15 Aralık 2010 Çarşamba

Yıllar Seni Başa Sarsak, Sonra Yeniden Yaşasak, Ne Dersin?

Photobucket

Her geçen gün yeni bir umuda yelken açıyorum, sonra ayaklarımın üzerine basıp hayatla yüzleşiyorum.Elimdekinin de gitmesi korkusu ile varolanla yetiniyorum.İçimdeki çocuk uslanmıyor, hayalleri seviyor, gerçekler acı gelse de yine de yeni bir hayal kurmaktan vazgeçmiyor.Biliyor ki hayal kurmadığı gün yaşamanın da anlamı kalmayacak.Devam ediyor nefes alıp vermeye ve büyümemeye.Büyüyen beden içinde hapsolan çocuk büyüyen bedenin uğradığı haksızlıklardan korkuyor, ya ben de büyürsem nasıl dayanırım etraftaki yalanlara, yaşayacağım ülkedeki adaletsizliğe, büyürsem diyor şarkı söylemek için kullandığım sesimi adaletsizlikler karşısında susmak zorunda kalarak kullanamayacağım.Ey beden sen devam et ben böyle içindeki kuytu köşede, kendi dünyamda iyiyim diyor ne benim büyümemi bekle ne de sen küçülmeye çalış biz böyle yola devam...

Hayata dair bir kesit:
Kız: Anne, neden bana hiç yemek yapmasını, temizlik yapmasını öğretmedin?
Annesi: sana öğreteceğim yaşta yeniden iş hayatına atıldım.
(anne - baba ayrılığı)
Kız: peki neden yaptığım her yemeği eleştirdin?
Annesi: çünkü daha iyisi için uğraşasın istedim.
Bu böyle devam eder...

Öyle bir geçer zaman ki: bu akşam sıktım dişimi izledim, o dizide benim çocukluğuma dair çok şey var, hatırlamayı reddettiğim.Hayat zor gerçi kime kolay ki.O nedenle pek izleyemem.

Mete başroldeydi ama benim için değil.Akademisyenler ve pedogoglar için doğaldır, biz eğitimciler için de olağan,çünkü otopsi yapacak doktora ölüden korkar mısın demek gibi birşey olur. Neden mi? Bunun adına modelden öğrenme denir.Mete'nin modeli kim :babası, babasından ne gördü: şiddet, eee bu çocuktan başka ne yapması beklenebilir ki, nasıl davranması ama yine de çok üzücü, bir gencin hayatı gözlerimizin önünde sönmekte.
Aylin'e içim parçalandı, onu kendime çok yakın hissediyorum.Aylin, Soner'i sevdi ama daha önemli birşey var.Aylin, Soner'e GÜVENDİ!!! benim aşk anlayışımda güven üzerine kurulu.Aylin'le beraber ben de yıkıldım.

O nedenle aşka güven duygusu olarak bakmam ve pişilerimin, kurabiyelerimin şekilsiz oluşu doğal olsa gerek.
Tarih84

5 yorum:

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Enfes bir yazı hele pembe son satır beni benden aldı sultanım

tarih84 dedi ki...

STİL DİREKTÖRÜ:teşekkür ederim:))
hayatın & hayatımın gerçekleri.

Syhn dedi ki...

izlemiyorum diziyi ama hüzünlü olduğunu biliyorum..
benden bişiler var diyince çok üzüldüm..

keşke başa sarılsa tekrar yaşasak ama düzgünce bu sefer .. aynı şeyleri değil tabii..

Joey Potter dedi ki...

Keşke mümkün olsa, geçen zamanı geri getirebilsek ama ne yazık ki mümkün değil. Dizi sinirlerimi zıplatıyor ama en çok sinirlendiğim şey bu hayatların gerçek olması. Bir yerde, bir dönem birebir olmasa da benzer hikâyeler yaşanmış, yaşanıyor, yaşanacak.. Pişilerine gelince pratik yap kuzum o senin beceriksizliğin :P:P

tarih84 dedi ki...

syhn:keşke canım keşke.

Joey Potter:yaşandı ve birçok konudaki haklılığım geçen kışa kadar kabul görmedi-annemin kafasına yeni dank etti.benim babamda bir nevi aliydi.neyse geçmiş işte, cemilenin aliyi bakmak için eve alışı ve metenin öfkesini birebir yaşadım ...neyse off bu dizi beni mehfediyor.

pişilere gelirsek 5. sınıfta 1 yıllığına annaneme taşındık, 66 yaşındaki koca kadın benim tek arkadaşımdı.ondan her türlü pişi tarifi öğrendim ama şekil sorunum var yaş ağaçken şekle sokulamamış el maharetim.düşün ilk şehriye çorbamda patates vardı ve çiğdi:)) ama zavallı annem hem eleştirir hemde işten yorgun geldiği için ben ne yaratıcılıklarla batırmışsam o yemekleri yerdi.