve ışıltılı bir güzellik kazandıracak.
Söz bende: Soğuk bir İzmir gününde kızlarla buluşup yemeğe gittik. El yıkama, ucuz şampuanımsı sıvı sabun, soğuğun da etkisi derken ellerimiz resmen beyazlaştı. Canımız yandı. Normalde de kuru ciltlere sahip değiliz ama o gün bittik! Aklıma testerlar geldi. Krem testerlarını arkadaşlarıma 4er tane dağıttım. İlk etapta birer tanesini açıp kullandık ve sonuç memnun ediciydi. Bu bir tesadüf olabilir denildi. Daha karar veremedik. Derken arkadaşlarla yaptığımız farklı günlerdeki sohbetlerde şu yorumları aldım:
- Hava değişiminden topuklarım hafif beyazlamaya döndü, gecenin körü sabah duş alırım, bakım yaparım bari bir vazalin süreyim dedim. Sonra elime tester geldi nasılsa bol yağ içeriyordur diyip sürdüm. Sabah uyandım topuklar yumuşacık, çorap lekesiz, bu nasıl bişimiş böyle dedim ve hemen bir kutu aldım. Tarih84 bu neymiş böyle, sağol güzelim dedi! eee ben de sevindim hani, hani, havama hava kattın nıvea:)
- Doğuya atanan arkadaşım görev yerine dönünce elleri kurumuş ama ne kuruma, gece vazalinleyip uyuyor kar etmiyor. Hani tavukların ayakları minik kabarcıklı olurya derisi neredeyse öyle olacak. Doğuda köyde çaresiz açmış 2 tester sürmüş, o da benim gibi normal cilt tipine sahip yağlı kremlere gelemez. Ama kremi teni direk emmiş. Ertesi gün yine 2 tester pakedi kullanmış kız buna bayılmış. İlçeye inmiş ve kremi bulamamış:( Parfümerilerde normal klasik nivealar var:( Belki yılbaşı öncesi yeni mal gelir diye kendini avutmuş.(Her istediğinde malesef ilçeye de gidemiyor) Neyse madem benim arkadaşımın cildini onardı ben de ona en kısa sürede kremi alıp yollayacağım.
- Bana gelirsek ben çok az kullandım, vazelin yerine diz kapaklarıma dirseklerime topuklarıma kullandım. Sevdim yumuşacıklığını korudu. Ama birkaç gündür havalar soğudu ve eve gelince ilk iş el yıkayıp kremi kullanmaya başladım. Burnum ve ellerimi bu kremle kurtardım. Yani tavsiyemdir efendim sevdim. Benim gibi normal cilt tipindeyseniz soğuk ve zorlu günlerde gerçekten de onarıcı bir işlevi var. Daha sıcak günlerde krem yoğunluğu belki fazla gelebilir deneyip göreceğim.



NIVEA Visage’ın efsanevi Q10 Plus Kırışık Karşıtı Bakım Serisi’yle kırışıklara son!
Q10 Plus Kırışık Karşıtı Bakım Serisi’yle, zamana meydan okuyoruz! Hücrelerin yenilenmesi için gerekli enerjiyi sağlayan ve ciltte yaş ilerledikçe azalan doğal Q10 seviyesini artıran ürünler, kırışıklarla cildin derinliklerinde savaşıyor, genç görünümlü bir cilt sağlıyor. Güneş koruma faktörü 15 ile güneşin zararlı ışınlarından koruyan bir kalkan görevi üstlenen seri, ciltte yeni kırışıkların oluşmasını da engelliyor. Seride; Q10 Plus Gündüz Bakım Kremi, Q10 Plus Gece Bakım Kremi, Q10 Plus Hafif Formüllü Gündüz Bakım Kremi, Q10 Plus Göz Kremi, Q10 Plus Temizleme Sütü’nün yanı sıra, en son çıkan ürünü Q10 Plus Şişkinlik Giderici Göz roll-on ürünü de yer alıyor.
Söz bende: Kremi elime alıp özelliklerine baktığımda baştan ihtiyacım olmadığını anladım. İlk akla gelen ailenin en büyük üyesi annem oldu:) Maşallah annemde kırışık yok ama bu olmayacağı anlamına da gelmiyor! Yaş ilerliyor. Bir iki yıldır gece kremlerini düzenli olarak kullanmaya başlamıştı, öncesinde nemlendirici yeterli geliyordu. Eve gelir gelmez anne benim deneğimsin 1 ay bu kremi kullan bakalım neler olacak dedim. Annem güldü, ilk tepki kokusu iyi değilse hiç heveslenme bütün gece sevmediğim bir kokuyu çekemem dedi. Krem kutusunu açtım ohhh miss yok böyle naif bir koku. Yasemin sardı dört bir yanımızı =) 
Hani küçükken banyo sonrası anneler der gel miss kokulu kızımı bir öpeyim şimdi ben de krem sonrası anne gel bir öpücük ver bakiim diyorum =) 
Şimdi etkilerine gelelim: bahsettiğim gibi annemde kırışık olmadığı için olmayan kırışık yok da olmadı. Ama sanki cilt yenilendi, hani denirya ipeksi bir dokunuş işte öyle. Sanki peling yapmış cilt derileri atılmış bebeğimsi bir katmanı eller gibi. Sevdik bu kremi. Tavsiye derim sadece yaşı büyüklere mi hayır! Mimik ve yanlış kozmetik kullanımından ciltte çizgi belirginliği yaşayan tüm bayanlara tavsiyem. 
Geçen gün kuaförüm kapalı olunca başka bir kuaföre gittim. Bana ısrarla kaç yaşımda olduğumu sordu, cevaba inanmadı liseli sandı:) Derken yaşını tahmin etmemi istedi ben tabi pot kırdım kız yaşından en az 7 yaş büyük görünüyordu! :(  
Cildiniz hem iç hem dıştan beslemezsen, ucuz- adi fondötenleri cilde yedirirsen, cildiniz düzenli temizlemezsen, nemlendirmezsen malesef erken yaşlanırsın! Soğuk iklim, zorlu şartlarda da cilt kendini yıpratabilir. Yani yaşa değil de ihtiyaca göre bu tarz kremler kullanılmalı diye düşünüyorum. İşte yine destansı oldu napalım görüşlerimizi belirtiyoruz dimi:)
Mutlu günler, güzel yarınlar dilerim.
Tarih84

15 Kasım 2011 Salı

Old Boy'un ABD versiyonunda başrol belli oldu!

Zoraki Kral' ile 'En İyi Erkek Oyuncu' Oscar’ını kazanan Colin Firth, 'İhtiyar Delikanlı'nın yeni çevriminde 'kötü adam' olacak.Ntvmsnbc'nin haberine göre, Güney Kore sinemasının usta isimlerinden Chan-wook Park'ın tüm dünyada ses getiren filmi 'Oldboy'un yeniden çeviriminde kötü adam rolünü Colin Firth oynayacak. haber kaynak: dipnottv
Güney Kore'nin kült filmlerindendir ihtiyar delikanlı. Hatta birçok sahneye mide kaldırmaz, vicdan yarasıdır. İnsanları ikilemde bırakır. Film size tüm karakterlerin iç dünyalarını ve kendilerince haklılıklarını gözler önüne serer neredeyse tüm karakterleri haklı bulursunuz. Anlam karmaşası, vicdan sapmazı, içinden çıkılmaz bu film yeniden beyaz perdede olacak. Diğer baş kötü ise Josh Brolin oynayacakmış. Kendisi Diana Lane ile evli, pek bildiğim birisi değil. Diana seçip evlenmişse vardır bir bildiği diyorum:)
Filmin fragmanı ile bu haberimizi noktalayalım:

Tarih84

Fairy teşekkürler:)

Teşekkürler FAİRY :) Yaklaşık yarım saat önce kapı çaldı, evde işim başımdan aşkın dolanıyordum. Kim geldi ne oldu duymadım derken kapıyı açtım kargo hayda dedim ne geldi acep? Bir baktım elime fairy uzatıldı. 
Şaşırdım, sevindim, teşekkür ettim. Sonrada düşündüm şimdi bu fairy nereden geldi? hehehehe=)
Facebook adreslerinde bir çekiliş vardı oradan mı yoksa fairy etkinliğine katılan bloggerlar vasıtası ile mi?
Cevapsız sorular, yüzümdeki tebessümle kalakaldım. Hediye almayı, hatırlanmayı, önemsenmeyi çok çok severim.
Teşekkürler FAİRY, günümü daha da bir özel kıldın:)
Tarih84

12 Kasım 2011 Cumartesi

Dolma Biber Temizlemenin Pratik Yolu

Geçenlerde blog toplantısına katıldım, herkes bir çeşit yapıp günü daha leziz kılmak istedik. Birçok tatlı yapımı haberini alınca ben de bir tutam tuz katayım istedim. Minik minnacık biber dolması yapıp katıldım. Fotoğrafı gören arkadaşlarıma özel üşenmedim yeniden pazara gidip minik biberlerden aldım. Dönerken de yatık biber cinsinde, salçalık biber kalınlığında etli biberi gördüm. Hatta kilosu 50krş şaşırdım 2 kilo aldım. Eve gelince sert biberleri nasıl ayıklayacağım dedim. Bir iki canım acıdı ama pes etmiyorum derken annem bu mucizevi biber kesici ile geldi yanıma. Evde bir iki görmüş nedir merak etmemiştim. Zira şarap açıcı gillere benzeyen bir alet olarak düşündüm:) Çok komik geldi işi gırgıra vurduk, tv izlerken başladık biber ayıklamaya. Tv de Atiye bas bas söylüyor gifdelim gidelim kopmaya gidelim:) Biz de biberlerin tepelerini deşip koparıyoruz.) İşte analı kızlı biber katledip afiyetle yemenin pratik yolunu sizlere sunuyoruz:)
Tarih84

11 Kasım 2011 Cuma

Hayat devam ediyor...

Hayat devam ediyor...
kuşlar göç ediyor,
yapraklar dökülüyor,
kozalaklar toplanıyor,
gelen gidiyor,
kavgalar diniyor,
küsler zeytin dalı uzatıyor,
kahveler pişiriliyor,
tatlı yeniliyor,
ama tatlı tatlı hala konuşulamıyor,
AŞK olduğu gibi kalplerde çakılı kalıyor,
kitaplar bitiyor,
hayaller bitmiyor,
hayat devam ediyor...
bu blog bugünden itibaren kaldığı yerden devam ediyor.
Tarih84

10 Kasım 2011 Perşembe

10 Kasım 1938 / Saat:09.05 Ruhun Şad Olsun ATAM!

10 Kasım 1938, saat 9'u 5 geçe ulu önder Atatürk, Atamız, kurtarıcımız, gözlerini edebiyete kapadı.
Anadolunun her yerinden son kuruşunu yol parası yapıp koşan milyonların hayır duasını alarak bu dünyadan ayrıldı.
Atasını bu kadar seven başka bir toplum daha olamazdı tabi birileri çıkıp birilerine yaranmak için onu unutturmak için var gücüyle çalışana kadar. Rabbim ve bu toprağa can vermiş ruhlar buna asla izin vermeyecek. DNA larımıza işlenmiş ATA sevgisini hiçbir güç sökemeyecektir. Şu fotoğraf hakikatin ta kendisi cami tepesine kadar çıkmış halk!
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
Tarih84
NOT: Görsel kaynak için tıktık

9 Kasım 2011 Çarşamba

Güney Kore - Kpop Dünyasında moda. Bigbang & Super Junior & DBSK


Bigbang'in kazandığı başarıya milli maç galibiyeti edasında toptan sevindiğimiz günler yaşıyoruz. Ayrıntılı bilgi için tıktık  VIPler delirmiş şenlik havasındalar ve de haklılar. Ben mi? Benim bigbangle tanışmam 2009 yıllarına dayanır öncesinde alakadar değildim. Hoş Kpop pek ilgili değildim. Zamanla grupları tanır parçaları sever oldum. Ben OSTcilerdenim:) Dizi film müziklerini takip ederim. Neyse son günlerde moda sektöründeki hayran giyimine de merak saldım ve bu svitlerle karşılaştım. En beğendiklerimi sizler için seçip ayıkladım.
Bigbang'in ardından en çok ismini duyduğum ve hayranlarını da TR desteği verdiğim Super Junior grubu ve DBSK gruplarının ürünlerine bakar buldum kendimi. Açıkçası bu ürünleri Kpop dünyası ile kel alakalı kişiler bile beğenir ve alır. Gerçekten de çok hoşlar. Super Junıor'dan en bildiğim isim malumunuz Siwon. Sever miyim bilmem bazen sever bazen sevmem kararsızım. Bazı zamanlar kendisini çok zorlama bir karakter olarak görürüm. DBSK ilk başta nefret gelirdi tipler ben de aşırı itici bir hissiyat uyandırırdı. Sonraları ayrıldılar grubun kalanı favorim oldu! Zamanla diğer üyelerin de bireysel işlerini izledim dinledim ve sevdim. Her zaman mı hayır, gerçi ister TR ister dünya müziği olsun aralıksız dinlediğim sanatçı yoktur. Ben güzel müzik iyi söz severim. Bu arada YEŞİLCİLERe hediyem olsun:) Super Junior onlar adına bu sayfada yer buldu:) Grupların en sevdiğim parçalarının kliplerini sizlerle paylaşmak istedim. İyi seyirler dilerim:)
Tarih84

6 Kasım 2011 Pazar

Kurban Bayramımız Mübarek Olsun - 2011

Bayramımız mübarek olsun, acılar dinmiş, yarına umutlu güzel günlerin açılışı olsun. Zaman nasıl da geçiyor nette dolaşıyorum görsel bakayım diyorum 2010 bayram yazımla karşılaşıyorum:) Diyorum ki ben geçen bayram fazlasıyla eğlenceli bir yazı yazmışım. Bu bayram zaten geç kalmışım biraz da benden benim bayram günümden kesitli bir yazı olsun diyorum. Bayram sabahı ev halim:) Elimde çayım yanında çikolatam keyifle youtube da klip gezintisine çıkıyorum. Çikolata yemekten vazgeçiyorum kurabiye aranıyorum.
İşte sevgili Petek'in geçen blog toplantısında bizler için hazırladığı melek kurabiyeyi alıyorum. Yok ben yine kıyamıyorum. Farkında mısınız pc başında hala yazı girememiş dolanan ben oyyyy
Derken aklıma coca cola kazıklanışım geliyor. 125. yıl şerefine coca cola özel şişelerde üretim yapmış, reklamı zaten cezbedici. Pek fazla cola tüketmeyen ben reklamın hatrına alıyorum bir şise. Eve geliyorum fişi kontrol ederken 2.60tl ibaresiyle şoklardayım. Bari 500ml bişiş olsaydı içim cız etmezdi. Bir reklemla 3 şişe kola fiyatına yedim kazığı vee açmaya hala kıyamıyorum:) Kalsın benim için de 2.60lık bir nostalji olsun:)
Dün gece estiler yine, Jung Woo krizim tuttu biraz da çöken pc ile giden yok olan JWS arşiv acımın sızı deşti beni. Bir iki kolaj birkaç fotoğrafla kendim için klip DENEMESİ yapayım dedim. İçerden tv sesi geldi annem Aşk tesadüfleri severi izliyor, ve hoşçakal parçası çalıyor. Klibe bu parçayı da ekledim. Çivi çiviyi söker hesabı. Bakalım sizin olumlu - olumsuz yorumlarınızla klip işini daha iyi bir hale dönüştürmek için çabalayacağım. 
İşte o klip:
Tarih84

5 Kasım 2011 Cumartesi

Dr.Oetker Vıtalis Double Chocolate + Çavdar keyfi

Birkaç gündür yakalandığım gripten kurtulmanın türlü yollarını denedim. Çok şükür bugün iyiyim ama akşama halim ne olur bilinmez. Malum yarın bayram ve ben günlerdir birşey yapmıyorum. En azından kendimle ilgilenmeli, çıkıp bir iki şey almalıyım. Bunca ilaç takviyesi+ bitki çayları +hastalığın etkisi derken azımın tadı kalmadı. Ben de evde olan şeylerden biraz değişiklik yaparak keyfimi yerine getirme denemeleri yaptım. Hazırlanışı basit tadı leziz olsun istedim.
Geçen hafta İzmir'li yemek blogları toplantımız vardı. Kişisel blok olarak en ağırlıklı hobim mutfak- yemek olunca ben de davetliydim. Dileyen arkadaşlar günün ayrıntıları için buraya tıklayarak okuyabilir. Birçok firma sponsor oldu bunlardan birisi de Dr.Oetker di. Bize hediyeleri arasında Vıtalıs knusper plus duble çikolata da vardı. Denemek hastalık dönemime nasipmiş. Ben normalde pek şeker ve çikolata sevmem. Diyorum ya azımın tadı kalmadı, ilaçlardan resmen ekşidim bu tadın iyi geleceğini düşündüm. Paketi açtım o da ne amanııınnn!
Double bisküvi kırığı ile karşılaştım. Oysaki benim müsli çeşitleri tecrübeme göre gayet ince hafif birşeyle karşılaşmam gerekliydi. Müsli tecrübelerim için tıktık  Neyse efendim aldım elime inceleyeme başladım. Firma masraftan kaçınmamış denildiği gibi iri parça çikolatalar var, müsli karışımı sanki çikolatalı kurabiyenin elle iri iri doğranmış hali. Ahh dedim bu tam bizim kuzen Efe'likmiş:) Çocuklar için çok keyifli bir lezzet. Hatta çikolata krizi tutan bayanlar küçük bir kase süt karışımı ile tüketirse bayılacakları bir tat. Ilık süt ile bir kase karışımı harmanladım, bir süre sonra benim için fazla tatlı geleceğini düşündüğümden içine çavdar ekledim.
İki yemek kaşığı çavdar tadın şeker oranını kırdı ve inanılmaz doyurucu bir hal aldı. Evde akşam saatine kadar, ilaç alım öncesi bir kase çavdarlı vitalis karışımını tükettim. Gerçekten de beni iyi hissettirdi. Teşekkürler dr. oetker =) ve diyorum ki dr. oetker bence de artık prof olmalı:) Arkadaşlarımla ne zaman sinema günü yapsak dr. oetker sos kullanırız ve facebook'ta dönen bu yakıştırmayı kullanırız ''hadi doktorum artık prof olmalısın:) ''
Tarih84