30 Kasım 2010 Salı

Salyangozların Portakal/ Mandalina Kabuğu Tutkusu

Photobucket

Geçen hafta, canım sıkkındı, moralim yerine gelsin diye yürüyüşe çıktım.Yağmurun dindiği sıralarda birden fazla sümüklü böcek gördüm.Eve geldim, netten bakındığımda gördüğüm şeyin gerçek isminin Salyangoz olduğunu öğrendim.Ertesi akşam yine aynı parkurda yürürken bu sefer salyangozlarda bir ilginçlik keşfettim.Dikkatlice baktıığımda bir yere doğru yöneldiklerini fark ettim.Bir çevre bilinci sıfır şahsiyetsiz, yediği portakal ve mandalin kabuklarını yere atmış, salyangozlarda dört nala sürünerek bunlara ulaşma telaşında.Şoklar içerisindeydim ve sizlerle paylaşmak için fotoğrafladım.

Photobucket


Photobucket
Her biri ayrı salyangozdur!

Photobucket
Bu ikisi en garibiydi sanki kabuğu içlerine alacak gibiydiler ıyyyyy

Photobucket
Neyse nedir bu işin sırrı diyerek azıcık araştırdım işte Salyangozun sırrı:

Salyangozlar, tatlısularda, denizlerde ve bütün çevrede görülebilen hayvanlardır. Nemli yerlerde bulunurlar ve yağışın bol olduğu ve havanın tam soğumadığı sonbahar aylarında sürekli görülürler. Vücutlarında bol miktarda su bulunduğu için çok soğuk havalarda donarlar. Çok sıcak havalarda ise su kaybederek kuruyabilirler. Geçtikleri yerlerde iz bırakmalarını sağlayan parlak renkli sümüksü bir sıvı üretirler. Kabuklarıyla gövdelerinin arasındaki kurumuş sümüksü sıvı, vücutlarındaki nemi kaybetmemelerini sağlar. Kışın toprak altına ya da ağaç kovuklarına girerek etkinliklerini azaltırlar. Yazın çok sıcak olduğunda da benzer şeklide davranırlar. Çoğunlukla otçul olmakla beraber, etçil ya da omnivor olabilirler.Salyangozlar en çok yağmur yağdığında ortaya çıkarlar. Ayrıca salyangozlar yenilebilir.


Photobucket


Genelikle otçul olanlar, bitkinin taze sürgünlerini yediği için zarara sebep olabilirler. Çiftçiler ürünlerini salyangozlardan korumak için çeşitli yöntemlere başvurular. Az sayıda oldukları takdirde, toplanıp uzak bir yere götürerek ya da çok olduklarında bahçe duvarlarına, sebze aralarına, ağaçlara sarımsak suyu dökerek ya da sarımsak asarak uzak kalmalarını sağlarlar. Kullanılan diğer bir yöntem ise, bakır şeritler asmaktır. Bakır şeritlerin salyangozların salgıladığı sümüksü maddeyle etkileşime girerek bir elektrik akımı oluşturduğu ve uzaklaşmalarına neden olduğu düşünülmektedir.

Salyangozlarla beslenen çok sayıda hayvan vardır. Kuşlar, küçük memeli hayvanlar, kertenkeleler, kurbağalar, kırkayaklar, böcekler ve bazı büyük salyangoz türleri salyangozlarla beslenen canlılardandır.
Kaynak

Tarih84

RESİMLERİMİ ÇALMAYINIZ, ALINTILAYARAK KULLANINIZ!

29 Kasım 2010 Pazartesi

Haydarpaşa Garı: Tarihi Garı Tarih Etmek İsteyenler!

Photobucket

Haydarpaşa Garında süren iyileştirme ve izolasyon çalışmaları sırasında çatıda büyük bir yangın çıktı. Anadolu Yakası'ndaki tüm itfaiye ekipleri ve Kıyı Emniyeti yangına müdahale etti. Saat 15:30 sıralarında çıkan yangın yaklaşık 1 saat sonra kontrol altına alınabildi. Binada soğutma çalışmaları devam ediyor.

Mantığım almıyor iyileştirme yapılırkan nasıl bu kadar kötüleştirilebilir?
İhale mantığı ile yapılan restorasyonların korkunç sonuçlarından biri daha.
Beyler beyi sarayını da iş bilmez biri ihale sonucu almış ya da aldırılmış sonunda da restora yarıda bıraktırılmıştı, dimdik var olan saray restorasyon açlışmaları ile yıkılma tehlikesi geçirdi.
İşten anlamayanları ucuza çalıştırırsan olacağı bu.İhalenin de bir mantığı olmalı, daha önce baralılı kişiler ihaleye girmeli ve küsüratlarla değilde belli düzeylerle kazanılmalı.Ülkenin çivisi kalmadı yetti artık
.Kim bilir bu da kimlerin işine gelmiştir?


Photobucket


Bugün güzel şeylere odaklanayım, gazete okumayayım, tv izlemeyeyim dedim.Kötü haber tez olmasa bile illa duyulur, uykum kaçtı ve sonuç bu yazı ve içimdeki derin sızı.
Bir tarihi doku daha paranın kirine yenik düştü!

28 Kasım 2010 Pazar

Oppası Olanların Dikkatine:Im Soo Jung'e Savaş açmak

Photobucket

Im Soo Jung'u görmekten gına mı geldi diyorsunuz doğru adrestesiniz.Kore'de kız mı yok anlamıyorum, en iyi proje, en kaliteli fotoğraf çekimi, en güzel reklamlar hep bu kızda bıktım yeter offfffffffffff... Kore'de güzellik tanımı: köfte dudak,iri göz, kısa boy oldu mu sana Im Soo Jung offff herkesin oppası ile illa bir film ya da dizisi var.Bolca da aşk dedikodusu.Bu kızdan artık bana gına geldi.En az 5 tane, hem güzel hem de iyi oyunculuğu olan kadın sayabilirim.Ama olay benim sayabilmem değil erkeklerin beğeni dünyası,
Anlamıyorum- anlayamayacağımmmmmmmm!!!!

Tüm beğenileri başlatan dizi:


Photobucket



Photobucket

Tüm asya kadınlarının gözdesi Rain bile geçenlerde Im soo Jung ile yemek yemek istediğini gururla açıklar!!

Photobucket



2009 yılının en arzulanan adamı ile( ben demiyorum kore magazin diyor) gayet samimi pozlar offfff


Photobucket



Photobucket



Bir dedikodu daha ihtimal bile vermiyorum çünkü adamın dünya çapında afet sevgilisi var!!!

Photobucket



Birçok blogcunun yüreğine indirecek bir film:)))
vee aşk dedikoduları!!

Photobucket




Photobucket



20005-2006 yılında çekilmiş olan Sad Movie filmi ile başlayan moda-fotoğraf çekimleri ile yakınlaşan asla ikili olmayasıca durum:Çek ellerini oppamın üzerindne yeter be!!!!


Photobucket



Şimdilerde ise Gong Yoo yetmemiş, hanım benim oppamla da reklam çekmiş offff
Kadının yanında hangi erkek dursa bir gurur, bir sahiplenme moduna giriyorlar ne var bu kızda
ne Ne NE???





Photobucket




Photobucket

Tarih84

Öyküne ömrünü kat ihtiyaç budur

Photobucket




Olmaz
Git, beni düşünme
Git, kalbimi de götür
Zaten sen de kalsın çok yormuşsun,çok üzmüşsün
Git güvenimi götür inancımı öldür
Sonu bu da bir tokatta senden olsun vur
Olmaz bu bize yapılmaz
Kalbim uslu durmaz bir çılgınlık yapar
Olmaz bu bize yakışmaz
Kalbim uslu durmaz bir çılgınlık yapar
Korkarım aşkımın şiddetinden
Duy sessiz çığlığım bu
Nadir bulunur su
Düşün nedeni mevsimlere renk katmışız
Biz artık biz yok mudur?
Ölümü gör otur
Öyküne ömrünü kat ihtiyaç budur
Olmaz bu bize yapılmaz
Kalbim uslu durmaz bir çılgınlık yapar
Olmaz bu bize yakışmaz
Kalbim uslu durmaz bir çılgınlık yapar
Korkarım aşkımın şiddetinden




Tarih84

27 Kasım 2010 Cumartesi

Hangi Ayakkabının Kadınısınız?

Photobucket



Ayakkabı kadınların vazgeçilmezidir.Yüzyıllar boyu da böyle gelmiş böyle gidecek bir gerçekliktir.Ayakkabı seçimi bir kadının yaşam seçimidir.

Topuklu ayakkabı:Dayanıklılık
İnce topuklu ayakkabı:Dayanıklılık ve sabır
Babet:Çıtkırıldım, zarif
Conversvari: Dış görünüşüm değil ruhum önemlilik...
Tabi bunlar benim tespitlerim.

Peki siz hangi ayakkabıda kendinizsiniz?

Pudra tonlarında, ince topuk, şık ayakkabı:Hem zarif, hem asil hem de yanındaki aksesurla modayı önemseyen kadın.

Photobucket



Siyah, platformlu, topuklu ayakkabı:Hem boy uzunluğunu hem kadınsılığı önemseyen bayanların tercihi.


Photobucket



Narçiçeği, arkadan fırfırlı, ince topuklu ayakkabı:Önden duruş şık ve asil, ama fırfırlarla içinde bir çocuğu barındıran bir kadın.

Photobucket



Renkli, desenli, topuklu ayakkabı:Her daim renkleri bir arada taşımayı seven, dünyaya olumlu ve renkli bakabilen biri.

Photobucket



Dolgu topuklu ayakkabı:Hem topuklularla şık olmalı hem de çok zorlanmamalı diyen kadının tercihi, dolgu topuk ayağı fazla yormayan bel sağlığına destek bir tercih.

Photobucket



Babet:Kibarlığı elden bırakmadan, asil , fazla zorlanmayacak bir tercih.Çıtkırıldım işi, hem kibarım hem de topuklarla yorulamayacak kadar narinim görünümü.


Photobucket



Spor, Converse:Topukmuş, şıklıkmış işim olmaz, bir ben varım bir de bendeki cevher diyen ama kadın her yerde kadın azıcık kokoşluk diyerek gold rengi seçen bayanların tercihi.


Photobucket





PEKİ YA SİZ?

Tarih84

White Night / Beyaz Gece

Photobucket

15 Sene öncesinde yaşanan dramın ardında kalan çocukların günümüzdeki trajedilerini anlatmakta.Ama insan düşünüyor, kolay kaldırılamayacak şeyler yaşanmış, ağır depresif, psikoloji bırakmayacak bir durum.Ama yine bir ama diyorsun biri kız diğeri oğlan, ikiside çok ağır yaşadılar, ikisi de ağır bedeller ödediler, peki bu hırs, bu senaryo ne içindi? Sonuçta elde ne var? Herkes bu kadar masum mu? Yoksa korumak adına harcanan bir hayatta korunan çok mu masum?Soru işaretleri son sahneye kadar çözülemiyor.Film bittiğinde acıma duygunuz yön değiştiriyor.Son ye jin yine muhteşem bir performans sergiledi.Koreli bayan oyunculardan ilk beğendiğim kişiydi kendisi, bence dünya çapında bir oyuncu.Onu hangi film ,hangi dilde izlesem yine aynı hissiyatı bizlere aktaracağına şüphem yok.Hatta karşısındaki erkek oyuncuları kıskanarak izlemediğim tek kadın, ona herşey yakışır:)))


Photobucket

Bir tefeci ücra bir kasabada, metruk bir binada ölü bulunur. Üç kişi şüphe altındadır ancak hepsinin de mükemmel gerekçeleri mevcuttur. Soruşturma durma noktasına gelir. Aradan neredeyse 15 sene geçer ve Baş Müfettiş soruşturmayı yeniden açmaya karar verir. 15 yıl evvel kurbanın oğlu babasını, sevdiği kıza tecavüz etmesini engellemek için öldürmüştür. Adamın babasını öldürdüğünü öğrenen kız da annesini öldürür. Genç adam 15 senedir kızın hayatına girmeye çalışanları ortadan kaldırmaktadır. Bir gölge gibi yaşar ve karşılığında kızdan hiçbir şey beklemez. Kız, adamın onun uğruna ne yaptığını bilmekte ancak görmezden gelmektedir. Aşkları büyüdükçe, işledikleri suçlar da çoğalır. Günahları arttıkça, Müfettişin soluğunu enselerinde hissederler.Kaynak


Photobucket



Film bitti, şimdi de medya-moda sektöründen para kazanma zamanı, illa bir dergide çıkmalılar,ama sıradan bir dergi olmaz COSMOPOLİTAN :))

Photobucket

Photobucket
Photobucket

Tarih84

26 Kasım 2010 Cuma

Kızım Nerede? & Ransom : Bir çakma Dizi Daha Oldu!

Photobucket

Atv seyircisinin yeni dizisi Kızım nerede? Gördüğüm anda tüh geç kaldık 14 yıl kadar neden daha önce çakamadık ekranlarımıza dediğim bir dizi.Film 90dk bizde ise her bölüm 90dk hahahaaa sabır sabır yaa sabır...:)))) Başroller iyi, Yonca Cevher, Binbir gece dizisi sonrası süper bir dönüş yapacak şimdiden belli.Yeni tarzına bayıldım doğrusu, saçlar yakışmış.Dizi tanıtımlarında ise en çok güldüğüm şeyse Lider adlı dergide adamın kapak olması, gerçekte Lider diye bir dergi var mı bilinmez ama girişi bari değiştirseydiniz, kopyacı gibi çakıldık doğrusu.

Photobucket

Bu fragmana dikkat:ilk başta parayı vermeye razı olan Mel Gibson aldatılınca deli gibi panayır alanında oğlu için koşturur, çığlık atar, dövünür falan; işte bizim Yahşi Türk karizmamız da bu sahnede kızı için koşmakta.Bir farkla bu koşuşa hasta olacak Türk kadınlarımız mevcut:)))Aşka Sürgün diye bir dizi vardı orada da adamın kızı kocaya kaçmıştı:)) Adam da kızı için koşturmuştu taaa o zamanlardan koşuşa hasta bir bayan(ismini yazarsam kellem uçar) bu yahşi jönün İzmir'e gelmiş ne kadar tiyatro oyunu varsa en ön sıradan bileti alan ilk kişi olarak takipledi hala da takip etmekte:)))))


Bu da diğer iç acıtmak üzere kurgulanmış fragman, benim içim hiç acımadı ya neyse!

Konu özeti:Varlıklı bir aile olan Demiraylar'ın kızı Zeynep, babasının doğum gününde gittiği bir partide kaybolur. Olayı araştıran polis dedektifi genç kızın izini sürerken ailenin sırlarıda bir bir ortaya çıkar. Ailenin karmaşık ilişkileri ve entrikalar açığa çıktıkça başlangıçta önemsiz zannedilen sırlar büyük hesaplaşmaları ve çatışmaları da beraberinde getirecektir. Ece uslu dizide kızım nerede diyecektir .İlla geçmiş hesaplaşma, aşk üçgeni beşgeni eklemezsek dizi olmaz, bir de kızı genç kız yapalım iki kötü alışkanlık attırıverelim oğğ tadından da yenmez hani, bıktım Türk mantığı sıradan senaryolardan.


Photobucket


Taklitler asıllarını yaşatır diye boşuna söylenmiyormuş , bu sağlam filmi bloğumda yazmaya vesile oldu.

Tom Mullen, zengin ve başarılı bir uçak şirketi sahibidir. Karısı Kate ve oğlu Sean ile mutlu ve yolunda giden bir hayat yaşarlarken bir gün oğullarının kaçırılması ile herşey tepetaklak olur. Sıradan kaçırılma olaylarının hepsinde olduğu gibi kaçıranlar fidye karşılığı çocuğu bırakacaklarını söylemektedirler. Buraya kadar herşey bildik bir şekilde giderken Tom'un birdenbire vermiş olduğu son derece riskli ve kaçıranlar dahil herkesi kitleyen kararı ile bütün dengeler altüst olur. Artık sadece Sean değil, fidye isteyenler de av durumuna düşmüştür

Photobucket

Tom'un verdiği karar değişikliği ile oğlunu kaçırana değil de kaçıranları yakalayana 2 milyon dolar vermeye kalkışınca işler bambaşka bir hal alır.Anlatmak istemiyorum seğredilmeyi hak eden güzel bir film.

Acılı anne, Ece Uslu saçlarını kaynakla uzatıp, hakve tonlarına boyamış, biraz da dalgalı fön verdirtmiş.Dizi için yeni imaj mış da neyin imajı, aslı işte bu fotoğrafta!

Photobucket

Filmin şaibeli ismi, izleyelim süpriz:)) Uzun süredir ayılıp bayılarak izlediğim birisidir.Hatta çok uzun süre taa Apollo 13'den beri de CSI-NY da tavan yaptı doğrusu.

Photobucket


Tarih84

25 Kasım 2010 Perşembe

Changeling /Sahtekar :Bir Şehrin İsmini Değiştirecek Güçte Bir Film

Photobucket

Changeling , ingilizcede küçükken değiştirilen bebek , çocuk anlamına gelmektedir. Türkiye'de Sahtekâr ismiyle vizyona girmiştir.Clint Eastwood'un hem yönetmenliğini hem de yapımcılığını üstlendiği, gerçek bir hikayeden yola çıkılarak senaryolaştırılmış bir film.

Christine Collins

Photobucket


Christine Collins Rolü için , Reese Witherspoon ve Hilary Swank'i de içeren 5 aktris arasından seçim yapıldı.Eastwood, Jolie'yi seçti.

Photobucket


Film bir anne ve oğlunun günlük rutini ile başlıyor, film hakkında önceden bir bilginiz yoksa bu size sıradan geliyor.Hatta ne anneye ne de çocuğa dikkatlice bakma isteğiniz bile olmuyor, daha olağan üstü bir şey olacak sanıyorsunuz.Cristina Collins'in işi telefon hatları ve bağlantılar üzerine, tamam diyorsunuz kesin devlet gizli servis görevlisi falan, hala konuya giremiyorsunuz derken Cristina eve geliyor ve oğlunu bulamıyor işte film şimdi başlıyor.Yine aklınızda aynı soru kesin kadını gizli hatlarda çalıştıracaklar, oğlunu da yem edecekler, inanın filmin son anına kadar ASLA AMA ASLA TAHMİN EDEMEYECEKLERİNİZ OLUYOR!!!

Şehrin gündemine düşen ve o dönemde polis teşkilatı hakkındaki olumsuz tutum da varken bu olay bir an önce kapansın isteyen teşkilat kayıp çocuk bulundu haberini ülke çapında manşetlere taşıyacak şölen hazırlıyor.Bir çocuk bulunuyor ve bu çocuk Christine Collins’in (Angelina Jolie) oğlu olduğu söyleniyor.Çocukta bunda ısrar ediyor.

Photobucket


Bir anne çocuğuna ne olursa olsun tanır, kadın baştan oğlunun bulunmadığını anlasa da duygusalsın, şimdi net düşünemiyorsun, aradan aylar geçti diyerek o dönemin pislik polis şefi kadına zorla çocuğu verip bir de fotoğraf çektirtiyor.Kadın bir günlük misafir etmeyi kabul ediyor.

Photobucket

Duvardaki boy uzunluk çizgisi bile doğruyu söylerken, kadını susturmak ve işin peşini bıraktırmak için ne kadar yetkili varsa yalanlatmak için akıl dışı uygulamalara gidiyor.En sonunda akıl hastanesine bile kapatılıyor.

Photobucket

Filmde kesin sonuç asla yok,günümüzde bile cevabı olmayan soru işaretleri dolu,öyle bir hikayeki bir şehrin adı değişiyor.O güne kadarki en korkunç olay.Daha fazla anlatmak istemiyorum.İliklerime kadar Cristina Colins'in acısını hissettim.Hayatımızda bir kere bu film izlenilmeli.


Angelina Jolie' e gelirsek:Oyunculuğu genelde çok iyiydi lakin muhteşem renklerdeki rujları bulaşmasın diye eldivenli elleri ile en acıklı sahnelerdeki donuk ağız kapatmaları filmi izlerken en yapay anlardı.Bir anne dövünmeli, ağlamalı, çıldırmalı, çocuğunun tırnağı kırılsa 5 dikiş atılacak yara gibi deliren annelere göre biraz yavandı.Ama film boyuncaki duruşu, sabrı, ve son sahnede polisle yaptığı konuşma işte budur dedirtti.

PRODÜKSİYON ÖNCESİ:

Bir Annenin Sevgisinden Miras Kalanlar: Christine Collins Anılıyor


Los Angeles’ın hızla geliştiği 20’li yıllarda kent tarihine damgasını vuran çok önemli yolsuzluk olayları ve cinayetler yaşandı. Bir kısmı örtbas edilen bu olaylar arasında Roscoe “Fatty” Arbuckle’ın tecavüze uğraması; 1921 yılında genç yıldız adayı Virginia Rappe’in öldürülmesi davası; 1926’da evangelist Aimee Semple McPherson’un kaçırılması olayı; 1947’de The Black Dahlia cinayeti başı çekiyordu. Ardarda patlak veren skandallar kentte huzursuzluk yaratırken politik yetkilileri de zora soktu.
Ancak çalışan sınıftan bir kadının, kaybolan oğlunu bulmak için verdiği büyük mücadele bugüne kadar çok az hatırlanmıştı. Christine Collins’in karşısına çıkan sayısız engele rağmen oğlunu bulma yolunda verdiği büyük mücadele, aradan 80 yıl geçtikten sonra Hollywood’un en ünlü film yapımcılarının gündemine geldi. Bunda eski bir gazetecinin Collins’in o günlerde verdiği hukuk savaşını 80 yıl sonra gün ışığına çıkartmasının büyük payı vardı.
Los Angeles Belediye Binası’nın yeraltındaki odalarında tozlu arşivler vardır. Kentte 100 yıldır olup biten bütün işlerin arşivi burada korunur. Bunlar arasında Christine Collins davasıyla ilgili binlerce sayfalık doküman önemli yer tutmaktadır. Belgelere bakıldığında Collins’in dokuz yaşındaki oğlu Walter’ın ortadan kaybolmasından itibaren gerçekleşen karmaşık dava süreciyle ilgili detaylar ve Los Angeles Polis Departmanının bu dava süresince uyguladığı yozlaşmış mekanizmaların izleri görülebilir.
Eski bir gazeteci olan senaryo yazarı J. Michael Straczynski, bundan birkaç yıl önce politik mekanizmayı yerin dibine geçiren işçi sınıfından bir kadının şaşırtıcı öyküsünü yazmıştı. Straczynski’nin yasısı başta Los Angeles Times, The Herald Examiner ve Time olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandı. Bu yazıyı yazarken Straczynski’nin elinde çok sayıda kaynak vardı ama en önemli kaynağına eski bir dostundan gelen telefon sayesinde ulaştı.
Gerisini Straczynski’nin kendisinden dinleyelim: “Belediyede çalışan bir arkadaşım beni arayarak eski belgeleri yakmaya başladıklarını, çöp yakma fırınına konulmadan önce bakmamı istediği bazı belgeler olduğunu söyledi. Hemen belediye binasına gittim. Christine Colins davasıyla ilgili olarak Belediye Meclisi’nin bazı eski belgeleri olduğunu gördüm. Tanıkların ifadelerini okumaya başladığımda, ‘Olmaz böyle şey… Ortada büyük bir hata var’ diye düşündüm. Ancak belgeler ateşe verilmeden önce okuduğum detaylar benim için yeterliydi.”
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Tarih84

24 Kasım 2010 Çarşamba

Yağmur Çizmeleri/ Botları

Photobucket

Yağmur sezonunu açtık, bardağı geçtim kovadan boşalırcasına yağmur yağmakta, İzmir'in yeni sel dalgasına teslim olması an meselesi.Nedense pek romantik gelmiyor yağmurlu günler bana, yoksa birazdan dışarı çıkmak zorunda olmak mı sebep?
Öğrencim telefonda yalvarırcasına geleceksiniz dimi örtmeniiim diyor, kıyamam ben sana, gelicem tabi.Öncelikle öğretmenim kelimesini öğretmekle başlamalı işe:)))

Photobucket

Resimdeki kedi gibi miskin miskin uzanırken anladım ki bu sene yağmur çizmesi almak şart oldu.Nasıl almalıyım, hangi renkte olmalı? Biraz bakınıyorum bu renkli şeyler çıktı karşıma:

HELLO KİTTY'nin karışmadığı sektör kaldı mı? Nereye baksam bu figür:)))

Photobucket

Anime tarzı bir çizme, hıımm bu güzel olabilir.


Photobucket



Asya diyarlarından bir yağmur esintisi:))

Photobucket

İşte budur! hem şık hem de sade, çok yönlü, rengi ve modeli her şekilde kullanılabilir.İlk baktığımda 56 tl idi, yağmurlar başladı 69 tl oldu, biraz daha beklersem 75 olacak doğrusu.
Bir tane almak bu değişen mevsim koşullarında şart oldu.

PhotobucketTarih84