30 Ağustos 2010 Pazartesi

Koreli Gençlerin Eğlenceli Konseri,İzmir Halkı İle Kaynaşma Şenliği

Ewweeettt yanlış duymadınız.Bugün yakın arkadaşımın uzun süre önce bahsettiği Koreli gençlerle tanışmaya gittik.Kendisi de onların konser günlerine denk gelmiş ,fırsat bu fırsat tanışmalı demiş.İtinayla anlatıp ballandırdığı şu konser günlerinden birine ben de katılmalıyım dedim.

İzmir bugün ayrı bir güzeldi.Kpss haberlerinin ardından yaşadığım sevinç, atamaların iptali,3722 şerefsizin tespiti...beni benden alan üzüntülü günlerin sonu, mutluluğun habercisiydi adeta.Bugünkü tek hatam uykusuzluk ve sinirden yıpranmış suratıma iki pudra çalamamış olmam , salaş kıyafetimden sonrasında nefret edecek olmamdı.Kilo aldığım şu günlerde hiç yardımcı olmadı ve incecik asyalıların yanında daha beter olmama yaradı öffff ne bilebilirdim ki o kadar fotoğraf çekilip kardeş, canciğer kuzu sarması olacağımızı.ayrıcaaaa neyse diğer posta anlatıcam diğer mucizevi gelişmeyi oxox beni bekleyin batı yakası Blogger sakinleri...=)=)=)

Öncelikle her zamanki Alsancak buluşma mekanı Sevinç pastanesinin önünde sözleştik.Erken gelmemin avantajı ile etrafta ne kadar asyalı varsa meraklı bakışlarla seyreyledim.Ama o saattlerde aklımda başka bir şey vardı bunlar bahsedilen grup muydu yoksa alsancak limanına yaklaşan yolcu gemisinden inen muhteşem insanların diğer kısmı mı idi..dedimya diğer yazımda asıl bombayı patlatıcam.Neyse canım arkadaşım geldi, aaa bak işte bahsettiğim grup ama erken gelmişiz gel yemek yiyelim dedi ,tamam dedim.sabırsızlandınız dimi ama bekleyin bool bol fotoğraf ekleyeceğim.önce günün diğer kısmını anlatayım=)Neyse yer Kıbrıs şehitliği bir nevi İstanbul istiklal caddesi.Genelde öğrencilerin rabet ettiği coco loco'ya gittik.

Photobucket

Neyse yemeklerimizi söyledik.zaten aklımızda atama,oppa,ikemen,kopyacıların ne olacağı,ülke gerçekleri,mağazalardaki başlayan büyük indirim gibi konular dönerken,bu kadar düşünce varken birde ne yiyeceğiz diye düşünmeden söyledik bir menü.tek tek düşünüp seçmenin ne manası vardı dimi vakit kaybı=)

Photobucket

Sonrasında olmazsa olmaz acı sos isteyeceğim tuttu.acı sos hakketten yemeğimi ,azımı,burnumu acı etti.Öyleki yemeği buzlu su içerek, yanarak ,hatta gözlerimden yaş gelerek bitirdim.işte benden size uyarı her acı sosu bilindik alıştık sos sanıp yemeyin,içinden öle bir marka öyle bir tarifli sos çıkarki dudaklarınız Angelina Jolie, acı sos sıçrayan burnunuz survavordaki oğuzhandan beter olur ama korkmayın bu etki sadece 40dk sürer.işte o beni beter eden,pizzayı buzlu su ile katık etmemi sağlayan acı:

Photobucket
FRESA MARKA ZEHİR SOS:Anteplilere,Urfalılara itinayla tavsiye edilir=)

Neyse gün devam etmektedir.gözümüz bir ara tiffanydeki indirimi fark etsede önce konser vakti der yola devam ederiz.her pazartesi saat 15.00'da alsancak sevinç pastanesi önünde Koreli çok sempatik,insan canlısı bir grup gönüllü olarak konser vermektedir.Bu konserde eşlik eden biz ve bir kaç bizim gibi meraklı kişidir.Konser keyifli geçti.Bolca parça seslendirildi.En sonunda da Akdeniz akşamları bir başka oluyor diye Türkçe bir parça döktürdü Koreli grup eksik,aksanlı ama güzel Türkçeleri ile=)Tabbi felsefik sözleri olan hepimiz kardeşiz,sevilmek için yaratılmışıs,yaratılmışsak svelim birbirimizi tarzında Koreceden Türkçeye çevrilmiş şarkıyı cümbür cemmaaat söyledik.Çok eğelndim gerçekten.İşin ilginci bu grubun bir çok daimi izleyici varmış,ağır rock yada metal artık ne ise tarzları baya genç vardı Koreli erkeklerle samimi hatta kankalardı.Bizim Korelilerin, bizim diyorum çünkü artık kankam gibi görüyorum onları=), azıcık havam olsun cannım=), sıcak kanları hemen arkadaş olma sevdaları güzel arkadaşlıkları oluştursada pek alakasız tipler oradaydı.görmeniz lazımdı sırf yabancı ile kankayız modunda gezmek adına bence tarzsız,saçma tipler vardı ,pardon zevk ve renk tartışılmazdı di mi ama napayıom bu benim bloğum ben tartışırım aaaa....

BİRAZ DA RESİM:


Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Bu arada her biri kendisine isimlerine çok yakın Türkçe isim koymuşlar.Duyduğum şekliyle yazıyorum Teonağ diye algıladığım korece ismin karşılığı olarak Teoman diye Türkçe isim seçmiş, müzik grubunun lideri sevimli pozlar verdi bizlre.hatta bizzat GS Galatasar bilekliğini bile gösterdi, kendini o kadar Türk görmüş =)
Photobucket

Burada bulunma sebeplerini sordum aslında en çok merak ettiğim şeydi: Buraya dil öğrenmeye gelmişler.Buca'da evkaya doğru çıkan yol üzerindeki çocuk esirgeme yurdunda kalıyorlarmış.devlet orada ikamet etmelerini uygun görmüş.hatta yaşları küçük heralde ondan diye düşündüğüm an kovboy şapkalı gitarist arkadaşın 25 yaşında olduğunu öğrendiğim an şaşırdım.sonra şaşırmama şaşırdım çünkü herdaim gencecik lana bir millet.neyse ramen,kimçhi,soju...muhabbeti yaptık.seulden bahsettik.diziler-filmler ve oyuncular yetmemiş gibi şehirler görülecek yerlerden bahsettitçe çığlık çığlığa kaldılar siz nasıl bu kadar bilebiliyorsunuz diye bir tane oppan olsun bak nasıl biliyorsun karış karış,sende takıl platonik yedi ceddiz arşınlar devri alemlere dalarsın dicektim ki karizma çizilmesin diye sustum=( yok canım kültürünüzü,taşınızı seviyoruz dedim nasıl yalaaann=) güzel bir gündü sanmıştımki meğer daha günün devamında beni şahaen şeyler bekliyormuş farkında değilmişim artık diğer olaylarda diğer yazıma diyorum xoxo yukarı blog sakinleri bu gecelik bu kadar

Tarih84

30 Ağustos Zafer Bayramımız Hepimiz İçin Kutlu Olsun

Photobucket
Photobucket
30 Ağustos zafer bayramı , aslında bizim zafer dediğimiz nihai sonuca gitmemizde kapıyı açma savaşı.İnönü savaşlarının galibeytleri ile düşmanı önlemesi kesilmiş, TBMM gücünü göstermiş, düşman ne olduğunu şaşırmıştır.Ama hesab edilemeyen durum ordu yorgun, ordu aç, ordu malzemesiz gerilla gibi bir ordan bir oraya vatan-namus koruma derdinde.Düzenli ordulara karşı alınan Kütahya-Eskişehir yenilgisi sonrası osmanlı-padişah-saltanat yanlılarının mecliste sesleri yükselir ey paşalar ne oldu ne bu durum: cevap gibi bir kara çıkar meclisten başkomutanlık yetkisi.Evet Başkomutan diye anılan Atamıza verilir bu yetki.Bu yetkinin ilk Yaptırımı ilk kanun Tekalif_i milliye emirleri:iki çarığın varsa birini orduya, buğdayının yarısını orduya, çorabını orduya,silahını orduya vereceksin ki savaş kazanılsın,ülke kurtulsun geri ödeyelim namusumuz-vatanımız korunsun.Asker dediğimiz subaylar, ki savaş subay savaşı diye tarihe yazılıcaktır, subaylarımız üniveristelerini bırakıp geleceğin aydınları bu uğurda canını koyar feda eder vatan uğruna.Dumlu pınar meydan muharebesi sonucu kazanırız ama ağır kayıpla. Bundan sonra düşman hep savunma-geri çekilme yapar.Çünkü yükselen Türk ordusu karşısında artık yapacak bir şey kalmaz.İşte bu savaş ülkeyi kurtaran,fransızın,ingilizin,italyanın geri çekilmesini sağlayan, yunanı ileride ege sahillerine yosun parçassı gibi vurdurucak savaşın kökü mayası olur.İstanbul bu savaş sonrası tıpış tıpış boşalttırılır.Ateşkes ilan ettirilir,boğaz geri alınır,topraklar vatana geri iade ettirilir. Bu savaş var olma savaşıdır. Bu savaş nasmu savaşıdır.Bu savaş vatanı kurtqarma savaşıdır.İte bu yüzden ZAFERİN HABERCİSİ HATTA ZAFERİN TA KENDİSİ OLAN SAVAŞTIR. Atam, Subaylarım,Erlerim,Analarımız,Bacılarımız,Çocuklarımız Allah sizden razı olsun.VATANI SİZ KURTARDINIZ AMA BİZLER KORUYAMAYIP BAŞKASINA SATMAKTAYIZ.ÜZGÜNÜM ŞEHİTLERİMZİ AMA İYİ Kİ BU GÜNLERİ GÖRMEDİNİZ.ALLAH RAHMET EYLESİN BU UĞURDA ÖLEN HER CANDAN.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Muhteşem Açılış,Basketbol Tarihinde İlk

Photobucket
Dün akşam alnımızın akıyla başlama startını muhteşem bir organizasyonla verdik.Bir çok spekülasyona rağmen izleyicide memnun organizasyona katılan ülkelerde.Önümüzde kritik günler var kapanışı da ardan geçen zmandaki müsabakaları da sorunsuz geçirilmesi için çabalamalıyız.

Organizasyonu izlemey Müslüm Gürses sahnedeyken başladım ama geriside şahaneydi.neler mi oldu:

sunucular: Tülin Şahin- Mehmet Ali Alabora idi ama Tülinin bir çok dile hakim olduğunu bildiğimiz halde neden sırarla kağıtlara bakarak ingilizce anons yaptığını anlamış değilim.


sahne alanlar:

- semazen gösterisi

-mehteran takımı

-senfoni orkestrası gece boyunca çok iyilerdi.

-Fatih Erkoç

-Müslüm Gürses

-Sezen Aksu ve eşlik edenler: Alessandro Saffino şu meşhur luna parçasını söyleyen tenor ahh canım benim=) çok severim kendisini izlerken televizyonun içine düşecektim neredeyse=)

ve diğer eşlik eden isim ki Sezen onu anos ederken kız kardeşim kadar sevdiğim birisi dedi Harris Alexiu ile düet yaptı. Salla parçasında bir köçek kendisine eşlik etti.

- Troya'dan sahneler gösterildi

- 300 dünya çocuğu ellerinde basket topu Kraç'a eşlik etti.

Allahaşkına adammı kalmadı, ülkemizde müzisyenler mi tükendi Hangi akla Kıraç dünya basketbol marşı yaptı gerçi yapamamış bir şeye benzemiyordu hatta Kıraç yayındayken iki satır söyleyemeden yayını kestiler çok güldüm.


Tarih84

Daniel Merriweather

PhotobucketPhotobucket


Daniel Merriweather 2009 kasım ayında ABD başta olmak üzere tüm dünyaya ben buradayım dedi.İlk albümü olmasına rağmen çok dolu dolu başarılı bir iş çıkardı.İmpossible parçası listelerden inmedi.Zannettik ki bu parçadan ötesi olmaz ve biz belkide hep bu parça ile hatırlayacağız sevimli Avustralyalı çocuğu yoooo dercesine Water and a Flame adlı parçasını çıkardı. Benim içimi acıta acıta dinlediğim ve sizlerle de çok geçmeden paylaşmak istediğim bir şarkı.Blog yazalı neredeyse 1 ay olacak ki benim için uzun süre=) nasıl olduda bu parçayı ve sevimli adamı tanıtmadım sizlerle hayret ettim doğrusu. Buradan kendisi hakkında tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.
Şimdi klip izleme zamanı:





Tarih84

27 Ağustos 2010 Cuma

Dünya Basketbol Şampiyonası-TURKEY

Photobucket

28 Ağustos- 12 Eylül tarihleri arasında ülkemiz Dünya şampiyonasına ev sahipliği yapacak.
Bir saat kadar önce de muhteşem bir açılış töreni yapıldı.Bir çok ünlü sahne aldı, Troya gösterildi,Sezen Aksu ve ona eşlik eden dünyaca ünlü sanatçılar şahane bir gösteri yaptı.Bunların anlatımı arkası yarın malum videolar düşsün nete ekleye ekleye, keyfini süre süre yazıcam anacıım:) Pek olacak o kadar gördüm kendimi allah muhafaza doğrusu...=)


Şampiyona şehirlerimiz: İzmir , İstanbul, Kayseri, Ankara.


Fiba-Turkey internet adresinde Türkiye haritası üzerinde şehir anlatımları da hazırlanmış tıklayın ve inceleyin derim gerçekten güzel bir çalışma olmuş.


Biraz da çalışmalardan bahsedelim.İlk önce maskot krizi yaşandı ,malum ülkemizde o kadar simge o kadar tarihi değer varken Van kedisi maskot olarak seçildi.Maskotumuzun maskotunu sirk maymunu şekline sokulduki biz bile tanıyamaz hale geldik.Ben bizzat Van'a gitmiş kedilerin koruma sahasını gezmiş hatta şehrin maskotunda boyumca resimler çektirip belgelemiş biri olaraktan bu maskotun bi halta benzemediğine kanaat getirdim doğrusu. En kısa sürede bu yazıya resimleri de eklemeyi bir borç bilirim, teknik sorun gidince.Neyse efendim bizim maskot gelmiş İzmir'e saat kulesinde bile fotoğraflanmış, daha sonra kordonda rakı-balık sefası yapıldığına dair duyumlar aldım sonrasında ne oldu acaba derkn işte aşağıdaki resimden ne olduğun adair bir fikir edinebiliriz sanırım:)
Photobucket
Photobucket





SON DAKİKA RESİMLERİDE EKLEMDİM:


Photobucket
Photobucket
Photobucket

NOT:Van kültür evi : wski van evlerinin teşhir yeridir.Van merkezde ,Van kalesinin
bahçesinde yer almaktadır.hatta orada takı dükkanları da vardır.urartuların desenlerinin işlendiği halı mağazaları bile vardır.biz doğu gezimiz sırasında sadece 1 gün kalabilmiştik bu güzel şehirde.Hatta en çok eğlendiğim yer olmuştu Van kalesi ve çevresi. Düşünsenize van kedileri yaşamakta bu enfes konakta.hatta resimlerde fark edeceksinizdir o düğün yatağı van kedisine ait.koskoca yeni gelin yatağında yatmakta kediler.bir çoğuda başka cins kedilerle aşk meşk yaşayıp soyları kırılmasın diye kafeslerle örülü alanda durmakta tabi bu biraz can sıkıcı.


Tarih84

Yarışma Sevenlerden misiniz Yoksa Nefret Edenlerden mi?

Photobucket
Ben kesinlikle nefret edenlerden kısmındayım.Zaten ders, sınav yeniden ders maratonu şu hayatımda hiç bitmezken,bilgi deposu olan beynim bir de bunlarla saldırıya uğramakta.Benim gibi düşünenlerde azımsanacak kadar değildir muhakak.Kimi işte evraklar arasında beynini yorar kimi ders kitapları arasında zaten bu kadar bilgi küpü modunda dolaşırken ne kadar yararlı olursa olsun bir kelime daha şu beyne yükleme yapmak istemez insan.Malum beyinde yorgun.Evdesin ya da eve yeni gelmişsin sadece akşamı şenlendirmek, uçup gidecek türden anlık gülüp geçilecek şeyler ararken yok kelime oyunu yok pasaparola yok kimdir kim offfffff ya bi rahat verin yahu...biraz önce deidm yeter haber takip etmekten içim dışım spiker doldu eften püsten takılalım dedim açtım Gönülçeleni sıcak roman esintisi izleyeyim istedim iki güleyim sonrada zapladığım an unutup gideyim ama ne mümkün reklam girdiği an annem hemmen kelime oyununa zapladı yok saat 23 e geldimi metin uca başlar bir de ona yakalanırız sonra kenan ışık hatta ilker aksum bile yarışma sunuyormuş offfffff içimi baydınız yahu yeter.Tek sevdiğim yarışma ise son 1.5 aydır bakabildiğim survavor.Allahtan odamda da tv var da rahatım,bensiz takıl anacım espirilere tek başına gül sen cezalısın hatta çayını da eee bi zahmet kendin doldur yeter yahu yetterrrr:)İsyanım varrrrr nefret ettiğim halde tv zapyalan anacığıma selam ola.
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
aaaa birde mali ve acun yarışmaları var tam can sıkıntııs doğrusu


Photobucket
Photobucket

Tarih84

24 Ağustos 2010 Salı

Bulut şemsiye modeli ve yağmur altında tasarımsal bir gezinti

Yağmur yağıyor, seller akıyor ama arap kızı neden camdan bakmıyor...??????


Yağmur her zaman anlatıldığı kadar romatik değildir.Herkesin illa kol kanat olup yağmurdan romantik bir hamle ile kurtaracak prensi olmadığından bizler de çareyi şemsiyelerde ararız.Yağmuru da hiç sevmem sanki benim fön çektireceğim günü bekler bu bulutlar ,toplanır başıma yağar ,saçımı bozar.Git dağa, taşa ,ormana yağ aaa olmadı bak şimdi.


İşte resimden de anlaşılacağı üzere, yağmuru resmederken bile yüzümüzde bir memnuniyetsilik oluyor hep.Ama ticari beyinler bunun da bir çözümünü bulmuşlar.
Nasıl mı bakınız aşağıdaki resimlere:


Sanatsal bir şemsiye:
















Koruyu, kollayıcı , fönlü saçları koruyucu, fırtına etkisi kırıcı bir model:









Romantik, çiftlere özel bir tasarım mucizesi:















Yağmurdan bıkmış, bulut açmasını uman hayalperest model=)












Meğer tasarımcılar yağmur içinde ayrı bir icad bulmuş.Hem modaya uysun,hem enteresan olsun, hem teknolojik olsun, hemde bende var sizde yok bak abk dur olsun..çok amaçlı şemsiye modelini çıkardılar.BULUT ŞEMSİYE MODELİ=)


Harika doğrusu.
Bu fikre bayıldım=)
Tarih84

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Bir çakma dizimiz daha oldu: Yer Gök Aşk


Fox tv ekranlardaki akıllıca hareketleri sayesinde vasat dizilerinin bile sağlam reyting kitlesi oluşmasını sağlamış, ben burdayım yıkılmam ayaktayım demekte.Geçen sezon millet dizilerden aldıkları paraları bodrum sahillerinde çıtırlarla yerken onlar yaz demeden dizi çekimlerine başlamış yayınlarını sezondan 1 er ay önce başlatmıştı.Ekonomik zorluklar ve sıcakların tv den başka çaresi kalmayan kitlesini kapmıştı, bu kitle kışın da onları yalnız bırakmamış bir çok iyi yapımın reytingini alaşağa ettirip yapımcıları saç baş yoldurmuştu.İşte bir yapım daha bizlerle.Adı yer gök aşk ama aslı the other boleyn girl olan filmi alıp dizi yapmışlar.Bununlada kalmayıp aslamlı konak fırtınasının kalıntılarından da faydalanmışlar.Asmalı konakta çekmişler, yine uyuşturucu ile mücadele etmiş, ağalık sistemi kurmuş, siyasete karşı durmuşlar...saymakla bitmez bir sürü ayrıntı.Biraz dizileri kısa kısa anlatmalıyım.

THE OTHER BOLEYN GİRL:
Boleyn ailesinin kızları ve entirika üzerine kurulu bir film ama ne film.Film Kral vıı. Henry'in eşinin ölü doğum yapması ile başlar. Kraliçesinden bir kızı olan Kral mutsuzdur. Veliaht sorunu yaşamaktadır.Bunu fırsat bilen Kralın yakın adamlarından Boleyng'lerin dayısı küçük yeğeni Mery'nin düğün günü onları ziyarete gider.Aklı şeytanlığa çalışır ve eniştesine kızlarının serpilip güzelleştiğini kraliçenin ise yaşlanıp çocuk doğuramayacağını, mutsuz olduğunu söyler.Derken planlar kurulur.Kral av partisi bahanesi ile gelecek, Anne'i beğenecek ,metres yapacak böylece aile refaha kavuşup parasına para katacak.Sonrasında Anne istediği dük ile evlenebilecek.Kural basit, metres ol ,canı sıkılınca dükler seni alabilmek için kapışsın.Anne başta metres olma fikrine karşı çıkar ,sonrasında dük ile evlenebilme ihtimali ile seve seve atılır bu oyun içine.Mery bu olanları onaylamaz dışında kalmak ister, o sakin kır yaşamı düşler kocasına sadık Mery ama ablasının talihsizliği ve kralın yakın ilgisi ile kendisini sarayda bulur.Artık bütün görev Mery'nin sırtındadır. Kocası ise suskundur, Başta korkan tiksinen Mery'nin Krala aşık olması ile işler değişir.Kralın belki de en çok değer verdiği hatta sözüne güvendiği tek kadın olacaktır.Anne ihtiraslarına yenik düşer ve bir süre uzaklaştırılır, döndüğünde kardeşi hamiledir, veliaht yoldadır ve tüm saray erkanı onu taçsız kraliçe olarak bağrına basmıştır.Fransız yosmalarından öğrendiği taktiklerle Kralı esir eder hatta doğan oğlunun suratını bile görmeyi yasaklarcasına.
Kraliçe olabilmek adına yapmadığı şey kalmaz ,olur da ama kız annesi olunca gözden düşme korkusu akla bile gelmeyecek şeyler yaptırır, özetle bu kadından korkulur.Neyse olan olur gerisi kesinlikle izlenilmeli... ben en çok son sahneye bayıldım.Ona yapılan onlarca haksızlığa rağmen buna kral da dahil, Mery tüm asaleti ile gelir ablasının kızına sahip çıkar.Krala bir nevi rest çeker....ama ülke bilmemektedir ki onlarca entirikanın döndüğü erkek çocuk soy sop yalan bundan sonra başa geçecek olan kişi bir kraliçe olacak ve bu Anne'in doğurduğu kız olacaktır.İngiltere'ye altın çağı yaşatan Elizabeth olacaktır.Kesinlike izlenilmeli.

YER GÖK AŞK:
Yusuf Kapadokyanın köklü ailesinin oğludur.Hancıoğulları denildi mi bir adım geride durulurken Hancıoğlu Yusuf denildi mi geri kaçılır.Neyse efendim asmalı konak seyredenler Seymen aga ne ise bu da 2010 versiyonudur işte.Birde amca oğlu faktörü vardır diş bileyen ama kuzu görünen cinsinden.Yusuf gece almelerinin adamıdır, bir çok kızla macerası olmuş ama eş diye almamıştır.Yine bir pavyon günü bir kadınla sabahlar sonra bu kız 6 ay sonra konağın kapısına dayanır bu çocuk senin diye.Oğlan dur der 6 ay aklın neredeydi ve nereden belli...bir sürü olay işte kız doğumda ölünce yeni doğmuş bebek öksüz kalır, vicdan yapsada gerçekte oğlan ondan mıdır bilinmez.Annesi ise oğlumun oğlu torunum diye heveslenir, paşa kabul edilir yerleştirilir konağa.Ama bebek açtır mama bile kabul etmez, süt anne arayışına başlanır.Bebeğin doğduğu gün Toprak adındaki genç kadın nazlı ismindeki yavrusunu havaleden kaybeder.Çok çaresizdir, eşi ilgisizdir, kız çok masum ve etrafta kötülük olmayacağını düşünen adete bir melaikedir.Havva diye hırslarına yenik düşmesi an meselesi bir de ablası vardır.Hancıoğlu konağında çalışan teyzelerinden haber gelir süt annelik için Toprak ikna edilir falan....baya uzun izleyin derim....sonra teyzesi Havva'nın cinliğinin ve güzelliğinin boşa gitmemesi için gel der seni Yusufa yapalım, oyunsa oyun, düşün der bu konağın hanımı demek Kapadıkya'nın hanımıdır ,kız bunu kaçırı mı hiç başlar entirika çemberi.Dizinin ilk 2 bölümü bitti ama şimdiden gidişat aynen boleyn gibi....e yani bu kadar olur.




BENZERLİKLER VE KARŞILAŞTIRMALAR:

Boleyng de dayı bizde teyze, Mery= Toprak, Anne= Havva, Henry= Yusuf,

İngiltere= Kapadokya, Kraliyet= Ağalık...

Şimdiye kadar eş zamanlı gitti.Değişiklik olarak kızların orjinalinde bir de erkek kardeşleri vardı burada teyze oğlu olmuş durumda.Anne yani Havva ihtirasından nişanlı bir dük ile gizlice evlenmiş sonrada ört bas edilmişti.Burada ise çalıştığı işyeri sahibinin oğlu ile ilişkisi vardı.Orada dük soylu olması gereği kraliyetten onay gelmeden evlenemez denildi iptal edildi evlilikleri burada ise servet avcısı ilan edilip oğlanın babası tarafından kovuldu evlenemedi.Orada gerdek yaşamış sonrasında bunu öğrenen kral doğruluğunu asla yalan söylemeyeceğini düşündüğü Merry'e onaylatmıştı, burada ise bölüm sonunda erkek arkadaşı terkedilmeyi hazmedemeyip kızın ırzına geçmeye kalktı sonu ne olur diğer bölümde görücez ama bir şey olursa da teyze ve ailecek ört bas edileceği kesin bakınız Boleyng kızı filmi=)

Bir fark daha meğer anneleri zamanında Yusufun amcasına yapılmaya çalışılmış.Havva'ya üst baş alan teyzeyi gören kızların annesi geçmişte bana yapamadığını kızlarımamı yaptırtacaksın müsade etmem diye haykırdı.üzgünüm teyze kızın dünden razı=)


NOT:BU arada Türk versiyonunda kızlar maşallah Türkiye güzeli.Havva 2006, Toprak 2008.





orjinali.................................çakması

























orjinalinin de......çakmasının da masumiyet güzelliği




Her ikisine de rolleri çok yakışmış.Gerçekte nasıllar bilemem ama bu roller sanki bu masum yüzler için yazılmış.









FRAGMANLAR: Seçim size kalmış.Bence ikiside izlenir kıvamda.








The Other Boleyn Girl Trailer
Yükleyen wallyz75. - Filmler ve diziler Dailymotion'da

Yer Gök AÅ�k Tanıtım Fragmanı
Yükleyen Hayalet05. - Filmler ve diziler Dailymotion'da


Tarih84

Poyrazın etkisinde bir akşam

Poyraz esintisinin etkili olduğu şu günlerde bir nebze de olsa serinlik gördük, nefes alabilmenin verdiği rahatlıkla akşamları da olsa evimizden çıkabildik.Sevgili kuzenim moral depolayalım, şu güzel İzmir günlerinin tadını çıkaralım diyip atlayıp geldi.Yaklaşık 4 saatlik akşam gezmesi, iftar şenlikleri güzeldi her ne kadar artık bana oruç bu sene yasak
olsa da=( neyse genelde Bornovadaydık. Favori mekanım cafe reci's deydik sonrasında da bilindik küçük parktaydık.Kafelere 2 yazdır fıskiyeli serinletme olayının verdiği rahatlığa şükredip evin yolunu tuttuk.Maksat moral toparlamak olunca önce el yüz toparlamaktan, bakımdan başlamalıydım.Ağlamaktan helak olan gözlerimle başlamalıydım.Hatta resimde görüldüğü gibi hakkını vermeliydim hazırlığın.Derken derken üstteki resimdeki giyinmeye özenip=) bir kot şort üstüne salaş bir bluz ve sandaletlerle tamamladım kombinimi=) Allahım ne vasatlık.Tek cafcafım ise saçıma taktığım kokoş tacım,şık el çantamdı.pardon kuzen=) iyi de kim dedi sana tam takım giyin gel diye aaaaa giyseydin bir kot tamamdı ya neyse=) güzel bir akşamı da noktaladık.
Bu günün güzel haberi artık savcılık devrede.cumhuriyet başsavcılığı harekete geçti.televizyondaki alt yazı haberler antidepresan etkili mübarek sevinç çığlıklarını basıyorum devamlı inşallah sonuç da hak ettikleri gibi olabilir.
Tarih84

22 Ağustos 2010 Pazar

Beklenen bir düğün ve Vera Wong efsanesi


Bir Wara Wong Şaheseri
Küçüklüğümüzden beridir tanıdığımız ,en güçlü ülkenin başındaki adam Clinton'ın kızı Chelsea sonunda evlenmiş.Düğün hakkaında bir çok yazı okumuştum ama düğün geldi geçti ben ancak fotoğrafları gördüm.Chelsea gerek babasının başkanlık dönemi gerekse annesi ile babasının boşanıyorlar mı ha boşandılar derkeki zor dönemi başarı ile atlatmış görünüyor.Kolay değil tabi babasını neredeyse sapık-deli bozuk muamelesi yapılmış,yuhalanmıştı.

Bir kız için çok ağır heleki basın önünde yaşamak zorunda olan bir kız için.Düşünsenize burnunuzun çenenizin bile estetik hesabının sorulduğu gizlinizin olmadığı bir yaşamda..off zor doğrusu.Ama bu yaşamın artıları olmuyor da değil.
Ne mi: aile siyasi prestiji sayesinde dünyanın en güze3l kızı muamelesi yapılması,bankerlerin tüm sadaketlerini sunması, muhteşem bir düğün ve ve veeee VERA WONG GELİNLİK giyebilmek tabikide.ah ahhh en çok istediğim ama hayal olduğunu bildiğim bir rüya...
Bu arada kızımız yahudi bir emlak kralı ile velenmiş ve düğünün hangi dini ritüele göre yapılacağı, kızımızın din değiştirip değiştimeyeceği israil gündeminden günlerce düşmemiş.


Kısa kısa düğün bilgileri:


-Düğün pastası 11.000$

-Gelinlik Wera Wong 20.000$ ve üzerindeki pırlantalar 250.000$

-4 zambak+ orkidelere yapılan harcama 3.000$

-Güvenlik 200.000$

-Portatif tuvaletlere harcanan para 20.000$


inanın daha bir sürü harcama var ben yoruldum yazmaktan.özenmişler işte benimde 70 milyonluk servetim olsa tek kızım için ben de yağdırıdım.
Tarih84


Mutlu çiftin düğününden kareler ve o muhteşem gelinlik.çirkin şansı bu olsa gerek=)