21 Nisan 2011 Perşembe

Doğum Günüme 1 Kala Sevinç Çığlığı Attıran Haber!

Photobucket
O yumruk elinde mi patladı oppaaa! =)) hiççç üzülemedim doğrusu:)) Ahımız tuttu resmen! ''Lee Ji Ah Boşanıyor! '' neeeee! nasıl yani bir de bu kadın evli mi? off ne skandal ama! alma tarihin ahını çıkar manşet manşet!(Türk-Kore ulusal blog sözü)
Bugün öğle saatlerinde son vize sınavıma çalışıyordum, ortak karar alınmış 250 kişi aynı anda sınava girecektik ortak karara yakışır ortak kazıklıkta bir soru ile karşı karşıyaydık. Sınav süresince okutulan kitapları rafa kaldırıp beyni yoruyor, yaratıcılığı zorluyorduk derken çıt çıkmayan dertli kantinimizde telefonum çaldı arayan nefertitim: tarih müjde oppan kurtuldu! Hobbaaa ben ilk algılayamadım tabi. Anlamadım kuzum ne oldu? Kore günün haberi ile sarsıldı senin adı anılmayasıca evliymiş hatta çocuklu hobbaaaa... olaylar uzun, birçok siteden bilgi alışverişi yaparak beni benden alan, mutluluk şarhoşu eden haber demetini aktarıverdi canımcım:)) Ben de sınav sitresi kalmadı hatta sınav mı vardı diyerek leyla moduna geçtim.
not: görsel kaynak ve haberin ayrıntısı için
tıktık
Eve gelinceye kadar çığlıklarımı yuttum, her an gülümseyen bir tip olarak dolandım:)) Joey Potter gün içinde an be an beni aradı, iyi misin sakin misin nasılsın diyerek durum kritiği yaptık, ahhhhhh nasıl rahatladım. Doğum günü öncesi süpper oldu. Dakikalar sonra yeni yaşıma basmış olacağım yeni yaşım çok uğurlu olacak inanıyorum:) Bugün sabah aldığım bir haberle daha da mutlu olsum 4 yıldır tanıştığım, yüzyüze görüşme imkanım olmadığı arkadaşım doğum günüm şerefine gecikmeli de olsa İzmir'e gelecek, görüşeceğiz, günlerdir arayıp bulamadığım, içime sinmeyen alışverişlerimi dün yaptım daha ne olsun:) Mutluyum ...


Tarih84


SON DAKİKA HABERİ: Lee Ji AH 2 kız çocuğu annesiymiş, eşi ile boşanıp boşanmadığı hala kesinleşememiş ve iki ünlüye de ulaşılamıyormuş, Jung woo sung da ulaşmaya olayı netliğe kavuşturmak istiyormuş. Jung Woo Sung bu olaydan haberi olmadığını, “Bunlardan haberim yoktu, eğer bilseydim onunla nasıl çıkardım” açıklamalarında bulunmuş.


Aşkım çok adisin yaaa! =))

20 Nisan 2011 Çarşamba

LG Dior: Reklam değil De Film Tanıtımı Mübarek!

Photobucket
Jung Woo Sung & Kim Tae Hee LG DİOR buzdolabı reklamı için yeniden basın karşısında! Reklam değil De Film Tanıtımı Mübarek! Buz dolabının ön yüz dijital versiyonunu tanıtmaktalar, öyle bir tanıtım ki film gösterimi sanki. Daha önce yazmış olduğum LG Dior CF: Jung Woo Sung Ve Kim Tae Hee: Gözde Reklam Çifti yazısı için tıktık
Photobucket
Jung Woo Sung hally star saçlarından sonunda kurtulabilmiş, Allahım ne berbat bir moda! Oppa sana hala kızgınım bunu da unutma! Dağ dağa küsmüş misali belirteyim istedim ahh bana vahh bana!
İlk reklam: halluy tarzına dikkat:)


İkinci reklam:


Çekim arkası:


Tarih84

19 Nisan 2011 Salı

Scheduler (Jung Il Woo ) :Tüm Zamanlar Kurban Olsun Sana =))

Photobucket

49 Days dizisinin efsaneleşen karakteri Scheduler bahsetmeden duramayacağımı anlayıp bilgisayar başına geçtiğim anlık bir yazıdır. O kadar tatlı, şeker, bizlere enerji katan bir karakter ki diziyi neredeyse onun için bile izliyoruz diyebiliriz hani:) Dizi hakkında başka bir zaman yazmayı planladığımdan kısaca karakterimiz nedir, necidir faslına geçmeli. Photobucket

Scuheduler: zamanlayıcı ya da ruh bekçisi olarak adlandırılmış bir yaratılmış kişi. Melek deseniz değil şeytan hiç değil:)) Ölen kişileri son yolculuk öncesi yolu gösteren kişi. Şu ışıklı açılan kapı dizide olmuş pırıltılı asansör:)) Hatta gaipten ses duymaya gerek yok yerine son model, dokunmatik telefonlar var:) Burada Scuhedulerin görevi yanlışlıkla ölen kızın hayata geri dönmesi için 49 günde çıkarsızca onu seven 3 temiz göz yaşını toplama yolculuğunda göz kulak olma görevidir. Daha fazla bahsetmek istemiyorum dizinin ilginçliği serüvenin kalan kısmı:)

Photobucket

Kız ruhlar aleminde olduğundan hayatla bağlantısını ölümüne sebep olan aksiliği yaratan kızın bedenine girerek gerçekleştirmektedir. Tabi o kadar kolay değil para kazanacak, kendi öz kimliğini saklayacak, bedenine girdiği kızın hayatına müdahele etmeyecek... çok karmaşık bir süreç. Schedulers sağolsun hiç de yardımcı değil, kızın canına okuyuyor, çok entel-dantel bir ruh bekçisi- zamanlayıcı cannım:) Bir bakmışsın rockçı bir bakmışsın motorcu, modacı, falcı...Bu dünyada işler parayla değil sırayla onunda canına okuyacak bir ajumma var:)

9. bölümde olay yaratan sahneler sizlerle: özellikle 2.dk sonrası çocuğun delirişine dikkat!


Diziden bahsetmemeye çalışsam da yapamıyorum offf, dizinin ilk bölümlerinde kızımız çaresizliğe düştükçe zamanlayıcıyı çağırıyordu tabi sonra binpişman oluyordu, 3-4 yaşında çocukla konuşur gibi hecelemesi, ikide bir melodik ritimli alaycı söylemleri ahh alemsin sen ruhum bekçim:)) Birde şu anda aradığınız kişiye ulaşamıyorsunuzun dalga versiyonu var ki sormayın ahh hala kızın o saçma müziği dinlemesine üzülürüm:)) Ama o müzik benim favori melodim oldu hatta site yorumlarında okuduğum kadarıyla uyandırma melodisi bile olmuş:)

Kidere kidere diye başlayan melodiyi indirmek için Tıktık
Jung ıl woo ilk my love filmi ile tanıdım, gerçekten de izlemeye değer bir filmdir. Oradaki karakterlerden biriydi, hatta şu sıralar paradise ranch dizisindeki Yeon-hee Lee güzel bir ikili olmuşlardı:)Bir şişe soju içesim gelmişti hani:) İzleyen anlar, anı mantık a moment to rememberda da vardı ahhh... yalnız bu çocuğu sevemememin nedeni o zamanlar Bülent Ersoy'a aşırı benzerliğiydi. Sizce?

Photobucket


Tarih84

18 Nisan 2011 Pazartesi

49 Days: Bir Damla Gözlerinde & 10. Bölümü İzlemeyenler Yaklaşmasın!

Photobucket

10. Bölümün damar sahnesi! Ruhunu teslim etmemek, hayata geri dönmek için 3 kişinin saf(çıkarsız) göz yaşı için başka bir kızın bedeninde tanıdığını sandığı insanların içinde bir yabancı olarak mücadele eden saf kızın kopuş anı! Kalbim paramparça olmuşcasına sızladı, yıkıcı bir sahne. Kızın ezberinin bozulması, hayatı ve insanları sıfırdan tanırken yaşadığıkları bana o kadar da uzak değil, belki de ondan bağlandım bu diziye. İyi dizi sizi bulur ve izlettirir, tanıtımları sırasında aklıma girmişti hani. Kız için herşeyin bittiği, hayat vedası sırasında bir mucize gerçekleşti, hayata veda edişi de ayrı acıydı offf işte hızır da kul sıkışmayınca gelmiyor hani:) Bu diziyi izlerken hep aklıma Sertap Erener'den BİR DAMLA GÖZLERİNDE parçası geliyor.

Photobucket

Öyle çok şey varki içimde... hep sustuk konuşmak yerine...Konuşmadığımız her ne varsa... Seninle sakladım gözlerimde... Konuşmadığımız her ne varsa seninle... Bir damla gözlerimde...


Böyle AŞKA değil 5 yıl 15 yıl YAS tutulsa yeridir! Photobucket

Bir sonraki yazımda diziye eğlence katan karakterin ayrıntılı tanıtımı olacak şimdilik bir kare sizlere, aşk karesi mübarek. 10 bölüm boyunca soru işaretlerimiz cevabını buldu. Bedeni kullanılan kızın neden kendini dünyaya kapadığı ottan beter bir hayata mahkum ettiği, acısının nedeni: böyle müthiş bir aşk kaybı 5 yıl değil 15 yıl yas tutsa bile azdır dedirtti ahh...

Tarih84

17 Nisan 2011 Pazar

Danıelle Steel: Toxic Bachelors / Müzmin Bekarlar: Aşkın Tesadüfleri Sevdiğine Kanıtı!

Photobucket

Kitabı bir gecede bitirdim, sabahı zor ettim, ama bu kitabın harikalığından değil benim Danielle Steel tutkum ve bu tarz kitaplara olan açlığımdandır. 2 yıldır adam gibi roman okuyamaz oldum, ders çalışmak, koşturmak, kalan zamanda tarihi ve mesleki kitaplara zaman ayırmaktan pek fırsat kalmıyor:(( Kitap orta düzeyde, ilk defa okuyancaklar için akıcı ve bitiminde sizleri mutlu kılacak bir kitap, Danile tutkunları için vasatın biraz üstü ama tatmin edici!

Kitap tanıtım yazısı: Üçü de iyi arkadaş ve müzmin birer bekârdırlar... Charlie Huntington, hayalindeki mükemmel eş için ulaşılamayacak beklentilere sahiptir... Adam Weiss, genç, seksi kadınlarla kısa süreli ilişkileri tercih eder... Gray Hawk ise aile kurma fikrine bir türlü ısınamamıştır. Yazın Akdeniz’de yaptıkları yat gezisi, bu üç arkadaşın hayatlarını değiştirecek dönüm noktası olacaktır. Charlie, Adam ve Gray’in uçarı günleri Portofino’da sona ermek üzeredir. Bu üç kaygısız bekâr, gerçek aşkın en beklenmedik macera olduğunu keşfedeceklerdir.

Bu kitabı okuduğunuzda: İçinizde aşk kıpırtıları hissedeceksiniz, tesadüflere inanacak, hayata pozitif baktığınızı fark edeceksiniz. Dinginleşecek, hayatı beklemek yerine hayatı yaşamaya başlamak isteyeceksiniz. Yaza kalbinizi, fikrinizi, hazırlama klavuzu niteliğinde pozitif bir kitap, tavsiye edilir:)

İçimdeki baharın enerjisi beni hareketli parçalara yönlendirdi


Tarih84

16 Nisan 2011 Cumartesi

Doğum Günüm Yaklaşırken İçimdeki Kıpırtılar: duy sesimi ŞANS perisi!

Photobucket


Görsel Kaynak


Yaşınız kaç olursa olsun, hangi yaş aralığına yaklaşırsanız yaklaşın içinizdeki minik doğum günü kızı rahat durmaz, düşler aleminde uçar, umudun savurduğu bulutlar üzerinde zıplar, sonra pırıltılı bir yağmur başlar, o damlalar size her değdiğinde içinizi bir acaba işler veee derken kapılıverirsiniz hayal denizinde düşler gezisine:) Bu sene plan yapmayacağımla başladım doğum günü serüvenime, bir bakmışım sade bir gün olsun diyorum, sade günden kasıt hastası olduğum Danielle steel'den bir roman almak yanında da severek tükettiğim biradan yudumlamak.


Photobucket


Sonra durup düşünüyorum neden sade bir gün olmalı, sadeliğin içinde güzel bir güne ne dersin diyorum kendime, kendi kendime konuştuğumu anlayıp toparlanıyorum:) Evet çokça dile getiririm: ''her şey istemekle başlar, iste ki olsun, dile ki gelsin...'' evet tılsımlı bir dokunuş, minik bir istek sonrası dostların neşeli sesleri ile büyüyen bir gün:) Planlar yapılıyor: Alsancakta olalım, kordonda takılalım, kodon mu hımmm deniz manzarılı bir restoranda dış mekanda olalım, midye yemeyeli çok oldu, off midye mi tamam birayla tamamlayalım, bira mı ayy patates de ekleyelim:)) bu konuşma devam ediyor farkındaysanız pasta yok!


Photobucket


Yine bu aralar çokça bahsettiğim bir konu daha: baktığım beğendiğim gün ne olur ne olmaz diye bütçemi kısıtlamamak adına almadığım sonrasında istediğim rengi bulamadığım kolye ve küpenin yasındayım:(( Forever new mağazasında pudra pembesi gül ve küpe...sonradan beyaz küpe buldum ama pudra pembesi hemen bitmiş şansıma ahhhh doğum günü alışverişim eksik başladı, converse modeli hayal kırıklığı, lacoste modeline razı kalış ve almamayı seçmek... ilk defa kıyafet-aksesuar-ayakkabı seçemedim. Kal geldi! Neyse birşeyler illa giyer giderim yeni olması şart değil!

Photobucket


VE bu ayakkabı, ahh markasını, tasarımcısını bilmiyorum, hoş bilsem bütçemi aşabilecek kalitede durmakta, bileğimin hassasiyeti sebebiyle fazla giyemeyeceğim bir model, bilek sorunum olmasa bu yaz hakkını verebileceğim sıklıkta ayağımdan düşürmeyeceğim bir modeldi ahh, işte bir doğum günü uhdesi daha... neyse moraller hala iyi, gün ne getirir bilinmez di mi=))

Gün be gün planlar yapmaya devam:)

Tarih84

15 Nisan 2011 Cuma

Lezita: Piliç Taneleri & Kekikli Mayonez Sos

Photobucket

Geçenlerde denediğim ama yayınlamaya fırsat bulamadığım, öneri niteliğinde bir tat. Lezita etkinliği sonrasında firma hediyeleri arasında piliç taneleri de vardı. Birkaç dakikada pişen, tadı da kendisi gibi lokum kıvamında bir tat. İsterseniz kekikli meyonezli yoğurtlu sosla yiyebilirsiniz.


Photobucket

SOS İÇİN:

* 1 yemek kaşığı mayonez

* 2,5 yemek kaşığı yoğurt

* 1 tatlı kaşığı kekik

Tüm malzemeyi bir kasede karıştırınız vee sosunuz hazır, pratik bir tat.

Tarih84

NOT: görsel sorunumun sorun olmaktan çıkıp bloğuma yeniden kavuşmuşcasına sevinmem şerefine yeni yazım sizlerle:))

13 Nisan 2011 Çarşamba

Bir Süre Ara Veriyorum!

G Ö R S E L =))

Bunu da fotoğraftan sayın:))

İlk defa fotoğrafsız bir yazı bloğumda yer alıyor, takip edenlerin de çokça şaşıracağı bir durum. Photobucket bakımdaymış mış, bakımdan çıkınca fotoğraflarımın akıbeti çıkacak ortaya. İnşallah bir sorun kalmaz ve kurtarabilirim. Yedekleseydin, şuraya aktarsaydın gibi cümleleri duyar gibiyim. Malesef bu konuda bir bilgim yok, olsa da üşengecim büyük ihtimalle uğraşmazdım. Ne demiş atalarımız bir nüsibet bin nasihatten iyidir! İnşallah ATA SÖZLERİ sözlükte kalır da bloğuma işlemez. Fotoğraf sorunu kesinleşsin iyi ya da kötü ben de bir karara varır ona göre görsel işine çare düşünürüm. Bu süre içinde yeni bir yazı, çok çok acil bir durum olmadıkça yayınlamayacağım. Yoğun günler, ders koşuşturması, özel dersler, kpss derken pek bloğuma bakamayacağım. Bu süre inşallah 1 haftadan fazla olmaz yoksa çok çok özlerim sizleri:(( Görsel sorunu çözüldüğünde yeniden görüşmek üzere...

Tarih84

12 Nisan 2011 Salı

Black Swan: Başarılı Bir Yapım!

Photobucket

Kesinlikle izlenilmesi gerekli bir film. Sanat- iş hırsı uğruna çöküş gibi görünen bir film kabul ama daha ötesi var! Bir insanın kalıplara sıkışmışlığı, aile baskısı, işinde doğru bildiği nokta için kendinden hayatından çalkdıklarının öyküsü. Bu hayatta kıza bir yol doğduğunda çizilmiş, ben olmadım sen ol dayatması bir anne, doğru bildiği, onay verdiği şekilde kontrol manyaklığı içinde yetiştirilmiş bir kız. Yaşı ilerlese de minik ergen muamelesi. Kız ne kızlığını ne kadınlığını ne de birey olduğunu bilmiş. Derken kırılma noktası bir rol ve o role ulaşma çabası drkn bir rakip ve hayatın ekndi gidişatı, tutku, hırs.. artık durdurulamaz bir iç ses... İzlenmeli insanın kendine dönüp ben neyim nereye gidiyorum diye sorgulatmasına yol açan bir film. Tek kusur sonu: film için olması gereken bir son olsa da benim gibi netlik isteyen izleyicileri tatmin etmeyn bir film..illa şu oldu şöle devam edecek beklentisi olmadı değil hani.



Tarih84

10 Nisan 2011 Pazar

Finding Mr. Destiny: İlk Aşk Hayatına Giren İlk Kişiyle Olmak Zorunda Değildir!

Photobucket


Elimizde taze çıtır, askerden yeni gelmiş, edelelerine feriştahın 20 ciltlik pembe dizi yazacağı bir oppa var. İş değiştirme uzmanı, adalet, vicdan derdinde kendi halinde, kılıkırk yaran işkolik, düzneli, tertipli, azıcık manyak, sünepe, ezik bir Gong türlü maceralar sonunda 36 yaşında İlk aşkını arayanlara yardımcı olmak üzere ajans kurar. Bu ajansa da 2 kızı bekar, asker bir baba kızının artık mutluluğu bulması için ilk aşk saplantısından kurtarabilmek için bu ajansa gelir. Kız kim midir ahhh onu ne siz sorun ne de ben söyleyeyim demek istesem de malesef iki kelam etmeli, oppası olan her kızın ya da %70 kısmının nefretle izlediği Im su.


Photobucket


Filmin bakış açısı beni sardı, ilk başlarda yavan bu film derken çekim kalitesi ile eğlenceli olacak dedirtti sonradan da bu film üzücü be yine dertlenicem oyy söyletti. Filmde kızın ilk aşkını araştıran oppamız (benim oppam belli bu dediğim lafın gelişi aman!) çocuğu düşünürken, olayları canlandırırken birden kendisini görüyoruz ve Gong bu canlandırmalarda taş maşallah DAŞ:) bıyık olayını Koreli erkeklere çok yakıştırıyorum doğrusu, belkide iki tel kılları olduğundandır:) Neyse geçmiş gelecek ve kızın aşık olmak serüveni baya etkileyiciydi. Gong ise araştımacı hallerinde pek ezikti:) Ağlamasına koptum, kızdan korkması çok eğlenceliydi gerçi tek kızdan değil hayattan korkan bir adamdı maşallah:) Hele bir cadı ablası var, ben Hindistan'a gidicem diyor ablası da adamı dövüyor şahane:) Photobucket




Filmi baştan sona anlatacak değilim, hoş anlatsam kaç yazar, alt yazısı çıkmadan defalarca izlendi:) Neyse bu sahne çok çok iyiydi, Gong kamera karşısında baya rahatlamış:)


Photobucket


Veee filmin bu can alıcı sahnesinde bizim çocuk büyüdü dedim:) Afferim:) Vee bu yazı sonrası beni katledecek arkadaşlar: La Fea, Nefertiti, Mavi, Eymasar, ...


Tarih84

9 Nisan 2011 Cumartesi

Erik Jan Zürcher: Modernleşen Türkiye'nin Tarihi

Photobucket

Kitap romanlaştırılmış bir üslupla, insanı yormadan, öncesinde derin bilgiye gerek olmadan rahatlıkla okunabilecek türde. Şiddetle tavsiyemdir. Biz kimiz, nereden nereye geldik, dünde ne oldu bugün neler oluyor ve gelecekte bizi neler bekliyorun objektif bakış açısıyla gözler önüne serilişi. Şimdilerde uluslar arası ilişkiler- hukuk- tarih alanlarında okuyan öğrencilerin 1. sınıf kaynak kitabı olarak üniversitelerde okutulmakta. Bence her Türk gencinin okuması gerekli bir eser. 18. yy batılılaşma- modernleşme sürecinden başlayıp günümüz modern anlayışa kadar tarihi-siyasi gerçekleri bizlere sunuyor. Ne kadar acı ki böyle bir eseri yabancı bir yazar kaleme alıyor ve biz gençlere geçmiş ve gelecek köprüsü bu kitabı kendi benliklerini, gerçeğini tanıması için öneriyoruz. Sağa sola takılmayı bırakıp kalemler adam gibi çalışsa da aydın geçinenler asıl işlerini yapsa, biz de gençlerimize bu toprağın insanından eserler okutabilsek.

Tarih84

8 Nisan 2011 Cuma

... bir parça senin olsam...

Photobucket


Ey sevgili bir fincan kahven olsam: bensiz başın ağrısa hayat çekilmez olsa, benimleyken uykuyu unutup yerinde duramasan...

Photobucket


Bir parça ek olsam: baktığında aşk, tattığında mutluluk katsam...

Photobucket


Bir demet gül olsam: kokumla içinde bahar açsam, baktığında dünyanı aydınlatsam...

Eyy SEVGİLİ... bir parça sen olsam... ve bir daha SENSİZ kalmasam...

Tarih84

Akıllı Eczaneler Hakkaten De Çok Akıllı =))

Photobucket

Keçi gribine yakalandığımı, geberik halde can çekiştiğimi söylemiştim. Bu esnada erken davranıp doktora gittim. Malum sistemde bir muayenede sadece 4 tane ilaç yazıldığından 3 gün üst üste ilaç yazdırmaya gittim. Bu ilk posta ilaçlarımdı. İlaç bahane muamele şahane:) Yine de Allah kimseyi dermansız derde düşürmesin, tüm ihtiyacı olanlara şifa versin, hastalık ZOR! İlçalarımı almaya gittiğimde o kadar halsizdim ki alışık olduğum, her zaman gittiğim eczaneye değil de hastanenin hemen karşısında, en yakın eczaneye geçtim. İçeri girerken de levhadaki akıllı yazısı çok komiğime gitmiş, bu da nesi demiştim:) İlçalarımı aldığımda nasıl içeceğimin anlatılmasını bekledim ama eczacı üzerinde yazıyor dedi, dedim ki adam kafa buluyo herhalde gözlerimin önünde verdi ilacı geçti, iki çiziktirik attırmadı. Meğer ilaç hazırlarken üzerlerine yapıştırdığı etiketlerde tariflenmiş. Aç mı tok mu içecekesin, ne zaman içeceksin ... her ayrıntı var. Yani aptal olsan unutmazsın! Hani büyükler, yaşlılar doktora gider sonrada neyi ne zaman içeceğini unutup ikide bir telefona sarılır ya işte bu derde son. Siz siz olun ilaç ya da medikal birşeye ihtiyacınız olduğunuzda üşenmeyin kaldırın kafanızı ve gireceğiniz eczanenin tabelasına bakın, akıllı yazısından şaşmayın:)

Tarih84

Tılsımlı Dokunuşlar...

Photobucket


Pudra rengine biterim ve pırıtıları severim...SANKİ BİR BÜYÜDEN ARTA KALAN IŞIĞIN TIRNAKLARA DOKUNUŞU GİBİ ya sizce? Oje uzmanlarına bırakıyorum yorumu: conat mı, pul mu ne ise bu görsel şaheseri ortaya çıkaran malzeme. Çok çok sevdim =)

Photobucket


Peki bu dudaklar? BİR PERİNİN kül kedisine birşeyler fısıldar hali değil de ne?

BÜYÜLEYİCİ!!!!

Tarih84

5 Nisan 2011 Salı

Knorr Yöresel Lezzetler: Analı Kızlı Çorbası Tam Bir Hayal Kırıklığı!

Photobucket

Knorr ürünlerini çok sevdiğimi hatta yeni çıkan bardaklık hazır çorba serisine bayıldığımdan bahsetmiştim. Ailecek sıkıntılı günler geçiriyoruz, bir yakınımız son günlerini yaşamakta, benim okul telaşım derken güvenilir markaların aile sıcaklığındaki ürünlerini eve doldurduk. Maksat bu sıkıntılı günlerde pratik, yormadan ev sıcaklığında bişiler yemek-içmek. İşte kışın vazgeçilmez doyurucu lezzeti çorba seçeneklerine yöneldiğimde nedir ne değildir demedin KNORR markasının ürünlerini doldurdum sepete. Analı kızlı ise ilk seçtiğim, en çok merak ettiğim, yıllarrr önce Antepte içip hastası kaldığım lezzetle başlayım dedim. Beklentim tabiki yüksek değildi, zor bir çorba, hemde hazır poşetlerde, sonucunu da bu kadar vasat beklemiyordum.

Photobucket

İşte pişmeden önceki hali, taneleri görüp de köfteleri zannetmeyiniz onlar köfte görünümlü nohut! Şimdi bu noktada bir açıklama yapmak gerekli: analı kızlı çornası köfte ve nohutu içinde barındırır. Anası: içli köfte gibi dir, Kızı: bulgurun minik köfte şekli verilmişidir. Bunun yanında Güney Doğu yöresine has çorbalarda illahi nohut da eklenir.

Photobucket

İşteeee bu kadar bilgiden sonra tarife uygun çorbayı koydum ateşe, diğer hazır çorbalardan daha uzun nsürede pişecekti içimde bir umut köfte bulmaya dair... derken arada bulgur yuvarlağımsı köftemsi bişiler vardıysa da karıştırıken eridi gitti! Sorarım Knorr sana madem maliyeti fazla olacaktı nedne giriştin bu çorbaya, hani köfte, hani knor farkı, hani yöresel lezzeti tadı? OLMAMIŞ KNORR OLMAMIŞ!

Tarih84

4 Nisan 2011 Pazartesi

HEİDİ: Orjinal Kalınlıkta Daha Derin Bir Anlatımla

Photobucket

Çocukluğumun çizgi dizisi, tekrar tekrar izlemeye doyamadığım haydi hey gidi heyy... En eski anım ilkokul 3. sınıftaydı, okuldan koşarak gelir ekran başına aç susuz oturur izlerdim. Derken her hafta sonu sabahın köründe 2 bölümlük kısa filmlerini izledim. Tekrar tekrar... Heidi büyüdü savaş yılları başladı bir de ergen gençliğe yönelik sonrasında ne oldu filmlerini izledim... Bazı sevgiler vardır açıklanamaz, çocukluğa özlem mi dersiniz yoksa ilk bağlılık mı cevabını bilemesem de ne zaman haydi görsem izlerim, dikkat kesilirim.

Photobucket

Secret garden dizisi ile çocukluğumuza, masallara geri dönüş yaşadık. Malumunuz başroldeki oppamız baya sorunluydu, Alice takıntılıydı, alice in wonderland kitabının orjinal kalınlığında görünce kafama birşeyler dank etti. Çocukluğumuzda kıslatılmış o kadar hikaye okuduk ve bize yön verdi, dersler çıkardık peki bu kitapların orjinal hallerinde neler vardı? Neler gizliydi? İşte buradan yola çıkarak eskiden okuduğum kitapların en eski basımlarının peşine düştüm. İlk seri Heidi olacak.Heidi'nin orjinal basımı daha güzel daha özel ve bol süprizli:) Hep biliriz ki ihtiyar, insanlardan uzak bir yaşlı adam var, dağlarda yaşar bir gün kapısı çalınır ve al yanaklı yapuncak bu zalim görünümlü adama bırakılır. Peki bu adam kimdir? Neden bu haldedir? Niçin kendini dağlara atmıştır? İşte kitap ilk sayfalarından bize bu gerçekleri ortaya seriyor. Heidi ile yaşlı adamın bağı, adamın nereden nereye geldiği, gerçek kimliği... okuyun ve aydınlanın derim:)

Tarih84

3 Nisan 2011 Pazar

Hangi Şifalı Otsunuz? Denemeye Değer Bir Test =))

Photobucket

MSN testlerini severim hatta başladım mı bir kere testten teste geçerim. Şaşırtıcı derecede doğru çıkan sonuçlarla karşılaşırım.Yine maillerimi kontrol ettiğim bir sırada dayanamadım ve bu testi yanıtladım. Şifalı otlardan MELİSA olduğumu öğrendim.Özellikler yukarıda yazmakta. Birçok yönden test yine haklı çıkmakta:) Sizde denemek isterserniz: Hangi şifalı otsunuz testi için TIK TIK ...

Tarih84

Uzak Doğu Hediyelerime Devam: Teyzemin Zarif Hediyesi

Photobucket

Geçen aile günümüzde sıra bizdeydi, toplaştık, hasret giderdik derken birden hediyelerle karşılaştım.Hediyelerin en inceliklisi sizlerle:YİNG HAN markalı bir ürün.

Photobucket

Çin asıllı olduğunu düşünüyorum, hediye olunca nereden aldın da denilemiyor:)

Photobucket

Tarak ve aynamı çok sevdim, her ne kadar fotoğraflardan anlaşılmasa da ışıl ışıl:) Ege yöresinden de esintiler taşıyor, üzüm salkımlı şık birşey.Tek sorun sadece evde kullanabilecek olmam.Kutu ile yanımda taşımam saçma olur diğer türlü de kırılma riski var.Hediye almayı çok sevsem de bazen hediyelerle ne yapacağımı şaşırıyorum:( Kendimi bir an saray dizilerinde gibi hissettim.Güney kore tarihi dizilerde bu tür eşyalar çok kullanılır, kraliçelere özeldir:)MART AYI benim için kötü geçti ama hediyelerle şenlendi:)

Tarih84

2 Nisan 2011 Cumartesi

Metabolizma Hızlandırıcı Çay Tarifi: Tadı Şahane =))

Photobucket

Diet listelerine illaki metabolizma çaylarını ekli görürüz, kimi zaman iğrenç kokulu kimi zamansa yapılamaycak kadar teferruatlı anlamsız gibi görünen çaylar.. İşte bu soruna çözüm gibi, tadı güzel, yapılışı basit, işlevsel, içtiğinizde bir değişimi fark ettiren bir çay tarifi sizlere.

Malzemeler:

-1 boru tarçın

-1 orta boy elma

-1 orta boy limon

- 1 tatlı kaşığı tane karabiber

-1 tatlı kaşığı karanfil

-3 litre su

Yapılışı: elma kabukları ile dörde bölünür, limon kabukları ile diklemesine dörde bölünür, tarçın, karabiner, karanfil, su eklenerek orta ateşte kaynayana kadar pişirilir kaynadıktan sonra kısığa alınır, elmalar iyice yumuşadığında söndürülür.Süzülere kapalı bir kapta güneş görmeyecek şekilde saklanır. Hergün günde 3 fincan yemek sonrası ısıtılarak içilir.

DİKKAT: katkı maddesi olmadığından saklama ve içim süresi yalnızca 3 gündür, üçüncü günün sonunda kalan içecek tüketilmemelidir! Ben haftada bir kes yapıyorum 3 gün devam ediyorum ve inanın o 3 günde bir farklı hissediyorum. Tarif benden denemesi sizden=)

Tarih84

NİLÜ'den Uzak Doğu Hediyelerim Geldiii =))

Photobucket

Nilü, uzun süre önce konuşmalarımız esnasında dizileri arşivlediğini, vakti oldukça izlediğinden bahsetmişti. Benim de pc sorunum olduğundan, indirirken pc kasmasından bahsetmiştim. Sağolsun kıyamamış bana ve söyle Tarih neler seversin, hangi oyuncular diziler dedi. Ben de utanmadan sıkılmadan aklıma ne geldiyse söyledim=) dvd konusunda hiç çekinmem:) neyse elinde olanları yedeklemiş dvd işlemi ders okul derken araya zaman girdi bir süre dvdlerim gelemedi, nasıl da sahiplendim direk benim malım gibi bahseder gördüm kendimi =)) sonunda baktı ki bu iş olmuyor araya Joey Potter girdi=) canımcığıma rica etmiş ne olur bari sen postala yoksa bu dvdler Tarihe zor ulaşacak=) benim canım kuzum da utanmadan sıkılmadan dvdler bende bir ara yollarım dedi. Annam ben de bir kıyamet kopması kalk hemen yan sokağınızdaki kargoya git postala dvdlerimi dedim:) Ertesi gün kargoya dvdlerim verildi=) Sanki evladımdan koparılmışımda çocuğumu geri alma mücadelesindeymişim gibi:) Asya+ Dvd denildiğinde = cinnet hali mevcut bende:) Sağolasın canım, gerçekten de uzun süredir istediğim sitelerde videoları kırık dizilere kavuştum, bu yaz baya güzel başlayacak. Kendisi ve Nilü sayesinde baya dvd arşivim oldu. Ameliyat zamanımda Joey'im de dvd getirmişti keyfim tam oldu. Temmuzda dizi izleme keyfi başka:)

Tarih84

Martha Stewart Weddings Türkiye'de !

Photobucket


Martha bir başarı abidesi, yaşayan efsanelerden. İşsiz bir döneminde küçücük dairesinde el işleri hobilerini ticarete dökerek dikkat çekmiş yayıncılık alınında başlayan çıkışı tv programları ile alıp başını gitmiş bir isim. Martha Stewart bir marka! Programına cnbce-2 kanalında hafta içi öğlen ve akşam üzeri kuşağında denk gelirim, ne zaman ekranda görsem alırım elime çayımı ya da kahvemi oturup izlerim. Seslendirmesinini yapan sanatçıyı da Asi dizisinde kahya eşi- Arslan'ın yıllarca anne bildiği Fatma rolündeki usta tiyatro sanatçısı yapmakta, çok başarılı. İşin özü bu kadın ve işleri takip edilmeye değer.Bir gün Martha'dan ayrıca bahsetmek isterim.Çok yorgun , keyifsiz bir kaç günün ardından bir mail aldım, Martha'nın evlilik ve hazırlıkları üzerine dergisi Türkiye'de çıkmaya başlayacak diye, çok sevindim ve çala kalem misali birşeyler bahsetmemek olmaz diye düşündüm. Bu kadar sevdiğim ve TAKDİR ETTİĞİM bir kadından, başarısından bahsetmemek hayranı olan bir blogger olarak saygısızlık olacaktı. Şansın bol olsun Martha:)


Tarih84