21 Eylül 2011 Çarşamba

Kıymık: kahveni al gel sohbet koyu!

Photobucket
Dışarıda yağmurun kokusu elimde kahvem miss gibi bir öğleden sonra yaşıyoruz hatta ikindi vaktine yaklaştık denilebilir. Biliyorum 12 gündür blogda bir hareketlilik yok, bir 10 daha olacağının da garantisi yok.

Pazar günü arkadaşarla çay keyfi yaparken kitap okuma aşkımızdan bahsettik, hatta bizim meslek hanemizde öğrenci, meslek inceliği olarak da okur eklense dünyada bundan güzel bir meslek olamaz diyorduk. Geçtiğimiz kitap fuarından neler aldığımızdan, kitap fiyatlarındaki uçuk rakamlarla korsanı özler olduğumuzdan bahsettik.
Bu ülke ne zaman kazıklamayı geçip sürümden kazanma mantığı güdecek? Bende bol bol cd almak orjinbal sıfır kitap almak isterim ama nerdeee 5 seçiyorsam 2 alıp çıkıyorum ki bu da şanslı bir gün oluyor neyse! Konumuza dönersen arkadaşım ve sevgilisinin Kıymık adlı roman diyaloglarını aktarmak istiyorum. Hala aklıma geldikçe gülüyorum:) Keşke o anı sizlerle paylaşabilseydik:) İsimleri değiştirerek anlatıma başlayalım.
*Selen-Mert: çiftimiz ve ben.
Kahve, çay, meşrubat masada, kpss konusunu değiştirmek için iç açıcı bir mesele aranırken Selen konuya girer:

Selen:kitap fuarının son günü yayın evleri ellerinde kalan kitapları yok pahasına sattılar, hakkaten de yok, cebimde bir kuruş bile kalmadan yok olup çıktım.
Tarih84: haklısın ben de baka kalıp gelmiştim hatta kpss soru bankası alıp çıktım:(
Mert: Olsun aşkım(selen'e diyor) kitapların filmini izlersin en azından internette bedava, gözlerini yorma sen.
Tarih84: o zaman anlamı olmuyor kitap okumak, romanın içine dalmak bambaşka.
Selen: haklısın bir roman aldım adı '' Kıymık'' çok etkileyici.
Mert: eee.. dert şimdi kıymık mı?
Selen: öyle deme aşkım(Mert), bu psikoloji kitabı, acayip geriyor. Olasılıksızı seven herkes sever o derece etkili!
Mert: gerilme sen aşkım olsun, yazık sana, zaten kpss den gerilmişsin.
Selen: olsun hayatım bak şimdi adam bu hayattaki varlığını sorguluyor, var mıyım yok muyum ispat etmeye çalışıyor. Şizofrene bağlamış ama aslında değil, fazla okumuş fazla zorlamış.
Mert: yani deli!
Selen: ayy hayır bi dinle!
Tarih84: eee anlatsana merak ettim, ya zaten kim sorgulamıyor ki offf:(
Selen: şimdi adam varlığını ispatlamak için ağız burun dalıyor kendi kendine, acı hissetmek için. Hatta birgün arabayı yokuş aşağı sürüyor eşi ve karnındaki bebeği ölüyor.
Tarih84: off Allahım kafa hakkaten gider artık o YOK :(
Mert: aşkım sen sakın öyle şeyler yapma, ağızını burnunu kırma tamam mı SEN VARSIN! :)
Selen: tamam aşkım ben varım:) ama dinle!
Mert: tamam.
Selen: işte Almanya varlığı ve gerçekliği sorgulayanlar üzerine araştırmalar yapıyormuş, beyin öyle birşey ki her şeyi alıyor ama unutmuyor, silinmiyor. İşte uzmanlar o istenmeyen acı verici anıları silmek için araştırma yapıyor. Bu adam da ona dahil oluyor. Ama sonra daha beter oluyor.

Tarih84: 6. hiss filmine bağladım şimdi haydee buyur burdan yak.

Mert: bir gün eve geliyormuşuz, Selen kafasını bir o duvara bir duvara buluyormuş, var mıyım yok muyum ispat etmeye çalışıyormuş.


* o an gözlerimizin önünde canlandırdığımıza gibi kopuyoruz:)

Mert: aman aşkım sen varsın aman sen yok olursan ben naparım.Ahh hep bu ucuz romanlar yüzünden, söz aşkım bir daha indirimli kitap almak yok, ben sana pahalı kitap alıcam:)


*artık kopuyoruz, bittiğimiz an:)


Selen: tamam aşkım sen bana pahalı, janjanlı kitaplar al, okuyayım pembe sanal dünyada yaşayayım olur mu?


Mert: olur aşkım sen düşünme üzülme ben düşünür üzülürüm:) puhaha:)



Peki şu bahsedilen hatta bahsedilemeyn kitap nedir?
Kitap özeti:
Hayatınızın en kötü anılarını hafızanızdan silebilecek olsaydınız, yapar mıydınız? Peki ya yanlış giden bir şeyler olursa?
Marc Lucas hayatında yaşayabileceği en kötü şeyi yaşar: Kendisinin sebep olduğu bir trafik kazasında karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder. Kazada yaralandığı zaman ensesine batan kıymığı her an hissediyor, ama gerçek yaraları daha derinde.
Hayatı her geçen gün daha katlanılmaz hâle gelirken bir ilanla karşılaşır. Yeni bir deney için bir Psikiyatri Kliniği travma geçirmiş gönüllüler aramaktadır.
Korkunç anıların pençesinde kıvranmadığınız bir hayat düşünün. Marc Lucas, bunun son şansı olduğunu anlar; artık karısını ve bebeğini unutması gerekiyor. Sonsuza dek. Ancak gerçek dehşet geçmişinde değil, geleceğinde yatmakta. Hastanedeki ilk testleri yaptırıp evine döndüğünde dünya artık onu unutmuş gibidir. Anahtarları kapıyı açmaz, kapısının üzerinde yabancı bir isim vardır ve kapı açıldığı zaman korkunç bir kâbusa uyanacaktır. Konu alıntıdır, kaynak için
tıktık
Güzel birgün dü bizler için, keyifliydi. Şimdi kıymık adlı eseri okyanların yorumlarını merak ediyorum. Okumayı düşünüyorum sonra da sarsmasından korkuyorum. Malum psikolojim pek iyi değil, negatiflik pek kaldıramaz bu bünye.



Tarih84

13 yorum:

Joey Potter dedi ki...

Bu filme çekilmiş miydi? Konusu sanki tanıdık geldi ya da benzer bir konusu olan bir film vardı... Hatırlayamadım şimdi ama ilginç bir hikâyeye benziyor.

tarih84 dedi ki...

Joey Potter: bilemiyorum sadece yazarı çok tanıdık geldi kitapları genelde filmleşiyormuş daha kitabı elime almadım.

tubitos dedi ki...

arkadaşların çok şekermiş ama ya :)

zişniko dedi ki...

merhaba siize uzun z<amndır yazmak istiyordum ama kısmet olmamıştı. ben sizin meslektaşınızım. sana bu yorumu yazmamın nedeni lütfen umudunu kaybetme demek. ben çok geç atandım dersanede açılştım hatta bazen işsiz parasız kaldım. çok ağladım çok fedakarlık yaptım. hiç olmayacak insanların atanaım benim kaldığımı görüdm ama pes etmedim biliyormusun. lütfen pes etme. sizi tanımıyorum sadece yazılarınızdan ama yinede üzüntünüzü paylatım. o nedenle yazdım bunu. siz üzülürken omuzuna dokunup inan geçicek bunlar demek istedim. inşallah bigün atanacaksın inan buna dua et. bakarsın aynı okulda çalışırız. dualarım seninle adını bilmediği güzel kalpli meslektaşım :)

tarih84 dedi ki...

tubıtos: öyleler sağolsunlar. Mert takma isimli arkadaşımız biz biraz daha tebe4ssümle kalalım diye yapamayacağı iyilik yoktur.

zişniko: gözlerimden yaşları indirdin, bu burun direği sızısı bu akşam geçmez:( o kadar önemliydi ki sağolasın, inna bu durumu yaşayanlar anlıyor,inşallah diyorum başka da birşey diyemiyorum.

çeşnici Handan dedi ki...

Bence bu aralar hep bu arkadaşlarınla görüş biraz moralin neşen yerine gelsin. Kitabı da bu aralar okuma.

tarih84 dedi ki...

çeşnici Handan: haklısın, yarın da birlikteyiz:)

Oh Yoon Joo dedi ki...

Mert: aşkım sen sakın öyle şeyler yapma, ağızını burnunu kırma tamam mı SEN VARSIN! :)
Selen: tamam aşkım ben varım:) ama dinle!
Mert: tamam.

Gülmekten başka yapabileceğim hiçbir şey yok valla (: Daha keyifli günler geçirmen dileğiyle tarihcim^^ Sayende okunacak yeni bir kitap daha çaktırılmadan listeye alındı (:

tarih84 dedi ki...

Oh Yoon Joo: ben en çok hep bu ucuz(indirimli) kitaplar yüzünden, söz aşkım ben san pahalı kitap alıcam. cümlesine durup durup gülüyorum. Geçenlerde arkadaşımla tekrarını yaptık koptuk:)

MakinoSev dedi ki...

"hep bu ucuz(indirimli) kitaplar yüzünden, söz aşkım ben san pahalı kitap alıcam." öyle rahat söylemiş ki sanki cidden ucuz kitap adidir gibi düşünecektim ahaha :D

not:zişniko'nun sözleri beni de umutlandırdı, iyiki blogunu açmışsın bak, ne iyi insanlarla konuşma fırsatın oluyor, seninde yüreğin nefes almış oluyor bir nebze :)

tarih84 dedi ki...

Makino Sev: haklısın zişniko'nun yorumu ilaç gibi geldi, moralim düzeldi:)

sorma sorma dün de onlarla birlikteydim:) kitabı arkadaşım 30tl den indirimle 10tl aldı.

dün de Mert diyor ki söz aşkım bundan sonra 50krş bile indirim yok, basıcaz parayı alıcaz sonra kötü oluyor:)

onlarla zaman geçirmek harika:)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Okumadım kuzum ama soruya cevaben; Hayatınızın en kötü anılarını hafızanızdan silebilecek olsaydınız, yapar mıydınız? asla neden dersen bizleri biz yapan olgulardır yaşadıklarımız iyi kötü ne varsa ben ne geleceği merak ederim ne de silmek isterim. Bence oluruna bırakmaktır hayat denen şey .)

tarih84 dedi ki...

Stil Direktörü: çok haklıısn, sanırım adam da bu hafıza silinmesi sonrası asıl cehennemi yaşıyor.