30 Ekim 2011 Pazar

Bloğum yarışıyor desteğinizi bekliyorum son gün 4 Kasım

Photobucket
Son anda bir cesaret geldi ve ben de bu yarışmada olmalıyım dedim. Birden çok oy atabiliyorsunuz. Bloğumu seven, beğenen herkesi bir tık öteye davet ediyorum.
Tarih84

27 Ekim 2011 Perşembe

Kahve mi bitmiş nayır nolamaz!

Photobucket
Yaklaşık bir saat önce hafiften bir kahve kokusu burnuma çalındı. Ahh nasıl nefiss koktu anlatamam. Kalktım üşenmedim ısıtıcıya suyu koydum fokurdama sesi gelirken kahvem için krema köpüğü çırpmaya başladım. Özenle Fransız fincan rengimi seçtim ohh miss çorba kasesi misali dolu dolu kahve içeceğim:) Yeni bilgisayarımı açtım nete bağlandım. Isıtıcıdan suyu aldım ve o da ne kahve yok! Hayır şaka olmalı 8li paketlerde alınan jacobs 2 in 1 kahve yok nayırrr ... Sebzeliği deşindim, mutfak çekmecelerini taradım ısıtıcıyı yeniden çalıştırdım cıx yok yok yokkk! Sonra durdum şükret dedim sen kahve- atama derdindesin millet can barınma bir lokma ekmek. Van'daki ailelere Allah yardım etsin. Böylelikle anladık ki vergilerimiz bir yere gidiyor ama o yer halk ve ihtiyaçları değil malesef:(
Tarih84

24 Ekim 2011 Pazartesi

Bu deprem mi bomba mı?

Photobucket
Van depremi, terör, şehitlerimiz ... Acı dolu telafisi olmayan günler geçiriyoruz.
Arka arkaya felaket olayları duyuyor kahroluyoruz.
Şehitlerimiz ve depremde hayatını yitiren vatandaşlarımız Allah rahmet eylesin, duaları bol olsun. Ailelerinin yüreği sabırla dolsun, Allah dayanma gücü ihsan etsin:(
Dün haberi alır almaz telefona sarıldım, bölgeye atanmış arkadaşlarımdan bir ses duyabilmek için. Depremde Van merkezde yaşayan arkadaşlarım çok şükür iyi, yıkım görmemişler. Hakkari'deki arkadaşlarımı aradığımda şaşırdım haberlere inanmayın şehitler yeni yeni açıklanıyor günlerdir onlarca şehit var, şehir yasta dedi şok oldum. Bizim adını manşetlere taşıdığımız 24 şehit sayımız malesef daha fazla. Dün akşam otobüste eve dönerken insanları dinliyordum, herkes perişan ama cümleler aynı falanca yakınımla konuştum şu kadar şehit... kandırılıyoruz. Malesef gazeteler de yalancı olmuş! :(
Birçok insan yok yere öldü, Kürt-Türk muhabbeti hiç yapmayın gün insan- insanlık günüdür. Umarım gerekli yardımlar bir an önce yerine ulaşır.
Bu deprem mi bomba mı?
Ben bunun doğal bir deprem olduğuna inanmıyorum. Bu bir uyarı, ülkemizde pek çok ülkenin ajanı cirit atıyor.Hani şu dış güçler muhabbeti. Deprem bölgesi belli, sönmüş volkan belli. Adamlar aya çıkıyor, orayı mesken ediyor sönmüş volkana mı bir bomba yerleştiremeyecekler. Delil karartılmasında maşallah ülkemizin üstüne ülke tanınmadığı şu günlerde durum vahim.Diyorum ki açılım fatihi ülkemin şehit kan intikamı ile şahlanmalarına dış güçler dur dedi, uyarı çekti. Sus, otur, bölün yoksa marmarayı da8-9 sallarız.
Komplo terorisi filminde Türkiye'de olacak deprem tarihi ve şiddetine kadar bilinmişti, hatta o dönemde ABD okyanuslarda denemeler yapmaktaydı. Dünya kamuoyu baskısı olmasın diye Bill Clinton ülkemize gelmiş boy göstermişti. Gün bugün terör- açılım- bayrak- marş- özerklik... derken bir uyarı daha! 7.2 aklını başına al yoksa 8-9 batıya kayar!
Bu benim düşüncem tek dayanağım aklım.Unutmayın her felaket teorilerle başlar.
SON DAKİKA GELİŞMESİ:
Tarih84

18 Ekim 2011 Salı

İzmir blog yazarları kahvaltı etkinliği - 16 Ekim 2011

Photobucket
16 ekim sabahı yağan yağmura, soğuyan havaya rağmen evlerimize uzak, doğa harikası bir yerde sevdiklerimizle buluşmak için düştük yola. Nobili park yer-mekan-dekorasyon açısından bizden tam not aldı. Malesef bu güzelliğine tezat işletme çok vasattı. Sınırsız çay pakedinde yeri geldi çaysız kaldık, en az 25 kişilik rezervasyon denilip de 20 kişilik yer ayrılması ayrı vahim. Malum blog ve toplantılarda büyük konuşulur ve sonuç fıs olur. Bizi de bu genel ön yargı kalıbına dahil edip şaşkın kaldılar.
Photobucket
Biz bize, birbirini tanıyan ve çok özleyen bloggerlar toplanmış keyifli sohbete dalmışken lezzetli somunlar'ın kendi elleriyle yaptığı ekşi mayalı ekmekle kendimizden geçtik.
Photobucket
Sevgili Zeynep zarafetini konuşturmuş, bize bir süprizle gelmişti. Çikolata sevmeyen ben bile bayılarak iki adet müthiş çikolatalardan yedim. Ellerine, emeğine sağlık canımm:)
Photobucket
Cafe portakal bu güne özel birşeyler olmalı demiş, bu toplantımız için sponsorları devreye sokmuş. Sağolsunlar kırmamışlar, bizleri önemseyip hediyelere boğdular:) Hediye almayı çok severim. Bilgisayar-net sorunumu hallettiğim gün tek tek ayrıca bahsedeceğim:)
Photobucket
Malesef eve geldiğimde güzel günün ardından kötü bir süprizle karşılaştım. Bilgisayarım çöktü. Virüs yedi ya da yeter ben mefta oldum beni tozlu raflara bırak emekli et dedi:( Şu anda ne yapmalıyım bilemiyorum. Bir süre muallaktayım. Bu aralar uğruna inandığım bu bileklikleri yanımdan ayırmıyorum. At nalı ve melek figürü maneviyatı güçlendiriyor.
Bu günü özel kılan Cafe portakal, Egeden tarifler, Lezzetli somunlar,İpek butik pasta, ve sponsorlarımıza çok teşekkür ederim.
Bu güzel güne sponsorluklarıyla destek veren firmalar:
Carte D'or , Elidor, Axe, Rexon, Nivea, Zeytin İskelesi :)
NOT: bilgisayar sorunum çözüm bulana kadar blog yazılarıma ara vermiş bulunuyorum.Şu anda arkadaşımın lap topundan bağlandığım için yazım ve fotoğraf yerleşimi konusunda çıkacak aksilikler için beni affedin.kısa sürede telafi etmeyi umuyorum.
Hediyeleri kulandıkça ayrıca yazılarımla fikirlerimi sizlere ileteceğim.
Sevgiyle, dostça, mutlu kalın.
Tarih84

15 Ekim 2011 Cumartesi

Rengi bilinemeyen OJE! #3

Photobucket
Öncelikle özür diliyorum, sizlere ayak gösterdiğim için:)
Napayım düzgün sürebildiğim tırnaklarım, ayak tırnaklarım =)
Bu oje denememizde oje fiyatı çok ucuz renk memnuniyeti ise fevkaladenin fevkinde artık o da neyse:)
- Oje markası: GoldenLady
- Oje numarası: 431
- Oje fiyatı: 1 TL
Bir müjdem var! İki günde bir yeni oje deneme yazım sizlerle olacak. Geçen gün arkadaşıma kahve içmeye davetliydim. Deneme yapılacak ne kadar oje varsa topladım gittim. İlk başta kendi tırnaklarımda denerken, malumunuz bu işlemden çok sıkıldım. İki dakikada oje süren üstat-ı şahane arkadaşıma bir teklifte bulundum. Gel beni yorma sen kendine sür şu ojeleri ben de senin fotoğraflarını çekeyim:) Bundan sonraki yazılarım konu mankeni ve oje sürüş üstadı arkadaşım üzerinden devam edecek:)
Tarih84

Muhteşem Oyun Uncharted 3'e Türkiye'den Muhteşem Sesler Hayat Veriyor

Photobucket

Çıktığı günden bu yana satışı milyonları bulan ve geçtiğimiz ay yayınlanan beta sürümü ile meraklılarının yüzünü güldüren oyun efsanesi Uncharted 3: Drake’s Deception, multiplayer uyumlu ve Türkçe seslendirmeli olarak satışa çıkıyor.

Türkçe seslendirmeyi ise Türkiye televizyonlarının en ünlü isimleri üstlenmiş. Uncharted 3, bu yönü ile oyun zevkini ve eğlencesini bize daha yakın ve sıcak bir noktaya taşıyabilmiş. Bu ünlülerin kim olduklarına da kısaca göz atalım:

Multiplayer uyumlu oyunu, ünlü sanatçılar Türkçe olarak seslendiriyor: Ana karakter Nathan Drake’i, en son Muhteşem Yüzyıl’daki Pargalı Damat İbrahim Paşa rolü ile gönüllere taht kuran Okan Yalabık seslendiriyor. Drake’in en iyi dostu Victor Sullivon karakterini ise en son Behzat Ç. dizisindeki Şevket rolü ile ön plana çıkan Ege Aydan seslendiriyor. Serinin üçüncü oyununun esas kötü karakteri olan Katherine Marlowe’ye ise yılların tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Betül Arım sesiyle hayat veriyor. Oyundaki diğer karakterlere de yine ünlü dizi ve sinema oyuncuları ses veriyor. Chloe karakterini Dolunay Soysert, Elena’yı Ceyda Düvenci ve Cutter’ı da Hakan Vanlı seslendiriyor.

Oyunu satın almak için çıkmasını beklemeyen sıkı Uncharted hayranları, oyuna özel hediyelerin sahibi olma ayrıcalığını elde edecek. Ön sipariş verenlere Uncharted 3 not defteri, oyunu TeknoSA’dan ön sipariş vererek satın alanlara ise Uncharted 3 PlayStation 3 kaplaması, not defterinin yanında hediye ediliyor.

Özel Uncharted 3 hediyeleri kazanmak ve PlayStation ile ilgili en güncel haberler için https://www.facebook.com/PlaystationTr sayfasını takip edin!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

14 Ekim 2011 Cuma

Rengi bilinemeyen OJE! #2

Photobucket
Maceramız kaldığı yerden devam ediyor. Araya Hatay günleri yazı dizisi girince Oje renk arayış macera serisi gecikmeli olarak sizlere ulaştı. Üzgünüm:(
Photobucket
Resimde görülen oje flormar markasına ait, 424 numara. Oje şişesinde durduğu gibi durmuyor, tırnaklarda istenilen renge ulaşamıyor. Sevmedim, tavsiye etmem. Liseli, ergen asi kız tarzınız varsa buyrun oje sizin:) Birbirinden farklı ojeleri denemeye devam ediyorum.
Photobucket

Herşeyin başlangıcı bu resimdeki oje rengi arayışına devam. Bir sonraki oje renk arayış yazımızda buluşmak üzere, mutlu, kokoş kalın=))

Tarih84

12 Ekim 2011 Çarşamba

İZMİR Hatay Günleri: İl ve İlçe Belediyelerin Kültür Şöleni

Photobucket

İzmir Hatay günleri 2011 etkinliğin son yazısı sizlerle. Diğer yazılarımı okumak için tıktık
Künefe aşkı ile çıkılan yolda bol şaşkınlık, hatıralamıza eklenen güzel anlar, çokça hediye, kültürel alışveriş, arkadaşlarla edilinen hoş sohbetle sonlandırıyoruz. Darısı seneye tüm isteyenlerle birlikte yeniden başıma efendim:)
İzmir Hatay günlerinin ilk günü yakın bir arkadaşımla sabahın erken saatlerinde Konak meydandaydık. Belediye binası önünde bir etkinlik vardı, halk oyunları ekibi ve bir kalabalık. Pek ilgilenmeyip işlerimizi hallettik sonrası malum Fuara geçtik. Meğer o kalabalık resmi karşılama töreniymiş, Hatay belediyesi ve ilçe belediye başkanları, Hatay valisi bürokrasi , protokol görüşmeleri yapmaktaymış. Şölen alayı Fuara kadar törenler eşliğinde geçmiş. Neyse fuar alanına geldiğimizde davul zurna sesleri, arkadaşıma yalvaran ben. Hadi gidip bakalım ben de halaya katılıcam. Tabi böyle atraksiyonları benden beklemeyen arkadaşım için zor zamanlar. Atlas pavyona girince (pavyon = sergi alanı demektir) gördüğümüz kalabalık karşısında şaşırdık. Tamam dedim kesin Akp sunum yapacak, bir organizasyon var:) Alıştık artık ne zman televizyonu açsak bir kurdele kesiyor adamlar:)Ama nasıl bir koşturuşum var içlerinde Egemen Bağış var mıdır diye bakınıyorum. Allahım ne komedi :) Hayır Egemen Bağışı görsem kasım ataması- tarih öğretmenleri kontejyan artışı diye yakasına koluna yapışıcam. Ahh canım ülkem ne hallere düştük:)
Tabi bu iç sesimin halinden bir haber arkadaşım bu kız nereye koşuyor, neden kamera önünde anlam veremedi. Anladım ki Hatay-İzmir protokol geçtim kenara. Bundan sonrası malum şu yazımda bahsettiğim sergi gezimi ve ürün satışlarını incelemek.
Fuara katılan belediyeler tanıtımlar için iyi hazırlanmıştı.
Takvim, tanıtım dergisi, broşür, ajanda dışında şehir haritaları, meyve, içecek, tatlı, süs eşyaları, baharat kutuları, lokum, defter, kalem seti, kalemlik, ... saymakla bitmeyecek kadar çok hediyeye boğdular bizleri.
Karayılan Belediyesi:
Photobucket
Biraz dinlenebilmek için izinsiz daldık belediye standına, kırmadılar çay + meşrubat ikram ettiler. Tam kalkacaktık bir torba verdiler. İçinden: ıhlamur, kekik, nane, güllü lokum, nazar boncuklu gümüş iş saçaklı duvar süsü, bardak altlığı, ajanda çıktı.
Payas Belediyesi:
Photobucket
Payas kendini, yaptığı işleri nalatan kitapçıklardan tutun da encümenlerine kadar anlattığı dergiler, aile kültür dergisinden, çocuk isimleri sözlüğüne kadar çeşitli dergiler eklediği çantasını uzattı bizlere. Teşekkür edip diğer stantlara gittik. Son anda fark ettik ki üçer tane harita metot defter de eklenmiş torbalarımıza, öğrenci kıyağı:)
Erzin Belediyesi:
Photobucket
Narenciye deposu, güzel ilçe. Cd, dergi, tarihçe ve mandalin daha ne olsun dimi:) Mndalin çiçeği kolonya çeşitleri d eçok hafif bir kokuya sahipti doğrusu.
Photobucket
Hatay belediyesi: büyük fotoğraflı takvim ve Hatay tanıtım cdleri verdi. Çekim kalitesi kötü olduğundan ekleyemedim:( Kumlu belediyesinin meyan kökü şerbet ikramı ise ayrı keyifti:) Dörtyol belediyesi peynir tatlısı için teşekkürler. Kömbe ikramı için Belen... say say bitmez diyorum işte:)
Günün yorgunluğunun üzerine kendimizi bizim eve zor attık. Arkadaşım iptal ben perişan. İşten gelecek annem için ayrı bir yemek telaşı. En iyisi patates haşlayıp salata çay derken geçiştiririz dedik. Annem midye dolu torbayı bize uzatınca evde bir çığlık kıyamet. Midye yani midye dolma hastası bir aileyiz. Çok severim çok çok...
Photobucket
Midye yanına patates salatası, roka, kırma zeytin, çay... gün güzel tamamlandı.
Photobucket
İzmir Hatay 2012 günlerini hasretle bekliyorum.
Tarih84

9 Ekim 2011 Pazar

İzmir Hatay Günleri: Kebap Keyfi

Photobucket
Hatay günleri yiyecek içecek faslında künefeden sonra en çok merak ettiğim ürün kebaplardı. Ön planda kağıt kebabı, ciğer şiş, kuzu şiş ve Urfa kebap vardı. Kağıt kebabı Hatay'a özgü bir kebap çeşidi. Yağlı kağıt üzerine bir yemek tabağı genişliği kebap et karışımı yayılarak pişirilir. Büyük hamburger köftesini andıran kebap yufka üzerine alınır, domates ve közlenmiş biber eşliğinde servis edilir. Fuarın ilk gün heyecanı mı, İzmir'e gelen elemanların beceriksizliği mi bilemiyorum çok vasattı. Farkındaysanız fotoğraf bile çekmedim, keyfim kaçtı. Yufkası çok kalın, soğuk servis edilişi kötüydü. Maydanozlu domatesli kuru köfte yemiş gibi hissettim. Fiyatı da 15tl idi. Fuara 4 akşam gittim 4 akşamda da bu stantta bir değişiklik göremedim. Zaten onlar da yoğun müşteri göremedi. Fuarın yıldızı dediğim Kumlu kebap standına gelelim. Kumlu, kebabın bir çeşidi değil sadece İlçenin adı:)

HATAY KEBAP SOFRASI: KUMLU KEBAP
Photobucket
Görüldüğü gibi kuyruk uzun, ağzımızın suyu aka aka beklemeye koyulduk.
Photobucket
İşte bu can kopartıcı kokular eşliğinde ödeme sıramıza geçtik, daha sonra seçtiğimiz kebap çeşidinin sırasına geçtik. Ben urfa kebap istedim, arkadaşım da kuzu şiş. Kebap ne kadar acı olsun denildi. Acı işte dedik. Etler pişti derken bu seferde şişi takip edip ustanın sırasına geçtik. Orada da usta acılığı ne kadar olsun dedi, zaten acı olsun demiştim diyince yok kebabın acı şimdi iç harç ve yufka acılığını seç dedi. Wooooow!

Kırmızı salçalık biber bile canımı çektirdi.Kokusundan mıdır anlayamadım toptan aşerdik:)

Photobucket
Resimleri ekliyorum ki etin üzerindeki acı sos parçalarını görebilesiniz. Kırmızı noktalar sosun rengi.
Photobucket
Neyse efendim yukarıda da bahsettiğim gibi kebap servis işlem seçeneklerine geçildi. Yufka üzerine yağ, bol acılı biber salçası ve kekiğinde bulunduğu bir karışım sürüldü. Ustaya verildi. Elimde fotoğraf makinesini görünce sordu çok mu sanatsalız? evet dedim:) Hadi usta anlat bana:) Yufkan soslu, kebabın soslu, yeşillik de soslu mu olsun? evet evet evettt:)sos dediği de acı yani:) Kebap yufka üzerine alındıktan sonra üzerine: maydanoz+ marul+domates+soğan+baharat+ isot: karışımı eklendi. Bizim alışıla gelmiş kebap sarışlarımızlardan bir adım farkla sardı. Kebabın iki kısmını da içe kıvırdı, açık bir yer kalmadı. Böylelikle kebaplarını paket yaptıranlar aman iç malzemem döküldü, yağ sızdı muhabbeti ile uğraşmadı.
Photobucket

Yufkaları da özeldi, incecikti dişi zorlamıyordu. İnceliğine rağmen sağlamdı, delinip yağ akıtmıyordu. Güzel, yoğun tat ve kokular arasında geçen kebap günleri yaşadık.

Tarih84

6 Ekim 2011 Perşembe

İZMİR Hatay Günleri: Antakya Künefe ve Künefe Yapımı

Photobucket
28 Eylül-2 Ekim arası İzmir'de Hatay yeresel ve kültürel alışveriş günleriydi. Bir önceki yazımda ürünlerden bahsetmiştim okumak isteyenler için tıktık. Bir sonraki yazımda künefe ve kebap ürünlerinden bahsedeceğim demiştim. Künefe ve künefe yapımı fotoğraflarını eleyerek biraz uzun bir yazı çıkınca Kebap kısmı bir sonraki yazıma kalsın dedim. Evet haklısınız yazı dizisine dönüştü mübarek=)

Photobucket
Künefe, Antakyalılara has bir tatlı çeşidi. Hatay'ın ilçelerinde künefeciler çok olsa da Künefe denildi mi Antakya'da yenilmeli. Yaklaşık 1 aydır sayıkladığım künefe hasretim çok şükür bu etkinlikle dindi:) Neden Künefe? Tatlı sevmeyenleri bile dize getiren, sıcağı makbul bu tat kendine özgülüğü ile diğer şerbetli tatlıgillerden bir adım fark atıyor. Tatlının pişirildiği an yenilmesi gerekiyor. İç katındaki peynirin donmaması, sıcak şerbeti çektiği gibi künefe ile çatalınızın hakimiyet mücadelesi başlıyor. Antakya Künefecisi tabelasının önünde uzun kuyrukları hak eden bir ürün bizlere sunuluyor.
Photobucket
Üzerine antep fıstığı serpilmesinin yanında dileyene kaymak da konuluyor. Özellikle Antakya Künefecisi standında bu tatlıyı tadan bir daha dönüp gelip yiyor. Yan tarafta çay bahçesi oluşturmaları da yorgunluğun üzerimizden atılmasına yardımcı oluyor. Arkadaşlarımın, benim ve annemin ortak görüşü: plastik bardakta içmemize rağmen bugüne kadar dışarıda içtiğimiz en iyi çayın yine bu stantta olduğu kanısına varıyoruz. Hatta son gün stantı toplarken kalan çayı satın almayı teklif ettirecek kadar iyi bir çay keyfi yaşattı bizlere.

Künefe Nasıl Yapılır?
Photobucket
Künefe yapımın ilk aşaması tek kadayıfın hazırlanmasıdır. Krep hamuru kıvamındaki tek kadayıf malzemesi, künefe yapımı için gerekli incelikte ayarlanmış süzgeçten saca akıtılır.
Photobucket
Saca kıvamlı sıvının akıtma işlemi bittikten sonra 3-5 tur sacın dönüşü beklenir. Bu arada tel kadayıflar pişme aşamasına geçmiş olmaktadır.
Photobucket
Tel kadayıfın her bir teli beyaz renkten kırık beyaza dönüşme sürecine girince bir çubukla hafiften ters yüz edilir.
Photobucket
Yavaş yavaş ters yüz edilirken bir taraftan da toplanmaya başlanır.
Photobucket
Toplanan tel kadayıf birbirine yapışmayacak kurulukta olduğu görülünce kadayıf yığınına bırakılarak işlem yenilenerek malzeme hazırlığı devam eder. Sonrasında kadayıflar el yardımı ile ya da bıçakla küçük parçalara ayrılır. İşte bu aşamada ustaların künefe yapım sırları başlar. Künefe yapımı için hazırlanmış bakır tepsilere parça parça edilmiş kadayıflar bastırılarak ilk kat serilir.Orta kata künefenin kendine has peyniri eklenir.Üzerine yine kadayıf eklenip fırına verilir. 7-10dk arasında fırından çıkartılır. Satışı yapılacak tezgaha konur, üzerine kepçe yardımı ile şerbet gezdirilir. Künefe servis edilecek kaplara eklendikten sonra biraz daha şerbet eklenir, fıstığı serpilir. Dileyene künefe üzerine kaymak ilavesi ile ürün alıcıya teslim edilir.
Photobucket
İlk çatalda künefe peyniri ile güreş başlar. Uzun uzaduya verilen savaş sonrası enfes tada bakılır. Künefe peyniri donmadan yenilmesi makbuldür. Photobucket

Açılış günü biraz tesadüfi biraz standın genişliği, göze çarpışı ile denediğim künefeci favorim oldu. Künefenin görüntüsünden ne kadar süredir şetbet yemiş, ne kadardır beklemiş, çıtır mı hamur mu olmuş anlar hale dönmüştüm:) Çarşamba- cuma-cumartesi-pazar fuara gittim. 4kera bu enfes tadı tatdım:) Cumartesi künefecide oturup tatlı+çay keyfi esnasında masasını paylaştığımız genç çift bir önceki günde geldiklerini, künefe yediklerini anlattı.Sonra ekledi arkadaşlar burada künefe yemiş mutlaka bir daha gidip bir de Antakya künefecisinden yemelisin dediler bizde geldik ama enfesmiş haklıymışlar dedi. Cumartesi akşamı stant erken kapanış yaptı, en son getirttikleri 150 kilo peynirleri de bitince onlar için fuar bitmişti. Diğer künefeciler de rahat edip artık satış yapabilmişlerdir diye düşündüm. Pazar günü yediğim künefe İzmir'de yediğim künefecilerden iyiydi ama Antakya künefecisinden sonra yavan geldi. Ahhh künefe ahh:)

NOT:Bir sonraki yazım Hatay Kebapçıları olacak.

Tarih84

Düşlerimdeki köşem

Photobucket

Evde oturmuş düşünüyordum, hafta sonu aldığım yeni kitaplarımı nereye kaldırmalıyım diyordum.Yine torbalayıp koltuk altı, yatak arkası yapmak istemiyorum:( İstiyordum ki okuduğum, değer biçtiğim romanlarım hep gözümün önünde olsun. Hatta bir adım ileriye gidip nasıl bir köşem olsa da oraya gidip kıvrılsam, alsam elime kitabımı dinginliğin içinde hayale dalsam derken tumblr hesabıma yeni kolajlarımı eklerken aşağıdaki fotoğrafla karşılaştım. O an çığlığı bastım:) İŞTE İŞTE BU, BU BENİM KÖŞEM! tabi nerdeee bana anca kolajlayıp seyretmek düştü. Ama olumlamaya devam, inanıyorum birgün o köşe benim olacak ve ben o köşede şuradaki yazımda anlattığım gibi olacağım=))
Photobucket
Görsel kaynak tıktık

Tarih84

Not: Yarından itibaren Hatay günleri yazılarına devam edeceğim. Bu hafta her güne bir yazı girilecek. Sözümü unutmadım! =))

1 Ekim 2011 Cumartesi

İzmir Hatay Günleri: Ürünler ve Yöresel Alışveriş (Bol Fotoğraflı)

Photobucket
Şu yazımda Hatay günlerini ve künefe sevdamdan bahsetmiştim. Bugün listemizi aldık elimize ve alışverişe gittik. Aradığımız birçok şey tükenmişti. Hala künefe ve kebap yeme fırsatınız varken gidin görün diyorum. Belediyeler, özellikleri ve yaşadıklarımızı yani işin kültürel kısmı bir sonraki yazıma saklı kalsın.Pazar son gün! Biraz da ürünleri tanıtalım dimi:)

Erzin belediyesi naranciyesi özellikle mandalinası ile meşhurmuş. Bir sonraki yazımda daha ayrıntılı anlatacağım için birçok ürünü fotoğraflayarak geçiyorum.
Photobucket
Bu mandalinlerin yeşil göründüğüne aldanmayın tadı muhteşemdi.
Photobucket
Kömbe: milletin kapış kapış aldığı bir lezzet. Ben sadece tadına baktım kıtır ve hoştu. Hem tatlı hem de tuzlu çeşitleri vardı. Genelde bayramlarda yapılırmış, aile üyelerinden birisi uzun yola çıkacaksa illaki KÖMBE yapılır yanına katık olarak katılırmış. Arkadaşım da benim ekmek yerine peksimet yediğimi bildiğinden bana kömbe almamı, kahvaltıda ekmek yerine tüketmemi, seveceğimi söyledi.İyi bir öneriydi doğrusu:)
Photobucket
İşte aşağıdaki de tuzlu çeşidi.
Photobucket
Ahh stantdan stanta geçerken milletin eller kollar dolu dolu oluyordu, açılış günü gitmenin yararları diyelim. Derken bir başka stanttan tatlımsı bir koku geldi yanaştım birşey görmemin imkanı yoktu. Pehlivan kıyafetli bir amca peynir tatlısı yaptık dağıttık dedi ben de üzüldüm.Herşeyi görmek herşeyden tatmak istiyordum. Dibi kaldı ister misin dedi atladım:) Diğer görevliye de fotoğraf makinamı uzattım. Yardım sever amca kazanı kazırken diğer abi de fotoğrafını çekti:)
Photobucket
Tadını künefenin iç malzemesi olan peynire benzettim.Belki de o peynirden yapılmaydı. Tadı baymıyordu sevdim doğrusu.
Photobucket
Kumlu belediyesi o gün çok aktifti, Meyan kökünü neredeyse zorla ikram ettiler:) Meyan kökü bildiğim kadarıyla şeker hastaları için çok faydalıymış. Vücuttaki şeker oranını dengeliyormuş. Hatta meyan kökü suyu, şerbeti, şekeri... Harry Potter kitaplarında çokça geçiyordu, filmlerinde de izledik.
Photobucket
Ama kimse bana bu tadın bu kadar anormal olduğundan bahsetmedi. Fondip yaparak içilmesi gerekli bir tat, son anda ağzınızda bir tatlımsı tat kalıyor ama tatlımsı aşamaya kadar ömürden ömür gidiyor. Allah bu içeceği içirtmek zorunda bırakmasın. Herşeyin başı sağlık!
Photobucket

İşte Hatay kahvaltılarının favori ürünü. Baharatla yuğrulup toplar haline getirilmiş çökelek karışımı zeytin yağı içinde dinlendirilmiş satılmakta. İşte bu gördüğünüz yarım kiloluk cam şişe 20tl, gayet uygun.
Photobucket
Ceviz reçelleri stantlarda çokça gördüğüm bir üründü.
Photobucket
Zeytin yağında dinlendirilmiş kekik. Urla'dan her kış çokça yollanır bize.Annemin arkadaşları kekiği sevdiğimi bilir. Ama kekiğin bu işlemini sevemiyorum. Kimisi alkol yanında meze diye yermiş, biz Egelilerin yemediği ot meze çeşidi mi kaldı:) Ben de beni düşünüp her yıl unutmadan yağda kekik yollayan teyzeciğimi kıramayıp yiyorum.
Patates salatasında ve et soslarında kullanıyorum.Tavsiyemdir.
Photobucket
Yine bir ceviz reçeli standı daha.
Photobucket
İşte bu nedir hiç anlamadım, çok acele geçtik soramadım. Bu akşam stanta yeniden gittiğimizde ise bir adet bile kalmamıştı nar ekşisi alıp döndük.
Photobucket
Köyde hazırlanmış, orjinal, katkı maddesiz nar ekşisi. Şisesi 1litredir ve tanesi 20tl den satılmakta.
Photobucket
İlla hediyelik eşya olacak dimi:) Tarihin göbeğinde fularlar:)
Photobucket
Mozaik derinliği ile güzel.
Photobucket
Burada bitmiyor ama ben çok yorgunum:( Bir sonraki yazılarımda Künefe, künefe yapımı, kebap çeşitlerini anlatacağım.

Tarih84