17 Aralık 2011 Cumartesi

Noel Ağacım / Yeni yıl ağacı projesi / Adını DIY Koydum :)

Küçüklüğümün vazgeçilmezi, yeni yıl ağacı neşesi. Yoksa noel ağacı mı demeli? Bu ağaç illa çam meşeli mi olmalı. Tüh ne yapsak şimdi? Hadi gelin şunun adını DIY koyalım. Do it yourself   diyelim =)) Geç bir saatte eve dönüyordum, otobüsün penceresinden noel / yeni yıl heyecanı ile sarmalanmış dükkanları seyrediyordum. Balonlar, hediye kutuları ...  Keşke bu yıl kanlı canlı bir ağacım olsa, süslesem, hatta bahçemde olsa bu ağaç  müstakbel eşimle ( Jung Woo Sung tabii! ) elimde kahvelerimizle ışıklarını seyretsek falan filan şimdi gerisini getirmeyim hayır aklım gayet yerinde:) Derken otobüsten indim eve yürürken parkta kesilmiş ağaç dallarını ve bu çalıyı gördüm. Evet üstte fotoğrafta gördüğünüz boy atmış bir çalının kesilmiş gövdesi. Dikenli, asi. Hemen fikrim geldi daldım çalılara ellerim çizildi taşıdım odama. Minik, dergilerimi koymak için aldığım bebek selesine yerleştirdim, yanına da daha önce bir proje için topladığım narenciye ve çam dallarını ekledim. Gerçek ağaçtan ne farkı var dimi:) Ama bir adım daha yakından inceleyelim.
Dal, tam da Danielle Steel romanlarımın rafına gelmiş tamamiyle tesadüf, okunmayı bekleyen yeni alınmış kitap rafım. Çerçevedeki fotoğrafta, annesinin kucağındaki de ben:)
İşte bu dikenler kedi tırmalamışa benzetti ellerimi:(
Bahsettiğim narenciyeler:) Altta gördüğünüz zeytin dalları, limon, mandalina dalları ve hurma meyvesi sapları bir proje için toplandı sonra üşenildi sıcak odada bekledi vee sıcaktan yamuldu sonra geçen zamanla kurudu. Sözde bu materyallerle kapı süsü yapılacaktı:( Kapı süsü yapıldı ama bir sonraki yazıma sil baştan zeytin dalı topladım:)
Maddiyatınız yetmemiş olabilir, malum hayat pahalı. Ya da büyüdüm canım bu saatten sonra dalmış ağaçmış diyebilirsiniz. Ama demeyin, tam mevsimi ağaçlar budanırken parklardan geçerken daha bir dikkatli olun, dalı alın odanıza koyun bir parça kurdele bağlayın. Sizin Rabbimizden istediğiniz, gönlünüzden geçenleri dileyin. Tamam haklısınız kulla Allah arasına kimse giremez ama bizler öyle yaratılmışlarız ki daha dilerken olumsuzu çağırırız, böyle hurafelere inanıp yolu berrraklaştırır Tanrıya dileğimizi bir kere daha ulaştırırız. Ben inanıyorum, olumlamanın gücüne, çok istediğinde günün birinde ulaşabileceğine. Rabbim belki istediğim an istediğim şekilde vermedi ya ben büyüdüm önemsiz kaldı ya da vakti değildi hayırlı değildi ama oldu. İnanın , herşey inanmakla başlar.
Bu kolaj da inancın, olumlamanın, sevginin gücünün yeni yılın coşkusunun olsun:

Tarih84

7 yorum:

zeynep dedi ki...

Sahici olmuş tıpkı noel ağacı gibi:))

şekerinmutfağı dedi ki...

canım benim bizim için noel ağacı illa dallı budaklı olmak zorunda değil gayet iyi olmuş :))

tarih84 dedi ki...

Zeynep: baktıkça sanki ağaçmış gibi hissediyorum:)

şekerinmutfağı: dimi dimi :)) ben de çok sevdim odamın köşesinde yeri sabitlendi:)

yıldız dedi ki...

Tam istemişsin o anda olmuş işte ne olacak;)

tarih84 dedi ki...

Yıldız: dimi, olumlamanın gücü işte:)

Joey Potter dedi ki...

Narenciyeler hala koku veriyor mu? Çok güzel kokar onlar dimi. Ağaç olayını çok sevmiyorum ben bir onu sevmiyorum herhalde bu süs püs olayında ama ilginç olmuş canım eline sağlık.

tarih84 dedi ki...

Joey Potter: içimdeki noel ağacı sevgisi bitmiyor:) Ben çok severim:) ve evet narenciyeler hala kokuyor sadece etrafı kurudu o kadar:)