29 Mart 2011 Salı

Şu Sıralar Ruhum Dingin Diyarlarda Derin Anlamlar İçinde

Photobucket


Başlık herşeyi açıklıyor ha, ne dersiniz? Ders, okul, öğrenciler, aşk Aşk AŞKKKK ahhh ahhh acı, üzüntü, keder, keşkeler ve bitmeyen özlemler... ne kadar pozitifim dimi =))Bu yazıyı bir yandan odamı temizlerken bir yandan youtube'dan favori parçalarımı tıklarken yazıyorum. Bu muhteşem dinginliği(müzikleri) sizlerle paylaşayım derken içimi de dökmeye başlamışım şimdi anlıyorum:)) Biraz parça biraz ben devam edelim öyleyse:)

Rumer - Slow:bu parçayı duyduğum anda vurulup kağıt kalem aradım, unutmamak için, neredeyse 1.5 aydır hergün en az 1 kere dinlerim.Dingin bir denizde slow bir marş okunmuş gibi!



Katie Melua - If You Were A Sailboat: 2010'a damgasını vuran bir isim,bir sabah tesadüfen bir öneri üzerine dinlediğim, aylardır üzerime yapışan, kulaklarıma yerleşen parça! Hastayım bu tınıya,''you took a chance on loving me ,I took a chance on loving you '' bu sözlerden sonra daha ne olsun!


Christina Aguilera - You Lost Me: yeni favorim,''I am done, smoking gun, We've lost it all, the love is gone, We've lost it all, the love is gone, You Lost Me'' başka bişi dememe gerek yok di mi:((


Son dönem Meyra'daki değişimi nasıl beğendiğimi önceki yazılarımda da dile getirmiştim, son albümünde aşklayalımı defalarca dinlemiştim, şimdilerde ise slow versiyonu ile benim dingin müzik gurp listemde:)



Tarih84

26 Mart 2011 Cumartesi

Ara Sıra Bazı Bazı:Bazı Parçalar Orjinal Halde Kalmalı

Ara sıra bazı bazı: yılların eskitemeyeceklerinden. Yeşim Vatan'la dinlediğim meğer Nilüfer'in unutulmaz parçası olduğunu öğrendiğim şimdilerde 12 düet albümünde Malt grubu ile yeniden can bulan parça.Gençler, rock severler beğenmişti ama ben sevemedim.Bazı parçalar orjinalde kalmalı ya da orjinale sadık kalınmalı. Parçasının aşka yakaran ne olursa olsun yeterki gel diyen kadının haykırışına aykırı bir yenileme!
Parçanın el değmemiş hali!

Yeniden can bulmuş, yeni nesile ulaşmış, benim vurgunu olduğum versiyonu!

ŞİMDİ DE ŞARKININ HAKKINI VERMELİ!
jung woo bir duy sesimi!
Photobucket
Gözümle gördüm, gönlümle sevdim seni
Vazgeçemem ki,
Bir zulüm etsen, sevemem desen yine
Git diyemem ki.
Var mı söyle, var mı söyle benim gibi?
Canın ister güldürürsün,
Canın ister öldürürsün
Aşkının kölesi oldum
Sevgilimsin sen bilirsin
Ara sıra, bazı bazı
Gelsen bile gönlüm razı
Yeter ki görsün gözlerim
Aşkın olmaz, çoğu azı
Nerdeydin demem kimleydin demem
Seni sevdim bir kere
Madem ki sensiz yaşamayam ben naz etmem boş yere
Var mı söyle, var mı söyle benim gibi?
Canın ister güldürürsün,
Canın ister öldürürsün
Aşkının kölesi oldum
Sevgilimsin sen bilirsin

Jung Woo: Seni öyle çok sevmişim ki, öyle içime işlemişsin ki yıllar geçmiş sen geçememişsin. Alternatifsiz, teksin, benim yüreğimde en kuytu köşedesin. Bazen kızmışım kendime, platonizm sınırlarını aştım diye, çekmişim kendimi ama sen hala aynı yerde kök salmaya devam etmişsin.

Yüreğimin en kuytu köşesinde, güvenlice kök salmaya devam edercesine...Ulaşılması güç bir yerde benden bir haber! İşte bu da KADER! Belki bir gün bir yerde hiç umulmak ve beklenmedik halde... Yıllar sonra yeminimi yediren adam! İlişkin olduğu halde, haramken, yine de seni sevmeye devam ediyor, isyan ediyorsa...susmak..beklemek..vardır bir bilinen demek...
Tarih84

25 Mart 2011 Cuma

SAMSUNG BEYAZ'dan ZARİF Bir Jest! =))

Photobucket
Çok sevdiğim yemek bloglarında sıkça gördüğüm Samsung Beyaz etkinliklerie içim gidiyordu. Ne zaman İzmir'e de gelecek, gelirse ben akıllarına gelebilecek miyim diye hayal kuruyordum. Samsung aşığı olduğumu duymayan kaldı mı=)) Derken yorumum üzerine tatlı blog sahibesinden bir mail aldım sonrasında SAMSUNG yetkilisinden, sağolsunlar ne kadar düşünceli ve ince insanlar. Bana Samsung etkinliğinde muhteşem, pratik tariflerin olduğu kitabı hediye etmek istemişler=) Olleyyy samsung sonunda beyaz eşya alanından sesimi duydu:)
Photobucket

Akşamın saat 22:15 suları, baya geç kapı çaldı ve kargom gelmiş, ben sevinçten öyle bir hevesle aldım ki adam önemli bir evrak, ya da aşk mektubu aldım sandı. Evet önemliydi çünkü o bir SAMSUNG eseriydi, Samsung eliyle beni bulmuştu:) Kitabı incelerken çokça şaşırdığım oldu. Beşamel sostan, müthiş pratik tariflere hatta sahanda yumurtaya kadar:)) Evet sahanda yumurta tarifi bile var:) İlerleyen günlerde tarifleri deneyeceğim ve yeniden burada yazacağım:)
Teşekkürler Samsung!
Tarih84

NOT: tarifleri denerken biraz bocalayabilirim, evde hala mikro dalga yok ve anne ikna edilemedi, mutfakta yer yokmuş, yakında ne kadar gereksiz robot varsa bir cinnet haliyle atıp yer açıcam az kaldı! Kpss bu sefer seni aşmalı, paramı kazanıp özgürce istediğimi hesap yapmadan almalı.Bazen küçücük(maddi) şeylere ikna edilemeyen ama beğendiğiniz bir kotu size sormadan dünya para sayan aile üyeleri olabiliyor!Ev resmen teknoloji çöplüğüne döndü ama hala mikro dalga yok bu da enteresan:))

24 Mart 2011 Perşembe

Tuğba Kuruyemiş: Çikolata Kaplı Kahveli, Bademli Harika Drajeler!

Photobucket
Çiğdem sevdasına onlarca kuruyemişçiyi geçip tadına, tazeliğine güvendiğim çıtırlığını sevdiğim lezzeti almak için Tuğba kuruyemişe kadar yürüdüm. LÜTFEN: İzmir-Bornova merkez göbeğe de bir mağaza açın, aşağıdaki şubelere yürümek bazı günler zor oluyor.
Photobucket
Gün içerisinde çankaya tarafında işim olduğunu hatırlayıp atladım metroya vee yine koskocaman Tuğba kuruyemiş mağazasıyla karşılaştım.Elimde 15dk önce alışveriş ettiğim T.K. torbalarıyla daldım içeriye.Sanki bunun kokusunu almışçasına arkadaşım aradı acilen bir kahve molasına ihtiyacım var, anlatacak çok şey var sana geliyorum...hemen drajelere yöneldim...Türk kahvesi çektirirken bir yandan seçeneklere baktım. Bu harika atıştırmalık çıtırlar yeni üretim.Kpss kursuna giderken dersanenin tam karşısındaki dükkana neredeyse dersanecek bolca para harcadık.Akşam iş çıkışı gelen evine ya da iş çıkışı açlık bastırsın diye bu tatlara bolca dadandık, soya kaplı fıstığı gazoza katık edip ders dinlediğim günler çok eski de değil:)
Photobucket
Zaten lokum ve çeşitlemeleri ile ününe ün katan firma biraz caziplik katmak biraz da korkmadan alışveriş edebilmemiz için minik ama fazlasıyla yeterli kutulara drajeler hazırlamış. Sadece 3 tl. Badem de seçsen, fıstık da kahve de! Ben de kahve çekirdeği ile badem kaplamalı olanlarını aldım. Beni tanıyanlar bilir tatlı sevmem, çikolata yutkunmakta zorlanırım ama beyaz çukulatayı arada yerim. Kahve drajesi içinde sütlü-bitter ve beyaz çukulata kaplı seçenekler olunca çok sevindim.Ben de kahvemin üzerine aldım 2 draje. Ahhh kahve çekirdeği şahane! Hatta cumartesi aile günü vardı, çay tatlı yeniden çay faslı sonrası saat gecenin 2si olduğunda dedim bunları ayıltmak lazım aldım elime kahve draje kutularını misafire hoşgeldin şekeri uzatır gibi dağıttım.TEPKİLER: ohh şimdi oldu! içimiz ferahladı bunu bolca yapalım:) Tebrikler Tuğba Kuruyemiş, yüzümüzün akı, gururmuzsun.Uygun fiyatların karşılığında kaliteli lezzetin, yörelere saygın takdir edilesi. İzmir serisini çok seviyorum.
Tarih84

23 Mart 2011 Çarşamba

ÇEREZZA: Peynir& Soğan, Keyif Veren Atıştırmalık!

Photobucket
2 yıl önce arkadaş ısrarıyla deneyip, ilk başta beğenmediğim şimdilerde haftada en az 2 minik kaçak yaptığım atıştırmalık, bayılıyorummm... İlk başta çok yoğun ve yorucu gelen bu tadın aromasına alıştınız mı bırakamıyorsunuz. Çay koliklikten mi yoksa baharatlı şeyler yanında çayın iyi gittiğinden mi tüketirken bolca çay içerim. Şimdilerde sinema paketi boyu da çıkınca insan hem üzülüyor eyvah aldık yine calorileri diyor hem de işte budur yedikçe sonrasını aramayız aç doyuran hesabı:)) Seviyorum bu tadı!
Tarih84

21 Mart 2011 Pazartesi

Keçi Gribi! 2011'in Son Grip Dalgası, DİKKAT: Çok Tehlikeli!

Photobucket
Her yıl yeni bir hayvan türü gribiyle uğraşıyoruz. Komplo teorisi gibi gelebilir lakin güçlü ilaç firmalarını çirkin oyunları bunlar. Virüsleri mustasyona uğratıp kırıyorlar milleti sonra elimiz mahkum can çekişerek gidip dayıyoruz kendimize antibiyotikleri. Eskiden 1 hafta dinlen ye portakalı iç çorbanı yat uyu geçer denilen grip şimdilerde ölümüne süründüren kolay kolay geçmeyen bir hal aldı. Bugün sabah teşhis konuldu, üç maymun gribi diye bahsettiğim hastalığım KEÇİ GRİBİ çıktı. Medyadan uzak günler geçirince böyle bir giribi ilk defa doktordan duydum, valla aklıma geldikçe de gülüyorum, keçi gribi mi yok artık:)) Türlü türlü açıklamalar var, ortak nokta tehlikeli olduğu ve ihmal edilmeden doktora gidilmesi. Eğer geçer diye ertelenirse zatüre ve orta kulak iltihabına kadar ilerliyor, aman dikkat. Nasıl ve ne zaman başladı tam bilemiyorum, hastalığımın sürecini anlatmak isterim ki buna benzer şikayeti olan okuyucular aksatmadan hemen doktora gitsin, gerçekten bu acıya katlanmaya değmez.
HASTALIK SÜRECİM:
Çarşamba günü gözlerim yanmaya başladı, daha çok sıvı tüketir oldum: bu iç ateşin başlangıç noktasıydı! Akşama doğru sesim kısıldı, hafif bir grip etkisi gibi düşündüm erkenden uyudum.
Perşemde çok yoğun ve yorgun bir gündü, saatlerce ders anlattım: boğaz ağrımı, halsizliğimi ve her yerimin et kırığı olmuşcasına ağrımasını buna bağladım: meğer hastalığın ikinci belirtisi adale ağrılarıymış! Akşama doğru sesim tamamiyle gitmiş, sorulan sorulara cevap veremezcesine kıvrılıp uyuma hissiyle eve zor geldim, yine erken uyudum, iştahsızlık başladı.
Cuma sabah erken kalktım öğlene kadar ne kadar bitki varsa çay yapıp içtim, kulaklarımın az duyduğunu, başımın ağırlaştığını, sesimin kalınlaştığını anladım. Diş etlerim acımaya başladı hatta diş fırçalarken kanadı. Anladım ki şifayı kapmışım.Uyurum geçer mantığı ile davrandım zorunlu yapmam gerekenleri yapıp güne uzanarak geçirdim. Cumartesi fenaydım artık başımın hücrelere ayrıldığını ve her nefes alışımda hücrelerin birbirine vurduğunu sanıyordum. Göğsümü dinlemeye başladım. Kararımı vermiştim zor bir girp geçirecektim sabredeyim pazartesi KBB doktoruna giderim dedim. Cumartesi başlayan yüksek ateş uyku uyutmadı, incecik penyeyle devamlı ıslak bezlerle ateşimi kontrol etmeye çabaladık.
Pazar günü zorla hümkürmeye çalıştım, hümkürdükçe kulaklarım açılıyordu, gözlerim ağlarcasına akmaya başladı. Evdeki bütün camları açtık ateşim çok yükseldi. Hapşurma ve öksürük alametleri başladı.
Pazartesi sabahı doktora giderken kusmalar başladı, ama bildiğini kusma gibi değil: hani kusma öğürme ile başlar kusma öncesi kusarken ve sonrasında bilinciniz yerindedir. Bu adeta midenizin size tekme atması gibi, yeminlen diyorum: göz açıp kapayana kadar hem ağız hem burun birden çıkardım, yuhh dedim yani öncesi sonrası yok: oldu bitti! Nasıl oldu şaka gibi, sanki ben kusmadım biri üzerime bişi döktü dalga geçiyor gibi. Bir insan hiç bişi anlamadan nasıl bu denli kusabilir. VALLAHİ ŞAKA DEĞİL BU HASTALIK ÇOK İNATÇI VE PİS!
DİKKAT:
Öksürmeye çalışırken sağ kulağımın arkasından yumruk yemiş gibi oluyordum, canım çok yanıyordu, hapşurma esnasında enseme tokat yermiş gibi acı ile savruluyordum, yürürken gözlerimin buğusundan denge sorunu yaşadım, duvarlara tutunarak yürümeye başladım. Bu artık hastalığın vücuda yerleşmiş hali, sizi kemirme hali!
Doktora gittiğimde acınası bir haldeydim, derdimi bile anlatmaya acizdim,klasik boğazıma baktı, şikayetimi nasıl hissettiğim şeklinde tasvir etmemi istedi yukardaki gibi anlattım.O esnada hümkürmem geldi malum burundan nefes almanın tek yolu:)) Hiçç çekinecek halim yoktu hümkürdüm:
Doktor: uzat
Ben: neyi?
Doktor: peçeteni
Bana kal geldi sümüklü peçetemi istiyor, bismillah... NEYSE UZATTIM:((
Doktor: hafta sonu da bu kıvamdamıydı?
Ben: evet ( yoğun koyu bir hal ıyyy)
Doktor: KEÇİ GRİBİ olmuşsun... sonra bütün süreci anlattı ben de evet o da oldu, bu da oldu, evet öyle ağrıdı falan dedim yazdı ilaçları, sadece tek seferde 4 ilaç yazıldığı için yarın yeniden gidicem 3 ilaç daha ekleyecekmiş oyyyy
Siz siz olun hastalığınızı asla ertelemeyin ve hastalığınızla ilgili doktora gidin, böylece zor olan süreci hızlandırmış olursunuz.
Tarih84

19 Mart 2011 Cumartesi

Üç Maymun Gribi!

Photobucket
Dün öğle saatlerinde sesimin kısılması ile başlayan süreç, şiddetli bir griple devam etmekte. Hastayım a dostlar amanııınnnn... Önce sesim kısıldı, boğaz yanmasını gözlerimin buğusu takip etti derken kulaklarım çınlamaktan tıkanmaya dönüştü, yeter mi bu kadar işkence aslaaa şimdi de anime efekti gibi hapşurup tıksırma ve burun akması şeklinde devam ediyor, daha ne olsun ahh ahhh... Yoğun günler geçiriyorum, aralıksız ders anlatımı, okul sunuları, hocaların istekleri derken devamlı bir koşturmaca, ayağım da sağolsun ben burdayım diyerek dolu dizgin şişmekte... Şimdide aile günü hazırlıklarına yardım ediyorum. Akşama tüm aile bizde yemekte..bu kadar zannettiniz di mi hayır: sbs deneme sınavı olan kuzenime ders tekrarı yapacağım süpper daha ne olsun:)) ÜÇ MAYMUN MİSALİ: göremiyor, duyamıyor ve de konuşamıyorum giribin de böylesi anca beni bulur! Tarçın çayına geçtim, karanfil biraz boğazımı yumuşattı bakalım.
Photobucket
Asıl dirençsiz düşmeme sebep gönül yaram, Jung woo sung Allah tependen baksın senin emi bu bana yapılır mı git ne yaşayacaksan gizli saklı yaşa ya da adam gibi açıkla. Sürüncemede kalmak, bilinmezlik en kötüsü, insan sevince güzel sevince tatlı özel, sevince demirden bir kelebek gerisi otumsuz bir var oluş ahhhhh...
İŞTE BU PARÇA VE SÖZLER BENİM DURUMUMU ANLATMAKTA: BİR KERE DE BENİM İÇİN DİNLENMELİ!

Çaresiz derdimin sebebi belli
Dermanı yaramda arama doktor
Şifa bulmaz gönlüm senin elinden
Boşuna benimle uğraşma doktor

Aşk yarasıdır bu ilaç kapatma
Verdiğin teselli beni avutmaz
Dermanı yardadır sende bulunmaz
Boşuna benimle uğraşma doktor

Bedenimde değil kalbimde derdim
Tek alışkanlığım bir zalim sevdim
Sen çekil yanımdan sevdiğim gelsin
Boşuna zamanı tüketme doktor
Tarih84

18 Mart 2011 Cuma

Lezita Etkinliği - 2011

Photobucket
Blogspot kapandı açıldı, okul, ders derken sizleri çok ihmal ettim, takipçilerimden özür dilerim. Güzel bir etkinliği sizlerle paylaşabilmek için daha fazla bekleyemedim. Bir hafta arayla bu tatlı grubun içinde olmak harika, yeni bir etkinlikle tatlı anılar katarak blog hanemde yola devam... Hafta sonu Lezita firmasının davetlisiydik. Şehir merkezinden Kemalpaşa'daki fabrikaya ulaşıncaya kadar hoş sohbet, bol kahkaha ile yol nasıl geçti anlamadık. Fabrikaya gidinceye kadar aklımızda türlü fikirler vardı, her birimiz başka bir şeyi merak ediyorduk. Özellikle annemin yememem konusunda direttiği ürün yelpazesinin( 2-3dk pişen şahane tavuk ürünleri) üretim aşamasını merakla bekliyordum. İlk önce ön tanıtım toplantısı yapıldı, Firmanın nereden nereye geldiği, kısa tarihçesi ve faaliyetlerini anlatan dvd izletildi. Aslında bu noktada çok şaşırtıcı bilgiler edindik.
Photobucket
Lezita, Abalıoğlu şirketler grubunun bir parçası, 40 yıllık geçmişi olan firmanın kısa sürede lezzeti ve kalitesiyle iyi bir noktaya gelmiş bir kolu. Türkiye'nin ilk özel yem fabrikası kurucu şirket büyük ve küçük baş hayvan yemlerine şimdide balık yemini ekleyerek ilklere imza atmaya devam ediyor. Yem üretiminden yumurta üretimine sonrasında tavuk ürünlerini de ekleyerek çıtayı yükseltmiş, en yeni gelişme ise balık yetiştiriciliği, alanı genişletmeye, kaliteyi daha da arttırmaya kararlı.Firmanın tarihçesini izlerken etkilenmemek elde değil: Türkiye'deki en büyük ilköğretim okulunu yaptıran, Denizli horozunun neslinin tükenmemesi için araştırma merkezlerine katkıda bulunan, araştırmacı, yeniliklere açık bir firma.
Daha ayrıntılı bilgi için tıklayınız!
En merak edilen konuya geçmeli: Fabrika gezisi sırasında üretim aşamasının en ince detayına kadar görmek biraz ürkütücüydü. Tavukların canlı halinden meftalaşıp leziz hale dönüşümü: canlılar ölmesin tamam ama yaşamak için devam:)) İslami koşullara göre kesim yapılan fabrikada tavukların kesim öncesi sakinleştirilmesi çok insani geldi. Keşke izin olsaydı da sınırlı sayıda çekilmiş kareler arasında sizlere gösterebilseydik:((
Etlerin temizlendikten sonra şoklanıp sonrasında işleme tabi oluşu bakteri üretme aşamasını kırdığı için ayrı hijyenik geldi, ve gözümle gördüm ki neredeyse her aşamada el değmeden işlem yapılmakta, içim rahatladı. Hatta gezi öncesi küpemize kadar birçok eşyayı çıkarıp defalarca dezenfekte edildik hatta bir bölmeden diğerine geçerken bile ek dezenfekte işlemleri uygulandı.
Photobucket
Şok eden görüntü: yıllarca annem salam-sosisleri elimden alır çiğğ yeme onları kurtlanırsın diye bağırırdı, anne geçmiş ola yok öyle bişi, GÖRDÜM ONAYLADIM:)) 70 küsür derecede buharlı sistemle işte bu görünen dolaplarda(aslen fırın) piştikten sonra soğutulup paketlenmekteymiş.Yani illa ateşte ek pişirmeye gerek yok!
CORDON BLUE: Aşığım bu tada!
Photobucket
Photobucket
Cordon blue: benim en merak ettiğim ürün: arasındaki jambon ve peyniri insan eliyle mi konuluyor yoksa makina mı? Eğer insan işçiliği ise evde de yapabilir miyiz? cevap: Evet aradaki malzemeyi dezenfekte edilmiş işin ustaları eklemekte lakin diğer her aşama makinalar aracılığı ile yapılmakta. En çok kötülenen yanlış bir bilgiyse litrelerce yağda uzun süre piştiği, çokça yağ barındırdığı. Diğer ürünlere göre yağ oranı elbette yüksek olacaktır lakin pişirme aşaması sadece 30 saniyeymiş, sonrasında süzdürülüp fırınlanma sonrasında paketleme. Ahh kızartma işleminden ilk çıktığı an puf puf şiş şiş bir görebilseniz insan görünce bir kere daha hasta kalıyor bu leziz şeylere:) Zaten o aşamada, oradan ayrılamadık kedi ciğer hesabına:)) Birde fesanevi döner kısmı vardı, anlatılmaz koklanır yaşanır! TAVUK DÖNER ŞİDDETLE TAVSİYE!
Fabrika gezisi sonrasında aklımıza takılı kalanları sorduk, toplantı odasında anladım ki birçok farklı meslek sahibi blogger sorularıyla bende derin farkındalık yarattı.Vakit buldukça adlı blogger arkadaşımız işin üretimden tüketime uzanan zincirde karşılaşılacak aksilikler ve sonuçlarını derinlemesine sordu. Alışveriş yaparken ezberim bozuldu: sonuçta aldığımız ürünler şoklama, birçok el değiştirerek raflarda en son alıp en önce evlerimize ulaştırmamız ve tüketiminde ekstradan dikkat etmemiz gerekli bir durum. Farklı alanların ortak zevklerde buluşması işi daha da katmerlendiriyor doğrusu. Bu paylaşımları çokk seviyorum.
Photobucket
Fotoğrafta biraz koyu çıkan harika tatları Lezita firmasının çalıştığı yemek firması özenerek bizler için hazırlamış, fazla yememeye çalıştık, asıl amacımız lezita ürünlerini doyasıya tatmatı.Sağolsunlar onlar da bizleri daha iyi ağırlamak adına çabalamışlardı:))
Photobucket
Her aşamada çok ilgiliydiler, sıcak kanlı ve de dolu dolu bilgili! Firma çalışanlarının her birinin aynı yemek hanede aynı yemekleri yiyor olması ayrı bir takdir konusu! Günün fıstıkları Lezita ürünleri:))
Photobucket
Aslında yazıyı yazmadan önce hediye edilen birçok ütünü tükettik, hatta fotoğrafladım, yorumlarım bir dahaki yazıma:)) O kadar eğlendim ve de beğendim ki bir yazı ile kısıtlayamadım.
Photobucket
Resmi fotoğrafçımız Ege'den tariflere çok teşekkür ederiz. Her birimiz için ayrı kolaj çalışmaları ile gönlümüzü bir kere daha fethetti. Benim için Egeden tariflerin yeri ayrı, İzmir'de ilk tanıştığım bloggerlardan biri, her etkinlik sonrası evime kadar bırakma inceliğini gösteren, hoş sohbet, onunla geçen zamanın keyfine doyulamayan birisi:)
Photobucket
Lezita keyfiyle bir kişisel yakın çekim fotoğraf daha:)) Ellerimizi kolumuzu dolduran bir bonkör firma daha ama çok önemli bir farkla! Etkinlik sonu bizleri kırmızı karanfilerle uğurlayan incelikli bir yönetim. Bu güzel günün mimarlarına ve sevgili Şerife'ye çok teşekkür ederiz.
Tarih84

12 Mart 2011 Cumartesi

Arçelik - GUSTO Çay Makinası: Çalışma Masamın Kraliçesi:))

Photobucket
Resimdeki çaydanlığın beneklerinden anlaşılacağı gibi teşhir değil kullanıyorum, hatta bu resim ilk çayımı demlediğim gün çekildi!
Arçelik markasından bahsetmeme gerek var mı? Yokkk artık dediğinizi duyar gibiyim:)) Türk halkının gururu, kardeşceğizi Beko ile bir Dünya markası! Uzun süredir çay makinesi istiyordum, annem de inadına çay iyi olmaz, çiğ kalır der es geçerdi. Çaydanlık yakmamdan gına geldiği bir gün (ki benim suçum değil güçlü Arçelik ocağımız yakıyo:)) cannımmm!) ani bir kararla ilk Arçelik bayisinden bu şahane şeyi almış:)) Şahaneliği suyu bittiği an kendini durdurması, su kaynadığında kendiliğinden ılık moda geçmesi yirim ben seni yirimmmm:)) Benim gibi unutkan kişilere birebir. Arçelik derken yıl 2002, öss hazırlanırken bir reklam çıkmış: BEN ÇELİK, ARÇELİK..İÇİNDEN Mİ:)) ne reklamdı öyle! Hatta çelik robot 60tl satılırdı, Japonya'ya 10bin adet sipariş verildi haberini bile dün gibi hatırlıyorum, pahalı diye ailemden istememiştim meğer içimde kalmış:)) hala hatırlarım:))
Photobucket
NOT: bu aralar mikrodalga fırına ihtiyacımız var,annemi ikna etmek bazen zor, 3 katı pahalı katı meyve sıkacağını ikiletmezken, fazla pahalı olmayan bazı şeylere iknası zor oluyor:((


Evvet çay makinemizi de odamıza taşıdık, çay kolikliğimi dindiricisi:)) Sıra ders moduna geçmekteydi. Mart ayında kpss maratonuna başlayacağım demiştim lakin ayağım, okulum, öğrencilerim derken istediğim gibi odaklanamadım. Böyle olmaz diyerek Salı günü soru bankası setlerimi aldım. Çokk mu göründü gözünüze, bunlar sadece ön başlangıç, ara sıcaklar diyelim. Asıl nisan ayında kitap fuarındaki indirimlerle coşacağım.
Photobucket
Ders çalışma moduna tek çay+kitapla girmek olmaz, bir de kalem kutu düzenlemesi lazım. Okula giderken, ek malzeme gerekirken (uç, silgi, zımba...) kullanılacak bir de kuru boya, keçeli boya kalem kutularım ayrı:)) Kabul ediyorum ben bir kalem kutu hastasıyım hatta kırtasiye hastalığı desek tam olacak!
Photobucket
Bunlar da en sık kullandıklarım.
Photobucket


Anlaşıldığı üzere yoğun günlerim başladı, fazla nette olamayacak, sıkça yazı yazamayacağım..bu süreçte unutulmamayı dilerim. Sevgiyle kalın...


Tarih84

11 Mart 2011 Cuma

Tarih84'ün Hava Raporu: Gönlüm Parçalı Bulutlu!

Photobucket
Sad thing tıktık
Jung Woo Sung ve Lee Ji Ah Birlikte! Çıkıyor mu haberlerini geçtim bile, herşey ortada! Haberlere göre Jung woo birinci sınıf uçarken kız ekonomik sınıfta uçmuş, en az 14 saatlik yolu ayrı geçirseler de Paris: aşıklar şehri romantizmi takıldıkları çok açık. Diziden gerçeğe bir aşk hikayesi ortada:(( Kıza milyon tane kötü söz söylerdim ama nafile, dün geceden beri bir sıkıntı vardı içimde, gelecek kötü bir haberi hissetmiştim...Beni tanımayan kişilerin farklı yorumlayacağı bir yazı ama umrum değil! Ben öyle daldan dala atlayan biri değilim, platonizm bile olsa! Bir kişiyi beğenir sanal ya da tv dünyasında başkasına bakmam. Neyse fazla söz etmek istemiyorum: Son ye jin ya da Kim Tae Hee olsa daha az üzülürdüm. Ama yine de üzülmemek elde değil.

Tarih84'ün Hava Raporu: Gönlüm Parçalı Bulutlu!


Hava güneşli lakin benim havam parçalı bulutlu, gönlümün bayramları, şenliği söndü. sanki...bir gariplik, bir eksiklik var... yağmurun kokusunu alıp şemsiyemi hazırlamış gibi aşkımın sevgili haberini aldığımda neden çok şaşırmadığım ortada! Önümüzdeki birkaç gün durgun, soğuk geçecek, iştahsız ve derse odaklı...bu acıyı yok saymak ya da fazla durmamak adına ders meşgalesine sığınmak, en iyi çözüm sanki...

Yürüyorum hasretin acının üstüne
Sığmıyorum dünyaya dar geliyor
Geceler mi uzadı bu karanlık ne
Gönlümün bayramları, şenliği söndü

Seni kimler aldı kimler öpüyor seni
Dudağında dilinde
Ellerin izi var

Deli gözlerin gelir aklıma
Gülüşün, öpüşün, iç çekişin gelir

Seni kimler aldı kimler öpüyor seni
Dudağında dilinde
Ellerin izi var
Tarih84
Son Dakika Fotoğrafları:
O şapkalarda nesi, KIRO CANLAR SİZİ!
Photobucket
Photobucket

10 Mart 2011 Perşembe

Bir Gün Öncesininin Makarnası Ertesi Günün Yenisi! Pratik Kaçamaklar:))

Photobucket
Makarnayı kim sevmez tabiii yeni yapılmış ve sıcakken! Yorgun günlerin kurtarıcısı, atıştırmalıkların şahı, her yaş grubunun beceri gerektirmeden yapabileceği bir tat. Bir gün öncesinden ya da birkaç saat öncesinden kalmış bir makarnayı ne kadar ısıtırsanız ısıtın bir parça yavan kalır. İster ılık su ekleyin, ister mikro dalga yardımı alın cıx olmaz. Bazen ısıttıktan sonra üzerine kaşar rendesi+ 3dk mikrodalga fıstık latilokum bir tat olur hani! Çakma kaçamaklardan kim ölmüş dimi:)) Ben de birgün öncesi kalmış yemekleri sevmeyenlerdenim, hanımları duyar gibiyim: işte tıpkı bizim çocuk gibi ya da aynı eşim der gibi:)) İşte çok yorgun bir anda vakit darlığında 2. el bir lezzeti sıfır kilometreye çevirme yöntemi.
Photobucket

Çay keyfim bitmiş, dersten yorgun düştüğüm bir anda acıktığımı fark ettim.Vaktim az, işim çok olunca buzdolabına yöneldim, atıştırmalık aramak için. İçime sinmeyen birçok seçeneği es geçerek makarnaya yöneldim. Isıtsam da tat alamayacağım için mızmızlandıktan sonra FİKRİM GELDİ! :)) Bir yemek kaşığı ev salçası+bol kuru kekik+ 2 yemek kaşığı kanola yağı yağda iyice kavurdum. Sonrasında yemek servis kaşığı ile 3 kaşık soğuk makarnayı içine ekledim, iyice çevirdim. Tabağa aldığım makarnanın üzerine 1/3 demet taze nane ekledim. Toplamda 7dk sürede bir günün öncesi 2. el makarnam oldu sıfır kilometre:)) Nane eklediğim için çaydan ekşiyen midem anında toparlandı. Kanola yağını baharatlı yemeklere yakıştırıyorum, tavsiye ederim, hafif bir tat. Normalde yemeklere varla yok arası yağ kullandığımızdan bu karışıma rahatça yağ ekledim, siz makarnayı yağlı yaptıysanız ölçüyü yarıya indirmenizde calori&sağlık açısından yarar var. Afiye bal şeker olsun, calori olarak yer etmesin, sevgiler...

Tarih84

Kendisi'den Süpriz! Hediyelerim Gelmiş:))

Photobucket
Fıstık, sözünün eri, düşünceli, çokkk ZEKİİİ! canıımm çingum, Athena dizisi yeni başladığı sıralarda bana bir söz vermişti. Tarih84, madem bu kadar seviyorsun ben diziyi indiriyorum sana da dvd yapar yollarım. Canımı ye ben daha ne isterimmm:)) Daha dizinin alt yazıları tamamlanmamışken haberi geldi, dvdlemeye başladım istediğin başka birşey var mı? İris ve jung woo versiyonlu gumıho dedim. Dün en yoğun zamanda ve de en sıkıcı anında aldığım msjla havalara uçtum. Msjda dvdler kargoda, bu da numara istersen netten takiple dedi, metroda deli gibi sevinen çatlak ben saatleri saymaya başladım:)) Dvd aşkına bugün çok yoğun ders çalıştım, özel ders öğrenci saatimi erkene çektim ve öğlen bir süprizle karşılaştım kargom gelmiş. Akşama kadar sabrettim, ve o da neee? Birden çok dvd, dedim noluyor bir de mektup.
Photobucket
Sevgili arkadaşım Kendisi oturmuş üşenmemiş dvdler ne kadar alan tutar, her cd de ne kadar boş alan kalır sonrada başlamış hesaplamaya, her dvd kendi içinde ayrı.Hem dizi hem film hem müzik albümleri var. Mesela bir dvd de diziden 3 bölüm+ bir animasyon film+ müzik albümü var. Zeki kızsın be çingum, inci gibi yazısıyla tek tek yazmış yetmemiş açıklayıcı birde 3 sayfalık mektup yazmış:)) Albüm, film, dizi, anime isimleri, konuları, nasıl izlediğini..hatta müzik albümlerinin geçmişleri, müzisyen kariyerleri, oyuncular...Allahım sen nasıl düşünceli bir kızsın öyle. Dvdler de parfüm kokulu:)) Hatun dvdleri kokoşlamış da yollamış:))Valla aldığım en incelikli dizi&film hediyesi. Bana isimsiz kopyalasan bile ben sevinçten uçardım, Allah çok istediğin bir şeyi bir anda birden bire hiç ummadığın şekilde sana nasip etsin. Sıkıntılarını bir toz gibi uçurtsun, pembesi güneş ışığında silinmeyen aksine daha da parlayan bir hayat nasip etsin...beni sözsüz bıraktın ben sana ne diyim nasıl teşekkür edeyim bilemedim..sağolasın canım:))
Tarih84

Portakal Reçeli Yapmak İsterken Marçel Yapmak

Photobucket
Hikayemiz Bir dur masalı'nın bloğundaki muhteşem portakallı krep tarifi ile başladı. Biraz can çekmesi, tarifin pratikliği, portakal reçeli özlemi derken alışveriş yapıldı, eve gelindi, nete girildi ki o da neeeee? blog içe aktarılmış:(( sonradan öğrendim ki bloğa ara verilmiş:(( Hayat koşturması, meşguliyetler ve önemli durumlar bazen sevdiğimiz şeylerden uzak kalmamıza neden olabiliyor. Gerçek sebebi bilmiyorum, sadece herşeyin çok güzel olmasını diliyorum.
Neyse efendim kış mevsiminin meyvesi portakal 3. gün pamuklanmaya başladı, şaşırdım, sen de mi çakmasın hormonlu turuncu sabret bulucam tarifi derken annemin korku dolu gözlerle bana baktığını fark ettim:)))
Photobucket
Lezzetli somunlar imdadıma yetişti, bloğundan güzel bir tarif edindim.
Tarif için tıktık

Yemek yapmak konusunda tecrübeliyim ama iş tatlı konusuna gelindiğinde vasatım. Çilek reçeli tecrüben var ama kokulu kokulu mevsiminde! Neyse, lezzetli somunların uyardığı gibi portakal kabuklarını hafif lifli bırakarak doğradım, suyunu bir kenara sıkıp bıraktım.Kabukları sıcak suda 45dk haşladım, süzdüm.Sonra tariften şaşıp göz kararı diyerek başlayıp saçma sapan devam ettim.İşte olay tam da burada koptu.Acemiysen acemiliğini bileceksin, büyük sözü tarifleri izleyeceksin ahhh ahhh, mundar ettim portakalları ahhh!
Bir miktar su+portakal suyu+şeker kaynamaya bıraktım, bir taşım fokurdayınca yarım limon sıktım, 5dk sonra haşlanmış portakalları ekledim, olmazsa olmazım bir paket vanilya ekledim sonra pişti de pişti ama aslen bir türlü pişemeyen bir süreç başladı. Neredeyse 2 saati aşkın pişme sürecinde tadına baktım şekeri bastım yeniden tadına baktım yine şeker ekledim cıx suyu fazla kaçmış hamur misali bir türlü tatlandıramadım:(( En son pes ettim.
Şimdi elimde portakal reçeli görünümlü, dinlendikten sonra marmelatı andıran kıvamlı, bol ekşili, ağzınıza aldığınız bir kaşık kıvamda şekeri hissettiğiniz ortaya karışık tanımsız bir tatlı katagorisinde ekşimtrak bişi pişti! Ben de bunu tanımlayabilmek için MARÇEL dedim, çok yönlü bir lezzet:)) Kimi zaman reçel kimi zaman marmelat, sizin ona nasıl yaklaştığınıza bağlı:))
Cumartesi kızlar bize ders çalışmaya gelecek, onlara tart yapmaya karar verdim, üst sosuna ne ekleyeceğim ortada:)) Ya da çakma MARÇELLİ cheese cake mi desem:)) Alt taban kek için bu sefer tarife harfiyen uyacağım.
Marçel serüvenini borçlu olduğum hatalar zinciri nerede başladı acaba? vanilya eklerken mi limonu tarife fazla kaçırıken mi? Hala durum meçhul:)
Ders olsun: tuzlu yaptım patates doğra, sulu yaptım bulgur ekle benzemezmiş tatlı yapmak!
Tarih84

Hyun Bin Ve Lee Yeon Hee 6 Yıl Sonra Yeniden Birarada!


Hyun Bin ve Lee Yeon Hee, HİTE Bira reklamı için 6 yıl sonra yeniden kamera karşısına geçti. Hyun Bin askerde ama kendisi her yerde:)) Bu adam askerlik öncesi en az 1 yıllık reklam çekimi yapıp öyle gidecek demiştim , haklı çıktım. Neyse bu güzel çifti yıllar önce Bir milyonerin ilk aşkı filmi ile tanıdık. İkisinin de ilk başrol deneyimiydi ve adlarını altın harflerle kazımışlardı. Film çok iyiydi, karakterler yaşları ile uyumluydu, izlenilecek bir film! Hatta ne zaman bu filmle ilgili birşey görsem aklıma Gülben Ergen'den Teşekkür ederim parçası gelir. Hyun Bin'in kız arkadaşı ile ayrılık haberleri üstüne bu reklam ilaç gibi geldi magazin basınına!
Bu yazıyı Joey Potter'a ithaf ediyorum, bir nebze Hyun Bin kirizi dinmesi adına:))
Bir milyonerin ilk aşkı filmini İzleyenler bu sahnenin sonsuza kadar sürmesini dilerdi, ahhh ahhh İZLEYİN DERİM O KADDAR!

Son olarak bu film bu parça ile taçlandırılır:

Tarih84

9 Mart 2011 Çarşamba

İGLO Etkinliği: 5 Mart 2011

Etkinliklerin, güzelliklerin sadece İstanbul'da olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz! İglo, İzmirli bloggerlara harika bir gün yaşattı.Unutulmazlar arasında 5 Mart 2011 yerini aldı:) Hastalık sürecimin canıma tak ettiği günlerden birinde aldığım bir mail davetiye ile mutluluktan uçmuştum. Sevgili Tijen, İGLO etkinliğine benim de katılmamı istediğinde sanki tüm dileklerim kabul olmuş gibi sevindim. Carte D'or maceramı bilirsiniz, nasıl deli gibi istediğimi:)) Neyse etkinlik gününe kadar ayağımın iyileşmesi için ne gerekliyse tüm acılara rağmen yerine getirdim.5 mart günü geldi çattı:
Photobucket
Şu limonların şıklığına dikkat:))
İGLO markası & Tijen incelikli ve zarif bir hazırlıkla güzel bir gün için ellerinden geleni yapmışlardı.İzmir, Karşıyaka, Deniz Restoranına gidinceye kadar hyecan doruktaydı.
Photobucket
Balık çorbası, günün süprizi, seveceğimi hiç tahmin edemezdim, ellerine sağlık Tijen.
Restorana girdiğim an sıcak&dostça karşılama ile güne sıcacık başladık.Tek tek tanıştık, hemencecik kaynaştık.Bolca güldük, bolca fotoğraflaştık:)) Selin, Tijen, Figen, Egeden tarifler...profesyonel objektifler iş başındaydı:))
Photobucket
İglonun birbirinden leziz ürünlerini tattıktan sonra İglo sevdiklerimize de tattırmak için elimizi kolumuzu doldurdu. Çok bonkör bir firma doğrusu.Firma hakkında geniş bilgi için: igloturk.com adresinden ulaşabilirsiniz. Günün muhteşem tatlarının tarifleri için: lezzetibol.com dan öğrenebilirsiniz.
Photobucket
Pek kişisel fotoğraf paylaşmasam da o kadar güzel ve özel birgündü ki bir tane yakın poz eklemeli:)) Bugün alışveriş yaparken gözüm dondurucuya gitti, başladım iglo çeşitleri ile diğer marka çeşitlerini karşılaştırmaya:)) çok benimsemişiz İGLO seni, kendi çocuğumuzun notunu komşu cocuğunun notu ile yarıştırır gibi:)) Çeşitleri, görselliği fark katmakta, tadına zaten diyecek yok, HARİKA!
Sevgili Tijen, sıcacık gülümsemen, içten sohbetin, misafirperverliğinle bizleri çok mutlu ettin, hep mutlu olasın.Duruluğun kaybolmasın, gözlerindeki anlam hayatına yeni renkler katsın...
Tarih84

4 Mart 2011 Cuma

#Blogumadokunma

Photobucket
Bloğuma dokunma, git kendine dokun!
Photobucket
Tarih84

Farmville oyuncuları çileklerinizi toplayın low :D

Photobucket
Farmville Bir Türk Tarafından Hacklenmiş:))
Türkler bilişim alanında Hackleme rekoru kıracak belli:)) Aslında işleyen beyinlerin gereksiz bilgilendirilmelerle dolu ders programlarıyla paslanması amaçlanan ülkemizde birileri popüler alanlarda işlenerek ilginç şeyler koyuyorlar ortaya.Türkler zeki lakin zekayı işleyecek alanların önünme ösymnin gereksiz kalıplarını koydukça, siyasi iktidarların değişen yönüne doğru eğitim sistemi hallaçpamuğuna çevrilirse potansiyel patlayacak başka alanlar bulacaktır. Facebok malumunuz dünyayı sarmış, Farmville dizilere bile konu olmuş durumda.Çocuk bu merak etmiş, kurcalamış, aklı başmış cümle aleme selam yollamış:))
Her ne kadar net üzerinden oyun oynamamış hatta merak etmemiş olsam da farmville çılgınlığını yakınen arkadaşlardan bilirim. Domuz hediye edip sonra hediye bekleyip, geldiğinde satıp çilek tohumu alanlar:)) Reklamın iyisi kötüsü olmaz işi: bak ben de merak ettim ama artık yaza, malum kpss kapıda:((
Ağaçlara BAYILDIMMM!
Photobucket
Farmville’i hackleyen türk hacker’ın söyledikleri şu şekilde; Benim siteye yada oyuna zarar vermek gibi bir amacım yok sadece eğlence amaçlıdır. Bu sistemle farmville oynayanlara arkadaş listemde olmasalar bile duvarlarına mesaj gönderebiliyorum.Türk hacker’ın bu zamana kadar yazdıklarıda bunlar;
“Hey everyone be relax, your accounts are not hacked. This is a message only. Good gaming!” (Hey millet rahat olun, hesaplarınız hack’lenmedi. İyi oyunlar.)
“Can you hear me again? Farmville players? Yeees, greetings from Turkey to you too.” (Beni yine duyabiliyor musunuz? Farmville oynayanlar? Eveeet, size de Türkiye’den selamlar.

” Bu mesajın sonunda Türkçe olarak şu ifade yer aldı:
“Farmville oyuncuları çileklerinizi toplayın low :D
Haber kaynak için tıktık , resimler google görsel
Yaratıcı Türk Sesini Farmville'den duyurur:))
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Tarih84

LG Dior CF: Jung Woo Sung Ve Kim Tae Hee: Gözde Reklam Çifti

PhotobucketPhotobucket

The Restless(2006)filmi ile birçok reklam ve katalog çekiminin aranılan çifti olmuşlardı.The restles filminde de apayrılardı, filmi çok severim çifti de.Hatta Jung Woo nasıl böyle bir kızı kaçırabiliyor anlamıyorum? Biraz önce arirang tv de daha önceden BURADA bahsettiğim reklamn çekiminin arka plan röportajları vardı. Rapçi modelin eşi ve oğlu ile mutlu aile tablosundan bahsedildi. Jung Woo'ya soruldu, kıskandığını söyledi, evlilik mevzusu sorulunca: Jung Woo:'' I say it, I shouldnt get married'' dedi. Gözlerim pörtledi şok oldum.Ders molası arası baktığım için gündüz tekrarını yakalayamayabilirim, belki gece program tekrarını yakalarım.Aşkım doğru yoldasın sen sakın evlenme:))

Tarih84