25 Kasım 2010 Perşembe

Changeling /Sahtekar :Bir Şehrin İsmini Değiştirecek Güçte Bir Film

Photobucket

Changeling , ingilizcede küçükken değiştirilen bebek , çocuk anlamına gelmektedir. Türkiye'de Sahtekâr ismiyle vizyona girmiştir.Clint Eastwood'un hem yönetmenliğini hem de yapımcılığını üstlendiği, gerçek bir hikayeden yola çıkılarak senaryolaştırılmış bir film.

Christine Collins

Photobucket


Christine Collins Rolü için , Reese Witherspoon ve Hilary Swank'i de içeren 5 aktris arasından seçim yapıldı.Eastwood, Jolie'yi seçti.

Photobucket


Film bir anne ve oğlunun günlük rutini ile başlıyor, film hakkında önceden bir bilginiz yoksa bu size sıradan geliyor.Hatta ne anneye ne de çocuğa dikkatlice bakma isteğiniz bile olmuyor, daha olağan üstü bir şey olacak sanıyorsunuz.Cristina Collins'in işi telefon hatları ve bağlantılar üzerine, tamam diyorsunuz kesin devlet gizli servis görevlisi falan, hala konuya giremiyorsunuz derken Cristina eve geliyor ve oğlunu bulamıyor işte film şimdi başlıyor.Yine aklınızda aynı soru kesin kadını gizli hatlarda çalıştıracaklar, oğlunu da yem edecekler, inanın filmin son anına kadar ASLA AMA ASLA TAHMİN EDEMEYECEKLERİNİZ OLUYOR!!!

Şehrin gündemine düşen ve o dönemde polis teşkilatı hakkındaki olumsuz tutum da varken bu olay bir an önce kapansın isteyen teşkilat kayıp çocuk bulundu haberini ülke çapında manşetlere taşıyacak şölen hazırlıyor.Bir çocuk bulunuyor ve bu çocuk Christine Collins’in (Angelina Jolie) oğlu olduğu söyleniyor.Çocukta bunda ısrar ediyor.

Photobucket


Bir anne çocuğuna ne olursa olsun tanır, kadın baştan oğlunun bulunmadığını anlasa da duygusalsın, şimdi net düşünemiyorsun, aradan aylar geçti diyerek o dönemin pislik polis şefi kadına zorla çocuğu verip bir de fotoğraf çektirtiyor.Kadın bir günlük misafir etmeyi kabul ediyor.

Photobucket

Duvardaki boy uzunluk çizgisi bile doğruyu söylerken, kadını susturmak ve işin peşini bıraktırmak için ne kadar yetkili varsa yalanlatmak için akıl dışı uygulamalara gidiyor.En sonunda akıl hastanesine bile kapatılıyor.

Photobucket

Filmde kesin sonuç asla yok,günümüzde bile cevabı olmayan soru işaretleri dolu,öyle bir hikayeki bir şehrin adı değişiyor.O güne kadarki en korkunç olay.Daha fazla anlatmak istemiyorum.İliklerime kadar Cristina Colins'in acısını hissettim.Hayatımızda bir kere bu film izlenilmeli.


Angelina Jolie' e gelirsek:Oyunculuğu genelde çok iyiydi lakin muhteşem renklerdeki rujları bulaşmasın diye eldivenli elleri ile en acıklı sahnelerdeki donuk ağız kapatmaları filmi izlerken en yapay anlardı.Bir anne dövünmeli, ağlamalı, çıldırmalı, çocuğunun tırnağı kırılsa 5 dikiş atılacak yara gibi deliren annelere göre biraz yavandı.Ama film boyuncaki duruşu, sabrı, ve son sahnede polisle yaptığı konuşma işte budur dedirtti.

PRODÜKSİYON ÖNCESİ:

Bir Annenin Sevgisinden Miras Kalanlar: Christine Collins Anılıyor


Los Angeles’ın hızla geliştiği 20’li yıllarda kent tarihine damgasını vuran çok önemli yolsuzluk olayları ve cinayetler yaşandı. Bir kısmı örtbas edilen bu olaylar arasında Roscoe “Fatty” Arbuckle’ın tecavüze uğraması; 1921 yılında genç yıldız adayı Virginia Rappe’in öldürülmesi davası; 1926’da evangelist Aimee Semple McPherson’un kaçırılması olayı; 1947’de The Black Dahlia cinayeti başı çekiyordu. Ardarda patlak veren skandallar kentte huzursuzluk yaratırken politik yetkilileri de zora soktu.
Ancak çalışan sınıftan bir kadının, kaybolan oğlunu bulmak için verdiği büyük mücadele bugüne kadar çok az hatırlanmıştı. Christine Collins’in karşısına çıkan sayısız engele rağmen oğlunu bulma yolunda verdiği büyük mücadele, aradan 80 yıl geçtikten sonra Hollywood’un en ünlü film yapımcılarının gündemine geldi. Bunda eski bir gazetecinin Collins’in o günlerde verdiği hukuk savaşını 80 yıl sonra gün ışığına çıkartmasının büyük payı vardı.
Los Angeles Belediye Binası’nın yeraltındaki odalarında tozlu arşivler vardır. Kentte 100 yıldır olup biten bütün işlerin arşivi burada korunur. Bunlar arasında Christine Collins davasıyla ilgili binlerce sayfalık doküman önemli yer tutmaktadır. Belgelere bakıldığında Collins’in dokuz yaşındaki oğlu Walter’ın ortadan kaybolmasından itibaren gerçekleşen karmaşık dava süreciyle ilgili detaylar ve Los Angeles Polis Departmanının bu dava süresince uyguladığı yozlaşmış mekanizmaların izleri görülebilir.
Eski bir gazeteci olan senaryo yazarı J. Michael Straczynski, bundan birkaç yıl önce politik mekanizmayı yerin dibine geçiren işçi sınıfından bir kadının şaşırtıcı öyküsünü yazmıştı. Straczynski’nin yasısı başta Los Angeles Times, The Herald Examiner ve Time olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandı. Bu yazıyı yazarken Straczynski’nin elinde çok sayıda kaynak vardı ama en önemli kaynağına eski bir dostundan gelen telefon sayesinde ulaştı.
Gerisini Straczynski’nin kendisinden dinleyelim: “Belediyede çalışan bir arkadaşım beni arayarak eski belgeleri yakmaya başladıklarını, çöp yakma fırınına konulmadan önce bakmamı istediği bazı belgeler olduğunu söyledi. Hemen belediye binasına gittim. Christine Colins davasıyla ilgili olarak Belediye Meclisi’nin bazı eski belgeleri olduğunu gördüm. Tanıkların ifadelerini okumaya başladığımda, ‘Olmaz böyle şey… Ortada büyük bir hata var’ diye düşündüm. Ancak belgeler ateşe verilmeden önce okuduğum detaylar benim için yeterliydi.”
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Tarih84

6 yorum:

hayat güzel dedi ki...

film vizyona girdiğinde kardeşim gidelim dedi ama sırf ben angelina jolie'yi sevmediğim için bu flmi izlemedim... ama konusu çok farklı, filmi merak etmedim desem yalan olur:)

Joey dedi ki...

Sinirlerimi zıplatır bu film benim kesin. Bir yandan da merak ediyorum. Bakarım bir ara izlerim belki.

tarih84 dedi ki...

hayat güzel:Angelina Jolie'yi aslında severim ama bir süredir aynı mimikleri görünce filmlerinden soğumuştum.Derken sinema kanalında denk geldim filme ve izleyeyim dedim- iyiki de izlemişim.İsmini çok yanıltıcı- bir dönem filmi daha off derken bambaşka birşeyle karşılaştım.konusunu bilemden izleyince derin darbe etkisi yaratıyor insanda.

Angelina Jolie politik- gerçek- biyograif filmlerin kadını gibi geliyor artık.Misyon taşıyan filmlerin üstesinden geliyor.

tarih84 dedi ki...

Joey:sinirlerini zırplatacağını bile bile izlemelisin canım- izlenmesi gerekli bir film bence.Mendilini sonlara doğru hazırla.

ben hayır olmaz çığlıklarını basmıştım, annem ağladı, teyzeme kal geldi o gün dana kadar olmuş kuzenime bir anne feryadıyla sarılarak uyudu.biraz tedirgin edici bir film.

Syhn dedi ki...

bende bende bende izlemek istiyorummmmmmmmmmm..
yandaki kliplere de bayıldım bu arada :D

tarih84 dedi ki...

syhn:izlemelisin canım. iki sevdiğim dizinin klibi yanda, bir ara bakmalısın.