29 Ocak 2011 Cumartesi

SAKURA: Masaüstünüzde Çiçekler Açsın İçiniz Ferahlasın Diyorsanız Buyrun!

Photobucket
Görsel Kaynak için Tıktık
Photobucket
Görsel Kaynak için Tıktık
Photobucket

Görsel Kaynak için Tıktık
Son fotoğraf haftanın çözdesi. Birçok kiraz çiçeği figürü kullandım, ama resim o kadar başarılı ki hem bloğuma hem de masaüstümde yerini aldı. Çok gerçek, sanki uzanıp ekrana koklayasınız geliyor:)
Photobucket
Tarih84

28 Ocak 2011 Cuma

Burçlara Göre Şehirler Mi?

Photobucket
Blogdaşım life Goes On...bir yazısında burçlara göre şehirlerden bahsetmişti, ben de kendi burcumun peşine düştüm. Bana pek uymamış gibi geldi, boğa burcuyum ve paris, roma gibi şehirler beklerdim hatta seul de olmalıydı:) Sizin burcunuzla şehriniz tutacak mı bakalım?

Koç: Birmingham, Floransa, Leichester
Boğa : New York-1, Dublin-2, Leipzig-3, Rodos-4
İkizler: Londra, San Francisco, Yeni Delhi
Yengeç: İstanbul, Amsterdam, Milano
Aslan: Chicago, Bombay, Philedelphia, Roma, Şam , Los Angeles, Prag
Başak: Los Angeles, Lyon, Paris, Boston, Kudüs
Terazi: Viyana , Fraknfurt, Lizbon,Prag
Akrep: Washington, New Orleans, Liverpool
Yay: Nottingham, Sttutgart, Toledo, Sydey, Köln, Toronto, Budapeşte, Napoli
Oğlak: Madrid, Bangkok, Marakesh
Kova: Bremen, Hamburg, Buenos Aires, Salzburg
Balık: Panama, Londra, Floransa

Valla benim burcum gönlümdeki oppamla gönlümdeki şehirde yaşamayı uygun görüyor.
Photobucket
Bu da BİZİM şarkımız!
Tarih84

Bu Toprağın Efsaneleri

Photobucket

77 efsaneyi içinde barındıran bu toprakların kitabı.Birçoğumuz büyüklerimizden dinledik, gittiğimiz gördüğümüz şehirlerde eserler gördük merak ettik, araştırdık...ne kadar uğraşırsak uğraşalım kulaktan kulağa gelmiş hikayeleri bir zemine oturtamadık.Ararştırıp, dinleyi, gezip, görüp bilinçli ellerden yüzyılların efsaneleri bizlere aktarılmış.Aslında yıllar öncesinde okumuştum bu kitabı, sebebi ise üniversiteye başlamıştım, birçok farklı şehirden bir çok farklı hikaye barındıran insanla aynı çatıda ders almaltaydım.Fazla insancıl olduğumdan(bakmayın aslen nemrutun tekiyimdir) kim kimdir öğrenebilmek için sohbete geçmeliydim.İşte havadan sudan salak saçma ve de boşça konuşulacağına her kişinin memleketine dair bilinçli bir soru yönelttim.Bu kitabın belki de 10 kat daha fazla hikaye öğrendim.Yeniden okumaya isteğim TRT belgesel kanalını izlerken oluştu, tekrardan bu efsanelerle yuğrulmak istedim bir nevi.

İnsani ilişkiler için, çocuklarınıza güzel şeyler aktarabilmek için, bu topraklarda yaşamanın bilincine varmak için, baktığımız ama göremeediğimiz eserlerin tılsımına erişmek için okunmalıdır.

Tarih84

27 Ocak 2011 Perşembe

Natalie Portman ve Benjamin Millepied Haberleri Gündemden Düşmüyor!

Photobucket
Natalie Portman ve Benjamin Millepied, Black Swan film setinde tanışım, nişanlandı.Çift şimdilerde doğacak çocuklarının heyecanını taşıyor. Natali Portman'ı ailecek çok severiz, hatta annem hastasıdır.Küçük yaşlarda başlayan kariyer mücadelesinin yanında aklı ile de ön planda birisidir.Harward'ı kazanmak, Psikoloji gibi zor bir dalı bitirmek, üstüne İsrail'de master yapmak, 6 dili konuşmak, bu güne kadar magazinle sınırını korumak kolay iş değil.Natali öyle bir aşka düşmüş ki şimdiye kadar bildiğimizden çok farklı, el ele gezmek, caddelerde öpüşmek, dahası sıkı- safkan Yahudi birinin evlenmeden hamile kalması, hem de hristiyan asıllı birinden görülmüş şey değil!Leon filmi ile gönlüme yerleşen bu kızın yolu açık olsun diyorum.En kısa sürede Oscar'a aday olan filmini de izlemeyi istiyorum.Filmi izledikten sonra ek yazı yazacağım ama biraz Natalie'i tanıyalım:

Natalie Portman Kimdir?
9 Haziran 1981 yılında Kudüs'te dünyaya geldi. Aktris anne ile doktor babanın tek çocuğudur. 3 yaşına geldiğinde ailesi ile birlikte Washington'a taşındılar. En son konakladıkları yer Syosset New York idi. Natalie Portman, 1999 yılında liseyi burada (Syosset High School) bitirdi. Oldukça başarılı bir öğrencilik hayatı geçirdi. Daha sonra Harvard Üniversitesi Psikoloji bölümüne gitti ve burdan 2003 yılında mezun oldu. Aynı zamanda Hebrew Üniversitesi'nde (Kudüs) yüksek lisans yapmış ve hocalık deneyimi kazanmıştır. İbranice ve İngilizce'yi anadili gibi konuşabilmektedir. Bunların yanında çeşitli düzeylerde İspanyolca, Fransızca, Almanca, Japonca bilmektedir. Ayrıca Arapça öğrenmektedir. Filmleri için Tıktık
Tarih84
NOT: Bunu da yazmazsam içimde kalırdı, bu aşk tek taraflı gibi geliyor, Natalie aşk sarhoşu ve gerçeği göremiyor, adam biraz kızı kullanıyor gibi sizce?

Jung Woo Sung ve Kız Arkadaşı! / Jung Woo Sung and His Girlfriend!

Photobucket
2010 yapımı Reign of Assassins filmi başrol oyuncuları Jung Woo Sung(37) ve acumma ötesi Michelle Yeoh(48) aşk dedikoduları ayyuka çıkmış bir ben duymamışım.Kpss'nin beni dünyadan koparmasına ilk defa sevindim, iyi ki net-gazete-dergi- uzak kalmışım da haberim olmamış.Çin yapımı filmin tanıtım fotoğraflarında bu ikili el ele göz göze, diyeceksiniz tarih sen deli misin bu bir tanıtım, olacak o kadar...Hayır arkadaş olamaz, çünkü Jung Woo dünya güzeli kızlarla ve başarılı oyuncularla dolu filmler çekti, yetmedi Cannes film festivalinde birbirinden ünlü kişilerle oldu.Hiç biri ile el ele, bu kadar üst üste poz çekilmedi.Bir kız sevdiği adamın bakışından anlar, malesef ortada kabak tadında bir gerçek var! Malesef yapabileceğim hiçbir şey yok :( 2011 kpss geçsin, iyileşeyim, zihnim mecburiyetlerimden arınsın o zaman üç dil hatta kuzen yardımı ile 5 dil birden saldıracağım bu olaya! Birçok şey düşündüm ama vakti geldiğinde açıklayacağım! Filmi izlemeye hala elim gitmiyor doğrusu!
Photobucket
Bu kolajı da hazırlamıştım ama bu kadar moral bozukluğu üzerine çok acil bir durum olmadıkça Jung Woo hakkında yazmayacağım.O nedenle şimdiden gönüller bayram etmesi niyetine bu da benden Jung Woo sevenlere olsun! Akılımdan çıkmayan parça sizlerle...
Tarih84

26 Ocak 2011 Çarşamba

Alacakaranlık Kuşağında Sıkıştı İçim!

Photobucket
Birkaç gündür içimde yoğun sıkıntı vardı ki hala sıkılmaktayım.Önce bilek ağrılarım başladı, derken sevdiğim oyuncunun kaza haberini aldım.Yetmedi okul arkadaşımdan mail geldi finallere zorunlu 4 kitap okuma ödevi olduğunu öğrendim.Tamam dedim hepsine tamam. Allah dermansız ne dert ne de sıkıntı vermesin. Bugün hıçkırarak ağlama isteği ile doldum.Sağlığım için 2 ay daha çekeceğim var, şubat sonu finaller geçmiş, kpss+ okul dertlerime gömüleceğim, yarım kaldığım hayatımı hepten yaşamımdaki amaç uğruna bir süreliğine feda edeceğim.Temmuza kadar netten elimi çekmiş, dünyaya kapılarımı kapamış olacağım.Bitip tükenmeyen bir aracakaranlıktayım.Güneşin yüzünü görememiş, etrafın bir gün mutluluk sarısı ile aydınlanacağını ummaktayım!
Photobucket
Jung woo sung'un kazayı hafif atlattığını öğrendim, sevindim. Ayak bileği dönmüş ve birkaç gün dinlenecekmiş rahatladım.Hatta arkadaşlar arasında beni duydu, hissetti aşkım, empatinin böylesi, birlikte aynı acılar içindeyiz geyiği bile yapmamıza, hayatıma biraz mutluluk katılmasına sebep oldu.Kpss döneminde netle alakam olmadığı sıralarda bir film çekmişti.Oradaki yaşı geçmiş, acumma ile aşka yelken açmış.O kadar güzel kız varken neden o, demekki bunun adı AŞK! Bu güne kadar hiçbir kadınla ası çıkmayan oppam bu kadınal el ele diz dize...Neyse moralim biraz düzelince acı gerçeği, tüm fotoğrafları ile sizlerle paylaşacağım ama şimdi değil.
Photobucket
Tabiki platonizm ayrı, realizm ayrı, bu farkı ayıracak kadar aklım başımda.Ama onunla ilgilenmek, onun filmini seyretmek, umudun da umudunu içimde barındırmak güzel duygulardı, şimdi mahrum kaldım.Kamu malı oppam birlikteliği ile özel sektöre adım attı.Salak diyebilirsiniz ama hem gerçek hayatta hem de platonizmde sevgilisi-eşi olan adama asla bakmam!
İçimdeki alacakaranlık güneşine kavuşsun istiyorum.Jung woo yazımı iki dilde birden yazacağım için biraz bekleyecek. İçim yanarken yüreğimin tınısında kulaklarımda bu parça vardı.
Üzgün, kırgın, eksik, aşk gazisi, umut dallarından biri kırılmış Tarih84 bildirdi.
Kendinize iyi davranın, bir dahaki yazıda görüşmek üzere byby...
Tarih84

24 Ocak 2011 Pazartesi

Bunlar Reklam İse Bizim İzlediklerimiz Ne Acaba? : SKY VEGA PHONE CF

Artık reklamlara inanamaz hale geldik. Adamlar işi biliyor. Bu reklamları izleyince bizimkiler de şimdi reklam mı diyor insan! Hayır ünlüyse bizimkiler de ünlü, kendi ülkeleri için çektikleri reklamın kalitesine bakın yahu, Güney Kore aştın kendini sen. Athena dizi çekimi için İtalya'dayken bir de reklam çekmiş bizim oppalar.
Reklamlardaki ana tema Yunan mitolojisi!


Tarih84

Jung Woo Sung From The Dangerous Movements! / Aşkım Kalbime İnecek Yakında!

Photobucket

Oppam malumunuz bir kaza atlattı, kaza haberlerini ararken, Hong Kong'da çekilen filmdeki bayan oyuncu ile el ele fotoğraflarını görünce delirdim.Hayır ilişkin varsa söyle de biz de bilelim.Sonuçta erkeksin, yaşın da başında, ünlüsün, ihtiyaçların var ve en önemlisi insansın, aşk en doğal hakkın.Kalbime iner, üzülürüm ama sonuçta senin de her özgür birey gibi hayatının devam ettiğini anlarım, napalım kabullenmeye çalışırım.Hoş kabullenmesem kaç yazar ya neyse! Koreli bayan oyuncularla da birçok filmin oldu, ama hiç birinin elini tutmadın.O kadar güzel hatun varken neden bu kadın? Allah çirkin şansı versin diye boşuna dememiş atalarımız yoksa bundan bir art niyet mi çıkarımda bulunmalı, Oppa ne edeysin söyle bana...
Tarih84

Mari Mar Diye Bir Dizi Vardı Hatırlar mısınız?

Photobucket
İlkokul 5. sınıfa yeni geçmiştim bu dizi başladığında.Annem birgün aniden felç geçirdi, yıllardır beli ağrır doktora giderdi.Kimse de o güne kadar beyin cerrahisine yönlendirmemişti.Tıp hakkaten de bu kadar ileride değildi.En iyi hastaneye gitsen kaç yazar işte! Neyse hastaneye kaldırıldığı gece ameliyata alındı. Dörtlü çift taraflı fıtık varmış meğer.O zamanlar açık ameliyat ve çilesi cabası.Neyse ailemizin parçalandığı yıllardı, derken annem kendine dikkat etmedi ve yeniden yatağa mahkum kaldı. Derken annanemde 1 yıl kalmak zorunda kaldık.Annem ambulansla her hafta fizik tedaviye gidiyordu ve Balçova termal ile bizim oturduğumu yer çok uzaktı, annaneme taşındık.Bütün arkadaşlarımdan kopmuş, 66 yaşında bir kadın kankam olmuş, yeni okul- yeni çevre ve evin içine mahkum bir dönemdi.Kurstan kursa koşan, sosyalliğin tavan olunduğu dönemden, 1 yıllık silik bir hayata.İşte tam bu noktada benim arkadaşım bu dizi olmuştu. Bir de A la Luna programı=)Gülriz Sururi ne severim seni:) Okul- marimar- 60lı yaşlardaki kadınlarla 5 çayı:)
Bu dizi beni mutlu etti, platonik de olsa bir aşk yanı başıma armağan etti.Marimarla hayattan öc alma duygusunu tattım, sevdim ,sevildim, kızdım, ağladım, pembe dünyamda 60dk mutluluk yaşadım. Annem 1 yılın sonunda ayağa kalktı, babamı boşadı, ilkokula gittiğim okul beni başka okuldan mezunum diye almayınca yeni arkadaşlar yeni okul hayatım başladı.Bu dizi ile hem büyüdüm hem de olgunlaştım.
Bu diziden sonra hem marimarın ünü arttı hem de benim çocukluğum sonlandı.

Mari Mar Dizisi:
Marimar büyük anne ve büyük babasıyla "San Martín de la Costa"da sahildeki bir kulübede yaşayan yoksul, temiz kalpli bir kızdır. Varlıklı, toprak sahibi bir ailenin oğlu, futbolcu Sergio'ya aşık olur. Babasının ve genç üvey annesinin tüm redlerine karşın Sergio Marimar'la evlenir.
Sergio'nun üvey annesi, Angélica, yoksul ve saf oluşu yüzünden Marimar'ı küçümsemektedir. Onu diğer insanların yanında acımasızca aşağılar, sürekli eziyet eder. Bundan dolayı Sergio, babasının evinde kalan Marimar ve kendisi için yeni bir ev yapabilecek parayı kazanmak için kasabadan ayrılmaya karar verir. Sergio'nun ayrılmasıyla Marimar tekrar ailesinin yanında, kulübedeki yaşamına geri döner. Angélica'ysa Marimar'ın bileziğini çaldığı iftirasını atar. Marimar hapse attırır. Marimar hapisteyken, Angélica çalışanlarından birine Marimar'ın yaşadığı kulübeyi büyük anne ve babası içerdeyken ateşe vermesini, ikisini de öldürmesini ister. Ardından Sergio'nun yazısını taklit ederek, artık Marimar'ı sevmediğini ve ayrılmak istediğini anlatan bir mektubu Marimar'a yollar. Marimar bunların üstüne artık Sergio, babası ve Angélica'dan alacağı imtikamın planlarını yapmaktadır.(ayrıca ço ta haklıdır) San Martín de la Costa'ya kendini bağlayacak hiçbir şey kalmayan Marimar, hapisten çıkınca Mexico City'ye yerleşir. Yaşlı ve varlıklı bir adamın, Gustavo Aldama'nın, yanında ev işleriyle ilgilenmek üzere işe başlar. Gustavo belki de kaybettiği kendi kızının hatırası nedeniyle Marimar'a sempati besler ve onun hoş bir hanım olması yönünde Marimar'ı eğitmeye başlar. Bu sırada gelişen olaylarla Marimar (Bella Aldama)'ın Gustavo Aldama'nın gerçek kızı olduğu ortaya çıkar. Marimar'ın dönüşümünü herkesin görmesi için, Gustavo Aldama tesadüfen Sergio ve arkadaşlarının yaşadığı yerdeki iş yerinde işlerin başına tam yetkiyle geçmesi için Marimar'ı gönderir Sergio'yu başka bir kimlikle (o kadar değişti ki Sergio ilk baştaki "Marimar" olduğuna dair ısrarından bile vazgeçer) kendine aşık eder. Bu arada bi yandan da Sergio'dan sakladığı bebeğini büyütmeye çalışır. Babasının ölümüyle maddiolarak daha da güçlenen Marimar, Sergio'nun babasının parasal olarak zor durumda olmasından da faydalanıp, tüm mal varlıklarını satın alır. Artık "evsiz" kalan Sergio'nun anne ve babası "Marimar" ne derse yapmak zorundadır. Sergio Marimar'la boşandıktan sonra (her ne kadar gururundan Marimar'a onu hâlâ çok sevdiğini söylememektedir), Angélica feci bir trafik kazası sonucu arabada yanarak can verir. Sergio Inocencia adında bir kadınla evlenir. Inocencia beyninde tümör olduğunu öğrenir, cerrahi operasyonun ardından hayatta kalmaktan o kadar mutludur ki Sergio'dan Marimar'la evlenebilmesi için ayrılmayı kabul eder. Sergio ve Marimar sonunda tekrar evlenirler ve hep mutlu olurlar.kaynak
Tarih84

23 Ocak 2011 Pazar

Jung Woo Sung Yaralandı! /Jung Woo Sung injured!

Photobucket
Son dakika haberi, aşkım yani jung woo sung sette yaralanmış. Athena: Savaş Tanrıçası /iris-2 dizi setinde yaralanan aşkım, hastaneye kaldırılmış.Eline 7 dikiş atılmış.Dizi çekimine ara vermeden devam edilmekteymiş, Jung Woo setlere döndüğüne göre yarası ciddi olmasa gerekmiş.Kaynak
Hadi be ordan adam iş disiplini yüzünden, hayranlarına olan vefasından dönmüştür. 7 Dikiş kolay mı ahh aşkım ahhh.Ameliyat olduğum içine doğan aşkım, benimle empati kurmak istemiş, kendini aksiyon dolu sahnele atı vermiş.Biliyorum sen de beni hissediyorsun, bütün bu hırpalanman ondan=) Benimde toplamda 20 küsür dikişim var, sızısını bilirim aşkım, sen üzülme ben ikimiz için de dua ederim.

YENİ HABERLERE GÖRE:

Photobucket
Dizi ekibini taşıyan kamyon devrilmiş.Jung Woo Sung ve diğer oyuncu arkadaşı Jung Chan Woo yaralanmışlar.Acilen hastaneye götürülmüşler.Aşkım nasıl da güçlü duruyor, kim bilir nasıl canı yanıyor da ses etmiyor. oyy yerim seni ben=)
kaynak

Başında ekmek mi kırsam, tuz mu çevirsem, okuyup tükürülmüş pirinçten pilav mı yedirsem bilemedim!

Tarih84

Burçların Ayağını Kaydıran Astorolojik Moda Akımları

Photobucket


Yıllardır burç konusu bir muammadır.Burcun ne? Hangi evren? Hangi kapı? Burcu bilmekle de yetmez yükselenin ne?Toprak mı su mu? Yok artık! tahtayım ben tahta:)) İşin ilginci, bu işlere fazla kafa yormayan sıkılgan ben, Allah yardım etmiş, anneciğim rahminde zamanlamayı iyi yapmış ki bu yaşıma kadar beni yormayacak şekilde gelmiş geçmiş.Burcum Boğa, yükselenim de boğa, yani tek burcun yarım yamalak özelliklerini bilmem yeterli.Yeni yıla girdik ya dünya-gezegen-güneş dizilimi değişti ya aman Allahım hepten burçlarımız da sapıttı.

Çin burcuna göre burcumuz, Kızıl dereli burcumuz, Mısır burcumuz...hayır reytingli bir konu, merak unsuru tavan, istediğim kadar ilgilenmeyeyim çekiyor beni.Açıp okuduğumda da bir burç bari farklı olsun, yine dön dolaş aynı özellikler.

Biliyorum başarı için doğmuşum, ün-şöhret yaradılışımda var, zenginliği seven, yemeğe düşkün, yaratıcılık tavan, aşk insanı, mükemmelliğin üstadıyım=)) Bu muhteşem özellikleri kaç kere daha tekrarlayacaksınız bilemiyorum=)

Siz de merak ediyor, astrolojinin son moda akımı burç özelliklerinizi merak ediyorsanız:

Kızıl dereli burcunuzu öğrenmek için tıktık

Mısır burcunuzu öğrenmek için tıktık

Çin burcunuz için tıktık

Tarih84

22 Ocak 2011 Cumartesi

Uyumak Güzel Şey!

Photobucket
Son günlerde deliksiz uykuya hasrettim.2 gündür hem uyuyor hem de rüya görebiliyorum.Sabahları mutlu kalkmayı özlemişim.Vücudun en temel besini uyku ancak uykusuz kalınınca kıymet verilen bir durumdur.Ameliyetımın epiduralle olması ve yapılan tüm müdaheleleri duymam uykularımı kaçırtmıştı.1.25 saat süren ameliyat toplamda 1.45dk ameliyat masasında geçen süre, çekiç sesleri, kesici makina sesleri kulağımda yer etmişti.Ameliyat süresince de bir kaç kez sakinleştirici verildi ama sakin kalmak ne mümküm.İlaçlar ağrı sızı hissettirmese de yarım saatte bir hemşirelerin cayır cayır yakan iğneler vurması işte bende baya yer etmiş.Hastane sonrasında da geceleri 3-4 kez korku ile uyanıyordum, sanki uzaktan mutfak-banyo tadilatı var da fayansları kırıyorlar gibi kulağıma sesler geliyordu.İnşallah uyku problemim ortadan kalkmıştır da güzel uyku saatlerime geri dönebilmişimdir.Siz siz olun uykunuzun kıymetini bilin!
Tarih84

21 Ocak 2011 Cuma

Tasarımcıların Peşinde Koştuğu İsim: Son Ye Jin & Güney Kore'nin İkoncanı!

Photobucket
Son Ye Jin Ve Tasarım Harikası Denge Üstadı Ayakkabıları, mimari şahaser.Son yıllarda moda sektöründe boy gösteren mimarlar, olayı baştan sona değiştirdi.Denge oyununa döndü bu iş. Güney Kore'nin beğeni ile takip edilen, başarıdan başarıya koşan ünlüsü Son Ye Jin'i inceleyelim:
Photobucket
Ayakkabı:Acne's Gemini sandals-USD$629.30
Çanta:Louis Vuitton's Calf Leather Bag-USD$3730.00
Şhort:Chloé's Tailored Cargo Shorts-USD$865.00
Gömlek:Chloé Spring/Summer 2010-USD$959.04

Ayakkabıları beğendim ama bu dengeyi kuramayacağım için es geçiyorum, çantaya ise bittimmm.
Tarih84

Filler Tepişince , Ufuk Batum

Photobucket



Kitap akademik diliyle fazla yormayan, her vatandaşın rahatlıkla okuyabileceği bir çizgide.Kahvede, işte, otobüste ülkeyi kurtarıcı sözler sarf ederiz sanki biz lider olsak ülke kurtarılır deriz işte bu başlık vari cümlelerin içini dolduracak, bizleri bilinçlendirek bir kitap.Biraz felsefe biraz tarih ama hep gerçek!

kitaba bakış:Hindistan ve Bangladeş gibi, gelir dağılımının son derece adaletsiz ve sefaletin diz boyu olduğu ülkeler için kullanılan "Yırtılmış Ülke" ifadesi, ne yazık ki artık, son otuz yıl boyunca kötü yönetimlerin egemenliğine esir düşmüş olan Türkiye'nin jargonuna da girmiş bulunmaktadır. Türkiye'nin bu dönemi, adeta bir "azgelişmişlik tarihine" dönüşmüştür. Birçok duyarlı insanın mücadelesine ve çabasına karşın, dünyadaki ve Türkiye'deki filler şımarıkça ve bencilce tepişti. Onlar tepiştikçe, bu ülkenin aydınları, yurtseverleri, gençleri ve yaşlıları, kadınları ve erkekleri, işçileri ve girişimcileri, esnafı ve memuru, çiftçisi ve köylüsü, kısacası geniş halk kitleleri sürekli ezildi. Evet! "Filler Tepişince, Çimenler Ezilir" sözünün doğruluğu, yirminci yüzyılın son çeyreğinde bizim coğrafyamızda tekrar kanıtlanmış oldu. Bu durum kaygı vericidir, ancak bilinmelidir ki umut yine de bu coğrafyada gizlidir. Bazılarının düşündüğünün ve inandığının aksine çözüm dışarıda değil, içeridedir. Çıkış yolu, başkalarının boyunduruğu altına girmekte değil, siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel bağımsızlığını koruyabilmekte ve yaşatabilmektedir. Türkiye'nin yeni dönemdeki birçok ihtiyacından biri, kötü yönetimlerden kurtulmak ve Türkiye'nin dünya ile rekabetinde lider ülke yapacak açılımları yaşama geçirmektir.
Tarih84

Leighton Marissa Meester & Blair Waldorf

Photobucket

Teksas'ta bir hapishanede doğdu. Ancak annesi uyuşturucudan tutuklu olduğu için 3 aylıkken bir akrabasının yanına gönderildi. Annesi serbest bırakıldıktan sonra yanına döndü. Annesi en yakın arkadaşlarından ve Lex adında bir erkek kardeşi vardır.Genç yıldız US dergisine verdiği demeçte " Ağzında gümüş kaşıkla doğacak kadar şanslı olan insanları anlamam bunun için çok zor"diye söyledi.

Yerli çaptaki prodüksiyon The Wizard of Oz'da rol aldıktan sonra oyunculukla ilgilenmeye başladı. 11 yaşında ailesiyle beraber New York City'ye taşındıktan sonra Ralph Lauren kampanya çekiminde Bruce Webber ile ve o zamanlar fotoğrafçı olan Sophia Coppola ile model olarak çalışmaya başladı. En çok Gossip Girl'deki rolüyle tanınsa da Leighton; 24, Veronica Mars, House, CSI: Miami, 7th Heaven ve Entourage gibi pek çok hit dizide misafir oyuncu olarak rol almıştır. Meester'ın sinema dünyasındaki çıkışı, Frank Peretti'nin en çok satanlar arasına girmiş romanından uyarlanan Hangman’s Curse adlı filmle olmuştur. Bunun dışında yakın zamanda Flourish adlı bağımsız filmde ve dram filmi Inside'da rol aldı. 2006'da ise başrolü olduğu Drive-Thru adlı komedi/korku filmini bitirdi. Bu film için aynı zamanda bir şarkı da söylemişti. Yine 2006 baharında The Beautiful Ordinary adlı komedi dramda oynadı. 2007 yılında ise CW kanalında gösterilen Gossip Girl adlı dizide Blair Waldorf karakteriyle ilk defa başrolu olduğu bir dizide rol almaya başladı. 2009 yılında Cobra Starship grubuyla "Good Girls Go Bad" adlı şarkıda düet yapmıştır.. Şarkılar: Somebody To Love - Body Control - Good Girls Go Bad - Birthday - Your Love's a Drug ... Şimdilerde ise Gossip Girl dizisindeki oyuncu arkadaşı ile ilişkide. House dizisindeki performansı şahaneydi!

Photobucket

Leighton Marissa Meester'ı da canlandırdığı Blair Waldorf'u da çok seviyorum.

Tarih84

Secret Garden Parody- Dizi Bitti Ama Eşofman/Eşortman Sevdası Tam Gaz İleri

Photobucket
Hyun Bin ve eşofman sevdası yazım için tıktık
Dizi bitti bitmesine ama sadece Koreyi değil bizleri de derinden etkiledi.Hala Secret garden izliyor,takip ediyoruz.Ne diziymiş, ne eşofmanmış kardeşim bu böyle:))
Hyun Bin'den That man adlı parçayı indirmek için tıktık
Photobucket

Secret Garden Drama Porody orjineli için tıktık
Photobucket

Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Tarih84

20 Ocak 2011 Perşembe

Blair Waldorf Kimdir? Blair'den Queen B'ye Geçiş!

Photobucket
Yaklaşık 4 senedir Gossip Girl dizisi moda-sinema-tv sektörünün gündeminde.Diziyi izlediğim ilk andan itibaren ne kadar kötü başlasa da benim tarafım Bair demiştim, çok beğenerek izledim ve izlemekteyim.Nedense oyun gücü ya da büründüğü karakterden öte birşeyler görmüştüm gözlerinde.Hayat hikayesi de bunun ispatı zaten ki başka bir yazımda kendisinden ve hikayesinden bahsedeceğim.

Blair Woldorf Kimdir? Blair'den Queen B'ye Geçiş!
Tam adı Blair Cornelia Waldorf'tur. Yukarı Doğu Yakası'nın en zengin ailelerinden birinin tek kızıdır. Kitapta kendisinden küçük bir erkek kardeşi varken dizide tek çocuktur. Babası ile annesi ayrılmıştır, boşanmalarının sebebi babasının eşcinsel olmasıdır. Annesi boşandıktan sonra Cyrus Rose adında bir adamla evlenmiştir. Babası ise bir erkekle ilişki yaşamaya başlamıştır.

Blair çok zeki ve mükemmeliyetçi biridir. Gerek ders notları, gerek kıyafetleri, gerek düzenlediği partiler, herşeyinin kusursuz olmasına özen gösterir. Örnek öğrencidir ve okulda aktif biridir. Okulda ve partilerde diğerlerinin lideri konumundadır bu yüzden lakabı "Queen B"'dir. Kurgusal Yale üniversitesini kazanabilmektir ancak bu hayale ulaşamamıştır. Constance Billard isimli özel okula gitmektedir. Kendine Audrey Hepburn'u örnek almaktadır. Giyim tarzı klasiktir ve eski zamanları andırır. Pantolonları tercih etmez, yüksel bel eteklere, her türlü elbiseye ve saç bantlarına bayılır.

En yakın arkadaşı Serena van der Woodsen'dır ancak Serena bir sene boyunca kimseye haber vermeksizin yatılı okula gittiğinde ve dönene kadar neredeyse hiçbir mektup yazmadığında Blair ona bir düşmanlık beslemiştir. Çünkü tam o sırada babasının eşcinsel olduğu ortaya çıkmış, babası ve annesi ayrılmış ve babası sevgilisiyle yurtdışına kaçmıştır ve Blair çok zor zamanlar geçirirken yanında kimse yoktur. Serena geri döndüğünde ise gitmesinin asıl sebebi ortaya çıkar ve kısa süre sonra tekrar eskisi gibi olurlar.

Aşk hayatı çok karışıktır. Uzun bir süre Nate ile ilişki yaşadıktan sonra ayrılırlar ve Chuck'a aşık olmaya başlar. Chuck da onu sevmektedir ancak bir türlü birlikte olamazlar çünkü ikisi de kibirli, inatçı ve ilk adımı atmakta isteksizdirler. Bunun sonucunda birkaç kez Nate ile tekrar denemiş ancak aralarında artık aşkın kalmadığını anlamıştır. Chuck ona olan sevgisi yüzünden ona pek çok iyilikte bulunmuştur ancak bunların hiçbirinden Blair'ın haberi yoktur.

Dışarıdan bakıldığında zenginliğin getirdiği kibir yüzünden orta halli insanları küçümseyen, kendini beğenmiş bir züppe gibi gözükse de özünde iyi bir insandır ve yaşadığı kötü olaylar onun insanlarla arasına böyle bir duvar örmesine sebep olmuştur.
Tarih84

My Princess: Secret Garden'ın Yaratıcısının Kaleminden Orta Düzey Romantik Komedi!

Photobucket
Konusu: (Kim Tae-hee) Sıradan Bir hayat yaşayan ve sıradan bir ünüversite öğrencisi olan bir kızdır. O da çoğu kız gibi günü birinde Prenses olma hayali kurmaktadır. Ancak Kim Tae-Hee'nin diğer kızlardan farkı gerçek bir prenses olmasıdır.Peri Masalı Gerçek Oldu. kaynak
Anlatımı biraz genişletirsek: prensesimiz 5 yaşında bir aile tarafından evlat edinilmiş.Dersler yerine hayal alemine kafa yorduğundan parlak bir gelecek umulmamakta bu nedenle de annesi tarafından işlettikleri pansiyonu çalıştırmaya çağrılmakta.Aynı gün evlat edinilen diğer kardeş tarafından sokak kedisi muamelesi görmekte, durum vahim!Üniversitedeki profesörüne aşık ve düşlerinden onunla maceradan maceraya koşmakta.Arada derse dahil, kore tarihi, bizim osmanlı tuğraları gibi figürler söz konusu olunca...aslında öz ailesine ait konulara dahil yavrum yazık bunu hala bilmemekte.Neyse profersör de bir içim su,esprili ve uzun süredir müze müdiresi ile çıkmakta.Derken konuya diplomat dahil olmakta, dedesinin isteği üzerine bir kızı aramakta, ararken de gayri meşru halası sanmakta:)O da safça müze müdirsi şıllığa aşık, bu kadın yılan- para avcısı-aşk sömürücüsü-donuk nevale-kendini güzel sana şanslı tilki...Kızımızla diplomat sevdiklerini elde etme uğruna tesadüfen tanışırlar ve olaylar birbirini izler...
Oyuncular:
Song Seung Hun - Park Hae Young (Diplomat)
Kim Tae Hee - Lee Seol (Prensesimiz)
Park Ye Jin - Oh Yoon Joo (Müze müdiresi)
Ryu Su-Yeong - Jung Woo(Profesör)


Yahşi (oppa) profesör & Yılan müze müdiresi
Photobucket
İntikam acı olurun örneği:)) Kızımız oğlumuza bir önceki bölümde sevgili muamelesi yapmıştı, sıra oğlumuzun yahşi prof. önünde sevgili muamelesi yapıp intikamını almasında:)
Photobucket
Bu arada kızın taktığı taç şu sıralara korede çok moda.Maery me 15. bölümde asi oyuncu kız da takmıştı, yeni başlayacak bir dizinin tanıtımında da bir kızda gördüm!Ben de çok sevdimmm.


Film Detay:
1-)
Her dizide illa erkek bir kere soyunmalı, başrolü kapmaya yardımcı baklavalarını sunmalı.Yavrucum seni zaten pek sevmem, sojupla adın çıkmış dokuza yıllarca inemedi sekize bilemiyorum artık!
Photobucket
2-) Bu kızı çok severim, İris dizisindeki performansı süpperdi, ağlamanın yakıştığı yegane insan.Secret Garden'da JW nin kadın tanımı!
Photobucket
Tarih84

19 Ocak 2011 Çarşamba

Miranda Kerr'in Hormonel Saçmalamaları

Photobucket
Miranda Kerr ve Orlando Bloom'un yeni doğan oğulları Flynn’in sağlığı son derece yerinde.Miranda yeni doğan oğluyla resmini basınla paylaşırken şunları söyledi;
"Doğum normal yollardan gerçekleşti ve gerçekten çok yorucuydu. Orlando’nun desteği olmasaydı bunu başaramazdım. Bir aile olarak birlikte olmaktan çok mutluyuz. O bizim küçük güneş ışığımız. Destek olan ve iyi dileklerini ileten herkese teşekkür ediyoruz "
kaynak

Allah analı-babalı, mutlu, sağlıklı büyütsün Flynn bebişi.

Miranda Kerr'in, ''Orlando'nun desteği olmasaydı başaramazdım!'' gibi hormonel saçmalık açıklamasını hangi akla hizmet yapmış acaba? Pardon hormonlar devredeyken akıl çalışmazdı dimi:)) Miranda sen bir kadınsın, şimdi ise anne, yavrucum olay bebek yapmakta değil, olay onu dünyaya getirmekte.Orlanda olsa da olmasa da kaç yazardı, bebek rahme düştü mü sağlığına dikkat edecek sonra da yaradana dua edeceksin, ömrünü versin diye.Sorarım sana Orlanda bu aşamada, tamemen fiziksel bir konuda dış etken olarak sana ne yapmış olabilir ki? Kadınların erkeğini şahlandırmak adına bu tarz açıklamalarını dünyaya getirdikleri yegane amaçları olan yavrularına yapılmış saygısızlık olarak görmekteyim.Ne kadınlar var hayat mücadelesinde sürünerek çalıştıkları iş yerlerinin tuvaletinde doğum yapan, kuru ekmek bile bulamadan 9 ay karnında yavrusunu koruyan... neyse ben çok kızıyorum bu açıklamalara.Ebru Şallı da bu tarz söylemlerde bolca bulunur, aslında tek Miranda'ya özgü olmasa da göz önünde olan yanlışlıklar taşlanmaya daha açıktır, sorry Miranda!

Tarih84

18 Ocak 2011 Salı

Erik Ve Kiraz Çiçeğinin Büyüsü...

Photobucket
Bloğumu takip edenler ve beni tanıyanlar iyi bilir ki ben kiraz çiçeği aşığıyım.Bir çok yazımda da belirtmiştim, ne zaman bu çiçek dalını görsem kendimden geçerim.Kiraz çiçeği yaprak dökümü seromonisi yani sakura seromonisine katılmak büyük hayalllerimdendir.Bugün fotoğraf sitelerini gezinirken bahar temasıyla karşılaştım ve bu temanın prensesi kiraz çiçeği fotoğraflarını taradım.Sizlerle de paylaşmak istedim.Çiçek demek zorluğa direnmek demek, çiçeğin açabilmesi demek zafer demektir.Filizlenecek, topraktan çıkacak, birçok saygısız adıma karşı kendini ezilme tehlikesinden koruyacak, soğuğa direnecek, yağmurda bükülecek,yapraklarını rüzgara karşı sıkıca tutup koruyacak...Ağaçta açan bir çiçek demek, yükseklerin şanının yanında yüksekte olmanın şiddetli rüzgarına direnmeyi, meyve bekleyen aç gözlerin sıktığı hormon ilaçlarına rağmen özünü koruyabilme, asimileye karşı direnç işi.Bir de göklerden dibe vurmamak adına dalına tutunma savaşı...
Photobucket
Ne zaman bu savaşın galibi bir çiçek görsem içimde bir kıpırtı, çocuksu bir sevinç uyanır, aşk-sevgi- umut- yeni bir başlangıcın ayak sesleridir çiçeğin açışı:)
Photobucket
Kışın şiddeti bir yana yakında çiçekler erken gelen sıcaklara aldanıp açacak, hayata merhaba diyecek, bu savaşta onları fark edelim ve elimize alalım bir fincan kahve ve bu güzelliklere saygı gösterip kokularını içimize çekelim.Tılsımsı güzelliklerini vücudumuzun en küçük zerresine işleyelim, bu hayat bizim, yeni adımlarımızın ilk enerjisini es geçmeyelim, mutlu olmak, sevmek, gri dünyamıza renk katmak adına bu bahar etrafa bakmayalım etrafımızdaki güzellikleri GÖRELİM!
Tarih84

Acı Tatlı Haberlerle Geri Döndüm...

Photobucket
Dün gece yayınladığım Aptallığıma doymak istiyorum yazımda  bahsettiğim üzere bir kaza atlattım.Bütün gece hareketsiz kalarak doktorumun talimatlarına uydum.Sabah hastaneye geldiğimizde ameliyat katına çıktık, doktorum sağolsun yarım saat önce gelmiş beni bekliyordu.Derken haberi alan diğer doktor arkadaşım, ablam dediğim kişi de geldi, yetmedi ameliyatım süresince ne kadar yadım eden kişi varsa sabah sabah başıma üşüştü,annem de bir yandan ağlıyor, doktorlar baya baya bana lafları sıralıyor, azarın bini bin para...neyse doktor filme yolladı, telefon açmış da beklemedik, çelir çekilmez elimize verildi, kontrol edildi sonuç temiz, Bir sorun YOK! Sonrasında poliklinik sıramızı bekledik.Yeniden pansuman yapıldı.İnanır mısınız batikon sürüldükçe bir rahatlama, bir mayışma yaşadım ki sormayın.Bir kedi misali orada sinip uyumak istedim.Batikonu bulan her kimse Allah bin kere razı olsun, ne mucizevi bir rahatlama.Batikonla bacağımı yıkama isteğim var o denli bir aşk:)) Neyse uzun süreli kalacak alçı malzemesi alındı, alçım yapıldı 31 ocakta kontrole gideceğim.Yeniden film çekilecek bir sorun yoksa bu alçıyla devam, sorun varsa alçı çıkarılıp artık ne gerekliyse bişiler yapılacakmış, artık kafa yoramıyorum ne derse itaat edip uygulayacağım.Banyo yaparken de anneme müsade edicem tek şartla hamam kıyafetleri ile:)) annem bugün hamam bezi aldı:))o kadar da mahremim kalmalı:)Biraz akıllanmışım di mi? =))

İşin acı kısmına gelelim: Ameliyat öncesi, yaklaşık bir hafta önce, annemde kol ağrısı başladı.İş yorgunluğuna verdik.Derken sırtına vurdu ağrı, her zaman kullandığı yakıcı kremden sürdürttü, geçti derken kol altından göğse doğru irinli kabarcık oluştu.Annemin derisi çok incedir, yine alerji oldu sandık ama ne alerji.O kadar ısrara rağmen gitmedi doktora.İşine yoğunlaştı, malum ben hastaneye yatınca işe gidemeyecekti.Hastane günlerimde de tam 4 gün ısrar ettim git cildiyeye yok gitmedi.İşte annem de inat ve canına gaddar, ailecek inatçıyız! Derken annem ben de bir sıra alayım cildiyeye dedi, ben şok.Annem öldüresiye canı yanmadıkça asla ilaç bile yutmaz.Dedim iş ciddileşmiş.Benim muayene aralıklarımda önce cildiyeye gitti, oradan da nörolojiye sevk edilmiş.Alçılanınca zorla annemi nörolojiye gönderdim ben de kantinde kahvaltı yaptım.Eğer annem ben de numara alayım bari demese ben de jeton düşmeyecek.O kadar inatla hatta tehditle göndermesem, gideceği yoktu.(tanıdığım doktora telefon açıp annemin yanına gelmesini rica ettim.böylece mecbur doktora gitti, biraz torpil kullandım)Meğer annem ZONA olmuş.Sinir ucu iltihaplanması! Alerji değilmiş! Eğer ilk hafta yani ben hastanede yatarken yan binaya geçip doktora görünmeye üşenmese erken teşhisle 6 ayda kurtulacakken, şimdi 1 yıl ilaç tedavisi görecek.Ailecek ders oldu bizlere.Annem 1 yıl ağrı çekecek.


Ortak görüş: ailecek üzerimizde nazar olduğu, benim bu kadar çabam ve işbitiriciliğim nazara gelmemizin sebebiymiş miş.Üniversiteye yükseğe girmem, ders azmim, bişi oldumu bilirkişi gibi anında işleri yoluna sokmam göze batıyormuş muş...yarın komşumuzda beim için mevlüt gibi bişi olacak.Karşı daireye geçicem, tüm teyzeler nineler okuyup üfleyecek beni.


Bu hafta okul ödevlerim var, nette olacağım.Bloğumla ilgileneceğim.Sizlerden haberdar olucam ve benden sizlere haber edeceğim.Aslında anlatacak ne çok şey birikmiş şimdi anlıyorum.Eskisi kadar sık olmasa da sizlerle olacağım için seviniyorum:)


Son olarak güzel bir haberle daha yazımı noktalamak istiyorum: Ameliyat izim sanki biraz fazla kalın geldi ve sordum, dikişsiz yani estteik oldum ama bu çizgi böyle mi kalacak dedim.1yıl içinde belirsizleşecekmiş, doğalmış yani ameliyata dair bir iz kalmayacak:))

Tarih84

17 Ocak 2011 Pazartesi

Aptallığıma Artık Doymak İstiyorum!

Photobucket
Hani bir laf vardır aptallığıma doymayayım diye, ben de diyorum ki: ben artık doymak istiyorum.Bloğumun başına geçiş sebebim ağlayan annemi biraz sakinleştirebilmek, ablamın korku dolu bakışlarından uzkalaşabilmek.Evde kaos var ve sebebi benim.Apartmanı ayağa kaldırdım.Netteyim- odamdayım- bişi yok iyiyim gibi maske modundayım ve sizlere bu fırsattan istifade itiraf ediyorum, sizlerin de acımasız yorumları ile aklımın tez zamanda başına gelmesini diliyorum.Bugün banyoda ciddi şekilde düştüm ve bu sefer ayağımı kurtaramadım.O kadar tersime geldiki düşmemek için mücadele etsem de koltuk değneğim kaydı, kafa göz yaracak gibi düşecekken son anda ayağımın üzerine bastım.Çığlığı bastım etrafı devirdim.O kadar salağım ki bir yandan da havlumu çekiştirip üstümü düzeltiyor bir yandan da çığlık çığlığa ağlıyorum.Acıdan mı -ilk anda hissetmedim- ben korkudan ağlıyordum.Annem kapıyı kıracak gibi yüklenirken açabildim, tabureye oturtuldum,Annem gitti bilek gitti diye ağlıyor, ablam bakakalmış bişi desin mi demesin mi elinde telefon diğer elinde doktorun kartı kal gelmiş duruyor.

Aptal tarih senin neyine tek başına banyo yapmaya direnmek.Annen o kadar ısrar etti bişi olur, kayarsın kızım etme yapma diye.Ama anne sözü dinleyen kim.Bu kadın seni doğurdu geçmiş ola 26 yıl önce görülecek ne varsa görüldü.Altını temizledi, süt verdi, yıkadı, büyüttü...Neyine senin utanmak.Daha geçen gün hastanede seni giydiren, altına sürgü koyan kimdi? AHHH APTAL BEN NEYİ KİMDEN NEDEN NE İÇİN SAKLIYORSAM.

Doktora telefon ettik, ilk sorduğu yara hissediyor musun?Hayır, peki ilk başta ne hissettin?: korku, sonrasında? ayağımın uyuştuğunu.sonra? içimin çekilip korktuğumu....konuşma sonunda=kendini  bir yerde sabitle sabaha kadar tuvalet ihtiyacın da dahil yerinden kıpırdamayacaksın.Sabah yarım saat erken gelicem önce seni muayene edicem sorun yoksa poliklinikteki diğer işlemlerin için diğer randevu sıranda yeniden seni görücem dedi.İçim rahatladı.Bakalım yarın anya mı konya mı belli olacak.

Ben hakkaten artık akıllanmak istiyorum:((

Ayağımın uyuşması çözüldü, şimdi yeniden zonklamalar başladı, bu iyiye işaret mi kötüye mi anlamadım offf

Tarih84

16 Ocak 2011 Pazar

La Feam & Joey Potter Doğum Günü:)

Photobucket
Sevgili arkadaşım- dostum- kardeşim- hayatıma anlam katanlardanımm canıımmm doğum günün kutlu olsun.
Ocak ayının 16sının anlamı, biriciğim, kırılganım, pıtır pıtrağım, hasta yatağımdan kalkıp pc başında belimi ağrıtma sebebim, telefonda saatlerce konuşup radyosyon yutturanım,Gong yoo'nun pc de fotoğraflarının bulunmasının sebebi, Ramen getirenim, sevgisini eksiltmeyenim, beni sabrıyla bazen sabırsızlıkla dinleyenim, dowloads ustası, pc fatihi, kore sevdalısı,hayatlarımıza karşılıksız dostluğun sıcaklığını katan narin arkadaşım, canıımm iyi ki doğdun.
Hayatımıza işleyen secret garden misali doğum günü kutlamam gerekirse JW olarak şöyle demeliyim sana:Şimdi o kadar da havalanmayasın sen benim en zor günlerimde destek olasın, beni bıkmadan dinleyesin, pcme bişi olduğunda tamir edesin, üniversite başvurularımın peşinden koşasın, jung woo ile çöpçatanlığımı yapasın diye doğdun.Yani bu hayatta var olma sebebin benim: =))

Seni çok seviyorum tatlım, dileğim yeni yaşın hayat kaliteni arttıracak şeyleri getirsin, kalbini ısıtacak birini baş göz ettirsin:))

Tarih84

9 Ocak 2011 Pazar

Joey Potter İzmir'den bildiriyor

Photobucket

Blog postlarından da anlaşılacağı üzere blog sahibesi sevgili arkadaşımız Tarih84 Çarşamba günü ayağından bir operasyon geçirdi. KPSS döneminde dersleri aksamasın diye ha bugün, ha yarın diyerek doktora gitmeyi erteleyen arkadaşımız sonunda ameliyat olacak raddeye geldi :( Genel anestezi değil epidural ile uyuşturulduğu için bütün ameliyat aşamalarını, sesleri duymuş :( Çok zor ve ürkütücü bir süreç olduğunu tahmin edebiliyorum. Ameliyat esnasında zorluklar yaşasa da bunları atlatacak güce ve dirence sahip bizim kızımız. Her neyse başarılı geçen ameliyat sonrası 1,5 aylık iyileşme ve alçı süreci geçirecek. Benim için yaptıkları ile asla kıyaslanmayacak olsa da, ameliyat olacağını öğrendiğimde koştum geldim İzmire. Benim ona yardım etmemi gerektirecek bir durum yok. Ama ben en başta da söyledim. Sana bakmaya değil seni ziyarete geliyorum dedim. Arkadaşım her zamanki gibi ince düşünceli, güler yüzlü ve pozitif. Siz yine de dualarınızı, iyi dilekleriniz eksik etmeyin. Ayrıca; siz, siz olun rahatsızlık verecek derecede hissedilir ağrılarınızı görmezden gelmeyin daha beter olmasın haliniz sonra :) Tarih84 hepinize selam eder, en kısa zamanda bomba gibi döneceğini söylememi ister. Biraz daha zaman var ama :)

XOXO Yukarı blog sakinleri :D