21 Mart 2011 Pazartesi

Keçi Gribi! 2011'in Son Grip Dalgası, DİKKAT: Çok Tehlikeli!

Photobucket
Her yıl yeni bir hayvan türü gribiyle uğraşıyoruz. Komplo teorisi gibi gelebilir lakin güçlü ilaç firmalarını çirkin oyunları bunlar. Virüsleri mustasyona uğratıp kırıyorlar milleti sonra elimiz mahkum can çekişerek gidip dayıyoruz kendimize antibiyotikleri. Eskiden 1 hafta dinlen ye portakalı iç çorbanı yat uyu geçer denilen grip şimdilerde ölümüne süründüren kolay kolay geçmeyen bir hal aldı. Bugün sabah teşhis konuldu, üç maymun gribi diye bahsettiğim hastalığım KEÇİ GRİBİ çıktı. Medyadan uzak günler geçirince böyle bir giribi ilk defa doktordan duydum, valla aklıma geldikçe de gülüyorum, keçi gribi mi yok artık:)) Türlü türlü açıklamalar var, ortak nokta tehlikeli olduğu ve ihmal edilmeden doktora gidilmesi. Eğer geçer diye ertelenirse zatüre ve orta kulak iltihabına kadar ilerliyor, aman dikkat. Nasıl ve ne zaman başladı tam bilemiyorum, hastalığımın sürecini anlatmak isterim ki buna benzer şikayeti olan okuyucular aksatmadan hemen doktora gitsin, gerçekten bu acıya katlanmaya değmez.
HASTALIK SÜRECİM:
Çarşamba günü gözlerim yanmaya başladı, daha çok sıvı tüketir oldum: bu iç ateşin başlangıç noktasıydı! Akşama doğru sesim kısıldı, hafif bir grip etkisi gibi düşündüm erkenden uyudum.
Perşemde çok yoğun ve yorgun bir gündü, saatlerce ders anlattım: boğaz ağrımı, halsizliğimi ve her yerimin et kırığı olmuşcasına ağrımasını buna bağladım: meğer hastalığın ikinci belirtisi adale ağrılarıymış! Akşama doğru sesim tamamiyle gitmiş, sorulan sorulara cevap veremezcesine kıvrılıp uyuma hissiyle eve zor geldim, yine erken uyudum, iştahsızlık başladı.
Cuma sabah erken kalktım öğlene kadar ne kadar bitki varsa çay yapıp içtim, kulaklarımın az duyduğunu, başımın ağırlaştığını, sesimin kalınlaştığını anladım. Diş etlerim acımaya başladı hatta diş fırçalarken kanadı. Anladım ki şifayı kapmışım.Uyurum geçer mantığı ile davrandım zorunlu yapmam gerekenleri yapıp güne uzanarak geçirdim. Cumartesi fenaydım artık başımın hücrelere ayrıldığını ve her nefes alışımda hücrelerin birbirine vurduğunu sanıyordum. Göğsümü dinlemeye başladım. Kararımı vermiştim zor bir girp geçirecektim sabredeyim pazartesi KBB doktoruna giderim dedim. Cumartesi başlayan yüksek ateş uyku uyutmadı, incecik penyeyle devamlı ıslak bezlerle ateşimi kontrol etmeye çabaladık.
Pazar günü zorla hümkürmeye çalıştım, hümkürdükçe kulaklarım açılıyordu, gözlerim ağlarcasına akmaya başladı. Evdeki bütün camları açtık ateşim çok yükseldi. Hapşurma ve öksürük alametleri başladı.
Pazartesi sabahı doktora giderken kusmalar başladı, ama bildiğini kusma gibi değil: hani kusma öğürme ile başlar kusma öncesi kusarken ve sonrasında bilinciniz yerindedir. Bu adeta midenizin size tekme atması gibi, yeminlen diyorum: göz açıp kapayana kadar hem ağız hem burun birden çıkardım, yuhh dedim yani öncesi sonrası yok: oldu bitti! Nasıl oldu şaka gibi, sanki ben kusmadım biri üzerime bişi döktü dalga geçiyor gibi. Bir insan hiç bişi anlamadan nasıl bu denli kusabilir. VALLAHİ ŞAKA DEĞİL BU HASTALIK ÇOK İNATÇI VE PİS!
DİKKAT:
Öksürmeye çalışırken sağ kulağımın arkasından yumruk yemiş gibi oluyordum, canım çok yanıyordu, hapşurma esnasında enseme tokat yermiş gibi acı ile savruluyordum, yürürken gözlerimin buğusundan denge sorunu yaşadım, duvarlara tutunarak yürümeye başladım. Bu artık hastalığın vücuda yerleşmiş hali, sizi kemirme hali!
Doktora gittiğimde acınası bir haldeydim, derdimi bile anlatmaya acizdim,klasik boğazıma baktı, şikayetimi nasıl hissettiğim şeklinde tasvir etmemi istedi yukardaki gibi anlattım.O esnada hümkürmem geldi malum burundan nefes almanın tek yolu:)) Hiçç çekinecek halim yoktu hümkürdüm:
Doktor: uzat
Ben: neyi?
Doktor: peçeteni
Bana kal geldi sümüklü peçetemi istiyor, bismillah... NEYSE UZATTIM:((
Doktor: hafta sonu da bu kıvamdamıydı?
Ben: evet ( yoğun koyu bir hal ıyyy)
Doktor: KEÇİ GRİBİ olmuşsun... sonra bütün süreci anlattı ben de evet o da oldu, bu da oldu, evet öyle ağrıdı falan dedim yazdı ilaçları, sadece tek seferde 4 ilaç yazıldığı için yarın yeniden gidicem 3 ilaç daha ekleyecekmiş oyyyy
Siz siz olun hastalığınızı asla ertelemeyin ve hastalığınızla ilgili doktora gidin, böylece zor olan süreci hızlandırmış olursunuz.
Tarih84

2 yorum:

Joey Potter dedi ki...

Keçi meçi anlamam ben. Sen aşktan böyle oldun kuzum. İnce hastalığa tutuldun :)) Boyu posu devrilesice Jung Woo Sung böyle yapmayaydı sen iki günde ayağa kalkardın en fazla :))

Geçmiş olsun kara kuzum :D Dinlen bol, bol.

tarih84 dedi ki...

Joey Potter: doğru söz ne hacet dimi:)) yakında salacam içimdeki keçileri onun başına o olacak:)