26 Şubat 2011 Cumartesi

Meyra & Aşklayalım: 2011'in En İyi klibi! Meyra Baştan Aşağı TAŞ Olmuş..


Parçayı ilk duyduğumda, tam Ajda Pekkkanlıkmış dedirtti. Ama klibi izlediğimde resmen kal geldi, hatun taş taş DAŞ OLMUŞ DAŞ DAŞ... saç, makyaj, hal hareket süpperrrrrr.. Kadın biliyor bu işi...2011in en iyi klibi diyorum.Bu güne kadar birçok klip izledik, müzik dünyası durmak bilmedi, mantar misali ama Meyra bu işi taçlandırmış.

Parçayı indirmek için TIKTIK

MEYRA- Aşklayalım
Tam Aklımdan Geçiyordun Ki
O Anda Telefonum Çaldı
Kalp Kalbe Karşıymış Meğer
Elim Ayağıma Dolandı

Aşkın Müdanası Yok
Dünya Onun Sanıyor
Ummadığın Bir Anda
Gelip Sana Boyut Atlatıyor


Ben Zaten Dünden Razıyım
Herşeye Hazırlıklıyım
Ne Bekliyoruz Öyleyse Kanatlanalım..

Bu işin Önceden Siparişi Yok
Ne de Adresi Teslim Canım
Suç Üstü Yakalandık
O Zaman Aşklayalım, Aşklayalım

Tarih84

25 Şubat 2011 Cuma

Arada Kalmak...

Photobucket

Görsel kaynak

Akşama doğru, günün yorgunluğu çökmüş, vaktim de varken, keyifle bir saatlik uyku kaçamağı yapmalı dedim günden.Yatağa uzanmamla uykuya dalmam bir oldu. Bir süre sonra yüreğimin ağrısı ile uyandım. Ama nasıl bir kap sıkışması, nefes zor alıyorum. Bütün bu zorluğu yaşarken an be an rüyamın içinden kopuşum gözlerimin önünde...rüya demek ne mümkün KABUS! Kendime geldim, o kadar gerçekti ki yeniden uyumak, bu kabusa tekrardan dalmak istedim. Uyuyamayınca ağlamaya başladım, evde yalnızdım ve insan yalnızken kendini koyveriyor, kasılacak, saklayacak bir şey olmuyor...bağıra bağıra ağladım...rahatladım mı: hayır, çünkü hala

KABUSUMA GERİ DÖNMEK İSTİYORDUM!

Aşk, aşık olmak, aşık olduğun kişi ile aynı ortamda olmak başlı başına kabustur. Her birimiz hayatımızın bir anında yaşamışızdır bu duyguları. Birinden hoşlanırsın, belki de aşıksın. Derken olmadık biri ile görürsün ya da sen olmadık bir durumda kalakalırsın. O an ölmek istersin, hatta oradan yok olmak, ya da o kişiyi böyle görmemeyi dilersin...o anlar hem senin kabusun, olmaması gerekli bir günün olur hem de içinden çıkmak istemediğin bir an..neden mi? ....çünkü sen sevdiğinle aynı ortamda, hayatın aynı karesinde olmak için delicesine atan kalbini bile oracıkta teslim etmeye razı olacak kadar mutlusundur.

Aşk budur, insanı tarif edilemezlere sürükleyen, eşsiz duygudur!

Rüyama geri dönersem: bu kabustan uyanmayı hiç istemedim, hatta uyanma alametleri gösterirken kabusum fluğlaşırken bitmemesi için çırpındı ruhum. Kalbimin sıkışmasına bile razıydım, çünkü yaşadığım kaosun sebebini öğrenmek üzereydim. Sebep bile hikayesi işin beynimi kavuran adam vardı, yok ötesi...Korkular yaşatsa da, üzülsem de, lanet edeceğim şeyleri görsem de ben kabusuma geri dönmeyi istiyorum...hala nefes almakta zorlandığım anlar yaşıyorum... tırsıyorum...işte böyle matık sınırını çoktan aşmış duygulara teslim bir rüya...

Bu kabus beni kendime getirdi, kpss engelini aşmaşı, hayatımda isteklerime odaklanmalıyım, düş zincirlerimi kırmam için ayaklarım yere tam basmalı, hayatımın pusulası bende olmalı..istiyorum, savaşıcam ve yılmamaya yeminliyim...kendim için, ruhum için, hayatım için...

Tarih84

Erkeklik İstisnai Bir Durumdur Fotoğraf Yarışması

Photobucket
Ülkemizde yaşanan bu cinsiyet odaklı yaptırımı ortaya koymak, bu konuya dikkat çekmek için Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), Fotopya işbirliği ile bir yarışma düzenliyor. Yarışma herkese açık. Çok hızlı çalışmak gerekiyor çünkü son katılım tarihi 1 Mart 2011. 8 Mart’ta başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere 30’un üzerinde ilde eş zamanlı sergiler düzenlenecek. Sergiler daha sonra, Almanya, Bulgaristan, Romanya ve İtalya gibi bazı Avrupa ülkelerine de taşınacak.

Toplumsal cinsiyet rollerini tersten gören fotoğraflarınızla siz de katılın, içinde yaşadığınız topluma, fotoğraflarla katkı sağlayın. Deklanşöre, bu defa da, toplumsal farkındalığı arttırmak için basın.

Nasıl Katılabilirsiniz?
Yarışmaya katılmak için Fotopya üyesi olmanız yeterli. Aşağıdaki linke tıklayarak fotoğrafınızı yükleyebilirsiniz.


Yarışmaya Fotoğraf Yükle

1 Mart 2011"e kadar tüm üyelerimiz toplam 4 adet fotoğraf ile katılabilir.

Yarışmaya/projeye fotoğraf gönderen üyelerimiz;

1 - Gönderdiği fotoğrafların kendisine ait olduğunu,

2 - Gönderdiği eserin "Erkeklik İstisnai Bir Durumdur" Fotoğraf sergileri kapsamında sergilenmesini

3 - Eserle ilgili oluşabilecek herhangi bir yasal sorunun sorumlusu olduğunu KABUL ETMİŞ sayılacaktır.

Fotopya Fotoğraf Yarışması Temel Kurallarını okumak için tıklayın...

Erkekler ağlamaz diye şarkı yapılan bir ülkedeyiz, kadından mühendis olmaz, elinin hamuru ile işe karışılmaz... bu kalıp yargılar desteklenirken bir yandan da eşitlik, özgürlük, istismara hayır diyoruz...asıl istismarı bu kalıp yargıları destekleyici davranışlarda bulunarak biz bize yapmaktayız.Sevgili arkadaşım Stil direktörü'nün yazısı sayesinde bu yarışmadan haberdar oldum.Paylaşalım ki eşitlik ve özgürlük denizine attığımız taşın halkası yayılsın, tüm denizi kaplasın, sesimiz duyulsun!
Tarih84

24 Şubat 2011 Perşembe

Gün Işığına Bir Adak...

Photobucket
Ruhumuzun derinliklerine hapsedilmiş masum duygular güneşe kavuşsun ... Hayallerimin otokontrol zincirleri kırılsın,
güzel yarınlara kavuşmak... Umuda nefes almak istiyorum...
Tılsımınız bol olsun...
Tarih84

22 Şubat 2011 Salı

MİM: Akılda Kalan, Unutulmayan Dizi Replikleri.

Photobucket
Goong, Düşlerimin Prensi:
Shin Chaegyung: Benden uzaklaşıyormuş gibi davranıyorsun.
Shin Goon:Eğer sana yaklaşırsam, gitmene izin vermeyebilirim. Daima burada benimle kalıp beklemeni isterim.Yollarımız şimdi farklı.
Shin Chaeyung: Kabul et Shin Goon, bu evlilik olmasaydı sen beni asla görmezdin, ben de herkes gibi biri olurdum senin için!
.....
Shin Goon: Kavuşmak çok güzel bir çiçek gibi, Veda ise çiçeği götürür tekrar geri. Neşe saçmanın süresi bir rüya kadar iken.. bir bebeğin ağlaması sonsuza kadar devam eder..

İlk göz ağrım, bilinçli izlediğim ilk Kore dizisi. Daha önceleri izlediğim şeyleri ya çin ya da japon zannederdim.Neredeyse 4 yıl oluyor izleyeli.İtalyan, Amerikan film dizi zevkimin köküne kibrit suyu kaçmasına sebep olan Kore drama akımı temsilcisi.Müzikleri de çok iyidir, bir çok dizi ve filmde kullanılmıştır.
Photobucket
Coffee Prince:6.bölüm
Kızımız süslenmiş barbi gibi sergi açılışına gelir, topuklularla zar zor yürür.Gong yoonun kendisini tanımasından korkar bir yandan da tanımamasına üzülür.Sonra çöpten aldığı terlikleri takar ayağına biner otobüse kendi gerçekliğine döner, fonda çalan parça gözlerimden yaş akıtmıştır hep, bir kızın yaşam mücadelesindeki kimlik bunalımı:(( dinlemek için tıktık
Otobüs camına eliyle ev çizer ve:
Bay A, Bayan B, benim için oda yok.Rüyalarımda bile.
Derken kafasındaki peruğu çıkarır hıçkıra hıçkıra ağlar...:((
Photobucket
full house:5. bölüm
Babanne yeni gelini torununa yakıştıramaz, her büyük gibi hürmet bekler, bu gariplerin de bişi bildiği yoktur.Ne geleneksel kıyafet giymiş ne de elleri dolu gelmişlerdir.Şirin kızımızın aklına şarkı hediye etmek gelir, millet azı açık, dona kalır:))Hediye şarkım hazır!
Gom sebariba hanceraniba-Ayı ailesi bir evde yaşarlar,
appagu, ommagu, egigu-
Baba ayı, Anne ayı, Bebek ayı
Appa gugu dungduge- Baba ayı dombili.
Omma gugu nanşine-
Anne ayı dal gibi.
Egigugun navogiyova-
Bebek ayı çok şirin.
ıssuv ıssuv saranta-
Mutlu, mutlu yaşarlar.
Çok beğenerek izlediğim halde replik denince hep aklıma bu tatlı parça gelir. tıktık

Photobucket
My name is Kim Sam Soon: 6. bölüm
Neden iyi erkeklerle tanışamıyoruz?
1: İyi adamlar çirkindir
2: Sevimli erkeklerin rezil karakterleri vardır.
3: İyi karakterli sevimli erkekler evlidir.
4:İyi karakterli, sevimli ve bekar erkekler fakirdir.
5:Sevimli, iyi karakterli bekar ve zengin erkekler...Bizimle ilgilenmezler.
6:Sevimli, iyi karakterli, bekar, zengin ve bizimle ilgili olanlar...bu erkekler oyuncudur.
7:Sevimli, iyi karakterli, bekar, zengin bizimle ilgili olan ve oyuncu olmayan erkekler...gay'dir. En sevdiğim parça tıktık , Halluy dağını beynime kazıyan dizi!

Photobucket
My Girl: 4. bölüm
Gong Chanın kzım arkadaşı yaralanmış, bulunduğu otelin önüne gelmişleridir,arabanın içindedirler:
Ju Yoo Rin: Mademki buradayız,içeri girmek istemez misin?
Nefes alamıyorsun ve kalbin artık, seninle değil, öyle değil mi? Çok yalan söyledim, biliyorum. Kendine yalan söylemek, kendini bıçaklamak gibidir. Sana kesilen parçanı verebilirim.Onu çıkarabilirim. Buna gönüllüyüm. vee Ju Yoo Rin arabanın kornasını çalar, kız da bunları görür.
Seol Gong Chan: İyi misin?
Tenisçi kız:Sen burada olduğun için,artık iyi olacağım.

Onları izleyen Ju Yoo Rin:
Ju Yoo Rin: Peki ben niye böyle üzgünüm? Benim kalbime de mi saplanmış?
Dizinin en damar parçası tıktık
Photobucket
Lovers:9.bölüm
Kız arabasını tamirden almış geç saatte eve dönmüştür.Kapıda gamzeli gangester beklemektedir.Kapı komşusu kız arkadaşının eve gelmediğini zanneder.
YOON MI JOO:Yu Jin, hâlâ evde, değil mi?
HA KANG JAE: Yu Jin'i görmeye gelmedim. Bugün değil.Gangster olmam...bugün bitiyor.O yüzden yalnızca bugüne kadar...bir alçaktım.
NOT:Bu bölümde alt yazı kalitesi çok kötüydü, yaklaşık 2.5 yıl önce seğrettiğim için sahne aklımda replikler pek değil.Anladığım kadarıyla adam, bu güne kadar pislik olmamın sebebi gangester olmamdandı ama şimdi bir adam olarak, başkasının bir erkeği olarak aşık olduğum kadının karşısında sadece bir pisliğim demek istemişti.Kıza sarıldı ve çok derin duygular depreşti sonra bastı gitti kız perişan kalakaldı..
Kişisel not:Lee seo jin pek severdim hatta bir aralar oppamdı, ahh ne acı çekmiştim bu gereksiz hatunla beraber diye.Sanal da olsa gerçek de birini beğeniyorsam ve adamın çıktığı varsa anında keserim.İstediği kadar sanal olsun gönlümün gerçekliğinde sahipli adamların işi olmaz!
Photobucket
Winter Sonata
Che-Rin:Yoo-jin'e gidip neler hissettiğini söyle. Kaçıp gidin buradan. Tanıştığınızda bunu bilmiyordunuz ki. Bilmeseydiniz ne yapacaktınız? Onu yapın.
Che-rin, aşık olduğu adamın aşkına saygı duyuyor, bu aşka saygı duymakla kalmıyor kabul edilemezi onaylıyor.Bu replik sırasında kızla oğlan kardeş olduklarını öğreniyorlar, aşk acısı ve kardeşlik gerçeği ile kafayı sıyırmak üzereler! Dünyaca tanınmış, kıtaları aşmış, müzesi açılmış, parklara heykelleri dikilmiş bir dizi!


Photobucket
Sahnenin damar parçası için tıktık ve tık tık
Cain and Abel: 1. bölüm
Adım...Lee Cho In.Kafamdan vuruldum, Çin'de bir
yerdeyim ve şu an, ölüyorum.Nefesim hızlanıp, zayıfladı.
Ellerim ve ayaklarım morarıyor, terkedilmiş bir
köpek gibi ölmekten korkuyorum.Ancak...gerçekten
en korktuğum şey...hafızamdaki hatıraların birer
kum taneleri gibi...akıp gitmesi.
Deyrenun(adım)... deyrenun(adım)...
Bu dizinin müzikleri baştan sona muhteşemdi!
Photobucket
My princess: 1. bölüm:
Yahşi profesör(küssinim) ders anlatmaktadır.
Lee seol:Ders anlatırken daha da yakışıklı görünüyor. Nasıl bu kadar seksi olabilir?Ders bitince onu göremeyeceğiz.Bu yüzden bakabildiğimiz kadar bakalım.
unni(arkadaşı):Yine azarlanmak mı istiyorsun?
Lee seol:onunla Mısır'ın kavurucu güneşi altında karşılaşmak isterdim.
unni(arkadaşı):Gerçekten oraya gidecek misin? Ama Mısır küçük bir yer değil ki,
orada onunla nasıl karşılaşacaksın?
Lee seol:Sadece zihninde canlandır.Bir sanat ve arkeoloji profesörü
başka nereye gidebilir?Piramitlerin önünde 4 gün 3 gece oturursam...oyun bitecektir. Bin yıllık gizemle çevrili piramitlerin önünde kaderimdeki aşkı bekleyeceğim.Aşk tamamen zamanlamayla alakalıdır.(Bu cümleye katılıyorum) Tabi kızımız hayal aelminde mısırda çöl ateşiyle küssinimi kovalarken:
Prof(Küssinnim):Lee Seol, uyuyor musun?
Lee seol:hayalin ateşi ile küssinim diye bağırır! Özür dilerim. Başka bir şey düşünüyordum.
Prof(Küssinnim):Başka bir şey düşünüyordun ve içinde ben mi vardım yani?(Burada imalı ve çok sexy bir prof halleri varki ahh ahh) olamadı bekar böyle yahşi profumuz, tarih okuduk 4 yıl boşa geçti:(( AH AHH

Lee seol: Tamamiyle işveli şekilde omo omo küssiniim:))
Photobucket
10. bölüm:En çok güldüğüm bölüm!
Lee seol:Neye bakıyorsun?
Diplomat: ayyşh
Lee Seol:Sana birini hatırlattığım için bakıp durduğunu biliyorum.Bazen Mi Shil'e benzerim.(Muhteşem kraliçedeki kötü karakter)Eğer elime bıçağı alırsam,
Jang Geum'a benzerim.(Saraydaki mücevher dizisinin unutulmaz kişisi,dünyaca sevilen karakter)
Diplomat:Sana tarihi dizi izlememeni söylememiş miydim?
Lee Seol:Özlemini çektiğim tek bir şey varsa...o da beni...jung Jong gibi koruyan ve bana saygı duyan birine sahip olmayışımdır.(Saraydaki mücevherdeki kral) Sarydaki mücevher dizisinin müziği: lee seol söylemeye başlar:))
Gel dersem...gelir mi, gelir mi? Gelir mi, gelir mi?...gel desem gelir mi?
Dinlemek için tıktık
Photobucket
Secret Garden:6. bölüm
Yoon Seul:senaryoda ağlama ifadesi yok. Umutsuz ve canı yanmış bir ifade var, değil mi? Hiç canın yanmadı mı Choi Woo Young? Farkı anlayamıyor musun? Bu adam terk edilmiş biri. Bir kız yüzünden ölüyormuş gibi hiç hissetmedin mi? İlk olarak uyuyamamak ve bir şey yiyememekle başlarsın. Uyursan uyanmak işkence gelir. Sevdiğin birinden ayrılmanın ne demek olduğunu bilmediğin için...kimseye bir şey söyleyemezsin. Senin hakkında kötü düşüneceklerini sanırsın. Bu yüzden tek başına ağlarsın Ama sadece iyi zamanlar ve aşk anıları akla gelir. Onu aklından ne kadar silmeye çalışırsan çalış silemezsin. 365 günün her günü ondan ayrılıyormuşsun gibi gelir. Ama en çok acıtan şey o kişinin umurunda bile olmamandır. Bunu kendim yaşadım.O kişi beni çoktan unuttu ve şimdi çok mutlu.Ölmüş olmayı diliyorsun amacesaret edemiyorsun.Çünkü o kişiyi tekrar görememekten korkuyorsun. Ayrıldığın zaman, böyle olursun.Kalbin böyledir.Ona neden bu kadar bağlandığını neler hissettiğini ne kadar acı çektiğini gösterir.Anlaşıldı mı?

Yoo Seul karakterini gram seveceğim aklıma gelmezdi.Ama kızın can acısı çok fenaymış, oscaya nasıl acı çektiğini neden bu kadar kötü olduğunu bir nevi açıkladı. Bu kız da insanmış dedirtti.
Photobucket
10. bölüm
Kim Joo Won: Alice Harikalar Diyarında Sendromu:Bu bir akıl hastalığı.Bir dürbünün yanlış tarafından bakıyormuşsun gibi.Bir peri masalında yaşıyormuşsun gibi.İlginç ve acı veren bir sendrom.Bu sendroma yakalandığıma eminim.Yoksa neden bu sıradan kızla yaşadığım her an masal gibi geliyor?

Photobucket
18.bölüm
Kim Joo Won: Başka hiç bir adamı sevme. Sadece beni düşünerek yalnız yaşa. Choi Woo Young(osca) abimle çok yakınlaşma. Bu bir emirdir. Tüm yaşamım boyunca aldığım en bencilce
karar bu olabilir ama bu cemiyet liderinin bir kararı. Kararıma saygı göster. Her zaman muhteşem olan Gil Ra Im......gelecekte de......muhteşem olmalısın. Seni delice özleyeceğim.Seni seviyorum.
Photobucket
19.bölüm
Anne: Ben......oğluma güveniyorum.
Kim Joo Won:Ben de anneme güveniyorum.Ama her zaman kötü birisin.O kıza ve bana kötü davrandın.Kendine de kötülük ettin. Bana nasıl yalan söyleyebildin?
Anne: Yalan söylediysem ne olmuş! Oğlumu benden alacaktı,yalan söylediysem ne olmuş?
Kim Joo Won: Hayır. Her zaman haklı olmasan da, haklı olmadığın durumlarda,
sen her zaman gururlu ve soğukkanlıydın. Ben de seni öyle severdim. Bu durumdan dolayı sadece gururunu değil beni de kaybettin.Bu yüzden artık bundan sonra senin oğlun olarak yaşamayacağım. 34 yıl boyunca senin oğlun olarak yaşadım ama artık bundan sonra o kadının kocası olarak yaşayacağım.

Secret Garden: bu dizi hakkında o kadar çok satır yazıp sildim ki off..neyseki arkadaşlar çokça bahsettiler, benim de olmazsa olmazlarımı yazılarına görsel zenginlikel eklediler.Bense izleken es geçtiğim lakin sonra içime daha bir işleyen kısımları sizlerle paylaşmayı uygun buldum.Bu diziyi yaz yaz bitiremeyiz! Dizi sayesinde Alis harikalar diyarında kitabının orjinal kalınlıkta okumaya başladım, küçük deniz kızı sırada:))

Bu mim konusu her ne kadar akılda kalan dizi replikleri olsa da benim hafızada neler kaldı aklınız şaşar. 2 gündür bu yazı ile uğraştığıma inanamıyorum, ben ki 10dk da yazımı yazar çekilirdim. Çok zor bir mim, ve yalvararak aldığım bir mim paslaşması:)) Şermin ve La fea'ya teşekkürler.Kimi kurban etmeli diye düşünüyorum:)) o kadar zahmetli ki kim isterse ona paslayacağım.Bu yazıyı yazarken çok ama çok yoruldum oy oyyy oyyy...İstemekten çekinmeyiniz:))
Tarih84

GQ Korea March 2011, GQ 10. Yıl Şerefine 40 Sayfa 4 Oppalı Kutlama Yapmış

Photobucket
GQ magazin Kore'de 10. yılını kutlarken, 4 popüler dizinin 4 popüler oppasını kamera karşısına geçirmiş. Yaklaşık 40 sayfa fotoğrafla gözleri bayram edip, gönülleri mest etmiş.
Hemen söylüyorum, istiyorum, Allah rızası imkanı olup Kore basımı bu dergiye ulaşabilecek biri varsa ne olurrrrr bana bir adet yollsın ama ne olur...şu kulu sevindirsin.Nasıl duacısı olurum anlatamam.
Her daim JUNG WOO SUNG adamımdır o ayrı, istedikleri kadar yakışıklı adledilen oppaların resimleri ile bezensin...ille de sen, yine de sen, tek sen, hep sen: JUNG WOO SUNG!

Photobucket

Evde köpek beslenmesi taraftarı olmasam da aşkım sen itini de kap gel:))
(İT: asya kökenli bir kelime= köpek demektir!)

Tarih84

21 Şubat 2011 Pazartesi

Yer Gök Aşk'tan, Lale Devri ve Muhteşem Yüzyıl'a Oyuncu Transferi

Photobucket

Arkanı kolla Toprak! Gözünü kırpmadan ablasını bile harcayan Yeşim, seni bir lokmada yutar! Basma elbisen, masum suratın, ağlak gözlerinle İstanbul- kurtlar sofrası entrikalarında ellerinde kalırsın!

Bu akşam ekranlara gelen Yer gök aşk dizisi Yusuf ve Havva nişanında süpriz konuklar vardı. Lale devri izleyicisinin önceden beklediği bir ziyaretti. Sözde: Çınar ile Yusuf yani (iki dizi başrolü) kan kardeşmişler ( sorarım Yusuf, Çınar evlenirken siz neredeydiniz?) neyse iki dizi menşeyi de Kayseri olunca, dizi kaynanaları da lanet edilesi tipler, kız kardeşler esas oğlana yasak aşk besleyince uyum yakalandı. Asıl bomba ise ana karakterlerden biri olan Toprak'ın Lale devrine başrol olarak transfer edilişiydi. Diziler hakkında ön bilgi isterseniz yazılarım size bir parça yardımcı olacaktır.

Yer gök aşk için tıktık , Lale devri için tıktık

Toprak, aşık olduğu adamın ablası tarafından kanca atılması ile geri çekilmişti.Edebi ile köşesindeydi.Doğru bildiğini söyler, sevilir sözüne güvenilir bir karakterdi. Derken Çınar diziye dahil oldu, yasak aşka yelken açıp sonra da denize atlayıp karaya kaçmak isteyen bir kurban gibi. Toprak nişanda dayanamayıp kendini dışarı atınca Çınar yetişti kınalı yapuncağa o da derdini anlattı.Gel evlenelim, görünürde karım ol.Ben de kızımın yüzüne ileride temiz bakayım, Yeşim benden ümidi kessin, sen de ablanın eşi olacak Yusuf'tan uzak kalır kendi ruhunu dinginlersin dedi.Öyle edildi, böyle edildi Toprak& Çınar hikayesi başladı. Lakin İstanbul ayağında nasıl ikna olundu bilinemez nikah masasında Yeşim gelinliklerle beklemekte, Allah Allah, Çınar basmış nikahı Toprak'a gelmiş..valla o evde durduğu her gün bu kızın canı tehlikede benden söylemesi!

Yer gök aşk dizisinden bir oyuncu transferi de Muhteşem Yüzyıla oldu. Toprak'ın işe yaramaz kocasına senaristler daha fazla işe yaramazlık yazamayınca adamı ölüm döşeğine düşürdüler.Zaten karısını bıçakladığı için hapisteydi şimdide ince hastalıkta yataklara düşmüş halde. Muhteşem yüzyıla da divan üyesi olark geçti, rolü küçük lakin tarih sahnesinde divanda yeri var.

İlerleyen bölümlerde her iki dizi içinde neler olacak beklemedeyiz, taze kan, yeni bir soluk.. diziyi tekrardan izleme isteği hadi bakalım.

Tarih84

18 Şubat 2011 Cuma

Ayakkabının Götürdüğü Yere Git!

Photobucket
Görsel kaynak tıktık
Haydi kalk, git dolabını aç, içinden en beğendiğin ayakkabıyı seç, dikkat! en beğendiğini en rahat ettiğini değil! İster bir babet, ister spor ister abiye- topuklu...Ayakkabını giy ve dışarı çık. Seçtiğin hangi tür ayakkabı olursa olsun kural şu: ister asvalt, ister çakıllı yol isterse arnavut kaldırımı çıksın yoluna, ayakkabınla hangi yolda zorlanırsan hemen dur başka sokak-cadde seç ve yola rahat edeceğin yoldan devam et.Dikkat senin rahat edeceğin değil! ayakkabının takılmadan yürüyeceği...yürü...yürü..yürü..yoruldun, artık durmalısın...ya ayağın terledi ya da ayakkabı artık seni terk etmek istedi. Yeniden dur ve etrafa bak: kafe, restoran, bir köşe, bank, çim... ilk gözüne takılan yeri seç-otur ve soluklan.Dikkat et! kaldır kafanı etrafına yeniden bak.
İlk defa geldiğin bir yerse dikkatle seyret, hayatı, insanları, düşün sence ne yapıyorlar ama ne yapmak istiyorlar...
eğer daha önceden bildiğin bir yerse hafızandaki griliği renklendir yeniden bak şimdi orası nasıl? Sonra dur kendine bak şimdi nasılım, neden niçin buradayım, buradayken ne yapmalı- ne yamalıyım!
Ayakkabının götürdüğü yere bir şans tanı, şans tesadüfleri sever...monotonluğa saplanıp tılsımını kaçırma, hayatı yakala.
Tarih84

MİM: Yolculuk Esnasında Unutulmayanlar...

Photobucket
Aslında bloğum açılır açılmaz aldığım ilk mimdi.Malesef bu günlere kadar yazılamamıştı.Sevgili arkadaşım Fato tarafından mimlenmiştim. Sözümü ancak yerine getirebildim.Aslında biraz da bilerek erteledim, yolculuk sırasında yer eden bir anı denilince son dönemde yaşadığım talihsizlikler geldi, yutkundum kaldım.Sevgili arkadaşımı o kadar özledim ki onun gönderdiği mimi hemen yanıtlamalı dedim. Başlıyoruz:
Photobucket
Yolculuklar hep hüzün verir bana, mutlulukla, sevinçle başlayanlar bile. Geçmişe dönüp bakıldığında yer eden, üzücü şeyleri anımsattığı için belkide ...

1-) Denizli macerası, daha önce bahsetmiştim.Başıma gelmeyen kalmadı...trajediydi resmen dileyen okuyabilir tıktık
2)Aydın macerası: hayatımın en anlamlı yüreğimin azına gelişi, bolca göz yaşı, heyecan, geçmek bilmeyen dakikalar...okumak için tıktık
3-)İstanbul- İzmir: sevgili arkadaşımın ameliyatı için İstanbul'a gidecektim aksi gibi yer bulamıyordum.Aydın'dan kalkacak arabada yer bulup 8 saatlik yolu 11,5 saatte gidişim, her an aklımın hastanede ameliyatına saatler kalan arkadaşımı düşünmekle geçişim zorlu bir yolculuktu.Geliş günüm öğrencilerin final dönemine denk gelince yine yer sorunu İstanbul'un bir ucundan diğerine otobüse binebilmek için koşturmamız.
4-)Aydın, bir okul günü: ameliyatın üzerinden 30 küsür gün geçmiş ilk defa evden çıkıyorum, önce taxi sonra servis sonra otobüs derken dolmuş...okula varıncaya kadar her vasıtada yeri öpecek kadar sürünmem, koltuk değneklerinin elimi su toplatması, merdivenleri oturarak çıkmam her şey ayağımın zarar görmemesi için...ama önemli olan bunlar değil.
Aydın'a hareket eden otobüs içinde ağaran günün ilk ışıkları ile gözlerimden yaşların boşalması! Bir yandan kazasız otobüse binmenin verdiği rahatlama, günler sonra dışarıya çıkmanın heyecanı, okula bu halde gitmenin verdiği inanamazlık, hayatın zorluğunu hissediş,kaderimi gözden geçiriş, bolca şükrediş, bir amacım olarak güne başlamanın mutluluğu, hayatım adına bir gün daha mücadele edebilme lüksü...karma karışık duygular..ve gurur evet kendimle gurur duyuşum.Bu kadar zorluğa rağmen şükredebildiğim, mücadeleden yılmadığım, lafta değiş fiilde oluşumun gururu. Bu hayatta ben de varım diyişim...
...
Bu mimi hobisini mesleğe dönüştürüp taçlandıran, hayata farklı bir pencere açan, insanları koşulsuz sevip mutlu kılan özel insan Zeynep'e gitsin.
Tarih84

MİM: Hangi Çizgi Film Kahramanı Olmak İsterdiniz?

Photobucket
Sevgili arkadaşım Hayat Güzel beni mimlemiş. Hangi çizgi film kahramanı olmayı isteyeceğimi sormuş. Bu aslında çok zor bir soru. Hangi karakteri omak istemeyeceğimi biliyorum da hangisi olmak istediğime karar veremiyor bir türlü bünyem:))
Şirinler çocukluğumun çizgi filmi olmasına rağmen tek birini seçmek zor, Arı maya ise başlı başına fiyasko.Arı mayayı çok salak bu arı der sonrada tvye yapışarak vızıldar, izlerdim:))
Photobucket
Gossip girl dizisinin bana göre çıkış noktasıdır bu çizgi dizi! Beverly Hills Teens ,Bianca olmak istemesem de en sevdiğim, azıcık kırık bir karakterdi. Şimdilerde de Blair'i sevmem pek de tesadüf olmasa gerek:))
Photobucket
Şeker kız candy ahhh ahhh...ülkecek seyreedilen bir anime.Vataşiva kendy diye bağırındığımız, ev hanımlarını ağlatan, Entınyyy diye çığırttığımız okul kolidorlarındaki hatıralar.Orta okul, lise dönemlerimize tekrar tekrar damga vuran dizi. Sonunu asla öğrenemedik malum TRT yaş sınırını arttırıcı sahneler görmüş ki yarıda kesti.
Çizgi filmde bile sansür koyan nadir bir kanal!
Gerçi ben pek entıny seven biri değildim, kızın etrafındaki tüm adamların kızı karşılıksız sevmesi güzeldi. asi genç yahşi ikemen Terry ile olan anlayamadığımız aşkı, Terrynin terkedişi, aile dramı...ilk çizgi aşkımız olan Teryy ahhh Terry, ağlatan erkek sevilir mantığı işte:)) Sırf Terry candy'i seviyor diye bile bu karakterin yerinde olma isteği geldi off durum fena:)) bu mimin elini yüzünü toparlamak gerek:)
HEİDİ, sanırım bu kızın yerinde olmak isterdim.Şimdilerde elime orjinal romanını aldığım karakter.Onun yaşama bağlılığı, küçük şeylerden mutluluk diyarı yaradışı, doğallığı, hayat enerjisi, iyi karakterli karakter oluşu:)) ben heidi olmak isterdim.İlk okulda LALA LALİLİİİĞĞ diye az bağırmadım, okual giderkenki kendimi oyalam marşımdı:)
Allahımmm bu da ne? Candy ne hale gelmiş, kimlerin eline düşmüş!

Photobucket
Biraz Nostalji:


Tarih84
Son olarak bu nostaljik mimi sevgili winpohu'ya gönderiyorum:))

17 Şubat 2011 Perşembe

Server Tanilli: Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?

Photobucket

Daha önce de bahsetmişimdir,her basımda kitap kapaklarının yenilenmesine kılım.Turuncu renkteki kitap 3. farklı kapak, benimkisi yani mavi fondaki 5. versiyonu.Neyse asıl amacımıza dönelim, kitabın içeriğinden bahsedelim. Server Tanilli kendini eğitime yararlı olmaya adamış, bu konuda hayli bilgili , Eğitim Tarihi uzmanı bir kişi.Bir çok eğitimcinin eserlerinden yararlandığı bir kişi.

Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?

Kitap eğitim kavramından başlıyor, odak noktası insan. İnsanın insanlaşması, eğitim kavramı, dünya eğitim tarihi serüveni şeklinde ilk kısmı oluşturuyor. Sonrasında Türk eğitim sitemi, taaa ilk Türklere kadar, nereden nereye geldiği...siyasetin işin içine girmesi ile nasıl içinden çıkılmaz bir hal aldığı...belgelerle ispat edilerek, kanun maddelerine kadar ortaya döküyor.Özellikle Cumhuriyet tarihinden bu güne nasıl katledildiğine ve hangi amaçlar uğruna yitip gittiği anlatılıyor.

Eğitimciler ve eğitimle uğraşan kişilerin mutlaka ama mutlaka okuması gerekli bir kitap.Çok zor okunuyor kabul, ama çok gerçek, en önemlisi de ispatı olan, belgelere dayalı yazılmış bir kitap! Eğitimin içinde olmayan, eğitim psikolojisi dersleri almamış, işin mutfağında olmayan kimselerce rahatlıkla yanlı bulunabilecek, hatta yanlış görülebilecek de bir kitap.Neyi, niçin, neden okuduğumuzun bilincinde olarak yaklaşılması gerekli bir eser. DP ve AKP dönemi eğitim politikası fazlaca yer almış, lakin bu yer alış siyasi görüş ya da taraf tutulması sebebiyle değil, Türk Eğitim tarihimizde bu iki dönemde eğitim kanunlarında köklü değişiklikler alınıp çokça eğitim kanunu değişikliği nedeniyledir. İşte bu noktada işin mutfağında olmayan kişilerce yanlı olarak algılanacak bir içeriğe sahiptir.


KİŞİSEL FİKRİM:

Kitabı beğendim, kaynak olarak kitaplığımda önemli eserler kısmında kalacak türde.Lakin her fikre de katılamadım.Bazı konularda eksiklik ortada.Sistem yanlış olabilir, ama bu sistemde seçim şansı tanınmış ve sunulan haktan yararlanmış kişilere de yanlışlık yüklenmemelidir.

Örneğin: öğretmen lisesini kazanmış bir öğrenci sonrasında öğretmen olmak istemeyip başka branş okuyabilir, eğer sistem ona başka branştan üniversiteye girme hakkı tanımışsa bu öğrenciye neden burayı seçtin deme hakkın asla olamaz! İmam hatipler kuruluş amacından sapmış düz lise programlarına dönmüş, adı imam yetiştirme şeklinde kalmış olabilir.Sen kuruluş amacının dışında kaldı düz lise olsun diyebilirsin ama orada okuyan çocuğa tanınan hak ile üniversite kapılarında başka branş seçme hakkı tanınıyorsa bu haktan tabiki yararlanacaktır! HAKKIDIR! Sen herkes kendi mesleğini, kendi yetiştiği şekilde yükseğini okuyacak diyorsan ona göre yasalarını düzenleneceksin, eğer kapı aralıysa girmek kadar doğalı yoktur, hakkıdır.

İşte öğrenci ve eğitimciler arası çatışma da buradan doğuyor, hocalar genelde hangi tür liseden geldiğinle yargılıyor seni oysaki seni değil sistemi bu hale getireni yargılayıp oyunu ona göre vermeli.Bu öğrencinin değil aile zihniyeti, ülke ekonomisi, siyasi çıkarlarla eğitimi maşa olarak kullanan vaatlerle alakalı bir durumdur.

Buradan şu çıkmasın, yarası var ondan böyle konuşuyor.Anadolu lisesi mezunu biri olarak, üniversite sınavında branş engeli olmadan sınava giren biri olarak söylüyorum bu sözleri!

Kitap eğitim tarihi açısından baş ucu olacak kadar değerli, felsefesi açısından günümüzdeki şu çıkmaz durum konusunda bir o kadar tersttir.

Tarih84

Alix Avien Nail Deco & Çatlak Oje & Çatlayan Oje

Photobucket
Sevgili arkadaşım Sinem pazartesimizi bu oje ile şenlendirdi.Özge ve Sinem her hafta farklı renkte ojelerle gelir, illa birbirlerine bir oje markası& numarası önerir, ben de orada garip garip bakakalırdım:)) Sınav telaşı içinde saat 11 gibi anca fark edebildiğimiz oje, bana göre ÇATLAK:)) Sinem'e göre ÇATLAYAN oje olarak güne damgasını vurdu.
Photobucket
Bu fotoğrafta daha net anlaşılacağı üzere siyah çatlayan oje, alt fon bordo olarak bir uyum sağlanmış.Günün diğer eğlencesi ise oje renkleri ile çizgi film dünyası nostaljisi oldu.Düşünün bir: alt fon sarı olursa bambam, pembe olursa çakıl, mavi olursa betty, beyaz olursa vilma oluyorsunuz:)) Taş devrini nasıl unutabiliriz
di mi:))
Bu eğlenceli güne bir renk katan oje markası Alix Avien'e , ojeyi süren arkadaşıma teşekkür ederim:)) Oje 5 tl değerinde, renkleri tüm parfümerilerde mevcut.İyi kokoşlanmalar...
Tarih84

14 Şubat 2011 Pazartesi

İzmir Durma: Begümcan Doğurdu Sıra Kızımıza İsim Bulmakta!

Photobucket
Begümcan ile Winner'ın 110 kg'lık bir yavruları oldu. Türkiye'de doğan ilk fil olarak tarihe geçti. 15 yaşındaki Begümcan ve 9 yaşındaki Winner'ın 2008 yılında başlayan birlikteliğinin meyvesi, 5 Şubat 2011 akşamı dünyaya geldi. Yaklaşık 610 gün süren gebeliğin ardından dişi fil Begümcan, sağlıklı bir yavru doğurdu. Soyları tükenme tehdidi altındaki Asya fillerinin Türkiye'de ilk defa yavrulaması, heyecan yarattı. Begümcan, 2 yaşındayken Hindistan Cumhurbaşkanı tarafından hediye edildi. Winner isimli erkek fil ise 2008 yılında İsrail Ramat Gan Hayvanat Bahçesi'nden getirilmişti.

Haydi İzmir Minik-devcik Kızımıza İsim Bulalım:
Photobucket
İzmir Büyük Şehir Belediyesi tüm İzmirlilere sesleniyor:
Ülkemizde doğan ilk filin adını siz koyun!
Begümcan ve Winner'ın kızları 5 Şubat Cumartesi 17:30'da, 110 kilo ağırlığında doğdu.
İzmir Doğal Yaşam Parkı'nın yeni üyesine" hoşgeldin" diyor sizlerden isim önerileri bekliyoruz...
TIK TIK Oylamalar ve öneriler devam ediyor!

Arkadaşımız, Pak Bahadır Filimizi Rahmetle Anıyoruz.
Photobucket
2007 Ağustosunda hayata veda eden 59 yaşındaki Bahadır İzmir'in sembolüydü.Fil deyip geçmeyen tüm İzmirliler için yeri ayrıydı. Her çocuk illaki Bahadır'ı bir kez olsun görmüş, onun önünde şaklabanlık yapmıştır. Bahadır, ahhh Bahadır... yazın en sıcak günlerinden birinde küçük kuzenimin açtığı telefon ve ağlaması dün gibi aklımda. Bu yazıyı okuyanlara komik gelebilir ama İzmir'de eğer bir şey sembolse ya da bir şey seviliyorsa boşuna değildir! Bahadır'ı görmek için anaokulları hayvanat bahçesine geziler düzenlerdi, arkadaşlarla görüşeceğimizde, İzmir'in göbeğindeki fuara uğrar Bahadır'ı görür eğlenir güne devam edilirdi. Bahadır'ı görmek için İzmir'de yaşayanların çokça bahanesi olurdu.
Yaşı ilerleyen filimize bir zevce gerekliydi, hayatA küsmeye başlamaması için derken bir gün BEGÜMCAN, Hindistan başkanı tarafından Bahadırımıza hediye gönderildi. Bahadır yahşi erkeğimiz narin Begümcan'a kıyamadığından mı yoksa 2 yaŞındaki kıza 50li yaşlarda erkek mantığı ters düştüğünden mi boyu boylarına uymadığından mı bilemedik çiftleşme olmadı. Ahh be bahadır bir içim su Begümcan'ı yemedin ama malını çıtır çıtır yediler be çoccum:((
2007 yılında Bahadır vefat edince 2008 yılında İsrail winner'i hediye etti. 15 yaşındaki olgun Begümcan, 9 yaşındaki çıtır Winner'i ayarttı ve anında hamile kaldı.Lakin hamile olan fil olunca uzunca bir bekleme sonucunda minik deveciğimiz kıızımız doğdu. Şimdilerde de ona yakışır, eli yüzü düzgün bir isim arıyor İzmir halkı. Bir aşk hikayesi minik kızları ile taçladı:))
Tarih84

11 Şubat 2011 Cuma

Aşk Dolu Klişelerin Günü 14 Şubat / Valentine's Day Klişeler Güzeldir:))

Photobucket
Kızların aşkla beklediği, birçok ilkin yaşandığı evrensel bir adama günü:) Sevginin aşk dolu kırmızıya adanışı. Entellektüel bakışla katledilmeye çalışılsa da sevenlerin özel ve güzel günü. Belki de taş fırın mı kafa mı adamların mahalle baskısından kurtulamadığı, onları gözleri körce seven kadınlarını mutlu edebildikleri, istediği zariflikte yaklaşabilmek için her şeyin kolayca önlerine sunulduğu yegane gün:) Ya bilader işte 14 şubat ya ondan kırılıyoruz bir gün yauğ...olsun o birgün seven kadına bir ömür yetse de güzel:)Erkekler ne olur bu sene ön yargılardan uzaklaşıp sizi sevene hak ettiği bir güzellikte bulunun.
Photobucket
Çiçek almaktan korkmayın, halka açık bir yerde korkmadan onu sevdiğinizi klişelerle gösterin.Bir kadının en büyük mutluluğu sevdiği adamın korkusuzca sevgisini gösterdiği andır.
Photobucket
İster özenli bir yemek ister köşe başı kokoreç, onunla bir anı paylaşın!
Photobucket
Ne kadar patlasanız da romantik bir filme gidin, 14 şubata yakışır elbet bir film olacaktır.
Bir günlük Kurtlar vadisinden 14 şubat vadisine geçiş yapın!
Photobucket
Bunların hiç birini yapamıyorsanız da çareler tükenmez tabi.İş, hayat mücadelesi, ayrı şehirler...birçok engel girebilir ve yanyana gelemeyebilirsiniz. Bir telefon açıp, içten bir konuşma ile kalbinizdeki sıcaklığı sevdiğinize aktarın.Hiç ummadığı bir anda aşk dolu kurabiyelerle yanında olun. Kurabiye deyip geçmeyin, trendler de değişti klişeşer de:) Bir çiçekten daha iş göreceği kesin.Bu konuda daha öncede bahsettiğim, insanları mutlu kılan bayıldığım mutlu dükkanı tavsiye derim. Mutlu Dükkan için TIKTIK.
Sevgiyle kalın, sevgi dolu bakın, unutmayın herşey sevmekle başlar, HAYAT sevince güzelleşir.
Mutlu günler, güzel yarınlar yukarı blog sakinlerim xoxo
Tarih84

Jung Woo Sung, YOU ARE MY BEST Sorrow!

Photobucket
Happy Valentines Days Ajussi,
Saraneo Oppa,
Jung Woo Sung na-sarang,
Aşksın- aşkımsın- en derin- en özelsin,
Sen benim şarkılarım, hayatımın ritmi, sevdiceğimsin.
Gözlerine bakmaya doyamadığım,
göz altı torbasını bile yakıştırdığım
Sen benim SEVDİĞİM ADAMSIN!
Photobucket
Yollarına sevgimi serdiğim, kalbimi adadığım masalımsın...
Photobucket
Bulaşık yıkamaktan nefret eden kızın, bulaşık süngeri ile poz verip gönlünü feraklatan aşkısın.
Photobucket
SEN BENİM EN KIYMETLİMSİN
EN GÜZEL VAZGEÇİLMEZİMSİN
SEN BENİM EN KIYMETLİMSİN
SEVMEKLE BİTMEYENİMSİN
SEN BENİM HAKİKATLİMSİN
EN DERİN EN İÇİMDESİN
SEN BENİM EN GÜZEL DERDİMSİN...
14 şubat 2011: insan bugünde içini dökemezse ne zaman yapacak di mi? Aşkın dibine vurulacağı bir gün hepimiz için kutlu olsun.

Bu sene final haftama denk geliyor ve okulda olacağım, eve yorgun geleceğim için de belki bir film bile izlemeye vaktim olmayacak. Alkol zaten alamıyorum ilaçlardan tut ki aldım bu seferde kafa hoşken diğer bacağı sakatlama riski var:(( Benim için yavan geçecek bu gün umarım sizin için şölen tadında olur.
Tarih84

Masallara Farklı Açıdan Bakabilmek...

Photobucket
Bir Türk'ün dilinden masal : anca gider kanca gider, kız oğlanı görür baş göz olur:) Bir Avrualı illa prens& prensesi vuslata erdirir:) Bir Amerikalı mutlaka birşeyi keşfeden olur ve bir hizmetçiyi demir prensesliğe ulaştırır. Bir İskoç, dağların kır çiçeği, tabiat prensesi ilan eder.. böyle gelmiş böyle gider taki masalları deşip farklı bir pencereden irdeleyene kadar!
Photobucket
Geçenlerde düşünüyordum prenses kurbağayı görür de bir kere de duraklamaz mı? Bir ıyy çekmez mi? Ya da son dönem karikatürlerdeki gibi yaşlı nine modundaki kız kurbağayı görünce kurbağa kaçacak çamur aramaz mı? Kurba kalayım çıtır kurbaiyeleri götüreyim demez mi:))
Çeşitlemeler çok. Hatta psikoloji kaynaklarında örneklerden birisi de: Kırmızı başlıklı kızda kurt masum, kız ajan, babannesi ise kukla!

EZBERİMİZİ ŞAŞIRTAN MASAL ELEŞTİRİSİ!
Photobucket
Secret garden dizisindeki masal replikleri herkesin dilinde işte cemiyet liderimizin masallara bakışı:

Pamuk Prenses:
Üst tabaka bir kız, alt tabakadan 7 cüceyle
aynı evde yaşıyor. Soylu bir adam tarafından öpüldüğü zaman 7 cüceden kurtulmuş oluyor
.

Uyuyan Güzel:
Sürekli uyuyup duran üst tabaka bir kızı soylu bir adam gelip öperek kurtarıyor.

Deniz Kızı:
Tarihteki ilk gerçek masal çünkü kız yarı insan, bir prense aşık olur ve sesinden vazgeçip, kendinden, benliğinden oğlana adar hayatını.Ama oğlan gider kendi liderlik özelliğine göre sınıfından birini seçer.Kız oğlanın hayatını almaktansa köpükler arasında yok olup gider.

Photobucket
İnsanlar sonuna kadar dayanırlarsa hayallerine kavuşurlar... diyerek bizlere ve hayal dünyamıza da bir umut ekliyor:)

Peki ya sizin masal okurken aklınıza takılan, acaba şöyle olabilir mi dediğiniz gariplikler olmadı mı?

Tarih84

10 Şubat 2011 Perşembe

Hyun Bin' in Eline Ne Oldu? & Late Autumn

Photobucket
Late Autumn filminin basın toplantısı için kameraların karşısına çıkan Hyun Bin yine şaşırttı. Altın Ayı film festivali için ikinci filmini de görücüye çıkardı. Leoparlı gömleğinin aksine bu sefer daha sade bir seçim yaptı. Hatta kış mevsiminde karlarla örtülü bir filmin tanıtımında 2011 yazını temsil eden manken edasıyla azıcık alay konusu da olsu.Benim dikkat ettiğim iki şey var: Birincisi: seçilen renkler bilindiği üzerine denizci temalı, askerliğini denizci olarak yapacağının ağırlığını taşımaya mı başladı ne? Denizciler çapkın olur, adam fırlama, sevgilisi ile de pek görünmüyor, bakalım neyse. İkincisi ise elindeki iki koca şişlik.

İşaretleyerek dikkat çektiğim Hyun Bin kolajımdan da anlaşılacağı üzere adam kaza geçirmiş, birini mi duvarımı bilemem yumruklamış sanki. Birçok farklı fikir beynimde döndü hatta Dr. House manyaklığında başka şeylerin ağırlığından kaçmak için defresifçe birşeyleri yumruklayıp acısını başka noktaya verip düşünceleri beyninden kovmaya mı çalışıyor nedir bilemedim! Öğrencilerimden ve öğrencilik yıllarımdan bilirim ergenlerde görülür bu tip el, kol yaralanmaları, şişlik ve şişliğe benzeyen nasırlanmalar. Yükselen hormonal değişikliğe, yoğun sitrese ve birden yüklenen sorumluluklarla başa çıkamayan gençler kendilerini bir yerlere vurarak, ani hareketlerde bulunup yaralanmalarına yol açarak dindirirler. Benim gözlemimden çıkardığım bişi bu tabi, asıl sebep belki de kel alakalı bir durum.Yorum size kalmış tabi!

Tarih84

Giordano Spring / Summer 2011: Arkadaşımın Aşkısın Konsepti Jung Woo & So Jİ Sub Karşı Karşıya


Videoda Jung Woo Sung, So Ji Sub, Shin Min Ah aşk üçgeni reklam tanıtımı.
Reklam filminde So Ji Sub'un Jung Woo Sung'a hyung (abi) demesi gözlerden kaçmadı!
Jung Woo 73lü, So Jİ 77li.
Jung Woo Sung, So Ji Sub, Shin Min Ah ve Tiger JK Giordano markası için objektif karşısına geçtiler. 2011 yaz kreasyonu Arkadaşımın aşkısın konseptli bir çıkmaza girdiler:)
Aşkıma bulaşık süngeri de pek yakışmış doğrusu, bulaşık yıkamaktan nefret ederim doğrusu:)
Photobucket
Tarih84

6 FİLM: Bitirmeye Fırsatım Olamayan & Sonuna Kadar Sabredemediklerim & Nasıl İzledim Diye Sabrıma Hayran Kaldıklarım.

Photobucket
Bitirmeye Fırsatım Olamayanlar:
İzmir- Aydın arası film molası şeklinde başlayıp sonunu göremediğim iki film. Eve gelince o kadar yorgun oluyorum ki sonuna netten bakmak aklıma gelmiyor. Yol 75dk olunca filmler bitmiyor.
Gece ve Gündüz: Klişe sayılacak, iki kuvvetli başrole yakışacak abartıda bir film. İzlenir mi izlenir. Orta ayar bir film. En çok hoşuma giden kısım: birçok olay oluyor haliyle kız aşşkın oğlanın acele etmesi gerekli kızı iki de bir bayıltıyor.İlkinde silahla kafaya vurarak, baktı kızın canı acıyor ikincisinde ilaçla, kız uyandığında mızmızlanıyor.Lütfen ilaç kullanma diyor yine tehlikeye düşüyorlar bu seferde asya usulü iki parmak hareketi ile.Kız her uyandığında başka kıyafet başka şehir ve kızdan muhteşem soru: bana baktın mı? her yerimi gördün mü?( sence bacım bakmadan nasıl alacak?)
The Back-up Plan:Klişelerle örülü enteresan bir film, orta seviyede.Jlo çok tatlıydı, oğlan sempatikti gerisi isteğe bağlı ister izleyin ister izlemeyin pek bişi kaybedilmez yani.
Not: İki filmin de sonunu bilmiyorum yazarsanız sevinirim doğrusu.İlk filmde tren sahnesinde kalmıştım.İkinci filmde ise soru işaretli yatağı çöpe attıkları sahnede.
Photobucket
Sonuna Kadar Sabredemediklerim:
Psychic: Enes Kaya
efsanesi oluşturan film. Enes kaya bir efsane mi hayır! Ama kendi çapında başarılı kabul. Aslen tercüman olan, düzgün Korecesi ile etkileyen biri. Filmde de müslüman bir Türk gencini oynamakta. Film beni pek sarmadı ilk 25dk de şutladım.
Cyrano Agency: Klişeden biraz uzak, ama ağır temposu ile beni de kendinden uzakta bırakan bir yapım oldu. Yarısını izledim gerisini merak bile etmedim. Romantik Kore yapımı izlemek isteyenler için iyi bir tercih. Filmin bir sahnesindeki müzik derin etki yapmakta.
Şiddetle tavsiyemdir bu MÜZİK!

Photobucket
Nasıl İzledim Diye Sabrıma Hayran Kaldıklarım:
I'm Happy: Ağır, depresif bir film. Hatta bayan oyuncunun oyunculuğunu beğenme aşamasına geldiğim ilk film. Daha önce birkaç dizisini izlemiştim. Hyun Bin çok başarılıydı, oynadığı karakterin kaderine acıdım. Malesef böyle hayatlar da var, başkaları yüzünden yazık olan hayatlar! Filmi izlerken bir ara gözüm kpss kitaplarına ilişti, ben de onları kesip para mı yapsam dedim=)) Film izlenir doğrusu. Ama film fazla uzun ve sonuna kadar nasıl dayandım bilemiyorum hala, sabrı olan başlasın ya da yarım yarım izlesin.
Mother: Bu filmi tamamlamam çok zor oldu, ilk yarı zordu! İkinci yarı oldu tam film ilerledi, aktı derken şok üstüne şok yaşadım. Film adını tam manasıyla hak eden bir yapım oldu. Ben de bacağıma öyle bir iğne batırmayı ve sonrada Tarkan'dan oynama şıkıdım şıkıdım şarkısında döktürmeyi isterdim.
Not:Filmlerin konuları çoktan yazıldı, çizildi. Ben aklımda kalan kısımları yazdım.
Tarih84