17 Şubat 2011 Perşembe

Server Tanilli: Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?

Photobucket

Daha önce de bahsetmişimdir,her basımda kitap kapaklarının yenilenmesine kılım.Turuncu renkteki kitap 3. farklı kapak, benimkisi yani mavi fondaki 5. versiyonu.Neyse asıl amacımıza dönelim, kitabın içeriğinden bahsedelim. Server Tanilli kendini eğitime yararlı olmaya adamış, bu konuda hayli bilgili , Eğitim Tarihi uzmanı bir kişi.Bir çok eğitimcinin eserlerinden yararlandığı bir kişi.

Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?

Kitap eğitim kavramından başlıyor, odak noktası insan. İnsanın insanlaşması, eğitim kavramı, dünya eğitim tarihi serüveni şeklinde ilk kısmı oluşturuyor. Sonrasında Türk eğitim sitemi, taaa ilk Türklere kadar, nereden nereye geldiği...siyasetin işin içine girmesi ile nasıl içinden çıkılmaz bir hal aldığı...belgelerle ispat edilerek, kanun maddelerine kadar ortaya döküyor.Özellikle Cumhuriyet tarihinden bu güne nasıl katledildiğine ve hangi amaçlar uğruna yitip gittiği anlatılıyor.

Eğitimciler ve eğitimle uğraşan kişilerin mutlaka ama mutlaka okuması gerekli bir kitap.Çok zor okunuyor kabul, ama çok gerçek, en önemlisi de ispatı olan, belgelere dayalı yazılmış bir kitap! Eğitimin içinde olmayan, eğitim psikolojisi dersleri almamış, işin mutfağında olmayan kimselerce rahatlıkla yanlı bulunabilecek, hatta yanlış görülebilecek de bir kitap.Neyi, niçin, neden okuduğumuzun bilincinde olarak yaklaşılması gerekli bir eser. DP ve AKP dönemi eğitim politikası fazlaca yer almış, lakin bu yer alış siyasi görüş ya da taraf tutulması sebebiyle değil, Türk Eğitim tarihimizde bu iki dönemde eğitim kanunlarında köklü değişiklikler alınıp çokça eğitim kanunu değişikliği nedeniyledir. İşte bu noktada işin mutfağında olmayan kişilerce yanlı olarak algılanacak bir içeriğe sahiptir.


KİŞİSEL FİKRİM:

Kitabı beğendim, kaynak olarak kitaplığımda önemli eserler kısmında kalacak türde.Lakin her fikre de katılamadım.Bazı konularda eksiklik ortada.Sistem yanlış olabilir, ama bu sistemde seçim şansı tanınmış ve sunulan haktan yararlanmış kişilere de yanlışlık yüklenmemelidir.

Örneğin: öğretmen lisesini kazanmış bir öğrenci sonrasında öğretmen olmak istemeyip başka branş okuyabilir, eğer sistem ona başka branştan üniversiteye girme hakkı tanımışsa bu öğrenciye neden burayı seçtin deme hakkın asla olamaz! İmam hatipler kuruluş amacından sapmış düz lise programlarına dönmüş, adı imam yetiştirme şeklinde kalmış olabilir.Sen kuruluş amacının dışında kaldı düz lise olsun diyebilirsin ama orada okuyan çocuğa tanınan hak ile üniversite kapılarında başka branş seçme hakkı tanınıyorsa bu haktan tabiki yararlanacaktır! HAKKIDIR! Sen herkes kendi mesleğini, kendi yetiştiği şekilde yükseğini okuyacak diyorsan ona göre yasalarını düzenleneceksin, eğer kapı aralıysa girmek kadar doğalı yoktur, hakkıdır.

İşte öğrenci ve eğitimciler arası çatışma da buradan doğuyor, hocalar genelde hangi tür liseden geldiğinle yargılıyor seni oysaki seni değil sistemi bu hale getireni yargılayıp oyunu ona göre vermeli.Bu öğrencinin değil aile zihniyeti, ülke ekonomisi, siyasi çıkarlarla eğitimi maşa olarak kullanan vaatlerle alakalı bir durumdur.

Buradan şu çıkmasın, yarası var ondan böyle konuşuyor.Anadolu lisesi mezunu biri olarak, üniversite sınavında branş engeli olmadan sınava giren biri olarak söylüyorum bu sözleri!

Kitap eğitim tarihi açısından baş ucu olacak kadar değerli, felsefesi açısından günümüzdeki şu çıkmaz durum konusunda bir o kadar tersttir.

Tarih84

Hiç yorum yok: